close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 48. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż zeyyene lehumu-şşeytânu a’mâlehum vekâle lâ ġâlibe lekumu-lyevme mine-nnâsi ve-innî cârun lekum(s) felemmâ terâeti-lfi-etâni nekesa ‘alâ ‘akibeyhi vekâle innî berî-un minkum innî erâ mâ lâ teravne innî eḣâfu(A)llâh(e)(c) va(A)llâhu şedîdu-l’ikâb(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani o zaman Şeytan, onların yaptıklarını, kendilerine süslü ve hoş göstermişti de bugün insanlardan size üstün olacak yoktur, ben de şüphe yok ki size yardımcıyım demişti. Fakat iki ordu da görününce geri dönüp ben demişti, şüphe yok, sizden uzağım, çünkü ben, sizin görmediklerinizi görmedeyim ve Allah'tan korkmadayım ve Allah'ın cezası pek çetindir.
Bedir savaşına işaret edilmektedir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hani) O zaman şeytan(i güçler) kendilerine (müşriklere) amellerini çekici göstermiş ve onlara: "Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti. Ne zaman ki, iki ordu birbirini görür oldu (vuruşmak ve kozlarını paylaşmak üzere karşı karşıya geldi) o (şeytan hemen), iki topuğu üstünde geri dönmüş ve: "Şüphesiz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum ve ben Allah’tan da korkuyorum" demişti. Allah (Hakka ve halka hıyanet edenleri ceza ile) sonuçlandırması ve azabı pek şiddetli olandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Güya şeytan o zaman, onlara tüm yapıp ettiklerini güzel ve yerinde gösterip: “Bu gün, kimse sizinle baş edemez; çünkü ben de sizin arkanızdayım” demişti. Fakat iki ordu birbirinin görüş alanına girer girmez, topukları üzerinde geri dönüp; “Yoo” dedi “Ben sizden sorumlu değilim. Çünkü bakın sizin görmediğiniz bir şeyi görüyorum ben ve doğrusu Allah'tan korkuyorum. Çünkü Allah gerçekten azabında çok çetin ve çok şiddetlidir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onlara amellerini süsleyip güzel gösterdiği zaman: “Bugün dünyada sizi yenecek hiçbir millet yok, ben de sizi himaye edeceğim" demişti. Fakat iki taraf karşı karşıya gelip birbirlerini gördüklerinde arkasını dönüp kaçtı. “Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremiyeceğiniz şeyleri görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah, emirlerine âsi olma ve davetine icabeti geciktirme suçuna denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir." dedi.
bk. Kur’an-ı Kerim, 14/22; 59/16.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Şeytan onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve: "Bugün insanlar içinde size üstün gelecek yoktur, ben de sizin yanınızdayım" demişti. İki grup karşı karşıya geldiğinde ise ökçelerinin üstüne geri dönüp: "Ben sizden uzağım, ben sizin göremediğinizi görüyorum; ben Allah'tan korkuyorum. Allah, azabı çetin olandır" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
O zaman şeytan onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara: 'Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım' demişti. Ne zaman ki, iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve: 'Şüphesiz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan da korkuyorum' dedi. Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O zaman (Bedir savaşı için) Şeytan, onların yaptıklarını allayıp-pullayıp şöyle demişti: “- Bugün insanlardan size galip gelecek hiç bir kimse yoktur. Ben de size muhakkak yardımcıyım.” Fakat iki ordu karşı karşıya görününce, arkasını dönüp kaçarak şöyle dedi: “- Ben, sizden kesin olarak uzağım. Ben sizin göremiyeceğiniz şeyleri (melekleri) görüyorum. Ben gerçekten Allah'dan korkarım. Allah'ın azabı çok şiddetlidir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve hatırlayın ki o şeytan, onların yaptıklarını onlara güzel gösterdi. “Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur ve ben sizi kurtaracağım” dedi. İki grup birbiriyle karşılaşınca, o şeytan geri geri kaçtı. Ve: “Ben sizden beriyim, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah’tan korkuyorum. Allah’ın cezası serttir” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi de, “Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur; şüphesiz ben de sizin yardımcınızım” dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve “Ben sizden uzağım, ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum, Allah'ın azabı şiddetlidir” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani şeytan onlara yaptıkları işleri hoş gösterip demişti ki: «Bugün sizi hiçbir kimse yenemez, ben size yardımcıyım», iki bölük birbirini görünce, izi üstü dönüp dedi ki: «Ben sizlerden ırağım, ben görürüm sizin görmediğinizi, ben Allahtan korkarım, Allahın azabı hayli katıdır»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani şeytan (Bedir'de savaştan hemen önce) yaptıkları işleri kendilerine güzel göstererek (inkârcılara): “Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yok, ben sizin arkanızdayım” demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce, (şeytan) birdenbire geri dönerek: “Benim sizinle hiçbir ilgim yok, ben sizin görmediğiniz (melekler)i görüyorum ve ben Allah'tan sakınırım, çünkü Allah'ın azabı çok şiddetlidir” demişti.
