close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yucâdilûneke fî-lhakki ba’de mâ tebeyyene keennemâ yusâkûne ilâ-lmevti vehum yenzurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçek, apaçık meydana çıktıktan sonra bile bu hususta, gözleri bakabaka ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle çekişmeye kalkışıyorlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Her konuda) Hakk (ve hayır, artık İslam’la) ortaya çıkmış iken, sanki göz göre göre (gereksiz yere ve kesin bir) ölüme sürülüyorlarmış gibi (cihad hususunda) Seninle (boşuna) tartışıp duruyorlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Herşey açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri göz göre göre, ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle hak olan cihad konusunda tartışıyorlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kararın doğruluğu ayan beyan ortaya çıktıktan sonra bile cihad konusunda seninle münakaşaya devam etmişlerdi. Sanki göz göre göre ölüme sürüklendiklerini zannediyorlardı.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/216; 3/123.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gerçek ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi hak üzerinde seninle tartışıyorlardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Herşey) Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle hak konusunda tartışıp duruyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hak meydana çıktıktan sonra da, onlar, bu savaş hususunda, gözleri görürcesine ölüme götürülüyorlarmış gibi, seninle mücadele ediyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar, kendilerine açıklandıktan sonra da hak bir konuda seninle tartışıyorlardı… Göre göre ölüme sürükleniyor gibiydiler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İş apaçık ortaya çıktıktan sonra bile, hak konusunda seninle çekişiyorlardı. Sanki onlar, göz göre göre ölüme sürükleniyorlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Hak belli olmuşken, baka baka, ölüme sürüklenir gibi seninle uğraşırlardı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hak (yolunda savaş) ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (savaş konusunda) seninle tartışıyorlardı. 
Bkz. 3/13, 123, 140, 8/44, 22/39  
Cemil Said
swap_vert close
Lüzûmı tezâhür iden bir cihâd hakkında seninle mücâdele itdiler sanki ölüme sevk olunuyorlar imiş ve ölümi gözleri ile görüyorlar imiş gibi kerhen seni ta’kîb idiyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, gerçek ortaya çıktıktan sonra bile seninle tartışıyorlardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğru olan apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi bu konuda seninle tartışıyorlardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hak ortaya çıktıktan sonra sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı.  
 Hicretin ikinci yılında Mekke müşrikleri, Ebu Süfyân’ın başkanlığında bir ticaret kervanını Şam’a gönderdi. Resûlullah (s.a.) kervanın dönüşünü haber alınca, daha önce kendilerini yurtlarından çıkarmış olan Kureyş’in bu kervanını vurmak istedi ve üçyüzden fazla arkadaşıyla yola çıktı. Fakat durumdan haberdar olan Ebu Süfyân, bir taraftan kervanı kurtarmaları için Kureyş’e haber göndermiş, diğer taraftan da yolunu değiştirerek kervanı kurtarmıştı. Müşrikler bin kişilik bir ordu ile yola çıktılar. Müslümanlar artık kervanla değil Kureyş cengâverleri ile karşılaşacaklardı. Ashaptan bir kısmı, «Biz kervanı yakalamak için çıktık, böyle bir savaşa hazırlıklı değiliz» diyerek çekingenlik gösteriyorlardı. Neticede savaşma hususunda ittifak ettiler ve gerçekten de zafer müslümanların oldu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Gerçek ortaya çıkmasına rağmen, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle onu tartışıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve gerçek, gün gibi açığa çıktıktan sonra bile seninle münakaşaya devam etmişlerdi; sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Tebeyyün etmişken hakta seninle münakaşa ediyorlardı, sanki göre göre ölüme sevkolunuyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hak (yolunda, yapılması gereken) ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (sayılarının azlığından dolayı, Bedir’de yapılacak olan cihat hususunda bazıları) seninle mücadele ediyorlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hakk açığa çıktıktan sonra bile, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle tartışıyorlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hak apaçık meydana çıkdıkdan sonra bile onlar bu hususda, sanki gözleri göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi, seninle mücâdele ediyorlardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Hak) ortaya çıktıktan (ve artık cihâd gerekli olduktan) sonra, sanki onlar (göz)göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (netîcesindeki güzellikleri düşünmeden) o hak husûsunda seninle mücâdele ediyorlardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bunun böyle olduğuna dair) hakîkat ortaya çıktıktan sonra bile, (o saldırgan müşriklere karşılık vermeyi tehlikeli görerek), bakar oldukları hâlde sanki ölüme sürükleniyorlarmış gibi, o hak konusunda seninle tartışıp duruyorlardı.*
(*) Allah’ın hakkı ve adaleti gerçekleştirmek ve saldırgan müşriklerin Medine’ye saldırılarını önlemek üzere Hz. Peygamberi Bedir gazası için sefere yöneltmesinde de hüküm Allah’a ait idi. Söz konusu hak; yapılması gerekli olan iş, saldırgan şirk kuvvetleri ile meşru müdafaa savaşını yapmak, Medîne’ye saldırmalarını önlemek ve hakkı izhar etmek idi. Allah’ın rızasının, saldırgan müşriklere karşılık vererek müstahak oldukları dersi vermekte olduğunu açıkça anlamalarına rağmen bir kısım müminler, hem Medîne’den saldırgan müşriklere karşılık verme hazırlığı yapmış olarak çıkmadıklarından, hem de saldırgan müşrik güçlerinin sayısı çok fazla olduğundan bu savunma savaşı için isteksizdiler.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Savaş için) Çıkmanın haklı nedenleri onlara açıklandıktan sonrada, onlar göz göre göre ölüme sevk ediliyorlarmış gibi (savaşılmaması için) seninle mücadele etmişlerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar gerçek ortaya konduktan sonra bile bunun üzerinde seninle çekişip duruyorlardı. Sanki onlar böylelikle gözgöre ölüme sürüklenmiş olacaklardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hak [⁷] belli olduktan sonra hak uğrunda sanki baka baka ölüme sevk olunuyorlarmış gibi seninle cidale kalkışıyorlar [⁸].
[7] Cihad, Bedir'de kıtal.[8] Yani hüccete karşı diğer bir hüccet getiriyorlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra bile seninle tartışıyorlardı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Açıkça ortaya çıktıktan sonra bile, bakar oldukları halde sanki ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle hak (olan cihad) konusunda tartışıp duruyorlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa kervana saldırmaktan vazgeçip Kureyş’in güçlü ordusuna doğru yönelmenizi size emreden, Allah’tan başkası değildi. Bunun böyle olduğuna dâir hakîkat tamamen ortaya çıkmış olmasına rağmen, müşriklerle savaşmayı tehlikeli görerek, sanki göz göre göre ölüme gidiyorlarmış gibi, hâlâ o konuda seninle tartışıyorlardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Göz göre göre, sanki Ölüm’e sevk ediliyorlarmış gibi, açıkça belli olmuş şeylerden sonra, Hakk konusunda seninle tartışıyorlardı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Savaş kaçınılmaz olmuş onlar ise hâlâ seninle bu ilahî fermanı tartışıyorlar. Güya göz göre göre ölüme gidiyorlarmış...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Savaş gerçeği ortaya çıkınca sanki ölüme göz göre göre sürülüyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı. Hâlbuki savaş emrimiz yokken kâfirlere haddini bildirmek için sana yalvarıyorlardı. Savaş emrimiz gelince niçin tartışmaya başladılar?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gerçek ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi o amaçla ilgili olarak (savaş hakkında) seninle tartışıyorlardı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve gerçek ortaya çıktıktan sonra¹ bile, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle (savaş hakkında) tartışıyorlardı.²
1 Bedir’de Savaş yapılacağı anlaşıldıktan sonra…2 Yani; ya savaşı sevmediklerinden ya da ellerindeki iki atlı ve 313 yayadan ibaret bir güçle savaş için tam hazırlanmamış oldukları düşüncesiyle.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[bu yüzden,] hem de hak ortaya çıktıktan sonra, seninle neredeyse tartışacaklardı; sanki ölüme doğru sürüklenmişler de onu kendi gözleriyle görmüşler gibi.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçek ortaya çıktıktan sonra bile, sanki göz göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı. 3/20, 18/54, 58/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
gerçek ortaya çıktıktan sonra da, sanki sen onları göz göre göre ölüme sürüyormuşsun gibi, seninle tartışmaktan geri durmadılar.[¹³²⁹]
[1329] Rivayetlerin aksine bu âyet Rasulullah’ın daha yola çıkarken kervan değil savaş için çıktığını ifade eder. Fakat bazılarının aklı kervanda kalmıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hak (yolunda cihadın gerekli olduğu, senin duyurun ile) apaçık ortaya çıktığı halde, -sanki göz göre göre (boşuna) ölüme sürükleniyorlarmış gibi- (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı.
(Fakat o az kuvvetle dahi zafer sizin olunca, durumları değişti -içlerinden- İslam uğruna her an can vermeye hazır bir topluluk, yetişti. İşte bunun gibi savaş ganimetinin taksiminden sana soru soranlardan, aralarında anlaşmazlık çıkaranlardan da bir çoğu hatalarını anlayacak ve onlar da gerçek müminler kervanına katılacaktır elbet)  
Osman Fırat
swap_vert close
Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hak tebeyyün ettikten sonra onda seninle mücadelede bulunurlar. Sanki onlar bakar oldukları halde ölüme sevkolunuyorlarmış!
Suat Yıldırım
swap_vert close
5, 6. Nitekim pek yerinde ve gerekli bir iş için Rabbin seni evinden çıkardığı zaman da, müminlerden bir kısmı bundan hoşlanmamıştı. Gerçek apaçık meydana çıktıktan sonra bile, onlar bu hususta seninle münakaşa ediyorlardı; sanki göz göre göre ölüme sevk ediliyorlardı. [2, 216; 3, 123]
Yüce Allah ganimetlerin taksimi hakkında hükmü bildirmediği için önce bu hususta tartışma çıkmıştı. O konuda âdil hüküm Allah’a ve Resulullah’a ait olduğu gibi, Allah’ın hakkı ve adaleti gerçekleştirmek üzere Hz. Peygamber (a.s.m.)’ı Bedir gazası için sefere sevk etmesinde de, hüküm Allah’a ait idi.Söz konusu hak: yapılması gerekli olan iş, şirk kuvvetleri ile savaşmak, hakkı izhar etmek idi. Allah’ın rızasının müşriklerle savaşarak müstahak oldukları dersi vermekte olduğunu açıkça anlamalarına rağmen bir kısım müminler, Medine’den savaş hazırlığı yapmış olarak çıkmadıklarından savaşa isteksiz idiler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hak ortaya çıkmış iken sanki gözleri göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara (her nereye teveccüh itseler mansûr olacakları) tebeyyün ve tezâhür itdikden sonra hak ve doğrı olan şeyde seninle mücâdele iderler ve senin onları göre göre ölüme sevk iylediğini zan iderler. [¹]
[1] Âl-i İmrân Sûresinin 11 ve 12 nci âyetlerinin notunda îzâh olundığı vecihle Rasûl-ü Ekrem efendimizin Bedir gazâsı içün hâne-i sa'âdetden müsellah olarak çıkdıkları zamân ashâbdan bir takımı: "Bizim küffâra karşı gelecek kuvvetimiz yokdur, bu gavgaya gitmek göz göre göre ölüme gitmekdir" diye istikrâh göstermişlerdi. O zamân Cenâb-ı Risâlet onları icbâr ile emr-i ilâhiyi infâz iyledi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bütün gerçek ortaya çıktığı halde seninle çekişip duruyorlardı. Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyor gibiydiler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Gerçek ortaya çıktıktan sonra bile, bu hususta sanki ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kendilerine hak açıklandığı halde, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle tartışıyorlardı.(3)
(3) Bedir Savaşı için çıkış kastediliyor. Bu sırada Mekkeli müşriklerin büyük bir ticaret kervanı Şam’dan dönüyor; Mekke’den ise Müslümanlara karşı çıkarılmış bir ordu Medine’ye doğru yol alıyordu. Ticaret kervanı kolayca vurulabilecek ve büyük miktarda ganimet bırakacak bir kervandı; Mekke’den gelen ise Müslümanların üç mislinden daha kalabalık ve iyi silâhlanmış bir ordu idi. Yapılan istişarede, bazıları, sayıca az ve güçsüz oldukları için, kervana hücum edilmesi yönünde görüş belirttiler. Allah’ın Resulü ise, kendilerine karşı yola çıkan ordu ile savaşılmasını uygun görmüştü. Sonunda Kureyş ordusuna karşı yola çıkıldı ve Bedir mevkiinde, Müslümanlar, kendilerinin üç katından büyük bir müşrikler ordusunu hezimete uğrattılar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İş apaçık ortaya çıktıktan sonra bile, hak konusunda seninle çekişiyorlardı. Sanki onlar gözleri baka baka ölüme sürülüyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ŧartışurlar senüñ-ile ḥaķ içinde andan śoñra kim bellü oldı taman sürinürler gibi ölüm daħı anlar baķarlar ya'nį baķa dururlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Çekişürler senüñle ḥaḳda, bellü olduḳdan ṣoñra. Ṣanasın anlar ölüme sürü‐lürler anlar görürken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Gözləri baxa-baxa ölümə sürüklənirlərmiş kimi, haqq (Bədr vuruşunun vacib olması) bəlli olduqdan sonra belə, onlar yenə də bu barədə səninlə mübahisə edirdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Disputing with thee of the Truth after it had been made manifest, as if they were being driven to death visible.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Disputing with thee concerning the truth after it was made manifest, as if they were being driven to death and they (actually) saw it.(1182)
1182 In verse 6 we have again the word "truth": some of the Believers disputed concerning "the truth": they did not feel sure that the course recommended was the true and right course. They thought it would be certain destruction: they saw death almost staring them in the face, (Cf. 6:57 ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يُجَادِلُونَكَ
seninle mücade- le ediyorlardı
فِي الْحَقِّ
hak konusunda
بَعْدَ مَا
o şeyden sonra ki
تَبَيَّنَ
ortaya çıktı
كَاَنَّمَا
sanki o şey gibi ki
يُسَاقُونَ
sürükle- niyorlar
اِلَى الْمَوْتِ
ölüme
وَهُمْ
onlar iken
يَنْظُرُونَۜ
bakıyorlar
Onlar, (müşriklerle savaşın kaçınılmaz olduğu) apaçık ortaya çıktıktan sonra sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle hak (olan cihad) konusunda mücadele ediyorlardı.
جَادَل
Fiil-III
ج د ل
Mücadele etti, tartıştı, uğraştı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
تَبَيَّنَ
Fiil-V
ب ي ن
Apaçık belli oldu, açıklandı, ortaya çıktı, anlaşıldı
كَاَنّ
Harf-i nasb
كَاَنّ
Sanki
سَاقَ
Fiil-I
س و ق
Sevk etti, sürükledi, sürdü
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَوْت
İsim
م و ت
Ölüm
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti