close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 41. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Va’lemû ennemâ ġanimtum min şey-in feenne li(A)llâhi ḣumusehu velirrasûli veliżî-lkurbâ velyetâmâ velmesâkîni vebni-ssebîli in kuntum âmentum bi(A)llâhi vemâ enzelnâ ‘alâ ‘abdinâ yevme-lfurkâni yevme-ltekâ-lcem’ân(i)(k) va(A)llâhu ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve iyice bilin ki ganimet olarak elde ettiğiniz şeyin mutlaka beşte biri Allah'ın ve Peygamberin ve yakınların ve yetimlerin ve yoksulların ve yolda kalmışlarındır. Allah'a inanmışsanız ve hak ile batılın ayrıldığı, yani iki ordunun birbiriyle buluştuğu gün kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz ve Allah'ın her şeye gücü yeter.
Bu beşte bir hakkında muhtelif reyler vardır. İbn-i Abbas, İbrahîm, Katâde ve Atâ'ya göre beşte bir hisse, beşe bölünür. Allah'a ve Peygambere ait olan pay, silâha ve ata sarfedilir. Şâfii'ye göre dört kısma bölünür. Bir payı Peygamber soyuna aittir, üçü Müslümanların yoksullarına, yetimlerine ve yolda kalmışlarına verilir. Bâzılarına göre üçe bölünür, çünkü Peygambere ait pay, vefatiyle sakıt olmuştur ve Peygamberin mîrası olmadığına göre de yakınlarına verilemez. Bâzıları üç payı âyette anılanlara, bir payı da Hz. Peygambere mensup olanlara vermenin caiz olduğunu söylemişlerdir. İmamiyye'ye göre Allah'a ve Peygambere ait olan pay, imamın hakkıdır, bundan sonra bir pay, Hz. Resulullah’ın soyundan gelen yetimlerin, bir pay, aynı soya mensup yoksulların, bir pay da gene aynı soydan olup parası biterek yolda kalmış olanlarındır. Bu paylar, ancak Al-i Muhammed'e aittir, çünkü onlara zekat ve sadaka haramdır. Bunu Taberi, Aliyy-ibn-il-Huseyn'den ve Muhammed-ibn-i-Aliyy-il-Bakır (a.s)'dan rivayet eder. Humüs verilecek yakınlarda da ihtilaf vardır. Abdülmuttalip evladından Haşimoğulları diyenler bulunmuştur, çünkü Haşim'in soyu ancak Abdülmuttalip'ten yürümüştür. Bu rivayet, İbn-i Abbas'tan gelir. Humüsün nelerden verileceği hakkında da çeşitli reyler mevcuttur (Mecma' 1, 482-483).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bilin ki, ’ganimet olarak ele geçirdiğiniz’ şeylerin beşte biri (devlet ve millet hizmetinde kullanılmak üzere); muhakkak Allah’ın, Resul’ün, Ona yakınlığı olanların, yetimlerin, yoksulların ve yolda kalmışlarındır. Eğer Allah’a (inanıyorsanız); ve Hakk ile Bâtıl’ın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun karşı karşıya kaldığı (ve mü’minlerin kazandığı) günde (Bedir’de) kulumuza (Hz. Muhammed Aleyhisselam’a) indirdiğimize (Kur’ani hükümlere ve müjdelere) iman ediyorsanız (ganimeti böyle bölüşün). Allah, her şeye güç yetirendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bilesiniz ki, savaşta ganimet olarak her ne ki ele geçirdiyseniz, onun beşte biri Allah'a ve Rasûl'e, yakın akrabaya, yetimlere, ihtiyaç içinde olanlara ve yolda kalmışlara aittir. Gözetmeniz gereken ölçü budur. Eğer Allah'a ve hakkın batıldan ayrıldığı, iki topluluğun savaşta karşı karşıya geldiği gün, kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız ki, işte o gün tanık olduğunuz gibi, Allah'ın gücü herşeye yeter.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer Allah'a, Allah'ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah'a bağlanan, saygılı kulumuz Muhammed'e indirdiğimize, Kur'ân'a inanmışsanız, bilin ki, Hak ile bâtılın ayrıldığı, hakkın zaferinin tecelli ettiği, iki ordunun çarpıştığı gün, Bedir savaşında ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah'a, Rasûlüne, onun akrabalarına, yetimlere, dullara, kimsesizlere, çevresi, çaresi olmayan yoksullara, göçmenlere ve yolda kalan muhtaç yolcuya aittir. Allah'ın her şeye gücü kudreti yeter.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/161; 59/6-10.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'a ve (hakla batılın) ayrıldığı günde, iki topluluğun karşı karşıya geldiği o günde, kulumuza indirilmiş olana iman ediyorsanız bilin ki, ganimet olarak ele geçirdiklerinizin beşte biri Allah, Resulu, yakınlar,[7] yetimler, düşkünler ve yolda kalmış kişi içindir. Allah her şeye güç yetirendir.
