close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż yekûlu-lmunâfikûne velleżîne fî kulûbihim meradun ġarra hâulâ-i dînuhum(k) vemen yetevekkel ‘ala(A)llâhi fe-inna(A)llâhe ‘azîzun hakîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani münafıklarla gönüllerinde hastalık olanlar, bunları dinleri aldatmıştır demişlerdi; halbuki kim Allah'a dayanırsa bilsin ki Allah, şüphe yok ki üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Dış Güçler ve Şeytani Merkezlerle irtibat kurup imkân ve iktidara kavuşan) Münafıklar ve kalbinde maraz olanlar (Hakk davada ve hayır yolunda sabit ve sağlam kalan mü’minlere): "Bunları dinleri (ve Allah’ın va’adine olan hayali güvenleri) aldatıp şımartmıştır (ve bu yüzden büyük güçlere ve zalim yönetimlere kafa tutmaya başlamışlardır)" diyorlardı. Oysa kim Allah’a tevekkül (ve teslimiyet) gösterirse, şüphesiz (onu zafere ulaştıracaktır, çünkü) Allah Üstün ve Güçlü olandır, Hüküm ve Hikmet sahibi (mutlak hükümrandır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O zaman münafıklarla, kalplerinde hastalık bulunanlar: “Bu adamları dinleri yanlış yola götürüyor” diyorlardı. Ama Allah'a güvenip dayanan kişiye gelince o bilir ki, Allah mutlaka her yaptığını yerli yerince yapan ve en yüce iktidar sahibi olandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O sırada müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafıklar ve kalpleri kararmış, akıllarından zoru olanlar, hasta ruhlular müslümanlara: “Şu adamları dinleri, şeriatları, medeniyetleri aldattı" diyorlardı. Kim Allah'a dayanıp güvenir, işlerini Allah'a havale ederse, bilsin ki, Allah kudretlidir, hikmet sahibi ve hükümrandır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Münafıklarla kalplerinde hastalık olanlar: "Bunları dinleri aldattı" diyorlardı. Kim Allah'a güvenirse, Allah yücedir, hakimdir.
49.Mücahid`den rivayet edildiğine göre Kureyş`ten Kays bin Velid bin Muğire, Ebu Kays bin Fâkih, Hars bin Zem`a ve Ali bin Umeyye bin Halef gibi bazı kimseler İslâmiyet konusunda tereddüt içindeydiler. Müslümanların sayılarının az olduğunu ve bu az sayıyla kalabalık bir müşrik topluluğun karşısına çıktıklarını görünce: "Bunları dinleri aldattı" dediler. Yani: "Bunlar dinlerinin vaadlerine inanarak, sevap ve cennet tutkusuna kapılarak tehlikeli bir işe girişiyorlar" demek istiyorlardı. Yüce Allah da onların bu sözlerine karşı bu ayeti kerimesini indirdi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Münafıklar ve kalblerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: 'Bunları (müslümanları) dinleri aldattı.' Oysa kim Allah'a tevekkül ederse, şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O sıra münafıklarla, kalblerinde bir hastalık bulunanlar (henüz İslâmı kabul etmekle imanları kökleşmiyenler), şöyle diyorlardı. “- Bu müslümanları, dinleri aldattı.” Halbuki Allah'a tevekkül edip ona güvenen galip olur. Çünkü Allah (her şeye) galiptir; (yaptıklarında) hikmet sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve hatırla ki; münafıklar ve kalbinde hastalık olanlar: “Bunların dinleri kendilerini aldattı” dediler. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, şüphesiz Allah, Aziz ve Hakîmdir. [Güçlüdür. Onu korumaya gücü yeter ve hikmet dairesinde ona mükâfat verir.]
