close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 66. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
El-âne ḣaffefa(A)llâhu ‘ankum ve’alime enne fîkum da’fâ(en)(c) fe-in yekun minkum mi-etun sâbiratun yaġlibû mi-eteyn(i)(c) ve-in yekun minkum elfun yaġlibû elfeyni bi-iżni(A)llâh(i)(c) va(A)llâhu me’a-ssâbirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Fakat şimdi Allah size savaştaki hükmü hafifletti ve bildi ki sizde muhakkak bir zaaf var. Artık sizden yüz tane sabır ve sebat sahibi, ikiyüzü yener ve siz bin kişi olsanız Allah'ın izniyle iki binini altedersiniz ve Allah, sabır ve sebat edenlerle beraberdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şimdi, Allah sizden (yükünüzü) hafifletti ve sizde bir zaaf olduğunu bildi(ği için sayı oranını değiştirdi. Artık) Sizden yüz sabırlı (kişi) bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratabilir; eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah’ın izniyle (onların) iki binini yener. Allah, sabredenlerle beraberdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama yine de Allah, şimdilik yükünüzü hafifletmiş bulunuyor. Çünkü zayıf olduğunuzu biliyor. Şöyle ki: Sizden eğer zor durumlarda, sabretmesini bilen yüz kişi çıkarsa, bunlar ikiyüz kişiyi yenip alteder ve sizden böyle bin kişi çıkarsa, Allah'ın izniyle ikibin kişiyi yenip altedebilir. Çünkü Allah zor durumlarda göğüs gerip dirençli davrananlarla beraberdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şimdi Allah sizin yükünüzü hafifletti. Sizde bir zaaf olduğunu bildi. Sizden sabırlı, eğitimli, kararlı, cesur yüz kişilik özel bir birlik oluşursa, iki yüz düşmana galip gelirler. Sizden bin kişilik özel bir birlik oluşursa, Allah'ın izniyle iki bin düşmana galip gelirler. Allah sabrederek mücadeleye devam edenlerle beraberdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şu an Allah üzerinizdeki yükü hafifletti ve sizde zaaf olduğunu bildi. Sizden sabırlı yüz kişi bulunursa iki yüz kişiyi yener. Eğer sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle iki bin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şimdi, Allah sizden (yükünüzü) hafifletti ve sizde bir za'f olduğunu bildi. Sizden yüz sabırlı (kişi) bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratır; eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah'ın izniyle (onların) iki binini yener. Allah, sabredenlerle beraberdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şimdi Allah, sizden yükü hafifletti. (Bir kişiye karşı on düşmanla savaşı, bire karşı iki düşmana indirdi). Bildi ki, sizde bir zayıflık var. Şimdi sizden sabredecek yüz kişi olursa, iki yüzü yenerler. Eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah'ın izniyle iki bine galebe çalarlar. Allah, sabredenlerle beraberdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şimdi Allah yükünüzü hafifletti. Ve sizde zayıflık olduğunu gördü. Eğer sizden sabreden yüz kişi olursa, iki yüz kişiyi yener. Allah’ın izniyle, bin kişi olursa, iki bin kişiyi yener. Çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, sizde bir zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, onlardan iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle onlardan iki bin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.[161]
[161] Sabır hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 74-76.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sizlerde zayıflık bulunduğunu Allah bildiği için, şimdi yükünüzü hafifletmiştir, içinizden yüz sabırlı, iki yüzü alt eder, Allahın izniyle sizden bin kişi, iki bini alt eder, Allah da biledir katlananlarla
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, çünkü sizin güçsüz olduğunuzu iyi biliyor. Bu durumda, sizden sabretmesini bilen (dirençli) yüz kişi çıkarsa, bunlar iki yüz kişiye galip gelir ve sizden böyle bin kişi çıkarsa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galip gelir. Çünkü Allah (zulme karşı) direnenlerle beraberdir.
