close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 70. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-nnebiyyu kul limen fî eydîkum mine-l-esrâ in ya’lemi(A)llâhu fî kulûbikum ḣayran yu/tikum ḣayran mimmâ uḣiże minkum veyaġfir lekum(k) va(A)llâhu ġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Peygamber, ellerinizde bulunan tutsaklara de ki: Allah, yüreklerinizde bir hayırlı niyet bulunduğunu bilirse size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve suçlarınızı örter ve Allah suçları örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey Nebi(m), ellerinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır(lı niyet taşıdığınızı görüp) bilirse (ve bunu Bize de hissettirirse), size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah Bağışlayandır, Esirgeyendir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size sizden alınan fidyeden daha değerlisini verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey Peygamber, elinizdeki esirlere: “Eğer Allah sizin kalblerinizde, düşüncelerinizde bir hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir. Günahlarınızı bağışlar. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir" de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey Peygamber! Ellerinizde bulunan esirlere de ki: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, rahmet edendir."
70.Taberani`nin el-Mu`cemu`l-Evsat`ta Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Abbas (r.a.) bu ayeti kerimenin kendi hakkında indirildiğini bildirmiştir. Bu rivayete ve daha başka rivayetlere göre Abbas, Bedir`de savaş giderlerine harcamak üzere yanına aldığı yirmi ukiyye altınla birlikte esir edildi. Sonra gerek kendinin gerekse kendiyle beraber esir olan bazı müşriklerin fidyesi olarak bu altınları verdi. Resulullah (a.s.), Abbas`tan kardeşinin oğlu Ukeyl ile Nevfel`in fidyelerini de ödemelerini istedi. Abbas parasının olmadığını ileri sürünce, Resulullah (a.s.) hanımı Ummu`l-Fadl`a bıraktığı altınları hatırlattı. Abbas, bu altınları hanımına gizlice vermişti ve kimsenin haberi yoktu. Resulullah (a.s.) onları hatırlatması karşısında şaşırarak: "Bunu sana kim haber verdi?" diye sordu. Resulullah (a.s.): "Rabbim haber verdi?" deyince, onun peygamberliği hakkında şüphesi kalmadı ve Müslüman oldu.Abbas Müslüman olduktan sonra kendisinin verdiğinin çok daha fazlasına kavuştuğunu, Resulullah (a.s.)`ın kendisine yirmi köle verdiğini ve bunların her birinin kendi hesabına ticaret yaptığını bildirmiştir. Böylece Yüce Allah`ın: "Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar" sözündeki vaadi de gerçekleşmiş oldu.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey Peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: 'Eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse (görürse) size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Peygamber! Ellerinizdeki esirlere şöyle de: “- Eğer Allah'ın ezelî ilminde, kalblerinizde bir iman varsa, Allah size, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey Peygamber! Elindeki esirlere de ki: “Eğer Allah, kalbinizde bir iyilik görüyorsa, sizden alınan maldan daha hayırlı bir şeyi size verir. Ve sizi bağışlar. Çünkü Allah, bağışlayan ve acıyandır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah bağışlayandır; merhamet edendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey peygamber! Elinizde bulunan tutsaklara diyesin kİ: «Allah sizin gönlünüzde iyi şeyler olduğunu bilirse, elinizden çıkan şeyden, daha iyisini verir o size, sizi bağışlar, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey Nebi! Elinizin altında bulunan esirlere de ki: “(Bu savaşta sevdiklerinizle beraber malınızı mülkünüzü kaybettiniz fakat) eğer Allah kalplerinizde iyilik görürse; sizden alınan(lardan) çok daha güzelini (ve hayırlısını) size verecek ve sizi bağışlayacaktır. Çünkü Allah bağışlayandır, merhamet edendir.”