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, sizin için, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Oysa kim Allah'a dayanırsa Allah daima galiptir; hüküm ve hikmet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani münafık olanlar, yürekleri hastalar demişlerdi ki: «Bu kimseleri dinleri aldatmıştır», kim Allaha güvenirse, imdi Allah emredir, Allah bilgedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O sırada münafıklar ile kalplerinde (inkâr ve şüpheden) hastalık bulunan (bazı yeni Müslüman)lar (sizin zayıflığınıza bakarak): “Bunları dinleri (galip gelmek konusunda) yanılgıya düşürmüş” dediler. Hâlbuki kim Allah'a güvenip dayanırsa Allah ona yeter. Çünkü Allah mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bkz. 2/14“Kalplerinde hastalık bulunanlar” Müslüman kimliğine büründükleri halde iman kalplerine henüz nüfuz etmemiş sözde Müslümanlardı. Bunlar imanla küfür arasında bir çizgide mü’minlerle beraber Medine’ye hicret etmeyip Mekke’de kalan kişilerdi. Bu kimseler müşriklerle beraber istemeyerek de olsa savaşa çıkmışlar ve müşrik ordusu karşısında Müslümanların sayılarının az olduğunu görünce, “bunları dinleri yanılgıya düşürmüş” diyerek kendilerine göre güçlü gördükleri inkârcılar safında yer almışlardı.  
Cemil Said
swap_vert close
Münâfıklar ve kalbleri şek ile marîz olanlar: "İ’tikâdları mü’minleri kör idiyor" dirler idi. Lâkin Allâh’a tevekkül iden ânın ’azîz ve hakîm oldığını bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İkiyüzlüler ve kalblerinde hastalık bulunanlar "Müslümanları dinleri aldattı" diyorlardı; oysa, kim Allah'a güvenirse bilmelidir ki Allah güçlüdür, hakimdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O sırada münafıklar ve kalpleri çürük olanlar, “Bunları dinleri aldattı” diyorlardı. Oysa her kim Allah’a güvenir ve dayanırsa bilir ki O izzet ve hikmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O zaman münafıklarla kalplerinde hastalık bulunanlar, (sizin için), «Bunları, dinleri aldatmış» diyorlardı. Halbuki kim Allah'a dayanırsa, bilsin ki Allah mutlak galiptir, hikmet sahibidir. (Kendisine güveneni üstün ve galip kılacak O'dur. Yoksa orduların sayı ve techizat üstünlüğü değildir).
Edip Yüksel
swap_vert close
İkiyüzlüler ve kalplerinde hastalık bulunanlar, "Bunları dinleri aldatmış," diyorlardı. Kim ALLAH'a güvenirse, kuşkusuz ALLAH Üstündür, Bilgedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O sırada münafıklar ve kalblerinde hastalık bulunanlar, (müslümanlar hakkında) "şu adamları dinleri aldattı" diyorlardı. Oysa her kim Allah'a tevekkül ederse bilsin ki, Allah galiptir, güçlüdür ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O sıra münafıklar ve kalblerinde bir maraz bulunanlar şöyle diyorlardı: «şunları dinleri aldattı» halbuki her kim Allaha tevekkül ederse şüphe yok ki Allah bir azîz, hakîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yine o zaman (Bedir günü,) munâfıklar ve *kalplerinde (manevi) hastalık bulunanlar (sizin azlığınıza bakarak), “Bunları, dinleri aldattı (kesinlikle mağlup olurlar).” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a güvenirse, (bilsin ki Allah onu galip kılacaktır) şüphesiz Allah her işinde mutlak galip olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
* “…kalplerinde (manevi) hastalık bulunanlar”; İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a (îmân ile küfrü birbirinden ayıran) sınırda kulluk eder. (Şöyle ki;) Eğer kendisine (tarafımızdan) bir hayır dokunursa, (gönlü) onunla huzur bulup sevinir, ancak (ilâhî hikmet gereği, tarafımızdan çeşitli musibetler ile) imtihâna maruz kalırsa, (işte o zaman hemen) yüzüstü döner (dinden çıkar). (Hac 22/11)  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Münafıklar, o kalplerinde hastalık bulunanlar: “Bunları, dinleri aldatmış.” diyorlardı. Oysa kim Allah'a tevekkül¹ ederse Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
1- Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O zaman münafıklarla yüreklerinde maraz bulunanlar şöyle diyordu: «Bunları (müslümanları) dînleri aldatdı». Halbuki kim Allaha dayanıb güvenirse hiç şübhesiz Allah mutlak gaalibdir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O zaman münâfıklar ve kalblerinde hastalık bulunanlar (sizin için): “Bunları, dinleri aldattı!” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah'a tevekkül ederse, artık mukakkak ki Allah, Azîz (kudreti dâimâ üstün olan)dır, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hani bir vakit de münafıklar ve gönüllerinde (inkâr, inat, isyan, cehalet ve fitne gibi manevi) hastalık bulunanlar diyorlardı ki, "Onları (Müslümanları) dinleri aldatmış, (çünkü kendilerinden çok üstün ve güçlü bir ordu ile savaşa girişiyorlar)" Oysa kim Allah’a tevekkül edip ona güvenirse (bilsin ki o galip olur.) Şüphesiz Allah (her şeye) galiptir; (her konuda) doğru hüküm verendir. *
(*) “Kalplerinde/akıl ve düşüncelerinde hastalık bulunanlar” Müslüman kimliğine büründükleri halde iman beyinlerine henüz nüfuz etmemiş sözde Müslümanlardı. Bunlar imanla inkâr arasında bir çizgide iman edenlerle beraber Medine’ye hicret etmeyip Mekke’de kalan kimselerdi. Bu kimseler puperestlerle beraber istemeyerek de olsa Hz. Peygamber ve Müslümanlara karşı savaşa çıkmışlar ve müşrik ordusu karşısında Müslümanların sayılarının az olduğunu görünce, “bunları dinleri yanılgıya düşürmüş” diyerek kendilerine göre güçlü gördükleri inkârcılar safında yer almışlardı.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İkiyüzlü münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar (inananlar için) “Dinleri onları şımarttı” dediler. Kim Allah’a güvenip arkasına alırsa elbette ki Allah en güçlü olan ve her şeye hüküm verendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün ikiyüzlüler, içi bozuk olanlar şöyle demişlerdi: "Onları kendi dinleri aldatıyor." Herkim Allah’a dayanır ise gerçekten Allah erklidir, doğruyu bildiricidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani münafıklar ile yüreklerinde hastalık bulunanlar, «— Mü/minleri dinleri aldatmıştır» diyorlardı. Herkim Allah/a mütevekkil olursa galip olur. Çünkü Allah galib-i yektadır, hakimdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani ikiyüzlüler [munâfikûn] ve kalplerinde hastalık bulunanlar, “Bunları dinleri aldatmıştır” diyorlardı. Oysa kim Allah’a güvenip dayanırsa, muhakkak ki Allah, Azîz’dir, Hakîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani ikiyüzlüler ve kalplerinde hastalık bulunanlar “Müslümanları dinleri aldattı” diyorlardı; oysa kim Allah'a güvenirse (bilsin ki) Allah üstün güç sahibidir, hikmet sahibidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öte yandan, inanmadıkları hâlde Müslüman gözüken ikiyüzlüler ve İslâm’dan yana kesin tercihini henüz yapmamış olan, dolayısıyla kalplerinde hastalık bulunan bazı zayıf imanlılar, “Bu Müslümanları, dinleri fenâ hâlde aldatmış! Baksanıza, kendilerinin üç katı bir orduya kafa tutuyorlar!” diyorlardı. Oysa bilmiyorlardı ki, her kim —üzerine düşeni yaptıktan sonra— Allah’a güvenip dayanırsa, Allah O’na yeter; çünkü Allah, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir. Neyi dilemiş ve hangi hükmü vermişse, mutlaka doğrudur ve gerçekleşecektir. O hâlde, kudret ve hikmet isteyen, O’na bağlanmalıdır. O’ndan yüz çevirenlere gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O sıra Münâfıklar ve kalblerinde hastalık kimseler: “Onları kendi dinleri aldattı” diyorlar. Oysa kim Allah’a tevekkül ederse, şüphesiz Allah, hakîm azîzdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Münafıklar ise, kötü niyetlilerle bir olup: " Yazık bunları, dinleri mahvedecek " diyorlardı. Halbuki işini, sağlama bağladıkdan sonra Allah'a havale edenler, bilirler ki, asıl güç ve egemenlik Allah'ın elindedir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani münafıklar ve kalplerine henüz iman tam yerleşmediği için kalbi hastalıklı olanlar; "Bunları dinleri aldatmış!" diyorlardı. Elbette ayetlerimize inanan kimselerin düşünceleri, hayat algıları, yaşamları; putperestler gibi, münafıklar gibi olmayacaktı. Onun için ayetlerime inanarak düşüncelerini oluşturan, yaşamını yasalarımıza göre kuranları; putperestler, münafıklar anlayamaz. İman edenleri kandırılmış olarak görebilirler. Ancak işin aslı inkâr eden putperestler dünyaya sarılmış, dünyadaki yaşamlarının hesabını vermeyecekmiş gibi yaşıyorlardı. Müslümanlar ise dünyadaki yaşamlarının her anının hesabını verecekmiş gibi yaşıyorlardı. Putperestler ve Münafıklar tamamen dünyaya bağlanarak yaşarlarken, Müslümanlar ahirete hazırlanıyorlardı. Putperestler ve Münafıklar dünyaya, dünyada güçlü olan insanlara güvenirken, Müslümanlar sadece Allah’a güveniyorlardı. Unutmayın ki; kim Allah’a güvenirse bilsin ki Allah mutlak güç, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, (Bedir’e giden müslümanlar için) “Bunları dinleri aldatmış!” diyorlardı. [*] (Oysa) kim Allah’a güvenirse, [*] şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Yüce Allah müslümanlar sayıca ve mühimmat bakımından kendilerinden çok daha fazla ve güçlü olan Mekkeli müşriklere karşı savaşa çıktıkları için çevrelerinde bulunan münafıkların ve kalplerinde hastalık bulunanların sözlerine yer vermekte ve onlara göre dinlerinin yani Hz. Muhammed’in risalet öğretilerinin Bedir’de savaşa giden müslümanları aldattığını söylediklerini hatırlatmaktadır [Tevekkül], elden gelen fedakârlıkların ve sorumluluklarının gereğini yerine getirdikten sonra Yüce Allah’a güveni esas almak demektir. Müminlerden istenen de böyle bir güveni hayatlarında kurmalarıdır. [Tevekkül] sadece Yüce Allah’a yönelik gerçekleştirilmelidir; çünkü [vekîl] yani “güven kaynağı” olarak Allah yeter; her şeye [vekîl] olan O’dur; O en güzel vekildir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) O sırada münâfıklar¹ ve kalplerinde hastalık bulunanlar² (sizin için): “şu adamları, dinleri aldattı.” diyorlardı. Hâlbuki Allah’a tevekkül eden kimse, Allah’ın kesinlikle çok şerefli, hüküm (ve hikmet) sahibi olduğunu (bilir.)
1 Bunlar; Medîne’de kalan münâfıklarla, Bedir savaşına katılan tek münâfık olan Muattib b. Kuşeyr idi.2 Bunlar da; Mekkelilerden Müslüman olmuş, fakat îman kalplerine henüz yerleşmemiş ve şüphelerinden dolayı hicret etmemiş kimselerdi. Bunlar müşriklerle beraber savaşa istemeyerek çıkmışlar, Müslümanların az olduklarını görünce de: “Bunları dinleri aldatmış” diyerek, kâfirlerle beraber olmaya karar vermişlerdi. O gün Bedirde bunlardan; Kays b. Velid b. Muğire, Ebû Kays b. Fakih b. Muğire ve Haris b. Zem’a b. el-Esved ve Aliy b. Ümeyye ve Âs b. el-Münebbih müşriklerle beraber öldürüldüler. (Taberî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu arada, ikiyüzlüler ve kalplerinde eğrilik bulunanlar: “Bu adamları dinleri yanlış yola götürüyor!” ⁵⁴ diyorlardı. Ama Allah’a güvenip dayanan kişiye gelince, [o bilir ki], Allah mutlaka doğru hüküm ve hikmetle edip-eyleyen en yüce iktidar sahibidir.
