(İşte ey müşrikler!) Kuşkusuz (ilah, veli ve şefaatçi edindikleriniz) söylediklerinizi (size şefaat edeceklerine dair iddialarnızı) böylece (ahirette) yalanlamış olurlar. Artık (o gün) ne (azabı) çevirmeye ne de (kendiniz için) yardıma gücünüz yeter. Ve (işte ey insanlar! Bilin ki) sizden kim haddi aşıp zulüm (haksızlık) yaparsa, ona (ahirette) büyük bir azap tattıracağız. *
(*) Allah’ın yanı sıra ilahlar, veliler edinmek aslında kast sistemini, yani efendi-köle sistemini ihya edip desteklemektir. Bu sistem ezen/ efendi ve ezilen/köle olarak toplumu sınıflara böler, bu sınıfsal farklılıklar zulüm ürettir. Bu zulüm dünyevî bir azaptır. Âyette zâlimlere uhrevî olan ve çok daha büyük bir azap olan âhiret azabı hatırlatılır. Amaç kendilerini Allah’a çok yakın gösterenlerin Allah’ın hür olarak yarattığı kulları üzerindeki tahakkümlerini kurmaktır. Veliler, azizler, zatlar, ulular gibi sıfatlarla Allah’ın hür yarattığı kullarını köleleştirmek zulmetmektir. Pasaj peygamberlerin bile böyle olmadığını anlatarak devam edecektir. (Kurandan Hayata) Aşağdaki tefsir metnine bkz: (فَقَدْ كَذَّبُوكُم بِمَا ) كنتم (تَقُولُونَ) من أنّهم شُفعاؤنا عند الله ، فلم يشفعوا لكم بل تبرّأوا منكم (فَمَا تَسْتَطِيعُونَ ) اليومَ (صَرْفًا) للعذاب عنكم (كتاب: حقائق التأويل في الوحي والتنزيل) ً