Bkz. 14/22, 59/16  
Cemil Said
swap_vert close
Şeytân ânların ef’âlini hazırlamış ve ânlara dimiş idi ki: "Bu gün galebe sizdedir, ben sizin yardımcınızım." Lâkin iki ordu karşu karşuya geldiği vakit arkasını çevirdi ve didi ki: "Ben karışmam sizin görmediğinizi ben görüyorum ben Allâh’dan korkarım ’azâbı şedîddir."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şeytan onlara işlediklerini güzel gösterdi ve "Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur; doğrusu ben de size yardımcıyım" dedi. İki ordu karşılaşınca da, geri dönüp, "Benim sizinle ilgim yok; doğrusu sizin görmediğinizi ben görüyorum ve şüphesiz Allah'tan korkuyorum, Allah'ın azabı şiddetlidir" dedi.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
Bakınız: Enfâl sûresi, âyet, 8-9.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O vakit şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve “Bugün insanlar arasında sizi yenecek kimse yoktur, ben de sizin yanınızdayım” demişti. Ardından iki güç birbirini görünce hemen dönüş yaptı ve “Şüphesiz benim sizin sorumluluğunuzla ilgim yok, kuşkusuz sizin görmediğinizi görüyorum ve elbette Allah’tan korkuyorum, Allah’ın cezası çetindir” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve: Ben sizden uzağım, ben sizin göremediklerinizi (melekleri) görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum; Allah'ın azabı şiddetlidir, dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Şeytan, işlerini onlara süslemiş ve: "Bu gün halktan kimse sizi yenemez, ben sizin yanınızdayım," demişti. İki ordu yüz yüze gelince de, topukları üzerine geri dönüp, "Sizinle bir ilgim yok, sizin görmediğinizi görüyorum ve ALLAH'tan korkarım. ALLAH'ın cezası çetindir," demişti.
Şeytanın korkusu, haşyetsiz, yani saygısız bir korkudur.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şeytan, onlara amellerini güzel gösterdiği zaman, "Bu gün insanlardan size galip gelecek yoktur, ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki tarafın karşı karşıya geldiği görününce arkasını dönüp kaçtı ve şöyle dedi: "Ben sizden kesinlikle uzağım. Ben sizin göremeyeceğiniz şeyler görüyorum ve ben Allah'dan korkarım. Ayrıca Allah'ın azabı çok çetindir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o vakıt ki Şeytan kendilerine amellerini tezyin eylemiş de demişdi «bu gün insanlardan size galib gelecek yok, ben de size zahirim», fakat iki taraf karşı karşıya görününce ardına dönüverdi de «ben», dedi «sizden kat'ıyyen beriyim, ben sizin göremiyeceğiniz şeyler görüyorum, ben Allahtan korkarım, öyle ya Allahın ıkabı çok şiddetlidir»
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani, şeytan, (müşrikleri, müslümanlara karşı savaşma hususunda cesaretlendirerek) yaptıkları işi onlara güzel göstermiş ve “Bugün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok ve kesinlikle, ben de sizin yanınızdayım!” demişti. Fakat iki taraf (Bedir günü, savaş alanında) karşı karşıya gelip de birbirlerini görünce, (şeytan,) ökçeleri üzerinde geriye dönerek (bâtıl vaatlerle kandırmış olduğu müşriklere), “Ben sizden uzağım. Zira şüphesiz ben sizin göremediğiniz şeyleri (müslümanlara yardım etmek üzere savaş alanına gelen melekleri) görüyorum, Gerçek şu ki ben Allah’tan (beni helâk etmesinden) korkuyorum. Zira Allah’ın azabı çok şiddetlidir!” demişti.
* “… (şeytan,) ökçeleri üzerinde geriye dönerek”; Gördükleri karşısında korkup geriye doğru kaçarak, manasındadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani, şeytan¹ onlara yaptıkları işi süslü gösterip: “Bugün, sizi hiçbir insan topluluğu yenemez, ben de muhakkak sizin yardımcınızım.” dedi. Fakat iki ordu karşılaşınca geri döndü ve “Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görmekteyim, ben Allah'tan korkarım. Zira Allah'ın azabı çok çetindir.” dedi.
1- Bu insandan olan şeytandır. (2/Bakara, 14)  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O zaman şeytan onların yapdıklarını süslemiş ve şöyle demişdi: «Bugün insanlardan size galebe edecek (hiç bir kuvvet) yokdur. Ben de sizin muhakkak yardımcınızım». Vaktaki iki ordu (karşı karşıya) göründü, «Ben sizden kat'iyyen uzağım. Gerçek ben sizin göremeyeceğinizi görüyorum. Ben Allahdan korkarım elbet! Allah ukuubetinde çok şiddetlidir» dedi, iki topuğu üstüne (tabana kuvvet) kaçdı!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O zaman (Bedir günü) şeytan onlara amellerini süslü göstermiş ve: “Bugün insanlardan size galib gelecek kimse yoktur ve şübhesiz ben de size yardımcıyım!” demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce arkasını döndü ve: “Şübhesiz ben sizden uzağım; doğrusu ben sizin görmediğiniz şeyleri (mü'minlere yardıma gelen melekleri) görüyorum; ben elbette Allah'dan (O'nun beni helâk etmesinden) korkarım. Çünki Allah, azâbı şiddetli olandır!” demişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve o zaman, şeytan (şeytanca davranan kişi) onlara yaptıklarını (onların yaptıkları saldırı planlarını) süsleyip,“Bugün, insanlar arasında size galip gelecek hiçbir kuvvet yoktur; kesinlikle ben de sizin yanınızdayım! ”demişti. Ama ne zamanki iki grup savaş düzeninde karşı karşıya geldi, o zaman (yaptığı şeyin kötü olduğunu anlayıp) topukları üzerinde gerisin geriye dönüp kaçmaya durdu ve şüphesiz ben sizden beriyim (sizinle bir alakam yoktur), muhakkak sizin (sezip) görmediğinizi ben görüyorum; doğrusu ben, (yaptıklarımdan dolayı başıma gelebilecek azap hususunda) Allah’tan korkarım ve Allah, cezası çetin olandır demişti.*
(*) Detaylı bilgi şöyledir: Müşrikler Kinâne kabilesi ile savaş halindeydiler, müslümanlara karşı da bir savaş açtıklarında onlar tarafından arkadan vurulma tehlikesi vardı, bu sebeple tereddüt içinde kalmışlardı. Kervanı kurtarmak üzere yola çıktıklarında bu korkuyu yaşıyorlardı. Yolda aynı kabilenin ileri gelenlerinden Sürâka b. Mâlik ve adamları ile karşılaştılar. Sürâka kendilerine “Bugün sizi yenecek bir güç yoktur, Kinâne adına da ben size teminat veriyor ve yanınızda yer alıyorum” dedi. Bu söz üzerine cesaretleri artan müşrikler Bedir’e doğru sefere devam ettiler. Müslümanlara yaklaşıp kuvvetler birbirini görünce Sürâka, gördüklerinden ve daha önce verdiği bir sözü hatırlamasından dolayı korktu, pişman oldu; –o zamanki şeref ve himaye sözleşmesine sadakat anlayışı böyle gerektirdiği için– açıklama yaparak müşrikleri terketti. Şöyle ki: Sürâka, hicret esnasında Hz. Peygamber’in başına konan 100 develik ödülü kazanmak için onu yakalayıp müşriklere teslim etmek üzere yola çıkan, başına gelenlerden sonra bundan vazgeçen kişi idi. Hicret yolcularına yaklaştığı sırada (…) atı tökezlemiş ve kendisi de düşmüş, ısrar edince atın ayakları kuma gömülmüş, bunun üzerine korkuya kapılarak Hz. Peygamber ile karşılıklı bir himaye ve sadakat sözleşmesine razı olmuştu. Sürâka’nın müşriklerden desteğini çekmesinde bu sözleşmeyi hatırlaması da etkili olmuştur. Sürâka daha sonra, Mekke’nin fethinde İslâm’la müşerref olmuştur (İbn Kesîr, IV, 17-18; İbn Hişâm, Sîre, II, 133-135). Sürâka’nın