close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 65. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-nnebiyyu harridi-lmu/minîne ‘alâ-lkitâl(i)(c) in yekun minkum ‘işrûne sâbirûne yaġlibû mi-eteyn(i)(c) ve-in yekun minkum mi-etun yaġlibû elfen mine-lleżîne keferû bi-ennehum kavmun lâ yefkahûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Peygamber, inananları savaşa teşvik et. Sizden yirmi tane sabırlı er bulunsa onların iki yüzüne üst gelir ve siz yüz kişi olsanız kafirlerin bin tanesine üst olursunuz, çünkü onlar, hiçbir şeyden anlamaz bir topluluktur.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey Nebi(m, hesap edilmeyen tehlikeleri önlemek, muhtemel sıkıntı ve saldırıları engellemek üzere) mü’minleri savaşa hazırlıklı olmaya (sürekli ve sistemli olarak) teşvik et. Sizden sabırlı (eğitimli, kararlı ve cesur) yirmi kişi(lik özel bir ekip oluşursa,) iki yüz kâfire galip gelirler. Sizden (sadık ve sağlam) yüz kişi(lik özel bir birlik hazırlanırsa; bunlar, iman sözleşmesindeki taahhütlerini unutanlardan; yani Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar ile) küfre sapanlardan bin kişiye galip gelirler. Bu, onların (Kur’an davetini ve akıbetlerini düşünmeyen) kavrayışı kıt ve anlayışsız bir toplum olmaları nedeniyledir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! İnananları savaşmaya teşvik et. Sizden zor durumlara göğüs germesini bilen yirmi kişi çıkarsa, bunlar ikiyüz kişiye bedeldir. Sizden böyle yüz kişi çıkarsa, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeye kalkışanlardan bin kişiye bedeldir. Çünkü onlar her gerçeği ve bu savaştaki gerçekleri anlayamayan bir topluluktur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey Peygamber, hesap edilmeyen tehlikeleri önlemek, sıkıntıları kolaylaştırmak için mü'minleri savaşa, savaşa hazırlıklı olmaya tekrar tekrar teşvik et. Sizden sabırlı, eğitimli, kararlı, cesur yirmi kişilik özel bir birlik oluşursa, iki yüz kâfire galip gelirler; sizden yüz kişilik özel bir birlik oluşursa, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar ile küfre saplananlardan bin kişiye gâlip gelirler. Bu, onların hakkı ve âkıbeti düşünmeyen anlayışı kıt bir toplum olmalarından ileri gelmektedir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Sizden sabırlı yirmi kişi olursa iki yüz kişiyi yener. Eğer sizden yüz kişi olursa inkar edenlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
65-66.İshak bin Rahuye`nin Müsned`inde Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Yüce Allah Müslümanlardan bir kişinin on kişiye karşı direnmesini emredince bu onlara zor ve ağır geldi. Bunun üzerine Yüce Allah bu yükü hafifletti ve bir kişinin iki kişi karşısında direnmesini emretti. Buhari`nin Sahih`inde de Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan bu manada bir rivayet nakledilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey Peygamber, mü'minleri savaşa karşı hazırlayıp-teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, kâfirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Peygamber; müminleri savaşa teşvik et. İçinizden sabır ve sebat edecek yirmi kişi bulunursa, onlar iki yüz kişiye galebe ederler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfirlerden bin kişiye galebe çalarlar. Çünkü onlar, gerçeği ve neticeyi anlayamıyan bir kavimdirler. (Müslümanların çoğalması ile bu âyeti kerimenin hükmü, bundan sonra gelen şu âyeti kerime ile nesh edilmiştir.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey Peygamber! Müminleri savaş için teşvik et. Eğer sizden yirmi kişi olursa, iki yüz kişiyi mağlup eder. Eğer yüz kişi olursa, o kâfir olanlardan bin kişiyi yener. Çünkü onlar, bilgisiz bir toplumdurlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kâfire galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey peygamber! Sen inanmış olanları savaşa heveslendir, anlamayan bir ulus olmaları yüzünden, sizden yirmi sabırlı, iki yüzü alt eder, sizde yüz kişi olsa, kâfirlerden bin kişiyi alt eder
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey Nebi! İnananları (Allah için düşmana karşı) savaşa hazırla! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz inkârcıya galip gelir. Eğer sizden (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkârcılardan bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
