close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 30. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Liyuveffiyehum ucûrahum veyezîdehum min fadlih(i)(c) innehu ġafûrun şekûr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onların mükafatını, tamamıyla öder elbette ve lutfundan, ihsanından, mükafatlarını arttırır da; şüphe yok o, suçları örter, mükafatlarını da fazlasıyla verir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Çünkü (Allah) ecirlerini noksansız olarak öder ve Kendi fazlından onlara (nimetlerini) artırır. Şüphesiz O, Bağışlayandır, teşekkürü kabul eden (ve şükredenleri şerefli kılandır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü Allah, onların mükafatını tamamiyle öder ve onu lütfuyla daha da artırır. Allah şüphesiz çok bağışlayıcıdır ve şükrün karşılığını da bol bol verendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah onların mükâfatlarını tam öder. Lütfundan onlara fazlasını da verir. Samimi kullarını koruma kalkanına alır, O çok bağışlayıcı, şükrün kıymetini çok iyi bilen, bol bol verendir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Çünkü Allah onların ecirlerini eksiksiz verir ve kendi lütfundan onlar için artırır. Şüphesiz O çok bağışlayıcıdır, şükrün karşılığını bolca verendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Çünkü (Allah,) ecirlerini noksansız olarak öder ve kendi fazlından onlara arttırır. Şüphesiz O, bağışlayandır, şükrü kabul edendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü Allah onlara mükâfatlarını tamamen verdikten başka fazlından onlara ziyadesini ihsan edecektir. Muhakkak ki, O, Gafûr'dur= çok bağışlayıcıdır, Şekûr'dur= az amele karşılık çok mükâfat verir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ki Allah, onların ücretlerini tam olarak versin ve fazlından onlara katkıda bulunsun. Şüphesiz O, çok bağışlayandır ve en iyi karşılık verendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Çünkü Allah, onların ödülünü tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayandır; şükrün karşılığını bol bol verendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Verecektir ödüllerin onlara, erdeminden onlara artıracak da, O bağışlayıcı, O kat kat da verici
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Çünkü Allah, onlara mükâfatlarını eksiksiz vereceği gibi, lütfundan daha fazlasını da bahşedecektir. Hiç kuşkusuz O affedendir, şükredenlere karşılığını bolca verendir.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh ânlara mükâfâtını virecek ve lutfunı tezyîd de idecekdir, gafûr ve şekûrdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Çünkü Allah bu kimselerin ecirlerini tam verir ve lütfu ile arttırır. Doğrusu O, bağışlayandır, şükrün karşılığını bol bol verendir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, kendilerine mükâfatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Zira Allah karşılıklarını tam olarak ödediği gibi lutfundan onlara fazlasını da verir. O çok bağışlayıcıdır, şükrün karşılığını bol bol verir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Çünkü Allah, onların mükâfatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O, çok bağışlayan, şükrün karşılığını bol bol verendir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Çünkü onların ücretlerini tam verecek ve onlara olan lütfunu arttıracaktır. O Bağışlayandır, Takdir Edendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Çünkü Allah mükafatlarını kendilerine tamamen ödedikten başka, lütfundan onlara fazlasını da verecektir. Çünkü O çok bağışlayıcı ve şükrün karşılığını vericidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Çünkü Allah ecirlerini kendilerine temamen ödedikten başka fadlından onlara ziyadesini verecektir, çünkü o hem gafûr hem şekûrdur
Emrah Demiryent
swap_vert close