yaptıklarının, bu savaşta Allah’ın müstesna yardımları doğrultusunda iki önemli tesiri olmuştur: a) Müşriklerin Bedir’e yönelme konusundaki tereddütlerini gidermiş, dönmelerini engellemiştir. b) Savaş kaçınılmaz hale geldikten sonra geri çekilerek düşmanın moralini bozmuştur. Bize göre de burada mecâzi bir anlatım vardır. Şeytanın insanları etkilemesi için insan suretine girmesi gerekmez. Onun hem insanlar arasında temsilcileri vardır hem de – deyim yerindeyse – her insanın içinde bir melek ve bir şeytan mevcuttur. Şeytan önce Sürâka’yı etkileyerek müşriklere destek vermeye sevketmiş, sonra bu savaşta Allah’ın müstesna yardımlarını görünce kendisinin de bundan zarar görebileceğini anlamış, korkup çekilmiş, bu sırada Sürâka da aklını başına devşirmiştir. Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri) Yani buradaki şeytan cinni şeytan olmayıp, şeytan gibi insanları Allah yolundan saptıran insi bir şeytandır. Aşağıdaki tefsir metinlerine Bkz: ويجوز أن يكون اسم الشيطان أطلق على سراقة لأنه فعل فعل الشيطان كما يقولون : فلان من شياطين العرب ....، وكذلك إسناد قول لا غالب لكم إليه مجاز عقلي باعتبار صدور القول والنكوص من سراقة المتأثر بوسوسة الشيطان . وكذلك قوله : إني أرى ما لا ترون ... (التحرير والتنوير ) وهذا التزيين والقول والنكوص هل ذلك على سبيل المجاز أو الحقيقة قولان للمفسرين بدأ الزمخشري بالأوّل فقال: وسوس إليهم أنهم لا يغلبون ولا يطاقون وأوهمهم أنّ اتباع خطوات الشيطان وطاعته مما تحبرهم فلما تلاقى الفريقان نكص الشيطان وتبرأ منهم، أي بطل كيده حين نزلت جنود الله ويمكن أن يكون صدور هذا القول على لسان بعض الغواة من الناس قال لهم ذلك بإغواء إبليس له ونسب ذلك إلى إبليس لأنه هو المتسبب في ذلك القول فيكون القول والنكوص صادرين من إنسان حقيقة (البحر المحيط) وحكى المهدوي وغيره أن التزيين في هذه الآية وما بعده من الأقوال هو بالوسوسة والمحادثة في النفوس.( المحرر الوجيز في تفسير الكتاب العزيز) قال بعضهم: كان تزيينه وسوسة ألقاها في قلوبهم من غير أن يتحول في صورة غير صورته.( لباب التأويل في معاني التنزيل - تأويلات أهل السنة)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şeytan onların yaptıklarını kendilerine süslü göstermişti ve onlara “Bugün insanlardan sizi yenecek kimseler yoktur. Bende size yakınım (destekliyorum)” demişti. Daha sonra savaşacak iki topluluk karşılıklı görülünce, tabanları üzerinde döndü ve desteklediği tarafa “Ben sizden uzaklaşıyorum ve ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ayrıca ben Allah dan da korkuyorum” dedi. Allah hesabı çok şiddetli olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün Şeytan onların işlediklerini onlara güzel göstererek dedi ki: "Bugün insanlar arasında sizi yenecek kimse yoktur. Besbelli ki, ben de sizin yardımcınızım." Ancak iki bölük biribiriyle karşılaşınca ters yüzüne dönüp dedi: "Benim sizinle işim yok. Çünkü ben sizin görmiyeceklerinizi görürüm. Çünkü ben Allah’tan korkarım. Allah’ın vereceği azap ağır olur."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani şeytan onlara işlerini bezemiş, «— Bugün nâstan sizi beğenecek yoktur, ben de sizin feryadınıza koşarım» demişti. Vaktaki iki taraf birbirini görünce şeytan arkasına dönüp «— Ben sizden ilişiği kesiyorum, çünkü ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah/tan korkarım» demişti. Allah ukubetinde şiddetlidir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani şeytan onlara yaptıklarını süsleyip güzel göstermiş ve “Bugün artık insanlardan size galip gelecek kimse yoktur. Ben sizin mutlak arkanızdayım/yanınızdayım [câr]” demişti. Ne zaman ki (savaş alanında) iki birlik [fi’etân] birbirini görünce/yüz yüze gelince, ökçesi üzerine geriye dönüp, “Ben sizden uzağım, sizin görmediklerinizi ben görüyorum.¹⁹ Ben Allah’tan korkarım. Çünkü Allah, cezası şiddetli olandır” demişti.
19 Bkz. Enfâl, 9  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani (tecessüm eden) şeytan, onlara amellerini çekici göstermiş ve onlara, “Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım” demişti. Ne zaman ki, iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde gerisin geriye döndü ve “Şüphesiz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi (azap meleklerini) görmekteyim, ben Allah'tan da korkmaktayım. Allah, azabı şiddetli olandır.” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani, kâfirlerin ruhlarını, vicdanlarını tamamen ele geçirmiş olan şeytan, türlü bahaneler ve telkinlerle onlara yaptıklarını güzel göstererek, “Korkmayın,bugün insanlardan hiç kimse sizi yenemez, ben sizin yanınızdayım!” demişti. Fakat iki ordu karşı karşıya gelince, hemen gerisin geriye dönerek, “Bakın!” dedi, “Ben sizin yaptığınız kötülüklerden uzağım! Sizinle tüm ilişkimi kesiyor, hakkınızda hiçbir sorumluluk kabul etmiyorum! Çünkü ben, sizin nefret ve ihtirâsa kapılarak göremediğiniz gerçekleri, yani, şehâdet şerbetini içmek için er meydanına çıkan ve melekler tarafından bizzat desteklenen bu yiğitlerle asla baş edilemeyeceğini görüyorum. Doğrusu ben, her ne kadar emirlerine itaat etmesem de, Allah’tan korkarım; çünkü bilirim ki, Allah’ın azâbı çok şiddetlidir!” Böylece şeytan, inkârcıları oracıkta yüz üstü bırakıp kaçmıştı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, Şeytan onlara amellerini süsledi. “Bugün İnsanlar’dan size galip gelecek yoktur. Ben, sizin için destekçiyim” dedi. İki Düşman Ordu" karşılaştığında yüzüstü bırakıverdi: “Ben, sizden uzağım. Ben, görmeyeceğiniz şeyleri görüyorum. Ben, Allah’tan korkuyorum. Allah Cezalandırması şiddetli olandır” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün şeytan, onlara kendi yaptıklarını beğendirmek için: " Ben, yanınızdayım, Artık bugün hiç bir kuvvet sizi alt edemez " diyor, ama iki tarafın savaş birlikleri, birbirilerini görme menziline geldi mi hemen çark edip: " Artık sizinle işim bitti, çünkü ben, sizin göremediğiniz birtakım güçler görüyorum. Açıkçası Allah'tan korkuyorum. Çünkü onun tokadı serttir " gibi bahaneler uyduruyordu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek kimse yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki taraf savaş alanında yüz yüze gelince şeytan arkasını dönüp, "Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz gerçekleri görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah’ın cezası çetindir." demişti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve “Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur; şüphesiz ki ben de sizin yardımcınızım!” demişti. Ne zaman ki iki ordu birbirini görünce (şeytan) iki topuğunun üzerine geriye dönmüş ve “Şüphesiz ki ben sizden uzağım; şüphesiz ben sizin göremediğinizi görüyorum; gerçek şu ki ben Allah’tan korkuyorum. [*] Allah’ın azabı şiddetlidir.” demişti.