Bu ayette, “gerçekten inanan ve gerekliliklerini yerine getiren yirmi kişinin, gerçeği ve doğruyu görmezden gelen iki yüz kişiye veya yüz kişinin bin kişiye üstünlük sağlayacağı” ifade edilmektedir. Burada, niteliğin nicelikten daha önemli olduğu vurgulanmaktadır; yüksek değer oranı olarak bire on değeri verilmektedir. Kur’an’ın bu ifadesi bugün bilim dünyasının sosyo ideolojik alandaki nitelik-nicelik araştırmalarıyla da ortaya konulmuştur. Nitelik-nicelik verimliliği noktasında söz konusu oranın diğer alanlara da yansıması yüksek ihtimalle mümkün görünmektedir. Müminler bu durumun onlara verdiği özgüven, cesaret, sebat, coşku, odaklanma ve adanma melekeleriyle avantajlı pozisyona geçmektedirler veya başka bir deyişle, Allah onların içine çeşitli türde olumlu melekler indirip onlara yardım etmektedir. Kâfirler için “onlar anlamayan bir topluluktur” ifadesi kullanılmıştır. Onlar, ilgili konulardaki doğruları görmezden geldikleri için bilgi eksikliği içindedirler, durumu ve kendilerinin durum içindeki pozisyonunu anlayamamaktadırlar. Bu durumda onlar korku, panik, ümitsizlik, isteksizlik ve yılgınlık hissetmektedirler. Başka bir deyişle, Allah onların içine çeşitli türde olumsuz melekeler verip onları engellemektedir. Bu nedenle müminler, sağlam adım attıklarından emin olarak ve Allah’tan destek alarak cepheye çıkıyorlar. Ama karşılarındakiler Allah’a ve ahirete inanmayan, sadece dünyalık çıkarlar için çarpışmaya gelen, içinde haklı olmanın özgüvenini taşımayan, ölümden korkan, bencil hedefleri olan bir gürûhtan ibarettir. Onların kalpleri kilitlidir, gözleri perdelidir, basiretleri bağlıdır, düşünsel ve duygusal güçleri yetersizdir. Hattâ onlar, düşünme yeteneği olmadığı için idealize olamayan, zora düştüğü zaman birbirlerini bırakıp kaçan diğer canlılar gibidirler. Çünkü onların birliktelikleri menfaate dayalıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey nebî! Mü’minleri küffâra karşu muhârebeye sevk it ânlardan ’azim sâhibi yigirmi kişi ikiyüz kâfire galebe ider bin kişiyi kaçırır, çünki kâfirler ’akılsızdırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
65,66. Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, inkar edenlerden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulunduğunu biliyordu. Sizin sabırlı yüz kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener; sizin bin kişiniz, Allah'ın izniyle, ikibin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey peygamber! Müminleri savaşa teşvik et! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa inkâr edenlerden iki yüz kişiyi yener, sizden yüz kişi olursa bin kişiyi yener; çünkü onlar yaptıklarının bilincinde olmayan bir topluluktur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey peygamber, inananları savaşa özendir. Sizden dirençli yirmi kişi olsa, iki yüz kişiyi yenebilir. Sizden yüz kişi, kafirlerden bin kişiyi yenebilir. Çünkü onlar, anlamayan bir topluluktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Peygamber! Müminleri cihada teşvik eyle. Eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar hakkı ve akıbeti düşünmeyen anlayışsız bir kavimdirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o Peygamber! Mü'minleri cihade teşvik eyle, eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galebe ederler ve eğer sizden yüz kişi olursa o küfredenlerden birine galebe ederler, çünkü onlar hakkı ve akıbeti iyi idrâk etmez fıkıhsız bir kavmdirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey Peygamber! Mü’minleri cihada teşvik et. Sizden sabreden yirmi kişi olursa, (kâfirlerden) iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden (sabreden) yüz kişi olursa, kâfirlerden bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar (kâfirler, işin hakikatini) anlamayan bir topluluktur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey Nebi! Mü'minleri savaşmaya cesaretlendir. Eğer sizden sabreden¹ yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden yüz kişi bulunursa, gerçeği yalanlayan nankörlerden bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar gerçekten anlamaz² bir halktır.