Bedir savaşında alınan esirler arasında Hz. Peygamberin amcası Abbas ile yeğenleri Ebu Talip’in oğlu Âkil ve Nevfel de vardı. Hz. Muhammed Abbas’ı ve yeğenlerini diğer esirlerde olduğu gibi fidye karşılığı serbest bırakabileceğini önermişti. Abbas ise, fakir olduğunu ve fidye verecek gücünün olmadığını söylemişti. Oysa Mekke ordusunun iaşesini üstüne alan zenginlerden biriydi. Bunun üzerine Hz. Peygamber amcası Abbas’a; savaşa çıkarken ne olur ne olmaz geri dönmeyebilirim düşüncesiyle başkalarına emanet ettiği altınlarının yerini söyleyince, Abbas hayrete düşmüş ve Hz. Muhammed’in risaletini kabul etmişti.   
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Muhammed! Elinde bulunan üserâya di ki: "Allâh sizin kalblerinizde îmân görir ise size gâib itdiğiniz emvâlden daha hayırlısını virir ve size mağfiret ider çünki Allâh gafûr ve rahîmdir."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Elinizde bulunan esirlere, "Allah kalblerinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir, sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir" de.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlâs, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey peygamber! Elinizdeki esirlere şöyle de: “Eğer Allah sizin kalplerinizde bir düzelme görürse sizden alınandan daha iyisini size verir ve sizi bağışlar.” Allah engin rahmet ve mağfiret sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan (fidyeden) daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir.  
 Rivayete göre bu âyet, Hz. Peygamber’in amcası olup Bedir savaşından sonra müşrik esirler arasında bulunan Abbas hakkında inmiştir. Hz. Peygamber, Abbas’a hem kendisi, hem de iki kardeşinin çocukları olan Akîl ve Nevfel için fidye teklif etmiş; Abbas ise, fakir olduğunu söylemiş ve «Ömrüm boyunca Kureyş’e el açıp dileneyim mi?» demişti. Hz. Peygamber, «Bedir savaşına katılırken Ümmü Fâzıl’a emanet ettiğin altınlara ne demeli?» deyince Abbas, Hz. Peygamber’in bunu bilmesine hayret etmiş ve Resûlullah’ın Peygamberliğini tasdik etmişti.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey peygamber, elinizde bulunan esirlere de ki: "ALLAH kalbinizde bir iyilik bilse, yitirdiklerinizden daha iyisini size verir ve sizi bağışlar. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah sizin kalblerinizde bir hayır bulursa, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah bağışlayıcıdır."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır bilirse size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve günahlarınızı mağfiret buyurur, Allah gafur, rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: “Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır (îmân olduğunu) görürse, sizden alınanlardan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar.” Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey Nebi! Elinizdeki esirlere de ki: “Eğer Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse¹, size, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar.” Allah'ın Rahmeti Bol'dur, Kesintisiz'dir.
1- Kendinizde, doğru yola yönelme isteği, gerçeği bulma arzusu olursa.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey peygamber, ellerinizdeki esirlere de ki: «Eğer Allahın ezelî ilmine göre yüreklerinizde bir hayır (îman ve ihlâs) varsa O, size sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizi yarlığar da. Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki: “Eğer Allah kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse (kalblerinizde bir hayır ve îmân varsa), size sizden alınan (fidye)den daha hayırlısını verir ve size mağfiret eder.” Çünki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.(1)
