close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne yetlûne kitâba(A)llâhi ve ekâmû-ssalâte ve enfekû mimmâ razeknâhum sirran ve’alâniyeten yercûne ticâraten len tebûr(a)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O kişiler ki kitabı okurlar ve namaz kılarlar ve onları rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını gizli, aşikar, yoksullara harcarlar ve bu suretle de kesat bulmaz bir alışveriş umarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten Allah’ın Kitab’ını (dikkatle) okuyanlar (mana ve mealini anlayıp uygulayanlar), namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık (Hakk ve hayır yolunda ve ihtiyaç giderici oranda) infak yapanlar (var ya, işte bunlar) kesin olarak asla zarara uğramayacak bir ticareti umabilirler. (Bunlar her halde kazançlı çıkacaklardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'ın kitabını okuyanlar ve O'na uyanlar, namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizliaçık başkaları için harcayanlar; işte ancak bunlar, hiç kesintiye uğramayacak bir kazanç umabilirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Devamlı Allah'ın kitabını, Kur'ân'ı okuyanlar,uygulayanlar, namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızık ve servetten gizli ve âşikare Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcayanlar, insanların ihtiyaçlarını görenler, asla zarar etmeyecek, kesada uğramıyacak büyük bir alış-veriş, büyük bir kazanç kapısı bulduklarını umabilirler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık olarak (hayır yolunda) harcayanlar asla zarar etmeyecek bir ticaret umarlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten Allah'ın Kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak edenler; kesin olarak zarara uğramayacak bir ticareti umabilirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten Allah'ın kitabını (Kur'an'ını hükümleriyle amel etmek ve başkalarına da öğretmek suretiyle devamlı) okuyanlar, namazı gereği üzere kılanlar, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve aşikâr harcayanlar, asla ziyan etmiyecek bir ticaret (sevap) umabilirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın kitabını devamlı okuyanlar, doğruca namaz kılanlar, onlara verdiğimiz rızıktan gizli-açık nafaka verenler, işte onlar yok olmayacak bir ticareti umuyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hayır için gizli ve açık harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umarlar.[459]
[459] Zarar etmeyen ticaret hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 506-508.  
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın kitabını okuyan kimseler, namaz kılanlar, gizli, açık verdiğimiz azıklardan yedirenler tükenmiyen bir kazanç ummaktadırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'ın kitabını okuyarak ona uyanlar, namazı ikame edenler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak (Allah için) verenler var ya; işte onlar, asla zarara uğramayacak bir kazanç elde etmeyi umabilirler.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın kitâbını kırâet ve namâzı edâ idenler ve ihsân iylediğimiz rızıkdan gerek hafiyyen ve gerek ’alenen sadaka virenler tükenmez bir mala sâhib olacaklarına mutma’în olabilirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın Kitap'ına uyanlar, namazı kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık sarfedenler, tükenmeyecek bir kazanç umabilirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz, Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı özenle kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan başkaları için gizli açık harcayanlar, asla zararla sonuçlanmayacak bir ticaret umabilirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah için) gizli ve açık sarfedenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın kitabını okuyanlar, namazı gözetenler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık yardım için verenler, tükenmeyen bir kazanç umarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ın kitabını okuyan, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak verenler, kesinlikle batma ihtimali olmayan bir ticaret umarlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O Allahın kitabını okur, ardınca gider olanlar ve namazı kılıp kendilerine merzuk kıldığımız şeylerden gizli ve açık infak etmekte bulunanlar her halde öyle bir ticaret umarlar ki hiç batmak ihtimali yoktur
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz Allah’ın Kitabı’nı okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık olarak (hayır yolunda) harcayanlar asla zarar etmeyecek bir ticaret (ile manevi kazanç elde etmeyi) umabilirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz Allah'ın Kitap'ını okuyanlar, salatı¹ ikame edenler ve rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açık olarak ihtiyaç sahiplerine verenler, asla kesilmeyecek bir kazanç umabilirler.
1- Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek. İbadete layık yegâne ilahın Allah olduğuna inanmak. Yardımlaşmayı, dayanışmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, Allahın kitabını okumıya devam edenler, namazı dosdoğru kılanlar, kendilerini rızklandığımız şeylerden gizli ve aşikâr infaak edenler kat'iyyen kesâd bulmayacak bir kazanç umabilirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Doğrusu Allah'ın kitâbını okuyanlar, namazı hakkıyla edâ edenler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) gizlice ve açıkça sarf edenler aslâ zarar etmeyecek bir ticâret umarlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(*) Ayette geçen (خشي) ‘haşiye’’ saygıyla korkmaktır. خشِي اللهَ : خافه بتعظيم ومهابة ، هابه واتّقاه (معجم المعاني الجامع )
(*) Bu ayette Kur’an’ın eğitim ve öğretimine, ondaki ilahi hükümlerin öğrenip uygulanmasına, namazın kılınmasına, ibadetlerin yapılmasına ve yoksullara infak yapıp her türlü mali yardım ve destekte bulunulmasına vurgu yapılmıştır. Ayrıca sadece bu ayet bile, Kur’an’da namaz yoktur, Kur’an’da geçen salat ifadesi ise vahyi öğrenmek, mali destekte bulunmak, zihinsel yönden arınmak, Allah’a yönelmek ve Allah’ı anmak gibi anlamlarda olduğunu söyleyen bazı kesimin bu iddialarını çürütmeye yeterlidir. Çünkü bu ayette salâtı ikame etme dışında zaten Allah’ın kitabını okumak, üzerinde eğitim ve öğretim görmek, hükümlerini uygulamak ve yoksulara infak etmek, mali destek ve yardımda bulunmakla ilgili hükümler vardır. Bir de bunlarla birlikte ilaveten (وأقاموا الصلاة) ‘’ve akamus- salate’’ ifadesi de vardır. Eğer Müslümanları namazdan uzaklaştırmak isteyen zihniyet sahiplerinin bu iddiaları doğru olsaydı, aynı anlamı taşıyan salâtın burada bunlarla birlikte gelmemesi gerekirdi. Demek ki, buradaki salât bunların iddia etikleri anlamda değildir, bu yüzden birlikte gelmişlerdir. Evet, Kur’an’da ikame ile birlikte salât gelirse namaz ve ibadet anlamındadır, zaten Kur’an’ın birçok ayeti hep bu şekildedir. Ama salât tek başına gelirse, yani ikame ifadesiyle birlikte gelmezse, işte o zaman salât namaz dışındaki diğer bazı anlamlarda gelebilir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın kitabını okuyanlar, namaz kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli veya açıkça, ihtiyaç sahiplerine verenler, (Allah’dan) hiç tükenmeyecek bir kazanç bekleyebilirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki Allah’ın Kitap’ını okurlar, namaz kılarlar, kendilerini azıklandırdıklarımızdan gizlice, açıkça başkalarını azıklandırırlar, işte bunlar ardı arası kesilmek bilmiyen bir kazanç umabilirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın Kitabını okuyan, namazı dosdoğru kılan, rızk olmak üzere verdiğimiz şeylerden gizli ve âşikâr hayra sarfeden kimseler yok mu, onlar durgunluğu olmayacak bir ticaret umarlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayanlar [enfekû], onlar asla tükenmeyecek/ zarar ettirmeyecek bir kazanç/ticaret umabilirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Gerçekten Allah'ın kitabını okuyanlar, dosdoğru namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak edenler (var ya, işte onlar) tükenmeyecek bir kazanç umabilirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın kitabını anlamaya çalışarak okuyan, böylece Allah’ın, hayatın bütün yönlerinde kural koymaya yetkisini onaylayan onu pratik hayata uygulayan, bunun için namazı güzelce kılan ve kendilerine verdiğimiz nîmetlerden bir kısmını Allah için yoksullara gizli ve açık olarak harcayanlar var ya; işte onlar, asla zarara uğramayacak bir kazanç elde etmeyi umabilirler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ın kitabını tilavet edenler / okuyanlar, Namaz’ı kılmış olanlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden açıkça ve gizlice harcamış olanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umarlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah Kelâmını okuyanlar, namaza devam edenler, bizim verdiklerimizden gizli açık verenler, kârlı bir alışveriş umabilirler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kitabımızı okuyanlar, ayetlerimizle bilgilerini bilinçlerini artıranlar, Rabbinin huzurunda özeleştirilerini yapanlar, hatalarından dolayı pişmanlıkla af dileyenler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli açık vererek iyilikte bulunanlar; asla bitmeyecek, yok olmayacak bir kazanç içindedirler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
29,30. Allah’ın kitabını [*] [tilavet] edenler (okuyup aktaranlar), [*] namazı kılanlar ve rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık infak edenler (verenler), (Allah) ödüllerini tam olarak versin ve lütfundan (nimetlerini) artırsın diye asla yok olmayacak bir kazanç umarlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, şükre çok karşılık verendir.
Burada sözü edilen “kitap” vahyedilmiş Kur’an olduğu gibi, önceki ayetlerde dikkat çekilen kainat kitabı da olabilir.,Burada geçen [tilâvet] kelimesi okuyup aktarmanın yanı sıra onun emrettiği gerçekleri uygulamak anlamını da içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Asla zarar etmeyecek bir kazanç olan (cenneti,) ancak Allah’ın Kitabı’nı okuyanlar, namazı dosdoğru ve devamlı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak verenler, umabilir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah’ın vahyine [şeksiz şüphesiz] uyanlar, namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli-açık başkaları için harcayanlar: işte ancak bunlar hiç kesintiye uğramayacak bir kazanç umabilirler;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hiç şüphe yok ki Allah’ın kitabı/Kuran’ı okuyup iletenler, namazı kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve aşikâr infak edenler asla tükenmeyecek bir kazanç elde etmeyi umabilirler. 16/98, 18/27, 29/45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphesiz Allah’ın kelâmını tilavet edenler,[³⁹¹⁰] namazı istikametle kılanlar, ancak verdiğimiz rızıktan gizli ve açık Allah yoluna harcayanlar asla tüketilemez bir kazanç elde etmeyi arzulayabilirler;
[3910] Tilavet, “takip etmek, izlemek, yansıtmak” demektir. Dilin ve organların okumasıdır. Kırâet gibi entelektüel faaliyet değildir. Bu yüzden Kur’an okurken Allah’a sığınmayı emreden âyetlerde tilâvet değil kırâet kullanılır (16:98). Çünkü şeytan, Kur’an’ı anlama çabasına yönelik kıraeti —tilaveti değil- saptırır. Kırâet tek kelimede olur, tilâvet olmaz (Furûk).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Muhakkak ki, Allah’ın kitabını (Kur’an'ı) okumaya devam edenler, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) gizli veya açık harcayanlar, hiç tükenmeyecek bir kazanç (mükâfat) umabilirler.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz, Allah’ın kitabını anlayarak okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla yok olmayacak bir ticaret umabilirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak o kimseler ki, Allah'ın kitabını daima okurlar ve namazı dosdoğru kılarlar ve Bizim kendilerini merzûk ettiğimizden gizlice ve âşikâre olarak infakta bulunmuş olurlar, (işte onlar) hiç zeval bulmayacak bir kazanç umarlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın kitabını okuyup ona uyanlar, namazı hakkıyla ifa edenler ve kendilerine nasib ettiğimiz imkânlardan, gizli ve aşikâr olarak hayır yolunda harcayanlar, ziyan ihtimali olmayan bir ticaret umarlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın Kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hayır için gizli ve açık harcayanlar, asla batmayacak bir ticaret umarlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
29,30. Allâh'ın kitâbını tilâvet, namâzlarını edâ, onlara rızk iylediğimizden gizli ve âşikâr olarak, kesadsız ticâreti ümîd iderek infâk idenlere Allâh ecir ve mükâfâtlarını virir ve buna fazl ve kereminden ziyâde ider. Tahkîk O, günâhları mağfiret idici ve şükür idenlere mukâbele iyleyicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah'ın Kitabına uyan, namazı tam kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık harcamada bulunanlar, tükenmeyecek bir kazanç beklentisi içindedirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan, infak edenler, asla yok olmayacak bir kazanç umabilirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'ın kitabını okuyan, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık bağışta bulunan kimseler, hiç ziyan ihtimali olmayan bir ticareti ümit edebilirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı/duayı yerine getirenler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık infak edenler, asla batmayacak bir ticaret umabilirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim oķırlar Tañrı kitābın daħı ŧururdılar namāzı daħı nafaķa eylediler andan kim rūzį virdük anlara gizlü daħı eşikere ümid dutarlar bezirgenlıķ hergiz helāk olmaya.