Ve bilin ki, (meşru müdafaa savaşı sonucunda) elde ettiğiniz herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a (Allah için kamuya, halka) ve elçisine (İslam devlet başkanı sıfatıyla elçinin kamu hizmeti için harcamasını uygun gördüğü yerlere), yakınlarına (zekâttan kendilerine bir şey verilmeyen akrabalarına), yetimlere (kimsesiz olanlara), yoksullara (işsizlere) ve yolculara aittir. Eğer siz Allah’a ve hak ile batılın birbirinden ayrıldığı o gün, (yani) iki topluluğun karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inanıyorsanız (buna uyarsınız). Allah ise her şeye hakkıyla gücü yetendir. *
(*) Enfâl sûresi-41. ayette göre meşru müdafaa savaşı sonunda ele geçen gelirin/kazancın nasıl, ne kadar, nereye ve kimlere harcanacağına dair hüküm veriliyor. Buna göre, elde edilen gelirin 1/5’i aşağıdaki gibi dağıtılır. 1. Allah için, yani âmmenin, kamu hizmetinin vb. yerler içindir, bu hisse, kamuya ait olur/ halkın bütçesine girer. Bk: (وقيل سهم الله لبيت المال، (البحر المحيط) 2. Allah Resulü içindir, yani Allah Resulü islam devlet başkanı sıfatıyla kamu hizmeti için uygun gördüğü yerlere harcama yetkisine sahiptir. Yani Allah ve Rasûl için olduğu belirtilen pay kamunun yararı için devletin bütçesine gider. 3. Elçinin fakir ve yoksul akrabaları içindir, çünkü diğer Müslümanlara zekâttan pay verildiği hâlde, Allah Resulü ve yoksul akrabalarına zekât geçmediğinden, zekâttan bir payları yoktu. İşte bu nedenle yoksul akrabalarına bundan bir pay verilirdi. 4. Toplumun yetimleri /kimsesizleri içindir. 5. Toplumun yoksul, fakir ve işsizleri içindir. 6. Memleketinden uzak kalmış yolcu, türist, yabancı ve garibanlar içindir. Yani beşe bölünen gelirlerin beşte biri bu sayılanlara ayrılır. Beşte dördü de savunma savaşına katılanlara, yani askeri personele ve şehit ailelerine varilir. Ayrıca bundan da anlaşılıyor ki, Enfâl ve ganimet ayrı gelirlerdir, ikisi bir değildir.