SANKİ Rabbin seni, inananlardan bazıları buna karşı oldukları halde, hak yolunda [savaşmak üzere] evinden çıkarmış gibi, ⁶
6 Yani, müslümanların Kureyş ordusuyla açık bir savaş vermeleri gerektiği fikrinin gerçekten Allah’ın dileği olduğu açığa çıktıktan sonra Bedir Savaşı öncesi durum hakkındaki bu atıf (bkz. surenin başındaki giriş notu) hem 1. ayette verilen “Allah’a ve O’nun Elçisi’ne karşı duyarlık gösterin” öğütüyle, hem de 2. ayette müminlerin Rablerine güven besleyip O’na dayanmaları gerektiği yolunda yapılan hatırlatmayla bağlantılıdır. Hz. Peygamber’in ashâbından birkaçı, Suriye’den dönen Mekke kervanına saldırmak ve böylece kolay yoldan ganimet elde etmek dururken, tutup Kureyş’in ana kuvvetleriyle savaşa girmek fikrini hoş karşılamadılar. Fakat çoğunluk, onları her nereye sevk etmek isterse istesin Allah’ın Elçisi’ne uyacaklarını açıkladılar hemen. Bazı müfessirler burada cümlenin başındaki zarf takısı kemâ’yı (tıpkı, sanki) önceki pasaja ve dolayısıyla müminlerin Allah’ın emirlerine uymak konusundaki görevlerine bağlamak eğilimindedirler. Diğerleri ise, bunu biraz fazla zorlanmış bir yorum olarak görüp, burada “kemâ” ile îma edilen karşılaştırmayı, 6. ayetin ilk cümlesine bağlayarak bu pasajı şöyle aktarıyorlar: “Sanki bazı müminler Kureyş’e karşı savaş vermek üzere Medine’den çıkmak fikrinden hoşlanmamışlar gibi, bu yüzden tutup bunun gerçekten Allah’ın dileği olup olmadığı konusunda neredeyse seninle tartışacaklardı”. Bu, Taberî’nin de bu ayet hakkındaki kendi yorumunda olumlayarak kaydettiği üzere, özellikle Mücâhid’in görüşüdür.