Tefsir otoritelerinin çoğu, bu âyetin Müslümanların zayıf olduğu Bedir Savaşı’ndan hemen sonra geldiği yönünde kanaat belirtmişlerdir. Bedir’de Müslümanlar kendilerinden sayı bakımından üç kat daha fazla olan ve silah ve teçhizat bakımından çok daha güçlü olan bir orduyu yenilgiye uğratmışlardı. Buna rağmen bu ayetlerin gelmesi ve ikinci ayette müminlerin zayıflığından bahsedilmesi aslında onların savaşı inanarak ve sabrederek kazandıklarına ama yüksek nitelikte olmadıklarına işaret edilerek uyarılması anlamına da gelir. İnsanın içinde, insanlar arasında ve evren bağlamında çalışan bu mekanizmaya ilişkin bu ayette verilen yüze iki yüz ve bine iki bin rakamlarının oranı bire ikidir. Önceki ayette ise bire ondu. Her iki ayette ifade edilen oranlar, nitelik-nicelik karşılaştırmalarında üst ve alt oranları vermektedir. Tarafların nitelik-nicelik kalitelerine bağlı olarak söz konusu oran, bire on ile bire iki arasında değişebilir. Ancak yine de bu oranlar, mutlak tavan-taban oranlar olarak görülmeyebilir.  
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin Allâh sizin mesâ’înizi hafifletecekdir o sizin ne kadar za’îf oldığınızı bilür içinizden ’azim sâhibi yüz kişi ikiyüz düşmanı mağlûb idecekdir. Ve bin kişi Allâh’ın izniyle ikibine galebe idecekdir. Allâh ’azim sâhibleriyle berâberdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
65,66. Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, inkar edenlerden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulunduğunu biliyordu. Sizin sabırlı yüz kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener; sizin bin kişiniz, Allah'ın izniyle, ikibin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şimdi ise, Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah sizde bir zayıflık olduğunu bildi de şu andan itibaren yükünüzü hafifletti. Artık sizden sabırlı yüz kişi olursa Allah’ın izniyle iki yüz kişiyi yener, sizden bin kişi olursa iki bin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, (onlardan) ikiyüz kişiye galip gelir. Ve eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle (onlardan) ikibin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.  
 İlk zamanlarda müslümanların sayısı azdı, bir kişi on kişiye karşı savaşmak mecburiyetinde idi. Sayıları çoğalınca Allah Teâlâ yüklerini hafifletti, bir müslümanın iki kâfire karşı savaşması emrolundu ve sabır gösterdikleri takdirde galibiyetin kendileri için olacağı ifade edildi. Bedir savaşında müslümanlar 70 kâfiri esir almışlardı. Resûlullah (s.a.) bu esirler hakkında ne gibi bir işlem yapılacağına dair arkadaşları ile görüştü. Neticede fidye alınarak serbest bırakılmalarına karar verildi. Bunun üzerine 67. âyet nâzil oldu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak, ALLAH sizde zayıflık bulunduğunu bildiğinden şimdi sizden yükü hafifletti. Sizden dirençli yüz kişi olsa, iki yüz kişiyi yenebilir. Sizden bin kişi olsa, ALLAH'ın izniyle iki bin kişiyi yenebilir. ALLAH sabredip direnenlerle beraberdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şimdi Allah sizden yükü hafifletti ve sizde bir zaaf olduğunu bildi. O halde sizden sabredecek yüz kişi olursa ikiyüz düşmana galip gelirler, sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle ikibin düşmana galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şimdi Allah sizden yükü hafifletti ve bildi ki sizde bir za'f var, şimdi sizden sabredecek yüz kişi olursa iki yüze galebe ederler, sizden bin olursa Allahın izniyle iki bine galebe ederler, ve Allah sabredenlerledir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şu andan itibaren Allah yükünüzü hafifletti, şüphesiz sizin güçsüz olduğunuzu (ezelî ilmi ile) iyi biliyor. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz (kâfir) kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin (kâfir) kişiye galip gelirler. Allah, (yardımı ile) sabredenlerle beraberdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti. Çünkü sizde bir zayıflık olduğunu bilmektedir. Yine de, eğer sizden sabırlı yüz kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden bin kişi olursa Allah'ın izni ile iki bin kişiye galip gelir. Allah, sabredenlerle beraberdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şimdi Allah sizden (yükü) hafîfletdi. Bildi ki size muhakkak bir za'f vardır. O halde eğer içinizden (azimli) sabırlı yüz (kişi) olursa iki yüzü yenerler, eğer, sizden bin (kişi) olursa iki bine galebe çalarlar, Allahın izniyle. Allah sabr-u sebat edenlerle beraberdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şimdi Allah, muhakkak sizde bir zayıflık bulunduğunu bildiğinden sizden(yükünüzü) hafifletti.(2) Artık eğer sizden sabreden yüz kişi olursa, (onlardan) iki yüz kişiye galib gelirler. Eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galib gelirler.(3) Allah ise, sabredenlerle berâberdir.
