close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 41. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnna(A)llâhe yumsiku-ssemâvâti vel-arda en tezûlâ(c) vele-in zâletâ in emsekehumâ min ehadin min ba’dih(i)(c) innehu kâne halîmen ġafûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah, gökleri ve yeryüzünü tutar, mahvolmaktan korur, fakat takdiriyle gökler ve yeryüzü yok olup giderse ondan başka hiç kimse onları koruyamaz, yok olmalarına mani olamaz; şüphe yok ki o, azap etmede acele etmez, suçları örter.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar (yok olup yıkılırlar) diye (her an kudreti altında) tutmaktadır. Andolsun, eğer (Dünya’nın ve Kâinatın dengesi ve düzeni bozulup) zeval bulacak olurlarsa, Kendisinden sonra artık kimse onları (varlıkta) tutamazdı. Doğrusu O, Halîm’dir, Bağışlayandır.
[Not: Bu ayet, kâinatın, tabiatın ve hayatın dengesini ve devamını sağlayan: 1- Kütle çekim kuvveti (yer çekiminin), 2- Zayıf nükleer kuvvetlerin, 3- Elektromanyetik kuvvetlerin, 4- Şiddetli nükleer (Atom enerjisi) kuvvetlerin hepsinin Allah’ın elinde ve emrinde olduklarına, aksi halde bedenimizin ve evrenimizin bir anda yıkılıp dağılacağına işaret buyurmaktadır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki, gökteki tüm varlıkları ve yeryüzünü yörüngelerinden sapmamaları ve bir felakete sepep olmamaları için, sağlamca tutup hareketini devam ettiren Allah'tır. Eğer onların düzeni bir bozulsa, Allah'tan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, kullarının hatasına karşı çok yumuşak davranan ve çok bağışlayandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gökleri ve yeri yok olma, yörüngelerinden çıkma, nizamlarının bozulma tehlikesinden denge ve çekim kanunlarını koyup işleterek Allah koruyor, koruyacak kanunları O koyarak işlerlik kazandırıyor. Andolsun ki, eğer düzenleri bir bozulursa, gökleri ve yeri O'ndan başka kimse denge ve çekim kanunu koyarak işletemez, onları kimse tutup koruyamaz. O kudretli, âdil ve müsamahakârdır, fırsatlar ve imkânlar tanır. Kâinatı koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcıdır.
bk. Kur’an-ı Kerim, 22/65; 30/25; 35/1.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz Allah, yok olmasınlar diye gökleri ve yeri tutmaktadır. Andolsun eğer yok olacak olsalar O'ndan sonra artık kimse onları tutamaz. Şüphesiz O hilim sahibidir, çok bağışlayıcıdır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, kendisinden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, Halim'dir, bağışlayandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu gökleri ve yeri zeval bulmaktan Allah koruyup tutuyor. And olsun ki, zeval bulurlarsa, onları, O'ndan başka kimse tutamaz. Gerçekten O Halîm'dir= azab için acele etmez, Gafûr'dur= çok bağışlayıcıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, düzenleri bozulmasın diye tutuyor. Eğer onların düzeni bozulsa, Allah’tan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, kullarının hatalarına karşı çok yumuşak davranan ve onları bağışlayandır. [Allah, insanların kâinat düzenini bozmalarını bir dereceye kadar bağışlıyor, onlara yumuşak davranıyor.]
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz Allah, yörüngelerinden sapmamaları için gökleri ve yeri tutar. Eğer onlar sapacak olsalar O'ndan başka onları hiç kimse tutamaz. Şüphesiz O, son derece yumuşak davranır; affeder.
Besim Atalay
swap_vert close
Yok olmaktan korumakçin, Allah tutar gökler ile yerleri, birbirinden ayrılacak olurlarsa, O'ndan özge kim tutacak onları? Allah anıl, Allah bağışlayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gökleri ve yeri dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah'tır. Eğer onlar yörüngelerinden çıkacak olsalar onları O'ndan başka hiç kimse dengeye getiremez. Hiç kuşkusuz O, Halimdir (mühlet verendir, cezalandırmada aceleci değildir), çok bağışlayandır.