7.Burada yakınlar denilirken Resulullah (a.s.)`ın akrabaları kastedilmektedir. Bunların zekat almaları haram olduğundan kendilerine ganimetten pay verilmektedir. Kaynaklarda bildirildiğine göre Resulullah (a.s.)`ın akrabalarından kendilerine ganimetin beşte birinden pay verilenler Haşimoğullarıyla Abdulmuttalib oğullarıdır. Bir görüşe göre ise sadece Haşimoğullarıdır. Bir başka görüşe göre de bütün Kureyş kabilesidir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Bilin ki, 'ganimet olarak ele geçirdiğiniz' şeylerin beşte biri, muhakkak Allah'ın, Resûlün, yakınların, yetimlerin, yoksulların ve yolcunundur. Eğer Allah'a, hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği günde (Bedir'de) kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız (ganimeti böyle bölüşün). Allah, her şeye güç yetirendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biliniz ki, kâfirlerden ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyin muhakkak beşte biri Allah içindir. O da, Peygambere ve onun akrabasına, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmışlara aittir; eğer siz Allah'a iman etmiş ve o hak ile bâtılın ayrıldığı Bedir günü, o iki ordunun birbiriyle çarpıştığı gün, kulumuza (Hazreti Peygambere) indirdiğimiz âyetlere iman etmişseniz. Allah her şeye kadirdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve bilin ki kazandığınız herhangi bir ganimetin beşte birisi Allah’a, Resulullah’a, akrabalara, yetimlere, miskinlere ve yolcuyadır; eğer hak ile batılın ayrıldığı, iki ordunun karşılaştığı gün kulumuza indirdiğimiz Kur’ana ve Allah’a inanıyorsanız… Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer Allah'a ve bir de hak ile bâtılın ayrıldığı, iki ordunun karşılaştığı gün, kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz biliniz ki, savaşta elde ettiğiniz ganimetlerin beşte biri Allah'a, Peygamber'e, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmış olanlara aittir. Allah, her şeye gücü yetendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Eğer sizler Allaha —ayrım günü iki bölük kavuştuğunda— kulumuza gönderilmiş olana inanmışsanız, bilesiniz ki doyumluğun beşte biri Allaha, peygambere, hısımlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışlaradır, Allahın herşeye gücü yetişir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bilesiniz ki, (savaşta) ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah'a ve resule, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah'a ve hakkın batıldan ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuz (Muhammed')e indirdiklerimize inandıysanız (taksimatı buna göre yapın). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Savaşta alınan ganimetler beşe bölünür. Beşte dördü savaşa katılanlara, beşte biri de ayette sayılanlara taksim edilir. Tamamen Allah’ın desteğiyle kazanılmış bir savaştan sonra ganimetlerin tamamının savaşa katılanların kendilerine verilmesini istemeleri hadsizlik olur. Ganimetlerden Allah’a verilmesi, kamu yararına tahsis edilmesi demektir. Hz. Muhammed’e verilmesi, Peygamberin örtülü ödenek diyebileceğimiz herkes tarafından bilinmesi gerekmeyen siyasi ve sosyal amaçlı hizmetler için demektir. Yakınlarına verilmesi, birinci derecede yakınında bulunan fakirlerin ve savaşta şehid düşen askerlerin yakınlarının acil ihtiyaçları için demektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Biliniz ki ganâim ele geçirdiğiniz vakit beşde biri Allâh’a, rasûlüne ve ânın akrabâsına, yetimlere, fakirlere ve seyyâhlara ’âiddir. Eğer Allâh’a inanır ve iki ordunun müsâdeme itdiği güni (Bedir muhârebesi güni) size inzâl iylediğimiz imdâda îmân itdiniz ise bu vechile hareket idiniz. Allâh her şeye kâdirdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer Allah'a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki, ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah'ın, Peygamber'in ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah her şeye Kadir'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Bakınız: Âl-i İmrân sûresi, âyet, 123-124.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’a ve ayırım günü yani iki topluluğun karşılaştığı gün kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz biliniz ki ganimet olarak ele geçirdiğiniz her şeyin beşte biri Allah’a, peygambere, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Allah her şeye kadirdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer Allah'a ve hak ile bâtılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbiri ile karşılaştığı gün (Bedir savaşında) kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah'a, Resûlüne, onun akrabalarına, yetimlere, yoksullara ve yolcuya aittir. Allah her şeye hakkıyla kadirdir.  