(1)Bu âyet Hz. Abbâs (ra) hakkında nâzil olmuştur. (Râzî, c. 8/15, 211)“Gazve-i Bedir’de, Hazret-i Abbâs (ra) sahâbelerin eline esir düştüğü vakitte fidye-i necât (kurtuluş fidyesi) istenilmiş. O da demiş: ‘Param yok!’ Hazret-i Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm fermân etmiş ki: ‘Zevcen Ümm-i Fadl yanında, bu kadar parayı, filan yere bırakmışsın!’ demiş. Hazret-i Abbâs tasdîk edip: ‘İkimizden başka kimse bilmediği bir sır idi!’ O vakit kemâl-i îmânı (tam bir îmânı) kazanıp İslâm olmuş.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 19)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey peygamber! (Serbest bırakacağınız o) esirlerden elinizde bulunan kimselere de ki: “Eğer Allah gönüllerinizde hayır (yerleşik hâli olan imana yatkınlık ya da iman edenlere karşı iyi niyetten kaynaklanan sevgi ve merhamet gibi iyilik ve güzelliklerin yüreğinizde filizlenmiş) olduğunu bilirse (görürse); sizden alınandan daha iyisini size verir ve sizi bağışlar. Allah (çok) bağışlayandır, merhamet edendir.”*
(*) Yani, “Eğer Allah gönüllerinizde O’nun mesajını anlayıp kabul etme yönünde bir yatkınlık bulursa size iman ve dolayısıyla öteki dünyada da mutluluk bahşedecektir: ki bu da savaşta yenilmenizi de dost ve yakınlarınızı kaybetmenizi de fazlasiyle tazmin etmiş olacaktır size”. Bu sözler öncelikle Bedir Savaşı’nda esir düşen Kureyşli müşriklere hitab ediyor ise de savaşta müminlerin eline düşen inkârcı düşmanlara karşı benimsenecek İslamî tutumu iyi hulasa etmektedir. (M. Esed Meali Enfal 70. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
. Ey Nebî (Haberci)! Esirlerden elinizde olanlara deki “Eğer, Allah sizin kalplerinizde hayır olduğunu bilseydi, sizden alınmış olandan daha hayırlısını size verirdi ve sizi bağışlardı. Allah bağışlayıcı ve merhametlidir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey peygamber! Elinizin altında bulunan esirlere de ki: "Allah bilirse ki sizin yüreklerinizde iyilik vardır, O size sizden alınan kurtulmalıktan daha iyisini verir, hem de sizi yarlıgar. Allah yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey peygamber! esirlerden elinizde bulunanlara de ki Allah kalplerinizde hayır ve iman olduğunu ilm-i ezelisi ile bilirse sizden alınan fidyeden daha iyisini size verir, sizi yarlıgar. Allah gafurdur, rahimdir [¹].
[1] Peygamberimizin amcası Abbas hakkındadır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere, “Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse/görürse, O, size sizden alınan (fidyeden) daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir” de.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere, “Allah kalplerinizde bir iyilik bulursa, size, sizden alınanın daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, merhamet edendir” de.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: “Evet, bu savaşta sevdiklerinizi ve malınızı mülkünüzü kaybettiniz. Fakat bunların telâfîsi için, hâlâ elinizde fırsat var. Eğer Allah, kalplerinizde O’nun mesajını anlayıp kabul etme yönünde bir yatkınlık bulunduğunu ya da müminlere karşı iyi niyetten kaynaklanan sevgi, dostluk ve merhamet gibi iyilik ve güzelliklerin yüreğinizde filizlendiğini görürse, elinizden alınan fidye ve ganîmet mallarından çok daha güzel ve değerli olan iman nîmetini size armağan edecek ve sizi bağışlayacaktır. Çünkü Allah çok affedici, çok merhametlidir.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey Nebiyy! Esirler’den elinizde bulunan kimselere de ki: “Allah kalblerinizde bir hayır bilse, sizden alınmış şeylerden daha hayırlısını size verir; sizi bağışlar. Allah rahîm gafûrdur”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili resulüm! Elinizde bulunan savaş esirlerine şunu söyle: " Eğer Allah, sizde bir samimiyet görürse size sizden alınandan daha iyisini verebilir, hattâ sizi bağışlayabilir de. Allah, engin hoşgörülü bir sevgi selidir."