“Gökleri ve yeri dengede tutarak yörüngelerinden çıkmalarını önleyen sadece Allah’tır” ifadesi, Evrende var olan hareketin sadece Güneş sistemimizde veya üç-beş yıldızda değil tüm varlık âleminde bulunduğunu anlatarak Allah’ın kudretini ortaya koymaktadır. Tüm galaksiler galaksi olarak hareket ederken, bu galaksilerin yıldızları kendi yolunda giderken, gezegenler elips yörüngelerinde yıldızların çevresinde, uydular da gezegenlerin etrafında hareket ederken her şeyin muntazam bir şekilde hayatlarına devam etmesi sadece İlahi bir kudrete dayanmaktadır. Ayrıca varlık âlemindeki bu düzenin bu şekilde anlatılması da Kur’an’ın ayrı bir mucizesidir.“Halim” Allah’ın sıfatlarından bir tanesidir. “Hiddetten uzak, sabırlı, yumuşak huylu, mühlet veren” demektir. “Halim” kelimesi Kur’an’da hem Allah’ın sıfatı olarak hem de bazı peygamberlerin vasfı olarak kullanılmıştır. Allah için kullanıldığında “ceza vermekte aceleci olmayan, mühlet veren, isyanlarla öfkelenmeyen”, Peygamberler için kullanıldığında “yumuşak huylu ve anlayışlı” anlamlarına gelir. Peygamberler için kullanıldığı yerlere Bkz. Hud 11/75, 87, Tevbe 9/114, Saffat 37/101  
Cemil Said
swap_vert close
Semâvât ve arzı yıkılmamaları içün Allâh kudretiyle tutar eğer yıkılmış olsalar ândan başka kim ânları muhâfaza idebilür? Allâh halîm ve gafûrdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu, zeval bulmasın diye gökleri ve yeri tutan Allah'tır. Eğer onlar zevale uğrarsa O'ndan başka, and olsun ki onları kimse tutamaz. O, şüphesiz Halim'dir, bağışlayandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gerçek şu ki Allah, koyduğu düzenden sapmamaları için gökleri ve yeri tutmaktadır. Şayet sapacak olsalar artık O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O halîmdir, çok bağışlayıcıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz Allah gökleri ve yeri, nizamları bozulmasın diye tutuyor. Andolsun ki onların nizamı eğer bir bozulursa, kendisinden başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir, çok bağışlayıcıdır.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH, gökleri ve yeri kaos içine girmekten alıkoymaktadır. Kaosa girseler O'ndan başka kim onu engelleyebilir? O Şefkatlidir, Bağışlayandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Doğrusu gökleri ve yeri yok oluvermekten, Allah tutuyor. Andolsun ki eğer yok oluverirlerse, onları O'ndan başka kimse tutamaz. Gerçekten O, çok yumuşak davranır, çok bağışlayıcıdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Doğrusu Gökleri ve Yeri zeval buluvermelerinden Allah tutuyor, celâlim hakkı için zeval buluverirlerse onları ondan başka kimse tutamaz, o cidden halîm bir gafûr bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz (kudreti ile) gökleri ve yeri, yıkılıp yok olmaktan koruyan Allah’tır. Şâyet onlar (gökler ve yer, iznimiz ile) yıkılıp yok olsalar, onu yeniden (yaratıp) düzene koyabilecek olan da bizden başkası değildir. Şüphesiz O, (günahı sebebiyle kuluna) hemen ceza vermeyip (tövbe etmesi için) mühlet tanıyandır, çok bağışlayandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gökleri ve yeri koyduğu yasalarla yok olmaktan koruyan Allah'tır. Ant olsun ki eğer onlar yok olurlarsa, o ikisini O'ndan başka tutacak yoktur. Kuşkusuz O, Çok Şefkatli'dir. Çok Bağışlayıcı'dır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ki Allah gökleri ve yeri zeval bulmalarından (korumak için bizzat) tutmakdadır. Eğer onlar zeval bulurlarsa andolsun ki, ondan sonra kimse bunları tutamaz. Hakıykaten o (Allah) ukuubetde aceleci değildir. Çok yarlığayıcıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Muhakkak ki Allah, gökleri ve yeri yıkılırlar diye (kudreti ile) tutuyor. And olsun ki eğer yıkılsalar, O'ndan sonra hiçkimse o ikisini tutamaz.(2) Doğrusu O, Halîm (kâfîrlerin cezâlandırılmasında acele etmeyen)dir, Gafûr (çok bağışlayan)dır.