 Âyette zikredilen Peygamber’in akrabaları hakkında âlimler ihtilâf etmişlerdir. Şâfiî’ye göre Hâşim ve Muttalip oğullarıdır; bir görüşe göre de sadece Hâşim oğullarıdır; diğer bir görüşe göre zekât almaları helâl olmayan akrabalardır, bir başka görüşe göre ise bütün Kureyş kabilesidir. Savaşta alınan ganimetler beşe bölünür. Beşte biri âyette sayılanlara tahsis edilir. Kalan da savaşa katılan gazilere taksim edilir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ayırım gününde, iki ordunun karşılaştığı günde kulumuza indirdiğimize ve ALLAH'a inanıyorsanız, bilin ki elinize geçen her ganimetin beşte biri ALLAH'ın ve Elçisinindir. Bu pay, akrabalar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmışların hakkıdır. ALLAH herşeye Güç Yetirendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şunu da biliniz ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah içindir. O da peygambere ve ona yakınlığı olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmışlara aittir. Eğer siz Allah'a iman etmiş, hak ile batılın ayrıldığı o gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği o (Bedir) günü kulumuza indirdiğimiz âyetlere iman getirmiş iseniz bunu böyle biliniz. Ve biliniz ki, Allah, herşeye kâdirdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de ma'lûmunuz olsun ki ganimet aldığınız her hangi bir şey, mutlaka onun beşte biri Allâh içindir ki Peygambere ve ona karabeti olanlarla yetimler ve miskinler ve yolda kalmışlaradır, eğer siz Allaha iyman etmiş ve o furkan günü, o iki cem'iyyetin çarpıştığı gün kulumuza indirdiklerimize iyman eylemiş iseniz bunu böyle bilin; daha Allah her şeye kadir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer Allah’a ve iki topluluğun karşılaştığı gün, haklı ve haksızın birbirinden ayrıldığı o (Bedir) gün (ün) de kulumuza gönderdiklerimize îmân ediyorsanız, (şunu iyi) biliniz ki, (cihatta) elde ettiğiniz ganimetin beşte biri Allah’ın (emri üzere); Resûlü’nün, onun akrabalarının, yetimlerin, yoksulların ve (muhtaç kalmış) yolcularındır. Allah her şeye kâdirdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer Allah'a, Hakk ile Batıl'ın birbirinden ayrıldığı gün; iki ordunun karşı karşıya geldiği günde, kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız, bilin ki: Ganimet olarak ele geçirdiklerinizin beşte biri Allah'ın ve Resul'ünün, yakınların¹, yetimlerin, düşkünlerin, yol oğlunun². Allah, Her Şeye Güç Yetirendir.
1- Allah yolundaki mücadelende yanında yer alanların. Yakınlar; Allah Resul'ünün, Ehl-i Beyt'i ve akrabaları değil, İslam davasına sahip çıkıp yardım ettiği, bunun için yurdundan, evinden olduğu halde, savaşa katılma imkânı bulamayan ihtiyaç sahipleridir. (59:7,8) 2- “İbnu's-sebili,” “yol oğlu” demektir. Bu bir deyimdir. Bu deyime, “yolda kalanlar” olarak anlam verilmesi doğru değildir. Zira sebil, üzerinde yürünen/gidilen “yol” demek değildir. Sebil, “iki şey, iki yol arasından birini seçmek anlamında “tercih edilen yol” demektir. Yani, Hakk veya Batıl yoldan “birinin tercih edilmesi” anlamına gelmektedir. Bu nedenle doğru anlam, “yolda kalanlar” değil, bütün zamanını “Allah yolunda” çalışmaya ayırmış ve bundan dolayı yardıma muhtaç olmuş olanlar anlamıdır. Diğer bir anlam da yaptığı şey imkânsızlık nedeni ile yarım kalan kimselerdir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer Allaha (îman etmiş), hak ile baatılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbirine kavuşduğu (Bedir) gün (ü) kulumuz (Muhammed) e indirdiğimiz (âyetler) e inanmışsanız, bilin ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şey'in mutlakaa beşde biri Allahın, Resulünün, hısımların, yetimlerin, yoksulların, yolcunundur. Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer Allah'a ve hak ile bâtılın ayrıldığı o gün, o iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize îmân etmişseniz, bilin ki ganîmet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri, artık şübhesiz Allah'a, peygambere, akrabâlar(ın)a, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara âiddir. Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve bilin ki, (meşru müdafaa savaşı sonucunda) elde ettiğiniz herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a (Allah için kamuya, halka) ve elçisine (İslam devlet başkanı sıfatıyla elçinin kamu hizmeti için harcamasını uygun gördüğü yerlere), yakınlarına (zekâttan kendilerine bir şey verilmeyen akrabalarına), yetimlere (kimsesiz olanlara), yoksullara (işsizlere) ve yolculara aittir. Eğer siz Allah’a ve hak ile batılın birbirinden ayrıldığı o gün, (yani) iki topluluğun karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inanıyorsanız (buna uyarsınız). Allah ise her şeye hakkıyla gücü yetendir. *