(2)Allah, bir kişinin mukābele etmekle sorumlu olduğu düşman sayısını on adedden, ikiye indirdi. Yani artık bire karşı ikiden fazla olan düşmanla karşılaşmaya sabretmezseniz mes’ûl olmazsınız. Bunun içindir ki İbn-i Abbâs (ra): “Üç kişiden kaçan mü’min firâr etmiş olmaz. Ama iki kâfirden kaçan, firâr etmiş sayılır!” der. (Kurtubî, c. 4/8, 45)(3)İttifâkın ehemmiyeti hakkında bakınız; (sahîfe 40, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ama (maddî teçhizat ve eğitim yönünden zayıf bulunduğunuz) şu an Allah yükünüzü hafifletmiş bulunuyor ve biliyordu ki, hiç şüphesiz sizde bir zaaf var. O bakımdan sizden sabır ve irade sahibi yüz kişi olsa, (böyle olmayan) iki yüz kişiyi yenebilir. Ve eğer sizden (böyle) bin kişi olsa, Allah’ın izniyle (iradesiyle böyle olmayan) iki bin kişiyi yenebilir. Ve (bilin ki) Allah zor durumlara göğüs germesini bilenlerle beraberdir. *
(*) Bazı meallerde (ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi,) şeklindeki ifade yanlıştır. Oysa bunun anlamı: ’’…ve biliyordu ki, hiç şüphesiz sizde bir zaaf var’’şeklindedir. Ayrıca ne burada ne de Kur’an’ın başka bir ayetinde nesih diye bir olay söz konusu değildir. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. 65. ayet genel hükümdür ve en üst potansiyel ifade edilir. 66. ayet ise özel hükümdür, belli bir ordunun potansiyelidir. و الواو للحال، أى وقد علم أن فيكم ضعفا،(هميان الزاد إلى دار المعاد) الآن خفف الله عنكم أيها المؤمنون لما فيكم من الضعف (التفسير الميسر ) وجملة : { وعلم أن فيكم ضعفاً } في موضع الحال ، أي : خفف الله عنكم وقد علم من قبل أنّ فيكم ضعفا (التحرير والتنوير)ً فال أبو مسلم الأصفهاني لا نسخ في الاية : لأن لفظ الآية ورد على الخبر. سلمنا أنه بمعنى الأمر لكن لم قلتم إن التقدير ليكن العشرون يغلب فإن قيل: إن إلقاءهم الحبال والعصي معارضة المعجز بالسحر وذلك كفر والأمر صابرين في مقابلة المائتين، ولم لا يجوز أن يكون المراد إن حصل عشرون صابرون في مقابلة المائتين فليشتغلوا بجهادهم وإذا كان الشرط غير حاصل في حق هؤلاء لقوله {وعلم أن فيكم ضعفاً} فلا جرم لم يثبت ذلك الحكم فلا يتصور النسخ (غرائب القرآن و رغائب الفرقان) والنسخُ لا يليق إلاَّ بالأمر(اللباب في علوم الكتاب) وهذا يدلُّ صحَّة مذهب أبي مسلم، وهو أن ذلك الحكم لم ينسخ، بل هو ثابت كما كان فإنَّ العشرين إن قدروا على مصابرة المائتين، بقي ذلك الحكم، وإنْ لم يقدروا على مصابرتهم فالحكمُ المذكور هنا زائل.( اللباب في علوم الكتاب - تيسير التفسير) وهكذا بيَّن أو مسلم الأصفهاني ونفي أن يكون النسخ بينها سيرا على مبدئه الذي انتهى إليه أنه لَا نسخ في القرآن قط، وأن القرآن ينسخ غيره، ولا ينسخ حكمه أبدا والحق أن الآيتين حكمهما خالد دائم إلى يوم القيامة، وهو أنه في حال القوة يكون العشرون كفء المائتين وفي حكم الضعف بالأسباب التي ذكرناها، أو بعضها - يكون المائة في مقابل مائتين (زهرة التفاسير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah sizin içinizdeki zafiyetleri bildiği için, bundan böyle (şu an) Allah sizden yükü hafifletti ve eğer sizden sabreden yüz kişi olursa, iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelir. Allah sabredenlerle beraberdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Şimdi ise Allah sizin yükünüzü yeyniltti. Gücünüzün yetmiyeceğini biliyor. İçinizde bulunan katlanmasını bilen yirmi kişi onların iki yüz kişisini, içinizde bulunan bin kişi de onların iki bin kişisini Allah’ın uygunuyla yener. Allah katlananlarla birliktedir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şimdi ise sizden ağır yükü hafifletti. Sizlerde zaaf bulunduğunu bildi [¹]. İçinizden sabırlı yüz kişi iki yüz kişiye, yine içinizden sabırlı bin kişi iki bin kişiye Allah/ın izni ile galebe eder. Allah sabırlı olanlarla beraberdir.
[1] Vukuuna ilmi taallûk etti. Bunu ilmi zuhuriyle bildi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şimdi Allah (yine de) yükünüzü hafifletti ve sizde şüphesiz (şu anda) bir zaaf olduğunu bilmektedir. Eğer (bu durumda) içinizde sabırlı/güçlüklere direnen yüz kişi olursa, iki yüz kişiye karşı galip gelir; eğer sizin içinizde bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiyi yener. Çünkü Allah sabredenlerle/güçlüklere göğüs gerenlerle beraberdir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şimdi Allah sizden (yükünüzü) hafifletti ve içinizde zaaf bulunduğunu bildi. Sizin sabırlı yüz kişiniz onlardan iki yüz kişiyi yener; sizin bin kişiniz, Allah'ın izniyle, iki bin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Şimdi Allah, içinizde zaman zaman gaflet, yılgınlık ve zayıflık olacağını bildiğinden, aslında bire-on olması gereken oranı düşürerek yükünüzü hafifletmiş bulunuyor. O hâlde, eğer içinizden zorluklara karşı göğüs gererek sabreden yüz kişi olursa, kâfirlerden iki yüz kişilik bir bölüğü yenebilirler; yine sizden böyle bin kişi olursa, kâfirlerden iki bin kişilik bir orduyu Allah’ın izniyle yenebilirler. Demek ki İslâm ordusu, —kendisinin iki katından fazla olmadığı sürece— düşman karşısında geri çekilemez, savaşmak zorundadır. Eğer müminler Allah’a dayanır ve zorluklar karşısında sabrederlerse, kesinlikle galip geleceklerdir. Çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir.Ama hâlâ içinizde, Peygamberin görevini ve gönderiliş gayesini tam anlamıyla kavrayamamış olanlar var! O hâlde ey Müslümanlar, iyi bilin ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şimdi Allah sizden hafifletti. İçinizde bir zayıflık olduğunu bildi. Bu sebeple sizden sabırlı “yüz” olursa, “iki yüz”e galip gelir. Sizden “bin” olursa, Allah’ın izniyle “iki bin”e galip gelir. Allah Sabredenler’le birliktedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ancak şu an itibariyle Allah, notunuzu biraz düşürdü. Çünkü eğitimde bir gevşeklik var. Şu haliyle sizin yüz eriniz, ancak iki yüz eri mağlûp edebilir. Aynı şekilde sizin bin eriniz, Allah'ın izniyle iki bin erin hakkından gelebilir. [2] Allah ise, yüksek dayanma gücü olanların yanındadır…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şimdi; Allah yükünüzü hafifletti. İçinizde zaafı olanların bulunduğunu biliyor. Bu nedenle yardımımız