close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ulâ-ike humu-lmu/minûne hakkâ(an)(c) lehum deracâtun ‘inde rabbihim vemaġfiratun verizkun kerîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardır gerçek inananlar, onlarındır Rableri katında dereceler, yarlıganma ve daimi, bitmeztükenmez rızık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte gerçek mü’minler bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler, (manevi huzur ve makamlar, ayrıca günahlarından) bağışlanma, üstün (ve sürekli) bir rızık vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte böyleleridir gerçekten inanmış olanlar. Rablerinin katında dereceler, bağışlanma ve çok değerli bir rızık vardır onlara...
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, işte onlar hâlis mü'minlerdir. Onlar için Rableri katında yüce makamlar, büyük bir bağışlanma ve tükenmez rızıklar vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte bunlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için Rabbleri katında dereceler, bağışlanma ve kıymetli rızık vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte gerçek mü'minler bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler, bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte bunlar gerçek müminlerdir. Onlara, Rableri katında dereceler var, mafiret ve cennette sayısız tükenmez nimet var...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte gerçekten mümin olanlar onlardır. Onlar için Rableri katında dereceler, bağışlanma ve güzel bir rızık vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte onlar gerçek müminlerdir. Rableri katında yüksek dereceler, bağışlanma ve onlar için bol rızık vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte bunlar, gerçek inananlardır, Tanrıları katında dereceleri var, bağışlanma var, iyi azıkları var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte gerçek mü'minler bunlardır! Rableri katında onlar için yüksek dereceler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş tükenmez rızıklar vardır.
Demek, namaz lütfundan yararlanmayan ve Allah’ın kendisine emanet ettiği nimetleri infak yoluyla sahiplerine ulaştırmayan bir anlamda emanete ihanet ederek başkalarının hakkını gasp edenler imanını gözden geçirmeli ve kendine çekidüzen vermelidir.  
Cemil Said
swap_vert close
Bunlar hakîki mü’minlerdir. Bunların Allâh nezdinde derecelerine göre mevkî’leri vardır. Bunlara rableri mağfiret ve bol rızık ihsân ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İşte gerçekten inanmış olanlar bunlardır. Onlara Rablerinin katında mertebeler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte onlar gerçekten mü’minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gerçek müminler işte onlardır. Rableri katında onlar için yüksek mevkiler, bağışlanma ve değerli rızık vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katında nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır.  
 Bedir savaşına çıkarken müslümanların bir kısmı huzursuz idiler. Bazıları da ganimetlerin bölüştürülmesinde hoşnutsuzluk gösterdiler. Allah Teâlâ onların bu durumunu öncekilerin hoşnutsuzluk durumlarına teşbih ederek şöyle buyurdu:  
Edip Yüksel
swap_vert close
Böyleleri gerçek inananlardır. Onlar için Rab'leri yanında dereceler, bağışlanma ve tükenmez rızık vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte gerçekten mümin olanlar onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler vardır, bağışlanma ve değerli rızık vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
işte hakka mü'minler onlar, onlara rablarının yanında dereceler var, bir mağfiret ve bir rizkı kerîm var
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte bu (vasıflara sahip ola) nlar, gerçek (kâmil) mü’minlerdir. Onlar için Rableri nezdinde (nice manevi yüksek) dereceler, (günahlarına) bağışlanma ve (kendileri için cennette hazırlanmış, bitmez) tükenmez rızık (lar) vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte onlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için Rabb'leri katında dereceler, bağışlanma ve kerim¹ bir rızık vardır.
1- Cömertçe.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte onlar gerçek mü'minlerin ta kendileridir. Rableri katında dereceler, yarlığanma ve sayısı bitmez, müddeti tükenmez rızk (hep) onlarındır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte gerçek mü'minler onlardır. Onlar için Rableri katında dereceler, bir mağfiret ve dâimî bir rızık vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte onlar (o vasıfları anlatılanlar) gerçek mü’minlerdir. Onlar için Rableri katında nice dereceler, bağışlanma, değerli (ve tükenmez) bir rızık vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte gerçek inananlar böyle yapanlardır. Onların Rableri katında üstünlükleri, bağışlanmaları ve bitmez tükenmez rızıkları vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte dosdoğru inananlar bunlardır. Onlar için çalapları katında basamaklar, yarlıgama, görklü azık vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte tastamam mü/min olanlar onlardır. Onların Rableri yanında mertebeleri, yarlıganmaları (bağışlanmaları), iyi [⁴] rızıkları vardır.