(*) Enfâl sûresi-41. ayette göre meşru müdafaa savaşı sonunda ele geçen gelirin/kazancın nasıl, ne kadar, nereye ve kimlere harcanacağına dair hüküm veriliyor. Buna göre, elde edilen gelirin 1/5’i aşağıdaki gibi dağıtılır. 1. Allah için, yani âmmenin, kamu hizmetinin vb. yerler içindir, bu hisse, kamuya ait olur/ halkın bütçesine girer. Bk: (وقيل سهم الله لبيت المال، (البحر المحيط) 2. Allah Resulü içindir, yani Allah Resulü islam devlet başkanı sıfatıyla kamu hizmeti için uygun gördüğü yerlere harcama yetkisine sahiptir. Yani Allah ve Rasûl için olduğu belirtilen pay kamunun yararı için devletin bütçesine gider. 3. Elçinin fakir ve yoksul akrabaları içindir, çünkü diğer Müslümanlara zekâttan pay verildiği hâlde, Allah Resulü ve yoksul akrabalarına zekât geçmediğinden, zekâttan bir payları yoktu. İşte bu nedenle yoksul akrabalarına bundan bir pay verilirdi. 4. Toplumun yetimleri /kimsesizleri içindir. 5. Toplumun yoksul, fakir ve işsizleri içindir. 6. Memleketinden uzak kalmış yolcu, türist, yabancı ve garibanlar içindir. Yani beşe bölünen gelirlerin beşte biri bu sayılanlara ayrılır. Beşte dördü de savunma savaşına katılanlara, yani askeri personele ve şehit ailelerine varilir. Ayrıca bundan da anlaşılıyor ki, Enfâl ve ganimet ayrı gelirlerdir, ikisi bir değildir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer Allah’a ve kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, iki topluluğun karşılaştığı gün, haklı ve haksızın birbirinden ayrıldığı günde, elde ettiğiniz ganimetin beşte biri Allah’ın, elçisinin, yakın akrabaların, yetimlerin, çalışamayacak durumda olan fakirlerin ve yolda kalmışlara aittir. Allah her şeye gücü yetendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bilin ki savaşta aldığınız malların beşte biri Allah’ın elçisinin, yakınların, öksüzlerin, yoksulların, yolda kalanlarındır, eğer siz Allah’a, doğru ile iğrinin ayrıldığı, o iki ordunun çarpıştığı gün kulumuza bildirdiğimize inanıyorsanız. Bu, böyledir. Allah’ın gücü her nesneye yeticidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biliniz ki ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah/ın, peygamberin, hısımların [¹] yetimlerin, yoksulların, yolcunundur. Eğer Allah/a ve kavlimize hak ile bâtılın ayrıldığı gün ve iki askerin kavuştuğu Bedir gününde inzâl ettiğimiz âyetlere inanmış iseniz taksime razı olun. Allah herşeye hakkıyle kaadirdir.
[1] Peygamberimizin hısımları olan Beni Haşim gibi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer Allah’a ve hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün [yevme’l-furkân], iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün, kulumuza indirdiklerimize inanıyorsanız; biliniz ki ancak, ganimet olarak aldığınız şeylerin beşte biri; Allah’a, elçiye, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolcuya/yolda kalmışlara aittir.¹⁷ Allah her şeye gücü yetendir.
17 Savaş ganimetinin beşte biri bu sayılanlara aittir. Bunun içindeki Allah’a ve elçisine ait olan kamunundur. Diğer beşte dördü ise savaşa iştirak edenlerindir. İslam hukuku kaynaklarında bunlarla ilgili pek çok mevzuat vardır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer Allah'a ve hakkı batıldan ayıran o günde, iki topluluğun karşılaştığı günde (Bedir'de), kulumuza indirdiğimize (faydalanılan şeylerin Allah'a ve Resul'üne ait olduğunu bildiren ayete) iman etmişseniz, biliniz ki faydalandığınız herhangi bir şeyin humsu (beşte biri) Allah'ın, peygamberin, yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolda kalmışlarındır. Allah her şeye kadirdir.