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki oḳurlar Tañrı Ta‘ālā kitābını. Daḫı durġururlar namāzı veṣadaḳa iderler kendülere virdügümüz rızḳdan gizlü ve āşikāre. Kesād ol‐mayacaḳ ticāret umarlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahın Kitabını oxuyan, namaz qılan, özlərinə verdiyimiz ruzilərdən (Allah yolunda) gizli və aşkar xərcləyənlər kasad olmayacaq bir ticarət (savab) umarlar ki,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! those who read the Scripture of Allah, and establish worship, and spend of that which We have bestowed on them secretly and openly, they look forward to imperishable gain,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who rehearse the Book of Allah, establish regular Prayer, and spend (in Charity)(3914) out of what We have provided for them, secretly and openly, hope for a commerce(3915) that will never fail:
3914 The man of God takes Allah's Revelation ("the Book") to heart, ever seeks to get closer and closer to Allah ("regular Prayer"), and in doing so, is moved more and more to practical Charity for his fellow-creatures. He is not ashamed of his Charity ("openly"), but he does not do it to be seen of men ("secretly"): he just does what is necessary for his fellow-creatures, whether people talk about it or not. 3915 Here is a metaphor from commerce. The good man's Charity comes not merely out of superfluities, but out of "what Allah has provided" for him. He therefore recognises two things: (1) that his wealth (literal and metaphorical) is not his absolutely, but that it is given to him by Allah: and (2) that he must deny himself the use of some of it, as a merchant puts by some of his wealth to invest as capital. Only, the godly man's Commerce will never fail or fluctuate; because Allah guarantees him the return, and even adds something to the return out of His own Bounty. That is, Allah gives more than ever our merits deserve.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp-hesiz
الَّذ۪ينَ
o kimse-ler ki
يَتْلُونَ
okuyorlar
كِتَابَ
kitabını
اللّٰهِ
Allah'ın
وَاَقَامُوا
ve ikâme ediyorlar
الصَّلٰوةَ
namazı
وَاَنْفَقُوا
ve infak ediyorlar
مِمَّا
o şeyler-den ki
رَزَقْنَاهُمْ
kendilerini rızıklandırdık
سِراًّ
gizlice
وَعَلَانِيَةً
ve açıkça
يَرْجُونَ
umarlar
تِجَارَةً
bir ticaret
لَنْ تَبُورَۙ
asla zarara uğramayacak
Şüphesiz ki Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı ikâme edenler (her anda Allah'ın huzurunda durmaya çalışanlar) ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah yolunda) gizli, açık infak edenler, asla zarara uğramayacak bir ticaret umabilirler.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
تَلَى
Fiil-I
ت ل و
Okudu, tilavet etti, takip etti
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَقَامَ
Fiil-IV
ق و م
İkâme etti, korudu, ayağa kaldırdı, doğrulttu, dosdoğru yaptı
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَزَقَ
Fiil-I
ر ز ق
Rızıklandırdı, rızık verdi, yedirdi
سِرّ
İsim
س ر ر
Gizlilik, sır
عَلَانِيَة
İsim
ع ل ن
Açıkça
رَجَا
Fiil-I
ر ج و
Umdu, ümit etti, arzu etti, umut bağladı
تِجَارَة
İsim
ت ج ر
Ticaret
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
بَارَ
Fiil-I
ب و ر
Darmadağın oldu, zarara uğradı