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Nebi! Elinizdeki esirlere söyle: “Allah kalplerinizde iyiliğe yönelmiş hayırlı bir duygu olduğunu bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir, sizi bağışlar. Onun için inkârınızla kararmış kalbinize bakın! Eğer kalbinizde inanca, iyiliğe, doğruluğa bir yöneliş varsa hemen tövbe edin ki; kurtuluşa erişesiniz. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. [*]
Yüce Allah Bedir savaşı sonrasında müslümanların ellerinde bulunan esirlerle ilgili olarak Hz. Muhammed’in onlara bir hakikati iletmesini emretmektedir. Bu çerçevede Yüce Allah onların kalplerinde hak ve hakikate yani imana ve İslam’a dair bir meyil olduğunu bilirse, Bedir’de kaybettiklerinden, verdikleri fidyelerden, ellerinden alınmış olan mal, servet ve ganimetlerden, yitirdikleri itibarlarından çok daha hayırlılarının kendilerine verileceği bildirilmektedir. İşte bu ifade, savaşta ele geçirilen tutsakların öldürülmemesi gerektiğinin en net gerekçesini ortaya koymaktadır. Çünkü içlerinden birilerinin tevbe edebileceği, bu durumda Bedir’de kaybettiklerinden daha fazlasının onlara hem dünyada hem de mahşerde verileceği müjdelenmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey Peygamber elinizdeki esirlere: “Eğer Allah sizin kalplerinizde bir hayır bulursa, sizden alınan (fidyeden) daha hayırlısını size verir ve sizi affeder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” de.¹
1 Bedir savaşında, Peygamberimizin amcası Hz. Abbas da esirler arasındaydı. Hz. Abbas, Müslüman olmasına rağmen bu savaşa, orduya yemek vermek üzere katılmıştı. Fakat sıra kendisine gelmeden esir düştü. Yanında yirmi okka altın vardı. Peygamberimizin huzuruna getirildiğinde, Abbas: “Ben Müslüman idim fakat bana zorlama yaptılar” deyince, Peygamberimiz: “Dediğin doğruysa Allah, sana karşılığını verir fakat yaptığın işe göre sen, bizim aleyhimizdesin” dedi. Üzerindeki altın alındıktan sonra Peygamberimiz, onun Akil b. Ebi Tâlib ve Nevfel b. Haris’in fidyelerini de ödemesini istedi. Abbas: “Ey Muhammed! Beni Kureyş’ten dilenecek bir halde bıraktın” dedi. Rasulullah (s.a.v): “Hani, Mekke’den çıkarken eşin Ümm’ül-Fadl’e teslim ettiğin ve ederken de başımıza ne musibet geleceğini bilemem. Şayet bana bir şey olursa bu senin, Abdullah’ın, Ubeydullah’ın ve Fadl’ındır dediğin altın nerede?” deyince Abbas: “Bunu sen ne biliyorsun?” dedi. Peygamber (s.a.v): “Rabbim haber verdi” buyurdu. Abbas: “Şehadet ederim ki sen sadıksın ve Allah’tan başka ilah yoktur ve sen onun kulu ve Rasulüsün. Vallahi bunu Allah’tan başka kimse bilmiyordu. Ben onu gece karanlığında teslim etmiş idim. Ben senin peygamberliğin hakkında şüphe ediyordum, şimdi mademki bunu haber verdin artık şüphem kalmadı” dedi. Daha sonra Hz. Abbas: “Allah, bana o altınların yerine daha hayırlısını verdi, şimdi yirmi kölem var. Bir de Allah, bana Zemzemi verdi ki karşılığında Mekke’nin bütün mallarını verseler istemem.” dedi. Bu âyet bu olay üzerine indirilmiştir. (Özetle Kurtubî, Taberî, Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Öyleyse] ey Peygamber, elindeki esirlere de ki: “Allah yüreklerinizde bir güzellik bulursa, bütün o sizden alınan şeylerden daha güzelini bahşedecektir size: Çünkü Allah, çok esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır. ⁷⁴
74 Yani, “Eğer Allah kalplerinizde O’nun mesajını anlayıp kabul etme yönünde bir yatkınlık bulursa size iman ve dolayısıyla öteki dünyada da mutluluk bahşedecektir: ki bu da savaşta yenilmenizi de, dost ve yakınlarınızı kaybetmenizi de fazlasiyle tazmin etmiş olacaktır size”. Bu sözler öncelikle Bedir Savaşı’nda esir düşen Kureyşli müşriklere hitab ediyor ise de, savaşta müminlerin eline düşen inkarcı düşmanlara karşı benimsenecek İslamî tutumu iyi hulasa etmektedir. Savaş esirleri sorunu hakkında bir tartışma için bkz. 47:4.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ey Nebi, elinizde bulunan esirlere deki: – Allah kalbinizde imanın yerleştiğini görürse, size sizden alınan ganimetlerden daha iyisini bahşedecek ve sizi bağışlayacak zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve bitimsiz bir merhamet kaynağıdır. 33/51- 54, 35/38, 40/19, 64/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sen ey Nebi! Elinizde bulunan esirlere de ki: “Eğer Allah yüreklerinizde iyi ve güzelin (yerleşik hâli olan imana)[¹³⁹⁵] yatkınlık bulursa, size sizden alınan fidyeden daha güzelini bahşedecek; tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağı olan Allah sizi de bağışlayacaktır.