(İman Cafer-i Sadık, (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ayet-i kerimede Peygamber’in yakınlarından maksat, Müminlerin Emiri Ali ve diğer Ehl-i Beyt imamlarıdır.” Bu esas üzere Hz. Peygamberin döneminde elde edilen ganimetlerin beşte biri Ehl-i Beyt’e tahsis ediliyordu. Ama daha sonra Ehl-i Beyt’in bu hakkı da ellerinden alınmış oldu.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bilin ki, savaşta ele geçirdiğiniz ganîmetlerin beşte biri, kamu yararına harcanmak üzere, şu beş sınıf arasında paylaştırılır: 1. Bu ganimetler, öncelikle Allah’a, yani O’nun fakir ve muhtaç kullarına, 2. İslâm toplumunun devlet başkanı olarak Allah’ın Elçisine ve onun vefatından sonra, Kur’an’a ve Peygamberin sünnetine göre hükmeden Müslüman yöneticilere, 3. Savaşta şehit düşen askerlerin geride bıraktıkları yardıma muhtaç akrabalara, 4. Bu durumdaki yetimlere,5. Diğer yoksullara, 6. Ve evinden yurdundan uzak düşmüş, memleketine dönemeyecek şekildeyolda kalmış kimselere aittir. Ganîmetin geri kalan beşte dördü ise, savaşa katılan askerler arasında —süvarilere iki, yayalara bir pay olmak üzere— paylaştırılır.Ey müminler! Eğer Allah’a gerçekten iman ediyorsanız ve hak ile bâtılın kesin hatlarla birbirinden ayrıldığı o Ayrışma Gününde, yani iki ordunun Bedir’de karşı karşıya geldiği kader gününde kulumuza indirdiğimiz muhteşem zaferi müjdeleyen ayetlere gerçekteninanıyorsanız, ganîmetler konusunda uymanız gereken temel ölçü budur. Unutmayın ki, Allah her şeye kadirdir. Bakın, bizzat Allah, Bedir savaşında müminleri nasıl sevk ve idare ediyordu:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Eğer kulumuza indirdiklerimize ve Allah’a iman etmişseniz, bilin ki, İki Topluluğun Karşılaşma günü’nde, Furkan günü’nde, elde ettiğiniz ganimetlerin beşte biri Allah’a, Rasûl’e, Yakın (Akraba)lığı olana, Yetimler’e, Düşkünler’e ve Yolda Kalmışlar’a aittir. Allah her şeye güç yetirendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Savaş gelirlerinin beşte biri Allah'a, resulüne, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yol mağdurlarına aittir. [1] Eğer Allah'a ve kulumuz Muhammed'e indirdiğimize inanıyorsanız, Hele de iki birliğin karşılaştığı o ana-baba gününe şahit olduysanız, bu böyledir. Allah her şeye kadirdir…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bilin ki; ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a, Resulüne, yakın akrabalarına, yetimlere, yoksullara, yolculara aittir. Yasalarımızı uygulayan Resul; hak ve adalet içinde bu taksimi yapar. Ona itaat edin! Eğer paylaşımda haksızlık yaparsa, biz onun perçeminden yakalar, gerektiği şekilde cezalandırırız. Eğer hak ile batılın birbirinden ayrıldığı ve iki ordunun karşılaştığı gün Allah’a inandıysanız, paylaşımdan hakkınızı alırsınız. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’a ve doğru ile yanlışın ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun karşılaştığı gün (Bedir savaşında) kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, bilin ki ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri, Allah, Elçi, yakınlık sahibi (olanlar), yetimler, yoksullar ve yolcu(lar) içindir. Allah her şeye gücü yetendir. [*]
Bu ayet Enfâl 8:1 ve Haşr 59:7-9. ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer siz, Allah’a ve iki toplumun¹ çarpıştığı, hak ile bâtılın ayrıldığı o (Bedir) günü, kulumuza indirdiğimiz şeylere² îman eden gerçek mü’minler iseniz; savaş ganîmeti olarak aldıklarınızın beşte birinin kesinlikle Allah’a, Peygambere, onun akrabalarına, yetimlere, düşkünlere³ ve yolda kalmışlara ait olduğunu⁴ ve Allah’ın gücünün her şeye yettiğini iyi bilin.⁵
1 Medîneli Müslümanlar ve Mekkeli kâfirlerin…2 Yani; vahye, meleklere ve Allah’ın yardımına…3 Miskîn: çok daha düşkün, fakirliği açıkça belli olan, âciz ve zelil kimse demektir. 4 Savaş ganîmetlerinin tamamı, öncelikle Allah’ındır. Ancak; ganîmetlerden beşte biri, Allah yolunda harcanmak üzere devlete, kalan beşte dördü ise gazilere verilir. Gaziler dilerlerse haklarını alırlar, dilerse diledikleri kadarını Allah için terk edebilirler. Devletin aldığı beşte bir ise âyette belirtilen yerlere İslâm Devleti tarafından harcanır.5 Bu âyetin, Bedir Savaşı esnasında veya Bedir’den otuz üç gün sonra Beni Kaynuka’ savaşı esnasında nâzil olduğu rivâyet edilmektedir. Bu âyetin, 1. âyeti nesh ettiği görüşünde olanlar varsa da âlimlerin çoğunluğu bunu kabul etmeyip, bu âyetin 1. âyeti açıkladığı kanaatindedirler. Doğrusu da budur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
BİLESİNİZ Kİ, [savaşta] ganimet olarak her ne ki ele geçirdiyseniz onun beşte biri Allah’a ve Rasûl’e; ve yakın akrabaya, yetimlere, ihtiyaç içinde olanlara ve yolda kalmışlara aittir. ⁴¹ [Gözetmeniz gereken ölçü budur] eğer Allah’a ve o hakkın bâtıldan ayrıldığı, iki topluluğun savaşta karşı karşıya geldiği gün kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız. (Ki işte o gün tanık olduğunuz gibi) Allah’ın her zaman, her şeyi irade etmeye gücü yeter. ⁴²
41 Surenin ilk ayetine göre, “Savaş ganimetlerinin hepsi Allah’a ve Rasûl’e aittir”; bu, savaş ganimetlerinin kamu yarar ve ihtiyaçları gözetilerek İslam devlet ya da cemaat yöneticileri tarafından tasarruf ve tevzî edileceği; tasarruf ve tevziin onların gözetiminde gerçekleştirileceği anlamına geliyor. Büyük İslam fakihlerinin çoğu, ganimetlerin beşte dördünün savaşa aktif olarak katılmış olanlar arasında dağıtılabileceği yahut cemaatin refah ve ihtiyaçları doğrultusunda şu ya da bu yönde değerlendirilebileceği, ancak, Allah’a ve Rasûl’e (yani, daha açık bir ifadeyle Kur’an ilkelerine ve Rasûl’ün sünnetine göre işleyen yönetime) ayrılacak pay da içinde olmak üzere ganimetin beşte birinin, yukarıdaki ayette sayılan özel amaçlar için ayrı bir fon olarak ayrılması gerektiği görüşündedirler; Allah ve Rasûl için olduğu belirtilen pay devlet ya da cemaat yönetiminin ihtiyaç ve giderleri için kullanılacak kısımdır. Bu karmaşık fıkhî meselenin enine boyuna tartışılması bu açıklayıcı notların ilgi alanını aştığından, okuyucuya, özellikle İslamî hukuk ve hukuk usûlünün klasik temsilcilerinin bu konudaki görüşlerini derli toplu bir halde aktaran Menâr X, 4’ü okumalarını salık veririz. Ayette geçen ibnu’s-sebîl terimi için bkz. 2. sure 145. not. “Yakın akraba ve yetimler”den kasıt açıktır ki, bu anlam akışı içinde (şehit) düşen savaşçıların yakınlarıdır.42 Yani, “Size zafer bahşedebileceği gibi, sizi zaferden yoksun da kılabilir”. Bedir Savaşı burada “Hakkın bâtıldan ayrıldığı gün” olarak yani, yevmu’l-furkân olarak nitelendiriliyor: çünkü o gün küçük ve zayıf donanımlı inananlar topluluğu, kendilerinden kıyas kabul etmeyecek kadar iyi donanımlı ve üç kat daha kalabalık bir müşrik topluluğunu mutlak bir bozguna uğratmıştı. Bu itibarla burada işaret edilen, indirildiğinden söz edilen vahiy, surenin 12-14. ayetlerinde bildirilen Allah’ın zafer vaadidir. (Keza, bkz. 2:53’de 38. not.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer siz, Allah’a ve iki ordunun karşılaştığı, hak ile batılın ayrıştığı o gün kulumuza indirdiğimiz vahye Kuran’a ve zafere inanıyorsanız savaşta elde ettiğiniz ganimetlerin beşte birinin Allah’a, Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine ve onun yakınlarına, yetimlere, fakirlere ve yolda kalmışlara ait olduğunu bilin. Zira Allah her şeye bir ölçü koyandır. 2/185- 256, 21/18, 25/1, 34/49, 42/24, 64/8, 4/94, 8/1- 69, 48/19- 20, 59/6- 7- 8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ŞUNU iyi bilin ki, ganimet olarak aldığınız her şeyin beşte biri Allah’a ve Elçi’ye; dolayısıyla[¹³⁶⁵] yakınlara, yetimlere, muhtaçlara ve yolda kalmışlara aittir.[¹³⁶⁶] Eğer siz, Allah’a ve hakkın bâtıldan ayrıldığı o gün, -yani iki ordunun karşı karşıya geldiği gün- kulumuza indirdiklerimize[¹³⁶⁷] inanıyorsanız (bu paylaşıma uyarsınız):[¹³⁶⁸] Zira Allah her şeyi yapmaya kadirdir.
[1365] Buradaki ve bağlacına, Allah Rasûlü’nün uygulamaya koyduğu anlayış da göz önüne alınarak verilebilecek en uygun karşılık. [1366] Girişte enfâl denilmişti, burada ğanîme deniliyor. Bu, hitabın ahlâkî amacını yansıtıyor ve girişteki sorunun cevabı şimdi veriliyor. İbnu’s-sebîl, lafzen “yol oğlu” demektir. Sadece “yolcu” veya “yolda kalmış” kimseleri değil, yola terk edilmiş bebekler ve sokak çocukları gibi, tüm “mekânsızları” kapsar. Âyetteki lâm ve vâv’ların mânaya kattığı farklı vurgulara dair bir açıklama için bkz: 9:60, not 72. [1367] İmam Bakır’a göre bu âyet, Kadir gecesi ile Bedir savaşının yılın aynı gününe denk geldiğine delâlet eder. Bu yoruma göre Kadir gecesi savaşın gerçekleştiği 17 Ramazan’dır (Ciddi bir itiraz için bkz: İbn Âşur, 44:3’ün tefsirinde). Bu yorumda, Hz. Ali’nin aynı gün şehid edilişinin duygusal bir payı olsa gerektir. [1368] Buradaki yevmu’l-furkân ile 44:4 yan yana okunmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Eğer siz, -Allah’a ve hak ile batılın ayrıldığı- iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza (Muhammed s.a.s.’e) indirdiğimize (inen ayetlere, ona inen meleklere ve ona ihsan ettiğimiz yardıma) iman etmiş iseniz biliniz ki, elde ettiğiniz ganimet malının beşte biri Allah’a (ki Kabe'ye harcanır), Resulüne, onun akrabalarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir, (geriye kalan mücahitlerindir) Allah, herşeye kâdirdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve bilin ki, ganimet olarak aldığınızın beşte biri Allah’a, resulüne, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize iman