Çünkü Allah, onlara mükâfatlarını eksiksiz vereceği gibi, lütfundan daha fazlasını da bahşedecektir. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, kendi rızası için yapılan az bir taate, âhirette çok büyük mükâfatlar/dereceler verendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara, yaptıklarının karşılığını lütfundan arttırarak fazlasıyla verir. Kuşkusuz ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Yapılan Şeyin Karşılığını Veren'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Çünkü (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz öder. Onlara, fazl (-u kerem) inden, ziyâdesini de verir. Şübhesiz O, çok yarlığayıcıdır, çok in'aam edicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Tâ ki (Allah), onlara mükâfâtlarını tam olarak versin ve lütfundan onlara (daha da)arttırsın! Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Şekûr (kullarının mükâfâtını fazlasıyla veren)dir.(3)
(3)“Bu âlemin mutasarrıfının (kâinâtta tasarruf edip hükmedenin) mâdem nihâyetsiz böyle bir keremi(cömertliği), nihâyetsiz böyle bir rahmeti, nihâyetsiz öyle bir celâl ve izzeti vardır. Nihâyetsiz celâl ve izzet(Allah’ın nihâyetsiz büyüklük ve kahır ve yüksek şereflilik sıfatları), edebsizlerin te’dîbini(edeblendirilmesini) ister. Nihâyetsiz kerem, nihâyetsiz ikrâm ister, nihâyetsiz rahmet; kendine lâyık ihsân ister. Hâlbuki bu fânî dünyada ve kısa ömürde, denizden bir damla gibi milyonlar cüz’den ancak bir cüz’ü yerleşir ve tecellî eder (görünür). Demek o kereme lâyık ve o rahmete şâyeste (uygun) bir dâr-ı saâdet(saâdet yurdu) olacaktır. Yoksa gündüzü ışığıyla dolduran güneşin vücûdunu (varlığını) inkâr etmek gibi, bu görünen rahmetin vücûdunu inkâr etmek lâzım gelir.” (Zülfikār, 10. Söz, 18)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah, kendilerine mükâfatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah da onların yaptıklarının karşılığını ödesin ve onların derecelerini artırsın. Muhakkak ki O, bağışlayan ve yalnızca kendisine şükredilecek olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çünkü Allah onların karşılığını böyle ödiyecek, onlara vergisinin bolluğundan daha çoğunu verecektir. Çünkü O yarlıgayıcıdır, bol bol vericidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah bununla onların mükâfatlarını tamamıyle verecek, inayetinden de artıracaktır. Çünkü O gafur, şükürgüzardır [⁶].
[6] Günahlarını yarlıgar, mükâfatlarını ziyadesiyle verir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Neticede Allah onların mükâfatlarını tam olarak verir ve lütfundan onlara daha da fazlasını verir.¹⁶ Muhakkak ki O, Gafûr’dur, Şekûr’dur.
16 Krş. Nisâ, 4/173; İbrâhim, 14/7; Nur, 24/38; Şûrâ, 42/26  
Kadri Çelik
swap_vert close
Çünkü (Allah,) onların ecirlerini noksansız olarak öder ve kendi fazlından onlara arttırır. Hiç şüphesiz O bağışlayandır, şükrün karşılığını bol bol verendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü Allah, onlara mükâfâtlarını tam olarak verecek ve sonsuz lütuf ve keremi sayesinde, onlara hak ettiklerinden çok daha fazlasını bahşedecektir. Hiç kuşkusuz O, çok bağışlayıcıdır, bütün iyiliklerin ve teşekkürlerin karşılığını cömertçe verendir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara ücretlerini / ödüllerini ödesin, lütfundan artırsın! O, şekûr gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, bu amellerin karşılığını sahiplerine fazlasıyla verecektir. Çünkü engin hoşgörüsüyle Allah, teşekkür edene, karşılık vermeye bayılır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Çünkü Rabbin onların mükâfatlarını tam öder. Yolunda iyilik yapanlara daha fazlasını verir. Şüphesiz Rabbin çok bağışlayan yapılanların karşılığını bolca verendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
29,30. Allah’ın kitabını [*] [tilavet] edenler (okuyup aktaranlar), [*] namazı kılanlar ve rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık infak edenler (verenler), (Allah) ödüllerini tam olarak versin ve lütfundan (nimetlerini) artırsın diye asla yok olmayacak bir kazanç umarlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, şükre çok karşılık verendir.