[4] Kazanma derdi, elden gitme acısı, başa kakma yoktur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İşte gerçekten mü’min olanlar onlardır. Rablerinin katında onlara mertebeler, bir bağışlanma ve cömertçe verilmiş bir rızık vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte gerçekten iman etmiş olanlar bunlardır. Onlara rablerinin katında mertebeler, mağfiret ve yüce bir rızık vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte gerçek anlamda inanmış olanlar, bunlardır. İşte onlar, Rab’leri katında en yüksek derecelere erişecek, ufak tefek kusurları affedilerek bağışlanacak ve en kıymetli nîmetlere kavuşacaklardır. Bu muhteşem nîmetlerin yanında dünya malının, savaş ganîmetlerinin ne değeri olabilir? O hâlde, ganîmetlerin size Allah tarafından fazladan ve peşin olarak lütfedilmiş bir hediye olduğunu unutmamalısınız, Allah’ın rızasını kazanmak ve böylece âhiret nîmetlerini elde etmek için çaba göstermelisiniz. Hiç kuşkunuz olmasın, nihâî zafer, kesinlikle inananların olacaktır! İşte buna çarpıcı bir örnek; Bedir Savaşı:Hicretin ikinci yılında, yani mîlâdî 624’de, Mekke müşrikleri, Medîne’de oluşan İslâm toplumunu imhâ etmek amacıyla kapsamlı bir saldırı yapmaya karar vermişlerdi. Bunun için de, tüm gelirini bu savaş için harcamak üzere, ortaklaşa hazırladıkları büyük bir ticâret kervanını Ebû Süfyan komutasında Sûriye’ye gönderdiler. Kervan, dönüş yolculuğunda Medîne yakınlarından geçecekti. Bunu haber alan Allah’ın Elçisi, kervanı ele geçirmek üzere, 313 kişilik küçük bir askerî birlikle harekete geçti. Çünkü bu kervan, yurtlarından sürülen Müslümanların geride bıraktıkları tüm mal varlığına el koyan müşriklere aitti. Bu arada, Ebû Süfyan’ın acil yardım çağrısını alan bin kişilik tam teçhizatlı Kureyş ordusu, kervanı kurtarmak amacıyla Mekke’den yola çıkmıştı. Bunun üzerine Rasul-ü Ekrem, Allah’tan aldığı emir uyarınca, kervanı ele geçirmekten vazgeçip bu güçlü orduyla savaşmak üzere Bedir vadisine doğru yöneldi. Hz. Peygamberin arkadaşları, böyle bir savaş için hazırlıklı değillerdi. İçlerinden, kendilerinin en az üç katı olan tam teçhizatlı bir orduyla savaşa girmekten çekinenler vardı. Fakat önde gelen Müslümanlar, Allah’a ve Elçisine sonsuz güven duyduklarını ve ölünceye kadar Peygamberin izinden ayrılmayacaklarını söyleyerek tüm tereddütleri bertaraf ettiler. Böylece iki ordu, Bedir’de karşı karşıya geldi ve Allah’ın yardımıyla, Müslümanlar Kureyş ordusunu tamamen bozguna uğratarak büyük bir zafer kazandılar. Müşriklerden yetmiş tanesi öldürüldü, bir o kadarı da esir alındı.İşte Bedir savaşı öncesinde de, tıpkı ganîmetler konusunda olduğu gibi, yersiz itirazlar ve tartışmalar yaşanmıştı:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte onlar gerçek olarak Müminler’dir. Onlar için rabb’leri katında dereceler, mağfiret ve bol rızık vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
işte dört dörtlük Müslüman bunlardır. Onlar Rab'leri katında saygın bir yere, güler yüzlü ikramlara nail olacaklardır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte onlar gerçekten Müminlerdir. Allah katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık onlarındır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte onlar, gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katında dereceler, bağışlanma ve değerli bir rızık vardır. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:2-5; Neml 27:1-3; Lokmân 31:1-5.  
Mehmet Türk
swap_vert close
4,5. İşte gerçek mü’minler onlardır.¹ (Ey Muhammed!) Tıpkı Rabbinin seni, hak uğruna savaşmak için² evinden çıkardığında olduğu gibi, onlara Rablerinin katında yüksek dereceler, büyük bir af ve tükenmez bir rızık vardır. Oysa Müslümanların bir kısmı, o zaman bundan hiç hoşlanmamışlardı.
1 Hakikatte mü’min diye, ancak bunlara denilir. Zîrâ onlar, hem kalpleri, hem kalıpları ile mü’mindirler. (Elmalılı)2 Bedir savaşı için…  
Muhammed Esed
swap_vert close
İşte böyleleridir, gerçekten inanmış olanlar! Rablerinin katında büyük onur, bağışlanma ve çok değerli bir rızık olacaktır onların payı. ⁵
5 Yani, Cennette. Yine de Râzî’ye göre, bu “en üstün rızık,” mümindeki Allah’a karşı sorumluluk bilincinden ve Allah sevgisinden doğan ruhî coşku halini, O’na yönelirkenki huşû ve istiğrâk halini îma eden bir ifadedir. Râzî’nin yorumunda bu tabir, imanın bu dünyada ruhsal esenlik ve huzur biçimindeki karşılığını ifade etmektedir. Bazı müfessirler (Menâr IX, 597) gerçek müminler hakkında yapılan yukarıdaki tanımlamayı surenin en önemli bölümü olarak görmektedirler. -Bizim burada “Rablerinin katında büyük onur ... olacak onların payı” şeklinde aktardığımız kısım metnin aslında “Rablerinin katında onların dereceleri olacak”, yani, üstünlük ve onur sahibi olacaklar diye geçmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte gerçekten mümin olanlar bunlardır. Bunlara Rableri katında üstün rütbeler, sınırsız bir bağış ve görkemli bir rızık vardır. 8/2- 74, 49/15, 4/95, 9/20, 20/75, 57/10, 58/11, 31- 89- 157, 4/106, 5/39, 9/102, 16/110, 43/37, 7/50, 8/74, 16/56, 22/34, 30/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte onlardır hakkıyla iman edenler! Rableri katında saygınlığı olan rütbeler, sınırsız bir bağış ve görkemli bir rızık onları bekler.[¹³²⁷]
[1327] Bu âyetler dışarıdaki savaşı kazananlara, içteki savaşı nasıl kazanacaklarının yolunu göstermektedir. Kerîm rızık, imanın verdiği özgüven ve mutluluktur. Kerîm sıfatı, türünün en kalitelisi için kullanılır. Sonradan cömertlik ve verdiğini hesaplamadan ve saymadan “veren” anlamı kazanmıştır. Kur’an’a göre Rab kerîmdir, Kur’an kerîmdir, vahiy meleği kerîmdir, Rasul kerîmdir, Arş kerîmdir ve cennet rızıkları kerîmdir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte onlar (gerçek) müminlerin ta kendileridir! Onlar için (ahirette) Rableri katında nice yüksek dereceler, bağışlarıma ve tükenmez rızık vardır, (ki iman ile salih amelin asıl mükâfatı bunlardır, bunların yanında, dünya malı ve savaş ganimetleri pek değersiz kalır)
(Ey Muhammed, işte senin ümmetin! Bir kısmı ganimeti paylaşamıyor, diğer bir kısmı ise, onun yüzüne bile bakmıyor.. Onlar gökten zenbille inmedi elbet, Kuran ile yaptığın irşadların sayesinde gün be gün gelişerek ihlas erbabı kullar haline geldi ki, onlardan bir çoğu da savaşlar başlamadan aynı durumda idi)  
Osman Fırat
swap_vert close
İşte onlar gerçekten mü’minlerdir. Onlara, rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve ikram edilen rızık vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İşte bihakkın mü'minler onlardır. Onlar için Rablerinin nezdinde dereceler ve mağfiret ile bînihaye bir rızık vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte gerçek müminler onlardır. Onlara Rab'lerinin nezdinde, cennette yüksek dereceler, mağfiret ve kıymetli bir nasip vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte gerçek mü'minler onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler, bağışlanma ve tükenmez rızık var.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İşte hakkıyla mü'min olanlar onlardır. Onlara rableri 'indinde dereceler, mağfiret ve nihâyetsiz rızık vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gerçek müminler işte onlardır. Onlar için Rableri katında dereceler, bağışlanma ve bol rızık vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte onlar, gerçek mümin olanlardır. Rab'leri katında onlar için dereceler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte onlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için Rableri katında yüksek mertebeler ile bir bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gerçek anlamda müminler, işte bunlardır. Rableri katında dereceler, bağışlanma ve bol bir rızık var onlar için.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şunlar mü’minlerdür girtüden. anlaruñdur dereceler çalabıları ķatında [89a] daħı yarlıġamaķ daħı rūzį görklü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar ḥaḳ mü’minlerdür. Anlar içün dereceler vardur Tañrı Ta‘ālā ḳatında,daḫı ‘afv eylemek vardur, daḫı kerāmete yitişdürici rızḳ vardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar həqiqi mö’minlərdir. Onların öz Rəbbi yanında dərəcələri vardır. Onları (qiyamət günü) bağışlanma və (Cənnətdə) tükənməz (gözəl, minnətsiz) ruzi gözləyir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those are they who are in truth believers. For them are grades (of honour) with their Lord, and pardon, and a bountiful provision.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Such in truth are the believers: they have grades of dignity with their Lord, and forgiveness, and generous sustenance:
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
هُمُ
onlardır
الْمُؤْمِنُونَ
mü'minler
حَـقاًّۜ
hakiki
لَهُمْ
onlar için vardır
دَرَجَاتٌ
dereceler
عِنْدَ
katında
رَبِّهِمْ
Rabbleri
وَمَغْفِرَةٌ
ve bir mağfiret
وَرِزْقٌ
ve bir rızık
كَر۪يمٌۚ
kerim
İşte onlar hakiki mü'minlerdir. Onlar için Rabbleri katında (nice) dereceler, (büyük) bir mağfiret ve kerim (olan şerefli ve bitmez, tükenmez) bir rızık vardır.
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
دَرَجَة
İsim
د ر ج
Derece, basamak, mertebe
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَغْفِرَة
İsim
غ ف ر
Mağfiret etmek
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
كَرِيم
İsim
ك ر م
Kerîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İkram eden demektir), kerim, verimli, bereketli, değerli, üstün, ikrama nail, vakarlı