1- Dayanan, direnen, yılmayan. 2- Yüce değerlerden yoksun, yalnızca dünyaya bağlı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey peygamber, mü'minleri harbe teşvik et. Eğer içinizden sabr-u sebata mâlik yirmi (kişi) bulunursa onlar iki yüze galebe ederler. Eğer sizden yüz (kişi) olursa kâfirlerden binini yener. Çünkü onlar anlamazlar güruhudur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey peygamber! Mü'minleri savaşa (cihâda) teşvîk et! Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa, (müşriklerden) iki yüz kişiye galib gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, inkâr edenlerden bin kişiye galib gelirler; çünki gerçekten onlar (hakikati) anlamayan bir kavimdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey Nebi! İnananları (size savaş açıp saldıranlara karşı kendinizi savunmak için) savaşmaya (sürekli ve sistemli olarak) teşvik et (onları yüreklendir). Ve eğer sizden zor durumlara göğüs germesini bilen sabırlı (eğitimli, kararlı, cesur ve fedakâr) yirmi kişilik özel bir birlik oluşursa, bunlar (bu durumda olmayan) ikiyüz kişiyi yenebilir. Yine eğer sizden böyle yüz kişilik bir birlik oluşursa, (böyle olmayan) inkâr etmiş olanlardan bin kişiyi yenebilir. Şüphesiz onlar (gerçekleri) anlamayan bir topluluktur. *
(*) Bu ayette, “gerçekten inanan ve gerekliliklerini yerine getiren yirmi kişinin, gerçeği ve doğruyu görmezden gelen iki yüz kişiye veya yüz kişinin bin kişiye üstünlük sağlayacağı” belirtilmektedir. Burada, niteliğin nicelikten daha önemli olduğu vurgulanmaktadır; yüksek değer oranı olarak bire on değeri verilmektedir. Kur’an’ın bu ifadesi bugün bilim dünyasının sosyo ideolojik alandaki nitelik-nicelik araştırmalarıyla da ortaya konulmuştur. Nitelik-nicelik verimliliği noktasında söz konusu oranın diğer alanlara da yansıması yüksek ihtimalle mümkün görünmektedir. Müminler bu durumun onlara verdiği özgüven, cesaret, sebat, coşku, odaklanma ve adanma melekeleriyle avantajlı pozisyona geçmektedirler… inkârcılar için ise “onlar anlamayan bir topluluktur” ifadesi kullanılmıştır. Onlar, ilgili konulardaki doğruları görmezden geldikleri için bilgi eksikliği içindedirler, durumu ve kendilerinin durum içindeki pozisyonunu anlayamamaktadırlar. Bu durumda onlar korku, panik, ümitsizlik, isteksizlik ve yılgınlık hissetmektedirler… Bu nedenle müminler, sağlam adım attıklarından emin olarak ve Allah’tan destek alarak inancıyla cepheye çıkıyorlar. Ama karşılarındakiler Allah’a ve ahirete inanmayan, sadece dünyalık çıkarlar için çarpışmaya gelen, içinde haklı olmanın özgüvenini taşımayan, ölümden korkan, bencil hedefleri olan bir gürûhtan ibarettir… (C. Külünkoğlu Meali Enfal-65. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey Nebî (Haberci)! İnananları savaşa (psikolojik olarak hazırla) teşvik et. Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer sizden sabır gösteren yüz kişi olursa, hakikati inkâr eden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar doğruyu anlamaya yanaşmayan bir topluluktur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey peygamber! İnananların savaş isteğini artır (savaşa ikna et). İçinizde katlanan on kişi varsa, onlarla yüz kişiyi yenersiniz. İçinizden yüz kişi de tanımazlardan bin kişiyi yener. Çünkü onlar kavramıyanlar takımıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey Peygamber! Mü/minleri kıtala teşvik et. İçinizden sabırlı yirmi kişi iki yüz kâfire galebe eder. İçinizden yine sabırlı yüz kişi kâfir olanlardan bin kişiyi yener çünkü onlar anlamaz, idraksiz bir cemaattir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey Peygamber! Mü’minleri savaş esnasında [ale’l-kıtâl] yüreklendir/coştur [harrıd]. Eğer içinizden sabırlı/güçlüklere direnen (ölüm korkusunu yenmiş) yirmi kişi olursa (kâfirlerden) iki yüz kişiye galip gelir. Sizin yüz kişiniz inkâr edenlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur [kavm].
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Sizin sabırlı yirmi kişiniz, onlardan iki yüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, küfre sapanlardan bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir topluluktur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber ve ey onun izinde yürüyen Müslüman komutan! İnananları cesaretlendirerek savaşa teşvik et; çünkü eğer içinizden, zorluklara karşı göğüs gererek sabretmesini bilen yirmi kişi olursa, kâfirlerden tam iki yüzkişilik bir bölüğü yenebilirler; yine sizden böyle yüz kişi olursa, kâfirlerden bin kişilik bir orduyu yenebilirler. Çünkü onlar, Allah’a ve âhirete inanmayan; evrenin, hayatın ve ölümün gerçek anlamını bilmeyen bir topluluktur.Demek ki, savaş taktiğini iyi bilen cesaretli, sabırlı ve sağlam inançlı bir İslâm ordusu, sayıca kendisinden on kat fazla düşmanı yenebilir. Ancak her Müslüman, bu derece sabırlı, takvalı ve cesaretli olmayabilir. Bunun içindir ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey Nebiyy! Müminler’i Savaş’a teşvik et / isteklendir! Sizden sabırlı “yirmi” olursa, onlardan “iki yüz”e galip gelir. Sizden “yüz” olursa, onların fıkıh etmez / inceden inceye düşünmez bir kavim olmaları sebebiyle inkâr etmiş olanlardan “bin”e galip gelir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili resulüm! Müminleri savaşa hazırla: Çünkü, sizin savaş eğitimli yirmi eriniz, iki yüz düşman erini alt edebilir. Aynı şekilde yüz eğitimli eriniz, inkarcıların bin erini mağlûb edebilir. Çünkü inkarcıların, kafası çalışmaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Nebi! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde azimli, kararlı, mücadeleci yirmi kişi bulunursa iki yüz kişiye bedeldir. Eğer içinizde azimli, kararlı, mücadeleci yüz kişi bulunursa inkâr edenlerden bin kişiye bedeldir. Çünkü inkâr edenler bu gerçeği anlamayan, Allah’ın yardımının ne olduğunu kavrayamayan bir topluluktur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey Peygamber! (Saldırıya karşılık) müminleri savaşa teşvik et! Sizden sabırlı yirmi (kişi) olursa, iki yüz (kâfir)e galip gelebilir. Sizden yüz (kişi) olursa, (gerçeği) anlamayan bir topluluk olmaları sebebiyle kâfir olanlardan bin (kâfir)e galip gelebilir. [*]
Bu cümle savaşta kalabalıkların değil, inanmış kaliteli kişilerin galip geleceğini göstermektedir. Benzer mesajlar: Bakara 2:249; Enfâl 8:19; Tevbe 9:25.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey Peygamber! Mü’minleri sürekli olarak savaşa teşvik et. Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa, (kâfirlerden) iki yüz kişiye galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa, kâfirlerden bin kişiye galip gelirler. Bu ise, onların gerçekten anlayışsız bir topluluk olmalarındandır.¹
1 Bu âyete göre, 1/10 nispetine kadar olan düşman karşısında sabretmek gerekmektedir. İslâm’ın ilk yıllarındaki askeri teşkilâtlanmanın aslı budur. Müslümanlar yeryüzünde bu olağanüstü şartların yaşandığı durumlara düşerlerse, yapılacak savaştaki ölçü, bu olabilir. Yani, bu nispetten aşağı durumda iseler, “azız” diye durmayıp bu nispete ulaşıncaya kadar asker yetiştirecekler sonra Peygamberin savaş siyasetine uygun şekilde savaşa hazır olacaklar ve savaşacaklardır. Bazıları bu âyetin sonraki âyetle nesh edildiğini söylemişlerse de bu doğru değildir. Müfessirlerin çoğunluğuna göre burada nesh olmayıp, hafifletme vardır. Sonraki âyet, İslâm devletinin, gücüne kavuştuğu zamanlar için, bu âyet ise olağanüstü şartlar için, geçerlidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ey Peygamber! İnananları, kavgada ölüm korkusunu alt etmeleri yönünde (şöylece) yüreklendir: ⁶⁹ Sizden zor durumlara göğüs germesini bilen yirmi kişi çıkarsa, bunlar ikiyüz kişiyi tepele[yebil]melidir; sizden böyle yüz kişi çıkarsa, hakkı inkara kalkışanlardan bin kişiyi tepele[yebil]melidir; çünkü onlar bunu kavrayamayan bir güruhturlar. ⁷⁰
69 Harridi’l-mü’minîne ibaresi için yapılan bir açıklama için bkz. 4. sure, 102. not. Bizim yorumumuzla bağdaşım içinde, ‘ale’l-kıtâl sözcükleri, ya “savaşmak [amacıyla]” ya da “savaştıkları zaman” olmak üzere iki şekilde çevrilebilir. Harrid fiilinin “teşvik et” ya da “çıkar/kaldır” şeklindeki başlıca iki grup altında toplanabilecek geleneksel yorumu bazında, ibare “inananları savaşmaları için teşvik et” şeklinde tercüme edilebilir; fakat bu, kanaatimizce, konu hakkında yukarıdaki ilk notumuzda belirttiğimiz gibi, ayette geçen emir ya da öğüdü gerçek anlamıyla vermekten uzaktır.70 Bazı müfessirler bu ayette gelecek hakkında ilahî nitelikli bir haber görüyor ve dolayısıyla ayeti: “Sizden ... yirmi kişi çıkarsa, ikiyüz kişiyi tepeleyecek ...” şeklinde anlıyorlar. Oysa tarih göstermektedir ki inananlar, Hz. Peygamber devrinde bile her zaman bu kadar farklı bir kuvvete karşı galebe çalmamışlardır; bu itibarla bu yoldaki görüşlerin pek isbatlanabilir olmadığı ortadadır. Bu bölümü doğru anlamak için onu başlangıç cümlesiyle, yani: “İnananları, kavgada ölüm korkusunu alt etmeleri yönünde yüreklendir” hitabıyla bağlantılı olarak okumamız gerekir; ancak o zaman anlaşılacaktır ki, bizim çeviri metninde ifade etmeye çalıştığımız gibi, amaç, ölüm korkusunu yenmeleri ve zor durumlarda sayıca kendilerinden birkaç kat kalabalık düşmanın hakkından gelebilecek kadar sabırlı, dirençli olmaları yönünde inananların yüreklendirilmesidir (Râzî, keza bkz. Menâr X, 87). Ayetin “çünkü onlar bunu [yani, gerçeği] kavrayamayan (yahut kavrayamayacak) bir güruhtur” şeklindeki bitiş cümlesi iki şekilde de anlaşılabilir: (a) Müminlerin “hakkı inkara kalkışanlardan” (ellezîne keferû) üstün olduklarını gösteren sebeplerden birinin ifadesi olarak: çünkü bu sonrakiler değişmeyen gerçeklere, mutlak doğrulara ve ahiret hayatına inanmadıklarından, müminlere özgü coşku ve kendini adama duygusuna ulaşamamaktadırlar; (b) Hakkı inkara kalkışanların, bu tavır ya da tutuma, sırf manevî ya da ruhî plandaki sağırlıkları, körlükleri yüzünden sürüklendiklerini dile getiren bir ifade olarak. Bizce bu iki yorumdan ikincisi -özellikle Kur’an’ın “kafirlerin” tutumunu çoğu zaman bu terimlerle açıkladığı da gözönünde bulundurulursa- daha tercihe şayan görünüyor. (Bu konuda bkz. 6:25, 7:179, 9:87 vb.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ey Nebi! Müminleri savaş hususunda yüreklendir, sizden çıkacak dirençli ve cesur yirmi kişi iki yüz kâfiri yenebilir, eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiyi yenebilir, çünkü onlar Allah yolunda can vermenin değerini anlamıyorlar. 2/154, 3/13, 8/4- 5- 60
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sen ey Nebi! Savaşta ölüm korkusunu yenmeleri için inananları yüreklendir:[¹³⁹¹] Eğer sizden dirençli yirmi kişi olursa, bunlar iki yüz kişiyi alt eder; yok eğer sizden yüz kişi olursa, inkârda direnenlerden bin kişiyi alt eder: çünkü onlar derin kavrayıştan mahrum bir yığındır.[¹³⁹²]
[1391] Harrıd: klasik yorumun “teşvik et” karşılığını verdiği bu sözcüğün kendisinden türediği harad, “maddî ya da mânevî yok oluş, tükeniş”, “psikolojik çöküş, zihnî direncin kırılıp yok olması” anlamlarına geliyor. Marradahû nasıl “onu hastalıktan arındırdı” anlamına geliyorsa harradahû da “onu psikolojik ve zihinsel çöküşten kurtardı” anlamlarına gelir (Râğıb). [1392] Klasik nesh teorisine göre, bu âyetin hükmü bir sonrakı âyetle iptal edilmiştir (mensuh). Bunun savunulabilir bir yanı yoktur. Buradaki nisbetin doğru anlaşılabilmesi için üstteki notta açıkladığımız harrıdı’l-mu’minîn ibaresinin doğru anlaşılması şarttır. Bu ifadenin yüreklendirme amacını taşıdığı açıktır. Âyetin sonunda, bu yüreklendirmenin dayandığı mantıkî nedene yer verilmektedir: “Derin kavrayıştan mahrum olmak”. Aslında burada, “kitle psikolojisiyle” hareket eden iradesiz ve bilinçsiz yığınlarla, bilinçli ve dirençli şahsiyetler arasındaki nitelik farkı dile getirilmekte, azlığına rağmen niteliğin niceliğe galip geleceği vurgulanmaktadır (Krş: 2:249).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey peygamber, müminleri (Allah yolunda) cihada teşvik et. Eğer sizden sabır ve sebat eden yirmi mücâhit bulunursa, iki yüz kafire gâlip gelir, eğer sizden yüz mücâhit bulunursa, bin kafire gâlip gelir. Çünkü onlar hakkı anlamaz bir topluluktur. (Rablerine ortak koşarlar, ahirete inanmazlar, katledilmekten korkarlar, sizler ise şehit olmaya can atarsınız)
Osman Fırat
swap_vert close
Ey Nebi! Mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey Peygamber! Mü'minleri cihada teşvik et. Eğer sizden sabredici yirmi kişi olsa iki yüze galip olurlar. Ve eğer sizden yüz kişi olsa, kâfir olanlardan bine galip gelirler. Çünkü onlar şüphe yok ki, hakkı anlamaz bir kavimdirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden tam sabırlı yirmi kişi olursa, iki yüz kişiye galip gelir ve eğer siz müminlerden yüz kişi olursa, kâfirlerden bin kişiyi mağlup eder; çünkü o kâfirler gerçeği ve âkıbeti anlamayan bir güruhtur. {KM, Levililer 26, 8}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey peygamber, mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa, iki yüz(kafir)i yenerler. Sizden yüz kişi olursa, kafirlerden bin kişiyi yenerler. Çünkü kafirler, anlamaz bir topluluktur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Nebî! Mü'minleri kıtâle teşvîk ve tahrîs it. Eğer sizden sabır idici yigirmi kişi olursa ikiyüz kişiye ve sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiye galebe iderler. Çünki (kâfirler) fehm itmez bir kavimdirler. (Allâh'ı, yevm-i âhireti bilmezler) [²]
[2] Bedir'de nâzil olan bu âyet-i kerîme ile bir mü'mine on kâfir ile kıtâl farz kılındı. Bu teklîf mü'minlere ağır geldiğinden tahfîf olundı ve müte'âkib âyeti kerîme ile iki kâfire bir müslümânın karşı koyması emir buyuruldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey nebi! Müminleri savaşa teşvik et. Sizden sabırlı yirmi kişi olursa, ikiyüz kişiyi yener. İçinizden sabırlı yüz kişi de kâfirlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar, anlayışsız[*] bir topluluktur.