Burada sözü edilen “kitap” vahyedilmiş Kur’an olduğu gibi, önceki ayetlerde dikkat çekilen kainat kitabı da olabilir.,Burada geçen [tilâvet] kelimesi okuyup aktarmanın yanı sıra onun emrettiği gerçekleri uygulamak anlamını da içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Çünkü (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz öder ve kendi lütfundan onlara daha da fazlasını verir. Şüphesiz O, hem çok bağışlayandır, hem de şükrün karşılığını hemen verendir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah, onların hak ettiği karşılığı eksiksiz verir ve onu lütfuyla daha da arttırır: Allah, şüphesiz çok bağışlayıcıdır ve şükrün karşılığını anında verendir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çünkü Allah, onların yaptıklarının karşılığını tastamam verecek, hatta lütfundan fazlasını da verecektir. Çünkü O, eşsiz bir bağışlayıcı ve şükre sınırsız bir karşılık verendir. 15/49, 25/68...73, 39/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
neticede (Allah) onlara karşılıklarını tam olarak ödeyecek, üstelik kendisinden bir bağış olarak fazlasını da lutfedecektir: zira O tarifsiz bir bağışlayıcıdır, şükre ziyadesiyle karşılık verendir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Çünkü o ihlas erbabı kullar amellerini ancak Rableri) Mükâfatlarını lütfetsin ve kereminden fazlasını ihsan buyursun diye yaparlar. (Başkasından bir ödül ummazlar) Şüphe yok ki Allah, çok bağışlayandır ve çok mükâfat ihsan edendir.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, kendilerine mükâfatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, karşılığını verendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Tâ ki, (Allah Teâlâ) onlara mükâfaatlarını tamamen ödesin ve onlara fazlından ziyâdesini de (versin). Şüphe yok ki O, çok yarlığayıcıdır, çok mükâfaat verendir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Çünkü Allah onlara mükâfatlarını tam tamına verecek, üstelik lütfundan onlara fazlasını da ihsan edecektir. Zira o gafurdur, şekûr'dur (kusurları bağışlar, kulların amellerini ve şükürlerini kabul edip fazlasıyla karşılık verir).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ki (Allah), onlara ücretlerini tam ödesin ve lutfundan onlara fazlasını da versin. Çünkü O, çok bağışlayan, çok karşılık verendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
29,30. Allâh'ın kitâbını tilâvet, namâzlarını edâ, onlara rızk iylediğimizden gizli ve âşikâr olarak, kesadsız ticâreti ümîd iderek infâk idenlere Allâh ecir ve mükâfâtlarını virir ve buna fazl ve kereminden ziyâde ider. Tahkîk O, günâhları mağfiret idici ve şükür idenlere mukâbele iyleyicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar, onların hak ettiklerini Allah’ın tam vermesi ve onu, ikramıyla artırması içindir. Çünkü o, çok bağışlar ve teşekkürle[*] karşılar.
[*] Şura 42/23  
Şaban Piriş
swap_vert close
Çünkü Allah, onların karşılığını verecek, hatta lutfundan daha da artıracaktır. Çünkü O, suçları bağışlar ve bol bol verir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Çünkü Allah onların ödüllerini eksiksiz verecek, üstüne de lütuf ve ihsanıyla daha fazlasını bağışlayacaktır. Zira O çok bağışlayan ve şükrün karşılığını verendir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Çünkü Allah onlara ücretlerini tam ödeyecek, lütfundan onlara artırma da yapacaktır. Gafûr'dur O, çok affeder; Şekûr'dur, şükredenlere mutlaka karşılık verir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
tā tamām eyleye anlara müzdlerini daħı artura anlara fażlından. bayıķ ol yarlıġayıcıdur şükre ŝevab viricidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tamām virmeg‐içün anlara Allāh müzdlerini, daḫı arturmaġ‐ıçun anlara ke‐reminden. Ol ‘afv idicidür, ef‘ālinde meşkūrdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah) onlara (əməllərinin) mükafatlarını versin və Öz lütfündən (kərəmindən) onlara artırsın! Həqiqətən, (Allah) bağışlayandır, qədirbiləndir! (Bəndələrinə Ona etdikləri şükür müqabilində bol ne’mət əta edər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That He will pay them their wages and Increase them of His grace. Lo! He is Forgiving, Responsive.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For He will pay them their meed, nay, He will give them (even) more out of His Bounty: for He is Oft- Forgiving,(3916) Most Ready to appreciate (service).(3917)
3916 No man is perfect. Everyone has his faults. But when a man tries his best in the service of Allah, his faults are blotted out, and he is treated as if he had committed no faults: "for Allah is Oft-Forgiving, and ready to appreciate service". 3917 Cf. 14:5, and n. 1877 for shakur. Allah is ready to recognise, appreciate, and reward the smallest service, without regard to the defects in that service. His gracious acceptance is compared to "gratitude" among men (Cf. 64:17).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لِيُوَفِّيَهُمْ
onlara tam vermesi için
اُجُورَهُمْ
mükâfatlarını
وَيَز۪يدَهُمْ
ve onlara arttırması
مِنْ فَضْلِه۪ۜ
fazlından
اِنَّهُ
şüp-hesiz O
غَفُورٌ
Ğafûr’dur
شَكُورٌ
Şekûr’dur
Ki (Allah) onların mükâfatlarını tastamam olarak verir ve kendi fazlından onlara (lütuf ve ihsanını) arttırır. Çünkü O, Ğafûr'dur, Şekûr'dur (her türlü günahı mağfiret eden ve şükrün karşılığını verendir).
وَفّٰى
Fiil-II
و ف ي
Tastamam verdi, tastamam ödedi, vefa gösterdi
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
زَادَ
Fiil-I
ز ي د
Arttı, ziyade kıldı, ziyadeleşti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
شَكُور
İsim
ش ك ر
Şekûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Şükrün karşılığını veren demektir)