[1395] 19. âyette müşrikleri de muhatap alan “Siz, ey fetih isteyenler; işte fetih ayağınıza gelmiştir!” hitabının devamı sadedinde.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah, sizin kalplerinizde bir hayır (tevbe ederek imana gelme emâresi) görürse, sizden alınandan (serbest kalmak için verdiğiniz fidyeden) daha hayırlısını size verir, sizi bağışlar. (sizi İslam kervanını katar) Allah, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Ey Nebi! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey Peygamber! Ellerinizde esirlerden olan kimselere de ki: «Eğer Allah Teâlâ sizin kalplerinizde bir hayır bilirse, sizden alınmış olan şeyden daha hayırlısını size verir ve sizin için mağfiret buyurur. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey Peygamber! Ellerinizdeki esirlere de ki“Eğer Allah sizin kalplerinizde hayır yani iyi niyet, iman ve ihlâs istidadı bulursa, sizden alınan fidyelerden daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur).
Peygamberimizin amcası Abbas, Bedir savaşında esir edilmiş, hürriyetine kavuşmak için hem kendisinin, hem de yeğenleri Akîl ile Nevfel’in fidyelerini vermesi istenmişti. O da imkânı olmadığını ifade etmişti. Oysa Mekke ordusunun iaşesini üstüne alan on Kureyşli zenginden biri idi ve harcama sırası kendisine gelmeden savaş sonuçlanmıştı. Peygamberimiz bu maksatla harcayacağı parayı kendisine bırakmayacağını ifade etti. O: “Geri kalan ömrüm boyunca Kureyşin eline mi bakayım?” diye acındırmak isteyince Peygamberimiz: “Savaşa çıkarken hanımın Ümmü’l-Fadl’a teslim ettiğin altınlar var.” deyince “Hiç kimsenin bilmediği bu olay karşısında mûcizeyi görmüş ve Peygamberimizin risaletini içinden kabul etmişti. Sonra serveti iyice artmış olan Hz. Abbas (r.a) şöyle demiştir: “Allah’ın, alınandan daha fazlasını verme vâdi gerçekleşti. Umarım affı da gerçekleşir.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey peygamber, ellerinizde bulunan esirlere söyle: "Eğer Allah, sizin kalblerinizde bir hayır olduğunu bilirse, size, sizden alınan(fidye)den daha hayırlısını verir ve sizi bağışlar. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Nebî! Elinizde bulunan esîrlere söyle ki: Eğer Allâh Te'âlâ kalblerinizde hayır oldığını bilir ise size sizden alınandan daha hayırlısını ihsân ider ve günâhlarınızı mağfiret iyler. Allâh gafûr rahîmdir. [²]
[2] Bu âyet-i kerîme Bedir'de esîr idilen Abbas bin Abdulmuttalib hakkında nâzil olmuşdur. Esîrlerle berâber huzûr-u risâlete geldikde Fahr-i Kâinâat ona kendi fidyesiyle berâber birâderzâdeleri 'Akîl bin ebî Tâlib ve Nevfel bin ebî Hâris'in fidyesini virmeği de emr itdi. Bunun üzerine Abbas: "Yâ Muhammed ister misin ki ölünceye kadar Kureyş'e el açub geçineyim. Bu üç fidyeyi virirsem elimde bir şey kalmaz" didikde Fahr-i Risâlet: "Mekke'den çıkar iken eğer bu seferde ölür de 'avdet itmezsem bu seninle oğullarımın olsun diyerek Ümmü'l Fazl'a virdiğin altun ne oldı?" buyurdı. Abbas hayretle: "Bunı sana kim haber virdi" dimekle Rasûl-ü Ekrem "Rabbim bildirdi" cevâbını virdi. Bunun üzerine Abbas İslâm oldı. Kendi ve birâderzâdeleri içün virdiği fidye yigirmi vekiyye (vekiyye 66 dirhemdir) altun idi. Sonra Cenâb-ı Hak ona o kadar servet ve sâmân virdi ki Kureyşîlerde en zengîn o idi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey nebi! Elinizdeki esirlere de ki “Allah kalplerinizde bir hayır olduğunu bilse, sizden alınandan daha hayırlısını verir ve sizin bağışlar. (durumunuzu düzeltir)Allah bağışlar, ikramda bulunur.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Peygamber, elinizde bulunan esirlere:-Allah kalbinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir. Sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir, de!