54 Yani, sayıca az ve donanım olarak zayıf oldukları halde güçlü Mekke ordusuna karşı durabileceklerine inanmakla aldanıyorlar. Çoğu zaman bildiğimiz genel anlamıyla “religion” sözcüğünün karşılığı olarak geçen dîn terimi burada, öyle anlaşılıyor ki, kişinin dinine karşı aldığı vaziyet, benimsediği tutum anlamında, başka bir deyişle iman anlamında kullanılmıştır. “Kalplerinde eğrilik bulunanlar”dan kasıt, Hz. Peygamber’in ashâbı arasında, Kureyşle savaşa girmekten korkan mütereddit ve zayıf inançlı ya da ödlek kimselerdir. Yukarıdaki cümlenin başında yer alan iz takısı çoğu zaman “...diği zaman” anlamındadır; ama burada daha çok “bu arada” “bu sırada, bu esnada” anlamına denk düştüğü hissediliyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İnanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: (Müslümanlar için) – İşte bunları dinleri aldatmış, diyorlardı. Oysa kim Allah’a güvenirse bilmelidir ki Allah üstün kudret sahibidir ve hükmünde doğru karar verendir. 4/142...145, 63/1...8, 3/7, 5/52, 22/53, 33/12, 47/29, 3/160- 161, 8/61, 9/129, 14/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O zaman ikiyüzlüler ve kalbinde hastalık olanlar[¹³⁷⁷] diyorlardı ki: “Bu adamlara dinleri yanlış yaptırıyor!” Oysa, Allah’a güvenen herkes şunu bilmeli: her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet eden yalnız Allah’tır.[¹³⁷⁸]
[1377] “Kalbinde hastalık olanlar” ile ilgili bkz: 74:31, not 24. [1378] Allah’ın gör dediği yerden bakanla şeytanın gör dediği yerden bakan aynı şeye baksalar da aynı şeyi göremezler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O sırada (Medine'de bulunan) Münafıklarla, (Mekke'de bulunan) kalplerinde -nifak- hastalığı bulunanlar (müminler hakkında) "Şu adamları, dinleri aldatmış" (o kadar az kuvvetle, çok güçlü düşmana karşı çıkılır mı?) diyorlardı. Oysa (o cahillerin kendileri aldanıyorlardı, zafer sayıca fazla olan tarafın değildir) Kim Allah'a güvenip dayanır da; O'nun yolunda savaşa atılırsa, (bilsin ki zaferi o elde eder) Çünkü Allah, herşeye gücü yetendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Rablerine tevekkül eden mümin kullarına yardımını esirgemez) (Kafirlerin başına gelen bu yenilgi ve azap, dünyadakidir, ahiretteki ise çok fecidir.)
Osman Fırat
swap_vert close
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Ve kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O zaman münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar diyordu ki: «Onları dinleri aldatmıştır.» Halbuki her kim Allah Teâlâ'ya tevekkül ederse artık şüphe yok ki Allah Teâlâ azîzdir, hakîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O zaman münafıklar ve kalplerinde şüphe bulunanlar diyorlardı ki: “Bu Müslümanları dinleri aldatmış, (çünkü kendilerinden çok üstün bir ordu ile savaşa girişiyorlar. )”Halbuki kim Allah'a güvenip dayanırsa Allah ona yeter. Şüphe yok ki Allah azîzdir, hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Münafıklar ve kalblerinde hastalık bulunanlar (sizin için): "Bunları dinleri aldatmış, (baksana başa çıkamayacakları bir kuvvetle savaşmağa kalkıyorlar)." diyorlardı. Oysa, kim Allah'a dayanırsa şüphesiz Allah, daima galib, hüküm ve hikmet sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Zikr it şu vakti ki münâfıklar ve kalblerinde küfür hastalığı olanlar (mü'minler içün) "Bunları dînleri mağrûr idüb aldatdı" didiler. Allâh'a tevekkül idenler (şübhesiz gâlibdirler) Allâh kudret-i kâhire sâhibi 'azîz ve muktezâ-yı hikmeti ihmâl itmez hakîmdir. [¹]
