Kafirler, işin geçip gittiğini, kendilerinin unutulduğunu ve bir daha da horlanmayacaklarını, aciz bir hale getirilmeyeceklerini sanmasınlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vertclose
İnkâr (ve nankörlük) edenler, (öyle) yakayı kurtarıp gideceklerini sanmasınlar; gerçek şu ki, onlar (Bizi) aciz bırakamazlar. (Kötülüklerinin unutulacağını ve Allah’ı atlatacağını zannedenler gafillerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vertclose
Bunun için Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, Allah'tan kaçıp kurtulacaklarını sanmasınlar. Yani O'nun istediği şeyin gerçekleşmesine, asla engel olamayacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vertclose
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, ilâhî kanunların dışına çıkarak yakayı kurtardık sanmasınlar. Çünkü onlar bizi âciz bırakamazlar.
O kâfirler ileri geçip kurtulduklarını sanmasınlar. Onlar kesinlikle (bizi) aciz bırakamazlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vertclose
Ve o küfr edenler asla zannetmesinler ki ileri gitmişlerdir çünkü onlar âciz bırakamazlar
Emrah Demiryent
swap_vertclose
Kâfirler (müstahak oldukları azaptan) kaçıp kurtulabileceklerini sanmasınlar. Şüphesiz ki onlar (bizi) asla âciz bırakamazlar. (Kendilerine azabımızın ulaşmasına engel olamazlar.)
Erhan Aktaş
swap_vertclose
Gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerinden vazgeçildiğini sanmasınlar. Onlar, Bizi aciz bırakamazlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vertclose
O küfredenler (yakalarını kurtarıb) geçdiklerini ve (sizi) âciz bırakacaklarını asla zannetmesin (ler).
Hayrat Neşriyat
swap_vertclose
İnkâr edenler sakın öne geçtiklerini (kaçıp kurtulduklarını) sanmasınlar! Şübhe yok ki onlar (Allah'ı) âciz bırakamazlar.
İhsan Aktaş
swap_vertclose
Ve (doğruları) inkâr etmiş olanlar zannetmesinler ki (antlaşmalara ihanet ederek) öne geçtiler. Kesinlikle onlar (başlarına geleceklere) engel olamayacaklar.
İlyas Yorulmaz
swap_vertclose
Doğruları inkâr edenler zannetmesinler ki (antlaşmalara ihanet ederek) öne geçtiler. Onlar (başlarına geleceklere) engel olamayacaklar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vertclose
O kimseler ki Allah’ı tanımazlar, onlar kurtulacaklarını sanmasınlar. Çünkü onlar Allah’ı yıldıramazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vertclose
Kâfir olanlar zinhar zannetmesinler ki geçip gittiler [⁶] Çünkü onlar bizi âciz kılamazlar.
[6] Azaptan kurtuldular.
İsmail Yakıt
swap_vertclose
İnkâr edenler sakın öne geçtiklerini sanmasınlar! Onlar sizi âciz bırakamazlar!
Kadri Çelik
swap_vertclose
Küfre sapanlar, asla öne geçtiklerini sanmasınlar; çünkü onlar (sizi) aciz bırakamayacaklardır.
Mahmut Kısa
swap_vertclose
İnkâr edenler, yaptıkları ihânetin cezasını çekmeden elimizden kaçıp kurtulacaklarını sanmasınlar. Çünkü onlar, Allah’ın kendilerine —gerek doğrudan, gerek mümin kullarının eliyle— azap etmesine asla engel olamayacaklar! İşte bunun içindir ki, ey müminler!
Mahmut Özdemir
swap_vertclose
İnkâr etmiş olanlar saymasın ki öne geçtiler. Onlar, aciz bırakamazlar (kaçıp kurtulamazlar).
Mehmet Çakır
swap_vertclose
İnkarcılar, kendilerini ileri sanmasınlar, artık kimseyi sindiremezler.
Mehmet Çoban
swap_vertclose
Öyle davranın ki; İnkâr edenler yakayı kurtardıklarını asla zannetmesin. Biz yaptık oldubitti demesinler! Çünkü onlar sizi aciz bırakamazlar.
Mehmet Okuyan
swap_vertclose
Kâfir olanlar (Allah’ı) geçtiklerini (azaptan kurtulduklarını) sanmasınlar! Şüphesiz ki onlar, (bizi) aciz bırakamazlar. [*]
Sakın (Bedir’de sağ kalan) o kâfirler yakalarını kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar (Bizi) kesinlikle âciz bırakamazlar.
Muhammed Esed
swap_vertclose
(Bunun için) o hakkı inkara şartlanmış olanlar, [Allah’tan] kaçıp kurtulacaklarını sanmasınlar: ⁶³ [O’nun murad ettiği şeyin gerçekleşmesine] asla engel olamayacaklar.
O küfre sapanlar bizi atlatacaklarını sanmasınlar. Çünkü onlar elimizden asla kurtulamazlar. 4/14, 5/37, 14/22, 39/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vertclose
Ve küfre saplanan kimseler (Bizi) aşabileceklerini sanmasınlar.[¹³⁸⁷] Unutmasınlar ki onlar (Allah’ı) atlatamazlar.
[1387] “Birini-bir şeyi geçmek aşmak” anlamına gelen sebekûnun bu anlamda kullanıldığı bir başka örnek için Ankebut sûresinin 39. âyetine bkz.
Orhan Kuntman
swap_vertclose
(Savaş sonu kaçan) Kafirler yakayı kurtardıklarını sanmasınlar, şüphe yok ki onlar bizi aciz bırakamazlar! (Onlar ergeç layık oldukları cezaya çarptırılacaklardır.)
Osman Fırat
swap_vertclose
İnkâr edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar âciz bırakamazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vertclose
Ve o kâfirler asla zannetmesinler ki, ilerleyip kurtulmuşlardır. Şüphe yok ki, onlar aciz bırakamayacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vertclose
İnkâr edenler, öne geçtiklerini hiç zannetmesinler. Onlar elimizden kurtulamazlar.
Daḫı ṣanma ol kişileri ki kāfir oldılar, ḳurtuldılar Tañrı ‘aẕābından.Anlar bizi ‘āciz eylemezler
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vertclose
(Bədr müharibəsində qaçıb) canlarını qurtaran kafirlər əsla elə zənn etməsinlər ki, (əzabımızdan) xilas olmuşlar. Onlar (Allahı özlərinə əzab verməkdən) aciz edə bilməzlər! (Allahın əzabından qaçıb qurtara bilməzlər!)
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
And let not those who disbelieve suppose that they can outstrip (Allah's purpose). Lo! they cannot escape.
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
Let not the unbelievers think that they can get the better (of the godly): they will never frustrate (them).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
وَلَايَحْسَبَنَّ
ve asla sanmasınlar
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
سَبَقُواۜ
öne geçtiler
اِنَّهُمْ
şüphesiz onlar
لَايُعْجِزُونَ
âciz bırakamazlar
Kâfirler (Bizim azabımızdan) asla kaçabileceklerini sanmasınlar; çünkü onlar (Bizi) âciz bırakamazlar.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
حَسِبَ
Fiil-I
ح س ب
Sandı, zannetti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
سَبَقَ
Fiil-I
س ب ق
Öne geçti, kaçtı, gelip geçti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.