(2)“Bu kâinâtın Hâlık-ı zü’l-Celâl’i (celâl sâhibi yaratıcısı), Kayyûmdur. Yani bizâtihî kāimdir (kendi zâtıyla vardır), dâimdir (devamlıdır), bâkīdir. Bütün eşyâ O’nunla kāimdir, devâm eder ve vücudda (varlıkta)kalır, bekā bulur. Eğer bir dakīkacık olsun o nisbet-i kayyûmiyet (Kayyûm isminin varlıklarla alâkası) kesilse, kâinât mahvolur.” (Lem‘alar, 30. Lem‘a, 401)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
“Şüphesiz Allah, (yörüngelerinden) sapmasınlar diye gökleri (tüm semavi cisimleri) ve yerküreyi (koyduğu belli kanunlarıyla uzaydaki yörüngelerinde) tutuyor. Eğer onlar (gök cisimleri yörüngelerinden) sapacak olsalar kendisinden başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, çok halimdir, çok bağışlayıcıdır. (*)
(*) Meşhur tefsircilerden İbn Aşur (ö. 1393 h.) ve İmam Nablüsi da bu ayetin manasını bugünkü fen bilimlerinin kabul ettiği şekilde, güneş sistemine ve bu sistemde yer alan her bir gezegen ve yerin belli bir yörüngede hareket ettiğine ve sistemin zembereğini teşkil eden çekim kanununa yer vermişlerdir. (İbn Aşur ve Mevsuatun-Nablüsi ilgili ayetin tefsiri) Yani bu ayet, kâinatın, tabiatın ve hayatın dengesini ve devamını sağlayan: 1- Kütle çekim kuvvetinin (yer çekiminin), 2- Zayıf nükleer kuvvetlerin, 3- Elektromanyetik kuvvetlerin, 4- Şiddetli nükleer (Atom enerjisi) kuvvetlerin hepsinin Allah’ın elinde ve emrinde olduklarına, aksi halde bedenimizin ve evrenimizin bir anda yıkılıp dağılacağına işaret buyurmaktadır. (A -Ahmet Akgül Meali 41. Ayet Açıklaması) Halîm: Allah’ın güzel isimlerinden birisidir. “Hiddetten uzak, yumuşak huylu ve son derece sabırlı” demektir. Sıfat olan "Halîm" kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de hem Allahu Teâlâ hakkında hem de bazı peygamberler hakkında kullanılmıştır. "Halîm" sıfatı Allahu Teâlâ, hakkında kullanıldığında "isyanlarına rağmen, âsileri, cezalandırmada aceleci olmayan, gazabı kendisine galip gelmediği gibi, sapıkların düşüncesizlikleri ve âsilerin isyanları kendisini öfkelendirmeyen, teennî ve af sahibi" manalarına gelmektedir. (M. Türk Meali 41. Ayet Açıklaması) Ayette geçen (أَن تَزُولَا) konusunda aşağıdaki açıklamaya bkz: ومعنى "تَزُولاَ"، أي أن السماوات والأرض وكل الكواكب في السماء والنجوم والأجرام لها مسارات دقيقة لا تحيد عنها، كقطار له سكة لو حاد عنها يحتاج إلى آلات ضخمة حتى ترجعه إليها (تفسير الطول موسوعة النابلوسي)ا  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Göklerin ve yerin düzeninin bozulmaması için ikisini kontrolü altında tutan Allah’dır. Eğer göklerin ve yerin düzeni bozulursa, ikisinin düzenini Allah’dan başka kim sağlayabilir ki? O kullarına çok şefkatli ve bağışlayıcı olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten yerleri, gökleri yokolmaktan esirgiyen Allah’tır. Ondan başka onları esirgiyecek kimse yoktur. Allah yumuşak davranıcıdır, yarlıgayıcıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah gökleri ve yeri tutup, yerlerinden ayrılmasından korur * Şayet onlar birbirlerinden ayrılsa kendisinden başka biri çıkıp bunları tutamaz. Çünkü O, yavaştır, yarlıgayandır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Allah, gökleri ve yeri zevâl bulmasınlar diye (yörüngelerinde) tutmaktadır. Andolsun eğer zevâl bulurlarsa/yok olurlarsa, O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Muhakkak ki O, Halîm’dir, Gafûr’dur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz Allah, gökleri ve yeri yok olurlar diye (her an kudreti altında) tutmaktadır. Şüphesiz eğer onlar yok olacak olsa, kendisinden sonra artık onları kimse tutamaz. Gerçekten O, çok yumuşak davranıcıdır, çok bağışlayıcıdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gökleri ve yeri yıkılıp yok olmaktan koruyan ve mükemmel bir sistem çerçevesinde gök cisimlerinin hareketlerini devam ettiren yalnızca Allah’tır. O, bir an için varlıkları kendi haline bıraksa, evrende müthiş bir kargaşa meydana gelir. Eğer gökler ve yer yıkılacak olsa, O’ndan başka hiç kimse onların nizamını sağlayamaz. Eğer hâlâ helâk olmadıysanız, ey zâlimler, bunun tek sebebi var: Hiç kuşkusuz Allah, kullarına karşı çok şefkatli, çok bağışlayıcıdır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şüphesiz Allah, Yer’i ve Gökler’i zevâl bulmamaları için tutuyor. Yemin olsun, eğer zevâl bulurlarsa, bunları O’ndan başka hiç kimse tutamaz! O, gafûr halîmdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gökleri ve yeri ağdırmaya karşı dengede tutan Allah'tır. Şayet bu ikisi bir ağdırırsa, onu yine Allah'tan başka kimse tutamaz. Allah, çok ince düşünceli ve hoşgörülüdür.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gökler ve yeryüzü yasamızla bir dengede durur. Onları yasayla dengeli tutan Allah’tır. Yasamızı değiştirip gökleri yeri birbirine geçirsek veya başka bir şey yapmaya kalksak kim engelleyebilir? Yasamızı değiştirip gökyüzünü yeryüzüne salsak onlar gökyüzünü yerinde tutabilirler mi? Şüphesiz Rabbiniz size karşı anlayışlıdır. Pişman olup hatalarından dönenleri bağışlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki göklerin ve yerin yok olmasını engelleyen Allah’tır. Yok olurlarsa, O’ndan sonra (Allah’tan başka) kimse onları (sistemlerinde) tutamaz. [*]Şüphesiz ki O hoşgörülüdür, çok bağışlayandır.
“Göklerin ve yerin [zâil] olması”, onların yıkılıp gitmesi ve yok olmaları demektir. Bunun gerçekleşmemesi için sisteme doğrudan müdahale söz konusudur. İşte Yüce Allah insanların şirkleri, küfürleri ve zulümleri nedeniyle aslında yok olup gitmeyi hak eden bu sistemi devam ettirmekte, yeni inanacak insanlara fırsat vermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz Allah gökleri ve yeri, düzenleri bozulmasın diye tutuyor. Yemin olsun eğer onların düzeni bozulursa, onları Allah’tan başka kimse tutamaz. Şüphesiz O (kullarına karşı) çok yumuşaktır,¹ pek affedicidir.
1 Halîm: Allah’ın güzel isimlerinden birisidir. “Hiddetten uzak, yumuşak huylu ve son derece sabırlı” demektir. Sıfat olan "Halîm" kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de hem Allahu Teâlâ hakkında, hem de bazı peygamberler hakkında kullanılmıştır. "Halîm" sıfatı Allahu Teâlâ, hakkında kullanıldığında "isyanlarına rağmen, âsileri, cezalandırmada aceleci olmayan, gazabı kendisine galip gelmediği gibi, sapıkların düşüncesizlikleri ve âsilerin isyanları kendisini öfkelendirmeyen, teennî ve af sahibi" manalarına gelmektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki, semavî varlıkları ²⁹ ve yeri [yörüngelerinden] sapmamaları için tutan [yalnızca] Allah’tır. Bir kere sapınca da, O’nun müdahale etmemesi halinde ³⁰ başka hiçbir güç onları tutamaz. [Fakat] Allah halîmdir, çok bağışlayıcıdır! ³¹
29 Lafzen, “gökleri”. Bu kelime burada, en karmaşık ilahî kanunlar sistemini -ki, insanın en fazla bildiği yerçekimi kanunu, bunlardan yalnız bir tanesidir- ve ona tâbi olarak kozmik uzay içinde hareket eden bütün yıldızları, galaksileri ve nebulaları gösteren mecazî bir ifadedir.30 Lafzen, “O’ndan sonra”. Bu, Kur’an’a göre, kapsamlı kozmik bir felaketin (cosmic catastrophe) haber vereceği Kıyamet Günü’ne işaret etmektedir.31 Yani O, ne içinde yaşayanların çoğunluğunun sapkınlığına rağmen dünyanın sonunu çabuklaştırır, ne de sapkınları düşünmeleri ve tevbe etmeleri için mühlet vermeden cezalandırır (karş. ayet 45).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hiç kuşku yok ki gökleri ve yeri kurduğu sistem ile bir dengede tutan ve onları yok olmaktan koruyan Allah’tır. Şayet göklerin ve yerin kurulu düzeni bozulmuş olsa onu yeniden düzene koyabilecek olan da Allah’tan başkası değildir. Hiç şüphe yok ki O, kullarına karşı çok müsamahakâr ve çok bağışlayıcıdır. 7/185, 13/3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şu açık ki, gökleri ve yeri Allah tutmaktadır, aksi halde yok olurlardı. Eğer göklerin ve yerin düzeni bozulup yok olmaya yüz tutsa, O’ndan başka hiçbir güç onları tutamaz: ne var ki O cezalandırmada hiç acele etmeyendir,[³⁹²¹] eşsiz bir bağışlayıcıdır.
[3921] Halîmin türetildiği hilm, tepesi attığında şiddete başvuran kimsenin (bedevinin) zıddına, böylesi bir durumda soğukkanlı, makul, sakin, mütehammil davranan medeniyi ifade eder. Bu ismin tecellisini son âyet beyan etmektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki gökleri ve yeri, düzenleri bozulmadan yerli yerinde tutan ancak Allah'tır! (*) Andolsun ki onların nizamı eğer bir bozulursa (ki kıyamette bozulacaktır) kendisinden başka hiçbir kuvvet onları tutamaz. Şüphe yok ki O, halîm'dir; (ceza vermekte aceleci değildir) ve çok bağışlayandır!
(*) Şirk ve zulüm o kadar büyük bir cinayettir ki, onun uğursuzluğundan yer ve gökler bile yıkılır!.. Haksızlık, âlemin düzenini bozar, Allah'a şirk koşmak ise en büyük zulüm olduğundan, müşriklerin zulüm ve fesatlarıyla âlem yıkılmak üzere bulunuyor. Nitekim Meryem suresinin 90. ayetinde o şirk ve zulüm yüzünden "Neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar dağılıp çökecektir" buyurulmuştur.  
Osman Fırat
swap_vert close
Muhakkak ki Allâh yıkılmamaları için gökleri ve yeri tutmaktadır. Ve gökler ve yer yıkılsa, onları, kendisinden başka hiç kimse tutamaz. Şüphesiz O, halimdir, çok bağışlayandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah, gökleri ve yeri zeval bulmalarından, tutup koruyor. Ve andolsun ki eğer onlar zeval bulacak olsalar, ondan sonra onları hiç bir kimse tutamaz. Muhakkak ki o, halim, gafûr bulunmaktadır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gerçek şu ki: Gökleri ve yeri yok olmaktan koruyan, Yüce Allah'tır. Şayet onlar yıkılacak olursa onları Allah'tan başka kimse tutamaz. Doğrusu O halîmdir, gafûrdur (müsamahalıdır, cezalandırmada aceleci değildir, çok affedicidir). [22, 65; 30, 25; 35, 1]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah yıkılmamaları için gökleri ve yeri tutmaktadır. Andolsun, gökler ve yer yıkılsa, onları, Kendisinden başka hiç kimse tutamaz. Şüphesiz O, halimdir, çok bağışlayandır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ gökleri ve yeri, zâil olmamaları içün kudretiyle tutar, eğer onlar yıkılub zâil olsalar Allâh'dan gayrı onları tutub îkâ idecek kim vardır? Tahkîk Allâh kullarına hilm ile mu'âmele ider ve mağfiret iyler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dağılmasın diye gökleri ve yeri tutan Allah'tır. Onlar dağılacak olsa onları Allah’tan başka kimse tutamaz. O yumuşak davranır, çok bağışlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yok olmaması için gökleri ve yeri Allah tutar. Göklerin ve yerin sonu gelirse, O'ndan başka kimse tutmaz. Allah, şefkatle muamele eder ve bağışlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gökleri ve yeri yok olmaktan alıkoyan Allah'tır. Eğer onlar yok olup gidecek olsa, onları tutabilecek başka birisi yoktur. O kullarına çok müsamahalı, çok bağışlayıcıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye tutuyor. Yemin olsun, eğer çöküp giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Halîm'dir O, Gafûr'dur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ Tañrı dutar śaķlar gökleri daħı yiri kim źāyıl olmayalar. daħı eger źāyil olurlar ise ŧutmaya ol ikiyi hįç kimse andan śoñra. bayıķ ol oldı güç götürici yarlıġayıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā dutar gökleri ve yirleri daḫı ki zāyil olmayalar ve eger zāyilolsalar bir kimse dutmaḳ bilmez andan ṣoñra. Taḥḳīḳ ol ḥalīmdür, ‘afv idi‐cidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, Allah göyləri və yeri zaval tapmasınlar (öz mehvərindən çıxmasınlar) deyə, tutub saxlayır. Əgər öz mehvərindən çıxsalar, Ondan başqa onları heç kəs tutub saxlaya bilməz. Doğrudan da, (Allah) həlimdir, bağışlayandır! (Bəndələrinə cəza verməkdə tələsməz, tövbə edənləri əfv edər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! Allah graspeth the heavens and the earth that they deviate not, and if they were to deviate there is not one that could grasp them after Him. Lo! He is ever Clement, Forgiving.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is Allah Who sustains the heavens and the earth,(3933) lest they cease (to function): and if they should fail, there is none - not one - can sustain them thereafter: Verily He is Most Forbearing,(3934) Oft- Forgiving.
3933 The universe, as we know it, shows not only evidence of initial designs, but also the working of an intelligent Providence , which constantly sustains it. That is Allah. If you could imagine that removed, what is there to keep it going? There would only be chaos. 3934 Allah's world goes on according to the laws and decrees established by Him. There are occasional lapses and deviations on the part of His creatures. But He does not punish every petty fault. One of His merciful qualities is that of repeated forbearance and forgiveness.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak-kak
اللّٰهَ
Allah
يُمْسِكُ
tutar
السَّمٰوَاتِ
gökleri
وَالْاَرْضَ
ve yeri
اَنْ تَزُولَاۚ
ikisi zeval bulur diye
وَلَئِنْ
andol-sun eğer
زَالَتَٓا
ikisi zeval bulursa
اِنْ اَمْسَكَهُمَا
o ikisini tutamaz
مِنْ اَحَدٍ
hiç kimse
مِنْ بَعْدِه۪ۜ
ondan sonra
اِنَّهُ
gerçek-ten O
كَانَ
olan- dır
حَل۪يماً
Halîm
غَفُوراً
Ğafûr
Muhakkak ki Allah, gökleri ve yeri nizamları bozulmasın diye (her an kudreti altında) tutar. Andolsun eğer onların nizamı bozulursa bundan sonra (Allah'tan başka) hiç kimse onları (dengede) tutamaz. Gerçekten O, Halîm'dir, Ğafûr'dur (kullarına hilm sahibi olarak yumuşak muamele eden ve her türlü günahı mağfiret edendir).
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَمْسَكَ
Fiil-IV
م س ك
Tuttu, alıkoydu
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
زَالَ
Fiil-I
ز و ل
Giderdi, oynattı, zeval buldu, nizamı bozuldu
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
زَالَ
Fiil-I
ز و ل
Giderdi, oynattı, zeval buldu, nizamı bozuldu
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَمْسَكَ
Fiil-IV
م س ك
Tuttu, alıkoydu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
حَلِيم
İsim
ح ل م
Halîm (Allah'ın esması, ismidir. Hilm sahibi olarak kullarına yumuşak muamele eden demektir), yumuşak huylu, halîm
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)