olsa da, yaşamınıza yansıyacaklar farklı olacaktır. Onun için eğer içinizde azimli, kararlı, mücadeleci yüz kişi olursa iki yüz kişiye bedeldir. Eğer içinizde azimli, kararlı, mücadeleci bin kişi olursa iki bin kişiye bedeldir. Bu Rabbinizin Müminlere yardımıdır. Rabbiniz durumunuza göre hükmünü bildirmiştir. Artık bire on mücadele yerine bire iki mücadele gücüne sahipsiniz. Ne zaman içinizdeki zaafı yendiniz. Ne zaman içinizdeki nifak unsurlarından kurtuldunuz. O zaman Allah’ın yardımı size bire on gücünde ulaşır. Unutmayın ki; Allah’ın yardımını ancak samimiyetinize, azminize, kararlığınıza, mücadele inancınıza göre verir. Şüphesiz Allah azimli, kararlı, mücadeleci olanlarla beraberdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şimdi Allah yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. Sizden sabırlı yüz (kişi) olursa, (onlardan) iki yüz (kâfir)e galip gelebilir. Sizden bin (kişi) olursa, Allah’ın izniyle (onlardan) iki bin (kâfir)e galip gelebilir. Allah sabredenlerle beraberdir. [*]
Bu iki ayet arasında [nesh] yani “hüküm iptali” yoktur. Kaliteli olan az sayıdaki mümin grubun bu özellikte olmayan çok sayıdaki insanlara galip gelebileceği müjdelenmekte, oran yarı yarıya gelince de savaştan kaçılmaması gerektiği hükme bağlanmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şimdi ise Allah sayınızın arttığını¹ bildiği için size bunu hafifletti. O halde sizden Allah’ın izniyle sabreden yüz kişi olursa (kâfirlerden) iki yüz kişiye galip gelir ve yine sizden bin kişi olursa (kâfirlerden) iki bin kişiye galip gelir. Çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir.
1 Yukarıdaki ifade, (ضَعُفَ) fiili, faili için “artmak, fazla olmak” anlamına da geldiği için tercih edilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ama yine de] Allah, şimdilik yükünüzü hafifletmiş bulunuyor, çünkü zayıf olduğunuzu biliyor: Şöyle ki: Sizden eğer zor durumlarda sabretmesini bilen yüz kişi çıkarsa, bunlar ikiyüz kişiyi tepeleye[bile]cektir; ve sizden böyle bin kişi çıkarsa, Allah’ın izniyle ikibin kişiyi tepeleye[bile]cektir; çünkü Allah zor durumlara göğüs germesini bilenlerle beraberdir. ⁷¹
71 Bu ayet, Müslümanların hem sayıca hem de donanım olarak son derece zayıf oldukları, cemaatlerinin henüz kayda değer siyasal bir organizasyona erişmediği, Bedir Savaşı’ndan hemen sonraki günlere (H. 2. yıl) ilişkindir. Kur’an o günkü şartlar altında müminlerden -pek tabii, sonraki dönemlerde benzer şartlar altında başka Müslüman cemaatlerden de- her bakımdan gelişmiş ve güçlenmiş cemaatlerden beklenen çaba ve etkinliğin beklenemeyeceğini, ama yine de kendilerinden hiç olmazsa sayıca iki kat kalabalık bir düşmana karşı direnmeleri gerektiğini söylüyor. (Burada ikiye karşı bir, yahut önceki ayette olduğu gibi ona karşı bir gibi sayısal oranlar, kuşkusuz, tıpkısı tıpkısına mutlak oranlar olarak lafzî anlamlarıyla ele alınmamalı; nitekim Müslümanlar Bedir’de kendilerinden sayıca üç kattan daha fazla ve donanımca daha güçlü bir orduyu bozguna uğratmışlardır.) Bu itibarla; Allah’ın inananların üzerindeki “yükü hafifletmesi”ne ilişkin atıf da göstermektedir ki, hem bu ayet hem de önceki ayet, geleceğe ya da gaybe dair bir ihbar değil, fakat yüreklendirmeye ilişkin ilahî bir emir hükmündedir (Râzî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, içinde bulunduğunuz durum itibariyle ve sizdeki zaafı bilmesinden dolayı yükünüzü hafifletti. Bu durumda bile sizden çıkacak yüz dirençli ve cesur yiğit iki yüz kişiyi yenebilir. Eğer sizden bin kişi çıkarsa bu durumda da Allah’ın izniyle iki bin kişiyi mağlup edebilir. Zira Allah, davasında direnenlerle beraberdir. 2/153, 5/54, 29/6- 69, 47/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Mevcut şartlarda Allah yükünüzü hafifletmiştir; zira sizin güçsüz olduğunuzu iyi biliyor: O hâlde, sizden dirençli yüz kişi çıkacak olursa, bunlar iki yüz kişiyi alt eder; ama eğer sizden bin kişi çıkarsa, Allah’ın izni sayesinde iki bin kişiyi alt eder: zira Allah (hakta) direnenlerle beraberdir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bu, on misli düşmanla savaşmak gücü ilk mücahitlerin başarabileceği bir işti, aranıza yenileri katıldı) Sizlerin sabretme (o kadar çok düşmana dayanma) gücünüzde bir zayıflık belirince, Allah da, şimdi sizin yükünüzü hafifletti. (On misli düşmanla karşılaştığınızda, savaşma zorunluluğunu üzerinizden kaldırdı.) Bundan sonra, sizden şayet yüz mücâhit bulunursa, ikiyüz kafire gâlip gelir, şayet sizden bin mücâhit bulunursa, Allah’ın izniyle iki bin kafiri mağlup eder. Allah, sabredenlerle beraberdir! (Ey iman edenler, içinizden bir kısmı savaş sona ermeden, -sonra fidye mukabilinde serbest bırakmak için- esir almaya kalkıştı)
Osman Fırat
swap_vert close
Şimdi Allah sizden (yükü) hafifletti, sizde zayıflık bulunduğunu bildi. Bundan böyle sizden sabreden yüz kişi olsa, iki yüz(kâfir)i yenerler. Ve eğer sizden bin kişi olsa Allâh’ın izniyle iki bin(kâfir)i yenerler. Allâh, sabredenlerle beraberdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şimdi Allah Teâlâ sizden (yükü) hafifleştirdi ve bilmiştir ki, sizde muhakkak bir zaaf var. İmdi sizden sabredici yüz kişi bulunursa iki yüze galip olurlar. Ve eğer sizden bin kişi bulunursa iki bine galebe ederler, Allah Teâlâ'nın izniyle. Ve Allah Teâlâ sabredenler ile beraberdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ama şimdi Allah yükünüzü hafifletti, çünkü sizde savaşma konusunda bir zayıflık olduğunu müşahede etti. O halde sizden sabırlı yüz kişi, Allah'ın izniyle onlardan iki yüz kâfire üstün gelir ve eğer sizden bin kişi olursa, onlardan iki bin kişiye galip gelir. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şimdi Allah sizden hafifletti, sizde zayıflık bulunduğunu bildi. Bundan böyle sizden sabreden yüz kişi olsa, iki yüz(kafir)i yenerler. Ve eğer sizden bin kişi olsa Allah'ın izniyle iki bin(kafir)i yenerler. Allah, sabredenlerle beraberdir.
Bedir'de İslâm ordusu kırk kâfiri öldürmüş ve kırkını da esîr almıştı. Allah'ın Elçisi (s.a.v.), alınan esîrlere yapılacak işlem hakkında ashâbıyle istişâre etti. Düşüncelerini sorduğu Ömer, esîrlerin öldürülmesini; Ebubekir ise fidye karşılığında salıverilmesini önerdi. Ebubekir'in düşüncesini uygun bulan Hz. peygamber, fidye karşılığında bu esîrleri serbest bıraktı.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şimdi Allâh Te'âlâ üstünüzden yükünüzi hafifletdi ve sizin za'îf oldığınızı bildi. Eğer sizden sabır idici yüz kişi olursa ikiyüz kişiye bin kişi olursa ikibin kişiye galebe ider. Allâh sabır idenlerle berâberdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Şimdi Allah, sizde bir zayıflık olduğunu bildi ve yükünüzü hafifletti. Artık sizden sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiyi yener. Sizden bin kişi de Allah’ın izniyle onlardan iki bin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti ve içinizdeki zayıfları bilmektedir. Bu sebeple sizden sabırlı yüz kişi iki yüz kişiye galip gelir. Sizden bin kişi olursa Allah'ın izni ile iki bin kişiye galip gelir. Allah sabredenlerle beraberdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Şimdi ise Allah sizde bir zaaf bulunduğunu bildiği için, yükünüzü hafifletti. Bu durumda, sizden sabreden yüz kişi olursa, iki yüz kişiye üstün gelir. Sizden bin kişi de Allah'ın izniyle iki bin kişiyi mağlûp eder. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.(12)
(12) Son iki âyet, bu sûrenin 45’inci âyetine açıklık getirmektedir. Söz konusu âyette mü’minler düşman topluluğu karşısında sebat etmekle emrolunmuş; bu âyetlerde ise, karşısında sebat edilmesi gereken düşman kuvvetinin büyüklüğü belirlenmiş, sebat yükümlülüğünün sınırları çizilmiştir. Yukarıdaki âyetlerden ilkinde bu sınır bire ondur. Ancak daha sonraki yıllarda İslâma giren pek çok kişi ile sayı kalabalıklaşmış olmakla birlikte, yeni girenlerin birçoğu eskilerin kuvvet ve sabrına ulaşamamış, ayrıca bu arada İslâm toplumuna sızan ve sürekli olarak fitne kazanlarını kaynatan münafıklar da toplumda ister istemez bir zaaf sebebi oluşturmuş, böylece sayıca kalabalık olan yeni toplum, içindeki her seviyeden insanlarla birlikte, kendilerinin on misli değil, iki misli bir düşman kuvvetine karşı sebat etmekle yükümlü kılınmıştır. Bu, bir mü’minin sebatı için alt sınırı teşkil etmektedir. Kiminin imanı ise, on değil, belki bin de değil, bütün bir dünyaya meydan okuyacak güçtedir ve tarih böyle insanları da, toplumları da görmüştür. Sonuç olarak, yukarıdaki iki âyetin ikisi de değişik seviyelerdeki toplumların durumuna göre sınırlar koymaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şimdi, Allah yükünüzü hafifletti. Bilmiştir ki, sizde bir zaaf var. İçinizden sabırlı yüz kişi olsa, iki yüz kişiye galip gelir; sizden bin kişi olsa, Allah'ın izniyle iki bin kişiye galebe çalar. Allah, sabredenlerle beraberdir!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şindi yiyni eyledi Tañrı sizden daħı bildi kim bayıķ sizdedür ża'iflıķ. pes eger ola sizden yüz ķatlanıcı yiñeler iki yüzi. daħı eger ola sizden biñ yiñeler iki bini Tañrı destūrıyıla. daħı Tañrı ķatlanıcılar iledür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İmdi yeyniltdi Tañrı Ta‘ālā sizüñ üstüñüzden, bildi ki sizde ża‘īflıḳ vardur.Eger sizden yüz ṣabr idici kişi olsa yiñerler iki yüz kişiyi ve eger sizden biñṣabr idici kişi olsa iki biñ kişiyi yiñerler Tañrı buyruġı‐y‐la. Daḫı Tañrı me‐dedi ṣabr eyleyiciler biledür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey mö’minlər!) İndi Allah (yükünüzü) yüngülləşdirdi. Çünki O sizdə bir zəiflik olduğunu bilirdi. Artıq aranızda yüz səbirli kişi olsa, iki yüz nəfərə (kafirə), min kişi olsa, iki min nəfərə Allahın iznilə qələbə çalar. Allah səbr edənlərlədir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Now. hath Allah lightened your burden, for He knoweth that there is weakness in you. So if there be of you a steadfast hundred they shall overcome two hundred, and if there be of you a thousand (steadfast) they shall overcome two thousand by permission of Allah. Allah is with the steadfast.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For the present, Allah hath lightened your (task), for He knoweth that there is a weak spot in you:(1233) But (even so), if there are a hundred of you, patient and persevering, they will vanquish two hundred, and if a thousand, they will vanquish two thousand, with the leave of Allah. for Allah is with those who patiently persevere.
1233 Given equal conditions, Muslims on account of their faith could win against odds of ten-to-one. But where their organisation and equipment are weak, as was the case about the time of Badr, they were set a lighter task, and asked to tackle no more than odds of two to one against them. As a matter of fact at Badr they won through against odds of more than three to one.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلْـٰٔنَ
şimdi
خَفَّفَ
hafifletti
اللّٰهُ
Allah
عَنْكُمْ
sizden
وَعَلِمَ
çünkü bildi
اَنَّ
şüp- hesiz
ف۪يكُمْ
sizde var
ضَعْفاًۜ
bir zayıflık
فَاِنْ
artık eğer
يَكُنْ
olursa
مِنْكُمْ
sizden
مِائَةٌ
yüz (kişi)
صَابِرَةٌ
sabreden
يَغْلِبُوا
galip gelirler
مِائَتَيْنِۚ
iki yüz (kişiye)
وَاِنْ
ve eğer
يَكُنْ
olursa
مِنْكُمْ
sizden
اَلْفٌ
bin (kişi)
يَغْلِبُٓوا
galip gelirler
اَلْفَيْنِ
iki bin (kişiye)
بِاِذْنِ
izniyle
اللّٰهِۜ
Allah'ın
وَاللّٰهُ
ve Allah
مَعَ
bera- berdir
الصَّابِر۪ينَ
sabredenlerle
Şimdi Allah sizden (yükünüzü) hafifletti (ve bir kişiye karşı on kişi olan hükmünü, bire karşı ikiye düşürdü), çünkü sizde (tevekkül açısından) bir zayıflık olduğunu bildi. (Artık) Eğer sizden sabırlı yüz kişi olursa (onlardan) iki yüz kişiye galip gelir ve eğer sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle (onlardan) iki bin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.
الْـٰٔن
Zarf
الْـٰٔن
Şimdi, şu anda
خَفَّفَ
Fiil-II
خ ف ف
Hafifletti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ضَعْف
İsim
ض ع ف
Zayıflık
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مِائَة
İsim
م ا ي
Yüz (sayı)
صَابِرَة
Etken fiil
ص ب ر
Sabreden
غَلَبَ
Fiil-I
غ ل ب
Galip geldi, mağlup etti
مِائَة
İsim
م ا ي
Yüz (sayı)
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَلْف
İsim
ا ل ف
Bin (sayı, rakam olarak)
غَلَبَ
Fiil-I
غ ل ب
Galip geldi, mağlup etti
اَلْف
İsim
ا ل ف
Bin (sayı, rakam olarak)
اِذْن
İsim
ا ذ ن
İzin
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
صَابِر
Etken fiil
ص ب ر
Sabreden