[1] Münâfıklar Bedir gazasında mü'minlerin azlığını ve silâhlarının noksanlığını bildiklerinden kendi kendilerine: "Muhammed'e îmânları cihetiyle gâlib olacağız didiğine aldandılar, mağlûb ve perîşan olacaklardır" dimişlerdi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O gün ikiyüzlüler (münafıklar) ve kalplerinde hastalık olanlar: “Bu adamları dinleri aldatmış” diyorlardı. Ama kim Allah’a güvenip dayanırsa görür ki Allah güçlüdür, doğru kararlar verir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar:-Müslümanları dinleri aldattı, diyorlardı. Oysa kim Allah'a güvenirse bilmelidir ki Allah güçlüdür, hakimdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O sırada münafıklar ile kalplerinde hastalık bulunanlar “Bunları inançları aldattı” diyorlardı. Halbuki, kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah'ın kudreti herşeye üstün, her işi de hikmet iledir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İkiyüzlülerle kalplerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: "Bunları, dinleri aldatmış." Oysa Allah'a güvenip dayanan bilir ki, Allah Azîz ve Hakîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim eydürler-idi münāfıķlar daħı anlar ya'nį mekkede’giler kim göñülleri içinde śayrulıķ var “yiyiltti uşbunlan dįnleri.” daħı her kim tevekkül eyleye Tañrı’ya bayıķ Tañrı beñdeşsüz güci yiterdür dürüst işlü sözlüdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eydürdi ol vaḳtda münāfıḳlar, daḫı yüreklerinde ḫastalıḳ olanlar: Ġarreeyledi bunları dīnleri didiler. Daḫı kim ki ṣıġınsa Tañrıya taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā ‘azīzdür, ḥikmetler issidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O zaman münafiqlər və ürəklərində mərəz (e’tiqad zəifliyi və islama qarşı şəkk-şübhə) olanlar: “Bunları (müsəlmanları) öz dinləri aldatdı!” – deyirdilər. Lakin Allaha təvəkkül edən (qalib olar). Çünki Allah, həqiqətən, yenilməz qüvvət sahibidir, hikmət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When the hypocrites and those in whose hearts is a disease said: Their religion hath deluded these. Whoso putteth his trust in Allah (will find that) lo! Allah is Mighty, Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Lo! the hypocrites say, and those in whose hearts is a disease:(1218) "These people,- their religion has misled them." But if any trust in Allah, behold! Allah is Exalted in might, Wise.
1218 Cf. 2:10 , for "disease in the heart." Trust in Allah brings its own reward: our eyes are opened, and we see how great, good, and wise is the Cherisher of the Worlds. Others may sneer and despise. But the blessing of Allah keeps our minds fresh and our hearts contented.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
o za- man ki
يَقُولُ
diyor- lardı
الْمُنَافِقُونَ
münafıklar
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
ف۪ي قُلُوبِهِمْ
kalplerinde vardır
مَرَضٌ
bir hastalık
غَرَّ
aldattı
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
bunları
د۪ينُهُمْۜ
dinleri
وَمَنْ
hâlbuki kim
يَتَوَكَّلْ
tevekkül ederse
عَلَى اللّٰهِ
Allah'a
فَاِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
عَز۪يزٌ
Azîz'dir
حَك۪يمٌ
Hakîm'dir
O zaman münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar (sizin için), "bunları, dinleri aldatmış (çünkü yenemeyecekleri bir orduyla savaşmaya kalkıyorlar)" diyorlardı. Hâlbuki kim Allah'a tevekkül ederse (güvenip dayanırsa), (bilsin ki) şüphesiz Allah, Azîz'dir, Hakîm'dir (bütün şeref ve kudretin sahibi olan, her işinde hikmet ve hayır olandır).
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مُنَافِقُون
Etken fiil-III
ن ف ق
Münafık erkekler
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
مَرَض
İsim
م ر ض
Hastalık
غَرَّ
Fiil-I
غ ر ر
Aldattı, kandırdı
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
تَوَكَّلَ
Fiil-V
و ك ل
Tevekkül etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli