O hâlde, (size saldırdıklarında meşru müdafaa hakkınızı kullanırken) ganimet olarak ele geçirdiklerinizden (onlar sizden ganimet olarak aldıklarını yedikleri gibi) siz de helal (sağlıklı) ve temiz olanlarını yiyin ve (bu sınırı aşarak) Allah’a (onun emirlerine) karşı gelmekten de sakının: Şüphesiz Allah bağışlayan, merhamet edendir.*
(*) ‘’O halde (size saldıran düşmandan) ele geçirdiğiniz ganimetleri yiyin…’’ denildiğine göre, esir ve kadınlar nasıl ganimet olurlar? İnsan onları nasıl yiyebilecek? Demek ki, kaynaklarda geçen geleneksel inanış ve uydurma rivayetlere göre savaş esirleri de ganimet kapsamında olup gazilere dağıtılırlar şeklindeki yorumları tamamen yalandır, Kur’an’a ve Hz. Peygambere iftiradır. Hiçbir surette esirler ve kadınlar ganimet sayılmaz ve kimseye dağıtılmazlar. Esir alınan kim olursa olsun Muhammed sûresi- 4. ayette göre de mutlaka serbest bırakılmalıdır. İşte Kur’an’ın kesin emri budur. Bunun dışında bir şey söyleyen Kur’an’a iftira yapmış olur. Ayrıca müşrikler nasıl Müslümanlardan ganimet olarak ellerine geçirdiklerini yiyor idiseler, mü’minlerin de meşru müfaa savaşında saldırgan düşmandan ele geçirdikleri malları da aynen onlar gibi yiyebiliyorlardı, bu gayet doğaldır, zira her iki taraf için de bu hüküm söz kounus idi. Yani bu karşılıklı idi. Ama ne yazık ki tefsirler, Kütüb-i Sitte ve mezheplere ait kitaplar İsrailiyat ve uydurma rivayetlerle, Kur’an’a, akle, mantıka, bilime aykırı yanlış yorum, görüş ve içtihatlarla doludur. İslama ve Kur’an’a en büyük zarar vern de işte bunlardır.