Benzer mesaj: Haşr 59:16.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O zaman şeytan, onlara yaptıkları işi güzel gösterip: “Bu gün, ben de sizin yanınızdayken insanlardan hiç kimse sizinle asla baş edemez.” demişti. Fakat daha iki taraf birbirini görünce arkasını dönüp kaçtı ve: “Ben kesinlikle sizden uzağım. Ben sizin görmediğinizi görüyorum¹ ve ben Allah’tan korkuyorum.” dedi. Çünkü Allah’ın cezâsı, çok şiddetlidir.²
1 Yani, “Allah’ın Müslümanlara yardım için gönderdiği melekleri” görüyorum dedi.2 “Çünkü Allah’ın cezâsı, çok şiddetlidir.” sözü, şeytana ait de olabilir. Ayrıca burada şeytanın, Allah’tan korkması, bizim bildiğimiz anlamda inananların Allah’tan korkması şeklinde değil de şeytanın Allah’ın ne yapacağını bilmesinden dolayı süfli bir korkudur. Bu konuda Seyyid Kutub, “Yani şeytan, onlardan uzaklaştı ve onların başına geleceklerden korktu. Yüce Allah’ın Müslümanlara melekleri yardımcı olarak gönderdiğini görünce müşriklerin durumuna, üzüldü.” demiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Güya Şeytan, tüm yapıp-ettiklerini onlara güzel ve yerinde gösterip: “Bugün kimse sizinle baş edemez; çünkü ben de sizin arkanızdayım!” ⁵² demişti. Fakat daha iki topluluk birbirlerinin görüş alanına girer girmez, tabanları üzerinde geri dönüp: “Yoo” dedi, “ben sizden sorumlu değilim; çünkü, bakın, sizin görmediğiniz bir şeyi görüyorum ben ve doğrusu Allah’tan korkuyorum; çünkü Allah, gerçekten, azabında çok çetin, çok şiddetlidir.” ⁵³
52 Lafzen, “size komşuyum”. Kadîm Arap örfünden türemiş bir deyim: bu örfe göre, komşusuna yardım etmek ve onu korumak kişinin namus borcudur.53 Şeytanın pohpohlaması ve sonra da günahkarı yarı yolda bırakması hakkındaki bu temsîlî ifade, daha genel bir üslup içinde 59:16’da geçiyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O zaman şeytan onların yaptıklarını kendilerine süslü göstererek şöyle dedi: – Bugün hiç bir güç sizi mağlup edemez, çünkü ben sizin yanınızdayım. Fakat iki ordu karşı karşıya gelince: – Artık ben sizin yanınızda değilim, zira ben sizin görmediğinizi görüyorum, üstelik Allah’tan da korkuyorum, çünkü Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir, diyerek kaçıp gitti. 15/39, 16/63, 47/25, 59/16, 3/175
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve o zaman şeytan, yapıp ettiklerini kendilerine güzel göstererek diyordu ki: “Bu gün hiç bir insan size galip gelemez; çünkü ben sizin yanınızdayım!” Fakat iki taraf birbirinin görüş alanına girince ökçeleri üzerine geri döndü ve dedi ki: “Benim sizinle hiçbir ilişkim olamaz! Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum; üstelik ben Allah’tan korkarım:[¹³⁷⁶] çünkü Allah’ın cezalandırması pek şedid olur!”
[1376] Şeytan “Allah’tan korkarım” diyor. Allah’tan korkmayan insanlara yaklaşırken şeytan da besmele çekiyor olsa gerektir. Bu, insanın yükselişinin de alçalışının da bir sınırı olmadığını gösterir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O zaman şeytan onlara yaptıklarını süslemiş güzel göstermiş ve "Bu gün insanlardan size gâlip gelecek hiçbir kimse yoktur, kuşkusuz ben de sizin yardımcınızım" demişti, (böylece onları kandırmıştı) İki ordu karşılaştığında ise, arkasını dönerek, "Benim sizinle artık ilişiğim yok, ben sizin görmediklerinizi (İslam ordusuna meleklerin yardıma hazırlandıklarını) gördüm, şüphe yok ki ben, Allah'tan korkarım" demişti. (Tabana kuvvet kaçmıştı)
(Mekkeli müşrikleri Bedir'e şeytan coşku ile gönderip aldattığı gibi, münafıklar da savaşın sonucu hususunda aldanmışlar, müminlerin kesin kes yenilgiye uğrayacağını sanmışlardı, nitekim)  
Osman Fırat
swap_vert close
O zaman şeytân onlara yaptıkları işi süslemiş: "Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur, (korkmayın), ben sizin yanınızdayım!" demişti. Fakat iki topluluk birbirini görünce iki ökçesi üzerine (geriye) dönüp: "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah’tan korkarım, zira Allâh’ın cezâsı çetindir!" demişti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o vakit ki, şeytan onlara amellerini bezemiş ve demişti ki: «Bugün nâstan size galip olacak yoktur. Ve ben de şüphe yok ki sizi himaye ediciyim.» Vaktâ ki iki fırka karşı karşıya görünmeğe başladı. Arkasına dönüverdi ve dedi ki: «Şüphesiz ki ben sizden berîyim. Ben muhakkak ki sizin görmediklerinizi gördüm. Şüphe yok ki ben Allah'tan korkarım. Allah'ın ikabı ise pek şiddetlidir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hani şeytan onlara yaptıkları işi güzel gösterip şöyle demişti: “Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur. Ben de yanınızdayım! ”Fakat iki ordu birbirini görecek hale gelip karşılaşınca gerisin geri dönüverdi ve: “Ben, dedi, sizden uzağım, ben sizin göremediğiniz şeyleri görüyorum, ben Allah'tan korkarım. Öyle ya, Allah'ın azabı çok şiddetlidir. ” [59, 16; 14, 22]
Süleyman Ateş
swap_vert close
O zaman şeytan onlara yaptıkları işi süslemiş: "Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur, (korkmayın), ben sizin yanınızdayım!" demişti. Fakat iki topluluk birbirini görünce iki ökçesi üzerine (geriye) dönüp: "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım, zira Allah'ın cezası çetindir!" demişti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şeytân onlara amellerini güzel gösterüb: "Size bugün insânlardan galebe idecek kimse yokdur. ben sizin yakınınızda, imdâd idiciyim" didi. Vaktâ ki iki 'asker karşı karşıya geldiler. Şeytân geri döndi ve "Ben sizden berîyim, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allâh'dan korkarım, Allâh şedîdu'l 'ikâbdır" didi. [²]
[2] Şeytân ekser evkâtda Ehl-i Mekke'ye Rasûl'e 'adâveti ilkâ içün onlara civâr kabâil ruesâsından biri şeklinde görünür ve kâfirleri mü'minler 'aleyhine kırkırtırdı. Bedir vak'asında da müşriklerin ileri gelenlerinden olub Bedir güni Mekke'den çıkmamış olan (Sürâka) şeklinde müşriklerle berâberdi ve onlara: "Size bugün galebe idecek yokdur korkmayın, hücûm idin" diye bir takım sözler söylerdi. İki kuvvet karşı karşıya geldikleri zamân Hâris bin Hişâm'ın elinden tutmakda olan iblîs geriye doğrı gitmeğe başladı. Hâris: "Ne yapıyorsun, kaçıyor mısın?" didikde "Ben sizden berîyim, sizin görmediğinizi ben göriyorum" diyerek gitdi. Çünki mü'minlerin önlerinde imdâda gönderilmiş olan melâikeyi görmüşdi. Bunun üzerine küffâr münhezim oldılar.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Savaştan önce) Şeytan, işlerini kendilerine güzel göstererek dedi ki “Bugün bu insanlardan sizi yenecek yoktur; ben de yakınınızdayım.” İki birlik birbirini görünce geri çekildi ve dedi ki “Benim sizinle bir ilgim yok. Ben sizin göremediğinizi görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah’ın cezası pek ağırdır.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Şeytan onların (müşriklerin) yaptıklarını kendilerine süslü göstererek şöyle dedi:-Size bugün hiç kimse galip gelemez. Nitekim ben de sizin yardımcınızım. İki ordu karşılaşınca da: -Ben sizden uzağım, ben sizin görmediklerinizi görüyorum. Ben şüphesiz Allah'tan korkarım, Allah'ın azabı şiddetlidir, diyerek arkasını dönüp kaçtı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O vakit Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve “Bugün insanlardan size üstün gelecek kimse yoktur; ben de yanınızdayım” demişti. İki ordu karşı karşıya göründüğünde ise gerisin geri döndü de “Ben sizden uzağım; çünkü sizin görmediğinizi görüyorum ve Allah'tan korkuyorum. Allah'ın cezası ise pek çetindir” deyiverdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şeytan onlara, yaptıklarını süslü gösterip şöyle demişti: "Bugün size galip gelecek kimse yok, ben yanınızdayım." Fakat iki topluluk yanyana gelince iki topuğu üstüne çark edip şöyle dedi: "Ben sizden uzağım. Ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah'tan korkarım. Allah'ın cezası çok şiddetlidir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim bezedi anlara şeyŧān 'amellerini daħı eyitti “yiñici yoķdur size bugün ādemįlerden daħı bayıķ śaķlayıcıvan sizi.” pes ol vaķt kim biribirine göründi iki bölük döndi iki ökçesi üzere daħı eyitti “bayıķ ben bįzārvan sizden bayıķ ben görürven anı kim görmezsiz bayıķ ben ķorķarın Tañrı’dan daħı Tañrı ķatı 'aźābludur.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol vaḳt kāfirlere bezedi şeyṭān ‘amellerini, daḫı eyitdi: Sizi kimseyiñemez bu gün ādemīler‐ den, didi. Daḫı men size meded idici‐men, didi.Pes ol vaḳt ki iki çeri biri birin gördi, ardına döndi ḳaçdı. Daḫı eyit‐di: Men sizden bīzār‐men, men görür‐men siz görmegeni, ben ḳorḳar‐menTañrı Ta‘ālādan didi. Daḫı Tañrı Ta‘ālā muḥkem ‘aẕāb idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O zaman (Bədr günü) Şeytan onlara öz əməllərini gözəl göstərib demişdi: “Bu gün insanlar içərisində sizə qalib gələ biləcək bir kimsə yoxdur. Mən də sizin (pənahınız) dadınıza çatanam!” Lakin iki dəstə üz-üzə gəldiyi zaman dönüb qaçaraq: “Mənim sizinlə heç bir əlaqəm yoxdur. Mən sizin görmədiklərinizi (mö’minlərin köməyinə gələn mələkləri) görürəm. Mən Allahdan qorxuram. Allah (Ona asi olanlara) şiddətli əzab verəndir!” – demişdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when Satan made their deeds seem fair to them and said: No one of mankind can conquer you this day, for I am your protector. But when the armies came in sight of one another, he took Sight, saying: Lo! I am guiltless of you. Lo! I see that which ye see not. Lo! I fear Allah. And Allah is severe in punishment.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Remember Satan made their (sinful) acts seem alluring to them, and said: "No one among men can overcome you this day, while I am near to you": But when the two forces came in sight of each other, he turned on his heels, and said: "Lo! I am clear of you; lo! I see what ye see not; Lo! I fear Allah. for Allah is strict in punishment."(1217)
1217 It is the way with the leaders of evil, when they find their cause lost, that they wash their hands of their followers and leave them in the lurch. They sec more clearly then their dupes. They are not simpletons: they know the consequences of the wrath of Allah. Satan's "fear" of Allah is terror combined with hatred - the very opposite of the feeling which is described in Taqwa, viz., the desire to avoid doing anything against Allah's will, such desire being founded on trust in Allah and the love of Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
ve o vakit
زَيَّنَ
süsle- mişti
لَهُمُ
onlara
الشَّيْطَانُ
şeytan
اَعْمَالَهُمْ
amellerini
وَقَالَ
ve de- mişti
لَا غَالِبَ
galip gelecek yoktur
لَكُمُ
size
الْيَوْمَ
bugün
مِنَ النَّاسِ
insanlardan
وَاِنّ۪ي
ve şüphe- siz ben
جَارٌ
yardım- cıyım
لَكُمْۚ
size
فَلَمَّا
fakat ne zaman ki
تَرَٓاءَتِ
birbirini gördü
الْفِئَتَانِ
iki topluluk
نَكَصَ
döndü
عَلٰى
üzerinde
عَقِبَيْهِ
iki ökçesi
وَقَالَ
ve dedi
اِنّ۪ي
şüphe- siz ben
بَر۪ٓيءٌ
uzağım
مِنْكُمْ
sizden
اِنّ۪ٓي
doğru- su ben
اَرٰى
görü- yorum
مَا
o şey- leri ki
لَا تَرَوْنَ
görmüyor- sunuz
اِنّ۪ٓي
elbette ben
اَخَافُ
korkarım
اللّٰهَۜ
Allah'
tan
وَاللّٰهُ
ve Allah
شَد۪يدُ
pek şid- detlidir
الْعِقَابِ۟
cezası
Hani (Bedir günü) şeytan onlara amellerini süslü göstermiş ve, "bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, şüphesiz ben de sizin (müttefikiniz ve) yardımcınızım" demişti. Fakat iki ordu birbirini görünce topukları üzerinde geri döndü ve (korku içinde) dedi ki: "Şüphesiz ki ben sizden uzağım, doğrusu ben sizin görmediğiniz şeyleri (mü'minlere yardıma gelen melekleri) görüyorum, ben elbette Allah'tan korkarım. Çünkü Allah, cezası pek şiddetli olandır."
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
زَيَّنَ
Fiil-II
ز ي ن
Süsledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
غَالِب
Etken fiil
غ ل ب
Ğâlib (Allah'ın ismi, esmasıdır), galip gelen, galip olan
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
جَار
İsim
ج و ر
Komşu, yardımcı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
تَرَاءٰى
Fiil-VI
ر ا ي
Birbirini gördü
فِئَة
İsim
ف ا ي
Topluluk, grup, birlik
نَكَصَ
Fiil-I
ن ك ص
Geriye döndü
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَقِب
İsim
ع ق ب
Ökçe, topuk, ard
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
بَرِىٓء
İsim
ب ر ا
Suçsuz, uzak
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَدِيد
İsim
ش د د
Şiddetli, sağlam, kuvvetli, zorlu
عِقَاب
İsim
ع ق ب
Ceza, azap, sona erdirme, cezalandırma