ettiyseniz. (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve biliniz ki, muhakkak herhangi bir şeyden edindiğiniz ganîmet malının beşte biri mutlaka Allah Teâlâ içindir. Ve Peygamber içindir ve karabet sahipleriyle, yetimler ve fakirler ve yolcu içindir. Eğer siz Allah Teâlâ'ya ve furkan gününde, o iki cemiyetin karşılaştığı günde kulumuza indirmiş olduğumuza imân etmiş iseniz. Ve Allah Teâlâ herşeye tam manâsıyla kadirdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir de malumunuz olsun ki savaşta elde ettiğiniz ganimetin beşte biri Allah'ındır. Yani Resulullâha, onun akrabalarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara (gariplere) aittir. Eğer Allah'a ve iki ordunun karşılaştığı, hak ile batılın iyice açığa çıktığı o Bedir günü kulumuza indirdiğimiz âyetlere iman ediyorsanız, bu hükmü böylece kabul edeceksiniz. Allah her şeye kadirdir. [3, 161; 59, 6-10] {KM, Tekvin 34, 25-29; Tesniye 13, 17; 20, 10-14}
Ganimetin beşte biri Allah yolunda harcanmak üzere ayrılır, beşte dördü ise gazilere dağıtılır. Beşte birlik kısım ise, bu âyette açıklanan beş gruba taksim edilir. Bu konudaki içtihatların ayrıntıları, fıkıh kitaplarında yer alır. Peygamberimizin hissesini muhtaçlara dağıttığı bilinmektedir. Hz. Peygamber (a.s.)’ın zekât alması haram olan yakın akrabalarına ganimetten pay verilmekle durum dengelenmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer Allah'a ve (hak ile batılın) ayrılma gününde, o iki topluluğun karşılaştığı (Bedir) gün(ün)de kulumuz(Muhammed)e indirdiğimiz(ayetler)e inanmışsanız bilin ki aldığınız ganimetlerin beşte biri, Allah'a, Elçisine ve (Allah'ın Elçisi ile) akrabalığı bulunan(lar)a, yetimlere, yoksullara ve yolcu(lar)a aittir. Allah her şeye kadirdir.
Allah'ın Elçisine akrabâ olanlar: Hâşim Oğulları ve Abdu'l-Muttalib Oğullarıdır. Bir görüşe göre de Yalnız Hâşim Oğullarıdır. Başka bir görüşe göre de bütün Kureyş kabîlesi, Allah Elçisinin akrabâsıdır. İşte beşe bölünen ganîmetlerin beşte biri, bu sayılanlara ayrılır. Beşte dördü de savaşa katılanlara bölüştürülür.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer bir şey iğtinâm iderseniz beşte biri Allâh ve Rasûlüne ve onun akrabâsına ve yetîmlere ve fakîrlere ve yolculara 'âid oldığını bilin. Eğer siz Allâh'a, hak ile bâtılın ayrıldığı ve mü'minlerle kâfirlerin cemâ'ati karşılaşdığı günde (Bedir gününde) kulumuza inzâl iylediğimiz şeye (nusret ve galebe va'dine) îmân idiyor iseniz bu emre itâ'at idin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer Allah’a inanıp güveniyor, doğru ile yanlışın ayrıldığı o gün[1], yani o iki ordunun çarpıştığı gün, kulumuza indirdiğimize de inanıyorsanız, bilin ki aldığınız her ganimetin beşte biri Allah’ın[2], elçisinin, elçinin en yakınlarının, yetimlerin, çaresizlerin ve yolcunundur. Allah, her şeye bir ölçü koyar.
[*] Yani kamu harcamaları içindir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer Allah'a ve hakkın batıldan ayrıldığı, iki topluluğun karşılaştığı gün kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız, bilin ki ele geçirdiğiniz ganimetlerden beşte biri Allah'ın, peygamberin, yakınların, yetimlerin, düşkünlerin ve yolda kalmışlarındır. Allah'ın her şeye gücü yeter.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Eğer Allah'a ve iki ordunun karşılaşıp hak ile bâtılın birbirinden ayrıldığı günde kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz, bilin ki elinize geçen ganimetlerin beşte biri Allah'a, Peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Allah ise herşeye kadirdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Doğru ile yanlışın ayrılış günü, iki topluluğun karşılaştığı gün, kulumuza indirmiş olduğumuza inanıyorsanız şunu bilin: Ganimet/kazanç olarak elde ettiğiniz şeylerin beşte biri Allah'a, resule, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışa aittir. Allah her şeye kadirdir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bilüñ bayıķ ol kim bulınlanduñuz nesene bayıķ Tañrı’nuñdur bişdesi daħı yalavacınuñ daħı ħıśımlıķ issinüñ daħı yetįmlerüñ daħı miskinlerüñ daħı yol erinüñ eger įmān getürdüñüz-ise Tañrı’ya daħı aña kim indürdük ķulumuz üzere ayırtlamaķ güni ol gün kim irişdį iki bölük. daħı Tañrı her nesene üzere güci yiter ķadir’dür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı bilüñüz her ne kim kesb eyleseñüz kāfirlerden, taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālāyabişde bir vardur, peyġambere daḫı. Biş ülüşde vardur ḳarāyiblere daḫı, ök‐süzlere daḫı, miskinlere daḫı, ġarāyiblere daḫı. Eger siz īmān getürmiş ol‐sañuz Tañrı Ta‘ālāya, daḫı biz indürdügümüz nesneye ḳulumuz üstine Bedrgüninde ki ḥaḳ bāṭıldan ayrıldı iki çeri buluşduḳda. Tañrı Ta‘ālā hernesneye ḳādirdür, az nuṣret virür çoḳ üstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey mö’minlər!) Əgər siz Allaha və haqla batilin ayırd edildiyi gün – iki dəstənin bir-birilə qarşılaşdığı gün (Bədr günü) bəndəmizə (Muhəmmədə) nazil etdiyimizə (ayələrə) iman gətirmisinizsə, bilin ki, ələ keçirdiyiniz hər hansı qənimətin beşdə biri Allahın, Peyğəmbərin, onun qohum-əqrəbasının, yetimlərin, yoxsulların və müsafirlərindir (pulu qurtarıb yolda qalan yolçularındır). Allah hər şeyə qadirdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And know that whatever ye take as spoils of war, lo! a fifth thereof is for Allah, and for the messenger and for the kinsmen (who hath need) and orphans and the needy and the wayfarer; if ye believe in Allah and that which We revealed unto Our slave on the Day of Discrimination, the day when the two armies met. And Allah is Able to do all things.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And know that out of all the booty that ye may acquire (in war), a fifth share is assigned(1209) to Allah,- and to the Messenger, and to near relatives, orphans, the needy, and the wayfarer,- if ye do believe in Allah and in the revelation We sent down to Our servant on the Day of Testing,-(1210) the Day of the meeting of the two forces. For Allah hath power over all things.(1211)
1209 The rule is that a fifth share is set apart for the Imam (the Commander) and the rest is divided among the forces. The fifth share reserved is expressed to be for Allah and the Prophet, and for charitable purposes for those to whom charity is due. Ultimately everything is at the disposal of Allah and His Prophet: 8:1: but four-fifths are divided, and only one-fifth is retained for the special purposes. The Imam has discretion as to the mode of division. In the Prophet's lifetime a certain portion was assigned to him and his near relatives. 1210 'Testing': Furqan: Criterion between right and wrong, decision between the forces of faith and unbelief. The battle of Badr is called by this name. See 8:29 and n. 1202. 1211 Allah's power is shown in the events detailed in the three verses following (w. 42-44), leading to the complete victory of the Muslims over the pagan Quraysh.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاعْلَمُٓوا
ve bilin
اَنَّمَا
şüphesiz o şeyi ki
غَنِمْتُمْ
ganimet aldınız
مِنْ شَيْءٍ
bir şeyden
فَاَنَّ
artık şüphesiz
لِلّٰهِ
Allah'a aittir
خُمُسَهُ
beşte biri
وَلِلرَّسُولِ
ve resule
وَلِذِي الْقُرْبٰى
ve yakınlara
وَالْيَتَامٰى
ve yetimlere
وَالْمَسَاك۪ينِ
ve yoksullara
وَابْنِ السَّب۪يلِۙ
ve yolda kalmışa
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
اٰمَنْتُمْ
iman et- mişsiniz
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَمَٓا
ve o şey- lere ki
اَنْزَلْنَا
indirdik
عَلٰى عَبْدِنَا
kulumuza
يَوْمَ
günü
الْفُرْقَانِ
furkân
يَوْمَ
gün
الْتَقَى
karşılaştığı
الْجَمْعَانِۜ
iki topluluğun
وَاللّٰهُ
ve Allah
عَلٰى
üzerine
كُلِّ شَيْءٍ
her şey
قَد۪يرٌ
Kadîr'dir
Eğer Allah'a ve (hakla bâtılı birbirinden ayıran) furkân günü (yani) iki ordunun birbiri ile karşılaştığı gün (olan Bedir Savaşı'nda) kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz, bilin ki ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri; Allah'a, resul(ün)e, yakınlar(ın)a, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Allah her şeye Kadîr'dir (kudretiyle her şeyi hükmü altında tutandır).
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
غَنِم
Fiil-I
غ ن م
Ganimet aldı, ganimet elde etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
خُمُس
İsim
خ م س
Beşte bir
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
قُرْبٰى
İsim
ق ر ب
Akrabalık, yakınlık, yaklaşma
يَتِيم
İsim
ي ت م
Yetim
مِسْكِين
İsim
س ك ن
Yoksul, fakir
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
فُرْقَان
İsim
ف ر ق
Furkân (hak ile bâtılı birbirinden ayıran)
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اِلْتَقَى
Fiil-VIII
ل ق ي
Karşı karşıya geldi, karşılaştı, birbirine kavuştu
جَمْع
İsim
ج م ع
Topluluk
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
قَدِير
İsim
ق د ر
Kadîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kudretiyle her şeyi hükmü altında tutan demektir)