[*] anlayışsız anlamı verdiğimiz kelime lâ yefgahûn (لَا يَفْقَهُونَ) 'dur. Anlama, kavrama yeteneğini kullanmayan, kalın kafalı anlamında kullanılmıştır. (Bakınız TDK Sözlük: anlayışsız). Anlama ve kavrama özelliği insanın kalbinde olan ruh ile yaptığı bir eylemdir. Bkz.: Araf 7/179  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Peygamber! Müminleri savaş için hırslandır. sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan iki yüz kişiyi yener. sizin yüz kişiniz kafirlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar anlayışsız bir toplumdur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Sizden yirmi sabırlı kişi olsa, iki yüz kişiye üstün gelir. Sizden yüz kişi de kâfirlerden bin kişiye üstün gelir; çünkü onlar anlayıştan yoksun bir güruhtur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey Peygamber! Müminleri çarpışmaya teşvik et! Sizden sabırlı yirmi kişi olsa, küfre sapanların iki yüzüne galip gelir; sizden yüz kişi olsa, onların binine galebe çalar. Çünkü onlar gereğince anlamayan bir topluluktur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy peyġamber! ķındurġıl mü’minleri çalış üzere. eger ola sizden yigirtmi ķatlanıcılar yiñeler iki yüzi daħı eger ola sizden yüz yiñeler biñi anlardan kim kāfir oldılar andan ötürü kim bayıķ anlar bir ķavmdur añlamazlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā nebiyye’‐ llāh, yüreklendir mü’minleri ṣavaş eylemege. Eger sizdenyigirmi kişi olsa ṣabr idiciler, yiñerler iki yüz kişiyi. Daḫı eger sizden yüzṣabr idici kişi olsa yiñerler biñ kişiyi kāfirlerden. Anuñ‐çun ki anlar birḳavmdür ki ‘aḳlları yoḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ya Peyğəmbər! Mö’minləri döyüşə həvəsləndir (təşviq et). İçərinizdə iyirmi səbirli kişi olsa, iki yüz kafirə, yüz səbirli kişi olsa, min kafirə qalib gələr. Çünki onlar (həqiqətən, Allahın mö’minlərə olan köməyini) anlamayan bir tayfadır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O Prophet! Exhort the believers to fight. If there be of you twenty steadfast they shall overcome two hundred, and if there be of you a hundred steadfast they shall overcome a thousand of those who disbelieve, because they (the disbelievers) are a folk without intelligence.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O Messenger. rouse the Believers to the fight. If there are twenty amongst you, patient and persevering, they will vanquish two hundred: if a hundred, they will vanquish a thousand of the Unbelievers: for these are a people without understanding.(1232)
1232 In a fight, odds of ten-to-one against anyone are appalling. But they do not daunt the men of faith. Whether they personally win or die, their Cause prevails. They are sure to win: because (1) they have divine aid, and (2) even humanly speaking, those who take up arms against truth and righteousness are fools, and their seeming power is but a broken reed.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
النَّبِيُّ
nebî
حَرِّضِ
harla
الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minleri
عَلَى الْقِتَالِۜ
savaşa
اِنْ
eğer
يَكُنْ
olursa
مِنْكُمْ
sizden
عِشْرُونَ
yirmi (kişi)
صَابِرُونَ
sabreden
يَغْلِبُوا
galip gelirler
مِائَتَيْنِۚ
iki yüz (kişiye)
وَاِنْ
ve eğer
يَكُنْ
olursa
مِنْكُمْ
sizden
مِائَةٌ
yüz (kişi)
يَغْلِبُٓوا
galip gelirler
اَلْفاً
bin (kişiye)
مِنَ الَّذ۪ينَ
o kimselerden ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
بِاَنَّهُمْ
çünkü ger- çekten onlar
قَوْمٌ
bir kavim- dir ki
لَا يَفْقَهُونَ
fıkhetmiyorlar
Ey nebî! Mü'minleri(n gönüllerini Allah yolunda) savaş(may)a (teşvik et ve) harla! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi olursa iki yüz (kâfir)e galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler; çünkü onlar fıkhetmeyen (apaçık ortada olan hakikati düşünüp idrak etmeyen) bir kavimdir.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
حَرِّض
Fiil-II
ح ر ض
Harladı
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قِتَال
İsim
ق ت ل
Savaş
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عِشْرُون
İsim
ع ش ر
Yirmi
صَابِر
Etken fiil
ص ب ر
Sabreden
غَلَبَ
Fiil-I
غ ل ب
Galip geldi, mağlup etti
مِائَة
İsim
م ا ي
Yüz (sayı)
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مِائَة
İsim
م ا ي
Yüz (sayı)
غَلَبَ
Fiil-I
غ ل ب
Galip geldi, mağlup etti
اَلْف
İsim
ا ل ف
Bin (sayı, rakam olarak)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
فَقِهَ
Fiil-I
ف ق ه
Anladı, fıkhetti, kavradı