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Allah sizin kalbinizde bir hayır bulunduğunu bilirse, sizden alınanın daha hayırlısını size verir; üstelik sizi bağışlar. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey Peygamber! Elinizde esir olarak bulunanlara de ki: "Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse size, sizden alınandan daha değerlisini verir ve sizi affeder. Allah çok affedici, çok esirgeyicidir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy peyġamber! eyit aña kim ellerüñüzdedür ŧutġunlardan “eger bile Tañrı göñüllerüñüz içinde ħayr vire size yigrek andan kim alındı sizden daħı Tañrı yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā nebiyye’llāh, eyit sizüñ elüñüzde olan ye[s]irlere: Eger Tañrı Ta‘ālāsizüñ yüregüñüzde ḫayr īmān bilse, virür size sizden alınan fidālardanḫayrlu. Daḫı baġışlar size günāhlaruñuzı. Daḫı Tañrı Ta‘ālā yazuḳlar baġışla‐yıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ya Peyğəmbər! Əlinizdə olan əsirlərə de: “Əgər Allah (Öz əzəli elmi ilə) ürəklərinizdə bir yaxşılıq olduğunu bilsə, sizə sizdən alınandan (fidyədən) daha yaxşısını verər və sizi bağışlayar. Axı Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O Prophet, Say unto those captives who are in your hands: If Allah knoweth any good in your hearts He will give you better than that which hath been taken from you, and will forgive you. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O Messenger. say to those who are captives in your hands: "If Allah findeth any good(1237) in your hearts, He will give you something better than what has been taken from you, and He will forgive you: for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful."
1237 This is a consolation to the prisoners of war. In spite of their previous hostility, Allah will forgive them in His mercy if there was any good in their hearts, and confer upon them a far higher gift than anything they have ever lost. This gift in its highest sense would be the blessing of Islam, but even in a material sense, there was great good fortune awaiting them, e.g., in the case of al 'Abbas, (see n. 1235). Note how comprehensive is Allah's care. He encourages and strengthens the Muslims, at the same time condemning any baser motives that may have entered their minds. He consoles the prisoners of war and promises them better things if there is any good in them at all. And He offers comfort to those who have left their homes in His Cause, and knits them into closer fellowship with those who have helped them and sympathised with them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
النَّبِيُّ
nebî
قُلْ
de ki
لِمَنْ
o kimse- lere ki
ف۪ٓي اَيْد۪يكُمْ
ellerinizdedir
مِنَ الْاَسْرٰٓىۙ
esirlerden
اِنْ
eğer
يَعْلَمِ
bilirse
اللّٰهُ
Allah
ف۪ي قُلُوبِكُمْ
kalplerinizde vardır
خَيْراً
bir hayır
يُؤْتِكُمْ
size verir
خَيْراً
hayırlısını
مِمَّٓا
o şey- den ki
اُخِذَ
alındı
مِنْكُمْ
sizden
وَيَغْفِرْ
ve mağfi- ret eder
لَكُمْۜ
sizi
وَاللّٰهُ
çünkü Allah
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ
Rahîm'dir
Ey nebî! Elinizde bulunan esirlere de ki: "Eğer Allah, kalplerinizde bir hayır olduğunu bilirse sizden alınan (fidye)den daha hayırlısını size verir ve sizi mağfiret eder; çünkü Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir)."
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
يَد
İsim
ي د ي
El
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَسِير
İsim
ا س ر
Esir
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli