close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 35. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ kâne salâtuhum ‘inde-lbeyti illâ mukâen vetasdiye(ten)(c) feżûkû-l’ażâbe bimâ kuntum tekfurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Tanrı evine karşı namazları, ancak ıslık çalmak ve el çırpmaktan ibaret. Artık kafir olmanıza karşılık tadın azabı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Müşrik takımının) Onların Beyt(-i Şerif’in-Kâbe’nin) yanındaki (ve civarındaki) duaları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başkası değildir. (Ahirette onlara) Artık inkâr ettikleriniz dolayısıyla tadın azabı (buyrulacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve bu yüzden de onların, bu Allah'ın evi yanındaki tapınmaları, yalnızca ıslık çalmak ve el çırpmaktan başkası değildir. Siz ey inanmayanlar! Gerçekleri örtbas etmenizin bir karşılığı olarak, tadın azabı öyleyse.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların Beytullah'ın yanındaki duaları da ıslık çalmak ve alkış tutmaktan ibarettir. O halde, inkâr etmekte olduğunuz şeylerden dolayı şimdi azâbı tadın, ey kâfirler!
bk. Kur’an-ı Kerim, 48/25.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların Ka'be'nin yanındaki namazları ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. "İnkar etmenize karşılık azabı tadın bakalım!."
35.Vahidi`nin Abdullah bin Ömer (r.a.)`den rivayet ettiğine göre cahiliye döneminde insanlar Ka`be`yi tavaf ederken ıslık çalar ve el çırparlardı. Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların Beyt(-i Şerif) önündeki duaları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başkası değildir. Artık inkâr ettikleriniz dolayısıyla tadın azabı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onların Beyt-i Haram'da namazları (duaları) ise ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değil. Artık ey kâfirler, yaptığınız küfürden dolayı tadın azabı...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onların Kâbe’deki namazları da, bağırmak ve alkıştan başka bir şey değildir. Artık kâfirliğinizden dolayı bu azabı tadın!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların Beytullah'taki duaları da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Ey inkârcılar! İnkâr etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı tadınız!
Besim Atalay
swap_vert close
Hak yolundan çevirmekçin, kâfir olan kimseler mallarını harcarlar, onlar onu harcayacak, bu onlarçin iç acısı olacak, sonra yenilecekler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onların Kâbe'nin yanındaki duaları ıslık çalıp el çırpmaktan başka bir şey değildir. O halde ey inkârcılar! (Hakikati inatla) inkâr etmenizden (ve zulme ve haksızlığa devam etmenizden) dolayı tadın bakalım azabı!
Mekkeli müşrikler, Kâbe’nin etrafında el ele tutuşup ıslık çalarak ve alkış tutarak ibadet ederlerdi. Öyle ki; onların gürültüsünden başkaları ibadet edemez olurdu. Bu ayetten şunu da anlıyoruz ki; müşrikler hiçbir zaman Allah’ı inkâr etmediler, somut varlıkları araya sokarak Allah’a daha yakın olmaya çalıştılar ve kendilerine göre ibadetlerini de aksatmadılar. Yani müşrik olmak için Allah’ı inkâr etmek gerekmiyor, Allah’la kul arasına birilerini sokmak ya da şefaat yetkisi tamamıyla Allah’a ait (Zümer 39/44) olmasına rağmen, Allah’ın dışındaki varlıklardan şefaat dilenmek yetiyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirlerin beytu(A)llah’da ’ibâdetleri ıslık çalmak ve el çırpmakdan ’ibâretdir. Ey kâfirler küfrünüzün cezâsını tadınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kabe'deki tapınmaları sadece ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. İnkarınıza karşılık artık azabı tadın.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onların, Kâ’be’nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.[249]
İslâm’a inanmayanlar Mescid-i Haram’da müslümanların ibadetine engel oluyorlardı. Onların bir kısmı kadınlı-erkekli Kâ’be’yi çıplak olarak tavaf ederken, ıslık çalıp el çırparlardı.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Beytullah’ın yanında onların namazı ıslık çalmak ve el çırpmaktan ibarettir. Madem öyle, küfrünüze karşılık azabı tadın!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların Beytullah yanındaki duaları da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. (Ey kâfirler!) İnkâr etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı tadın!
 Rivayet edildiğine göre, müşriklerin bazı erkek ve kadınları Beytullah’ı çıplak olarak tavaf ediyorlardı. Tavaf esnasında parmaklarını birbirine kenetleyip ağızlarına götürerek ıslık çalıyorlar, bir taraftan da ellerini çırpıyorlardı. Bu da iddialarına göre onların duası idi. İşte bu âyette müşriklerin bu durumlarına işaret edilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onların, Kabe'deki namazları hile ve menetmekten başka bir şey değil. İnkarınızdan dolayı azabı tadın.
Kuran, oruç ve zekat gibi namazın da İbrahim Peygamberden itibaren başladığını ve ondan sonraki tüm peygamberlerin ve izleyicilerinin namaz kıldığını bildirir (21:73). Mekkeli inkarcılar hiç bir vakit müşrik olduklarını itiraf etmediler. Aksine İbrahim'in yolunu izlediklerini ileri sürüyorlardı. Evliyalarının kendilerine şefaat edeceğine inandıkları ve Tanrı'nın ismini tek başına anmaktan hoşlanmadıkları için Kuran tarafından müşrik olarak mahkum edildiler. Muhammed peygamberi ve din adamlarını putlaştıranlar, Mekke müşrikleriyle aralarında fark oluşturmak için onların da namaz kıldığını bildiren bu ayetin anlamını saptırmışlardır. Lütfen 107. sureye ve 9:54 ayetine bakınız. (Bu ayetin geleneksel çevirisi üzerindeki tartışma için "Kuran Çevirilerindeki Hatalar" adlı kitabima bakabilirsiniz.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kâbe huzurunda onların duaları ise ıslık çalıp el çırpmaktan başka birşey değildir. O halde inkârınızdan (ve nankörlüğünüzden) dolayı bu azabı tadın bakalım.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Beytin huzurunda namazları ise ıslık çalıb el çırpmaktan başka bir şey değil, o halde küfr-ü küfranınızdan dolayı tadın azâbı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onların (müşriklerin) Kâbe’deki (sözde) duaları/ibadetleri, yalnızca ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan ibarettir. O halde inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azâbı!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların, Beyt'in¹ yanındaki salâtları², ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Öyleyse küfrünüzden dolayı azabı tadın.
1- Mescid-i Harâm/Kâbe. 2- İbadetleri, namazları.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onların Beyt (-i şerîf) huzurundaki duaları ıslık çalmakdan, el çırpmakdan başka bir şey değildir. (Ey kâfirler) devam edegeldiğiniz o küfrünüzden dolayı tadın artık azabı!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onların Kâ'be yanındaki duâları ise, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azâbı!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onların Kâbe’nin yanındaki salâtları (dua ve ibadetleri) yapmacıklıktan ve engel olmaktan başka bir şey değildir. (Öyleyse ey inkârcılar!) İnkâr etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı (saldırırken hak ettiğiniz yenilgiyi) tadınız!*
(*) …Bu iki âyette müşriklerin Kâbe ile ilişkileri, ibadetleri ve taassupları hakkında önemli açıklamalar yapılmaktadır. Çok eski zamanlardan beri var olan bu kutsal mekân ve bina, insanları hem dinî hem de ticarî sebeplerle kendine çekiyor, birçok insanî ilişkiye zemin teşkil ediyordu. Her şeyden önce bir mâbed olan Beytullah’ı ziyarete gelenler burada özel ibadetler yapıyorlar, müşrikler Kâbe’nin içine koydukları putlarına tapınıyorlar, adaklar adayıp bunu yerine getiriyorlardı. Hz. İbrâhim için olduğu kadar onun neslinden gelen Hz. Muhammed aleyhisselâm ve müslümanlar için de kutsal ve mübarek bir mekân olan Kâbe’de müslümanlar da namaz kılmak, dua etmek istediler. Müşrikler, bu durumun insanları etkileyeceğini, müslüman olmalarını teşvik ve telkin edeceğini düşünerek yasak koydular, Hz. Peygamber dâhil birçok müslümana burada ibadet ediyor diye işkence ve hakaret ettiler. Kâbe’nin bakım ve yönetim sorumlusu (âyet metnindeki karşılığına göre velîsi) olmak büyük bir mazhariyet ve şerefti; ancak İslâm’a göre buna lâyık ve ehil olmanın şartı takvâ sahibi olmaktı, Allah’ın cezasından korkmak, O’nun kullarına eziyet etmemek ve O’nun evinde kendisine ibadet edenlere mâni olmamaktı. Müşrikler Allah’tan korkmadan, O’nun rızâsını gözetmeden mü’minleri ibadetten menederek Kâbe’ye hizmet şerefine lâyık olmadıklarını ortaya koydular. Müşrikler, Kâbe mescidinde özellikle Hz. Peygamber ve müminler ibadet ederken ıslık çalıp el çırparak Beytullah’ın çevresinde dolaşmaya başlıyorlar, kendileri de ibadet yapıyorlarmış görüntüsü vererek müminlerin ibadetlerini sabote edip huzurlarını bozuyorlardı. Benimsediğimiz bu yoruma göre onların yaptıkları ibadet değil, ibadet görüntüsü içinde bir engelleme hareketi idi (İbn Kesîr, III, 593-594). Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri) Bundan anlaşılıyor ki; müşrikler hiçbir zaman Allah’ı inkâr etmiyorlardı, somut varlıkları araya sokarak Allah’a daha yakın olmaya çalışıyorlardı ve kendilerine göre ibadetlerini de aksatmıyorlardı. Yani putperest olmak için yaratıcıyı inkâr etmek gerekmiyor, Allah’la kul arasına birilerini sokmak ya da şefaat yetkisi tamamıyla Allah’a ait (Zümer 39/44) olmasına rağmen, yüce Allah’ın dışındaki varlıklardan şefaat veya yardım dilemek, medet beklemek yetiyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Müşriklerin) Beytin içerisinde yaptıkları ibadet (namaz), yalnızca ıslık çalmak ve el çırpmaktır. “O halde, gerçek doğruları inkâr etmeniz karşılığında tadın azabı” denir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların Ev’deki yalvarıları da yalnız ıslık çalmak, el çırpmak oldu! Tadın şimdi azabı, Allah’ı tanımaz olduğunuz için.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların Beytullah yanında namazları ıslık çalmak, el çırpmaktan başka birşey değildir. Artık küfrünüzden dolayı azabı [²] tatın.
[2] Katil, esaret, âhiret azabını.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların Kâbe’nin yanındaki ibadetleri ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir.¹⁶ “Öyleyse inkâr etmekte oluşunuzdan dolayı azabı tadınız!”
16 Müşrik Araplar Kâbe’yi el çırparak ve ıslık çalarak çıplak vaziyette tavaf ederlerdi. Özellikle bunu Hz. Peygamber Kâbe’de namaza durduğunda onun dikkatini dağıtmak, namazına engel olmak ve onunla alay etmek için de yaparlardı. Ayette “ıslık çalmak” diye tercüme ettiğimiz “mukâ’” kelimesi, birçok anlama gelmektedir. “Islık çalmak”, “ağızla sesli yellenme sesi vermek”, “kuşun ötmesi” vb. Müşrik Arapların, Hz. Peygamber’le alay etmek ve onu ibadetten alıkoymak için bunların hepsini de yaptıkları anlaşılıyor.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların (müşriklerin iddia ettikleri) Kabe yanındaki namazları, sadece (çıplak bir halde) ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. İnkâr etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi tadın azabı!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onların Kâbe çevresindeki duaları ve sözde namazları, yalnızca ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan ibarettir. O hâlde ey kâfirler, hakîkati inatla inkâr etmenizin karşılığı olarak, tadın bakalım Bedir savaşında uğradığınız bu acı azâbı!Evet, Allah bu kâfirlere ne diye azap etmesin ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Beyt’in yanında onların salâtı / ibadeti sadece ıslık çalmak ve alkış tutmaktı. İnkâr ediyor olduğunuz sebebiyle Azab’ı tadın!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Zaten Kabe'deki duaları kuş gibi ötmek ve şakşaktan ibarettir. Artık gerçekleri inkar etmenin cezasını çekeceksiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen onları Kâbe’nin yanında salat-ı ikame ederken görürsün. Onlar salat-ı ikame ederlerken sadece ıslık çalıp el çırparlar. Onların duadan, Rabbinin huzurunda bulunmaktan anladıkları budur. Yaptıklarından dolayı onlara; “Ey müşrikler! İnkâr etmekte olduğunuzdan dolayı azabı tadın!” deriz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ev’in (Kâbe’nin) yanındaki (sözde) ibadetleri, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildi. [*] İnkâr ettikleriniz nedeniyle azabı tadın!
Bu ayet Mâ‘ûn 107:4-7. ayetlerin açılımıdır. Onların ıslık çalarak ve el çırparak bu türden tapınmaları, manevi öğelerden yoksun, şekilci eylemler ve tapınma formları olmaktan başka bir değer taşımamaktadır. Müşrikler Kâbe’nin çevresinde yaptıkları hareketleri ibadet sanıyor, kulluk ettiklerini zannediyorlardı.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hâlbuki Kâbe huzurunda onların ibâdet namına yaptıkları, ıslık çalıp el çırpmaktan¹ başka bir şey değildir.² O halde inkârınızın karşılığı olan şu azabı, tadın bakalım.
1 Mükâ’: Islık, dudakla veya elle üflemek ve öttürmek sûretiyle ıslık çalmak demektir. Üfleyerek çalınan düdük seslerine de bu isim verilir. Tasdiye: ses çıkartmak, alkış tutmak veya eğlenip oynamak gibi her hangi bir maksatla el vurmak, demektir.2 Mekkeli müşrikler, erkek ve kadın, açık-saçık, el ele tutuşup, ıslık çalıp, alkış tutarak Kâbe’nin etrafında dolaşırlar ve böylece ibâdet ettiklerini söylerlerdi. Bu kâfirler, bir de Peygamberimiz ve Müslümanlar Kâbe’ye ibâdet için geldiklerinde, böyle tören yapmakta ileri giderler, gösteri ve gürültü yaparlardı. Bugün de bunların devamı niteliğinde olanların, çok önemli törenlerini ıslık çalarak, alkış tutarak veya düdükler öttürerek yapması boşuna olmasa gerek. Hele bunu, ne yaptığının farkına varmadan, çalgılı zikirler, rakslı ayinler, fon müzikli tefsir dersleri, bol alkışlı sohbetler… yapan Müslümanlara ne demeli?  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve (bu yüzden de) Mâbed önünde onların tapınmaları yalnızca ıslık çalmak, el çırpmaktan öteye gitmemektedir. ³⁵ Azabı tadın öyleyse, [Siz ey inanmayanlar], hakkı inatla inkar etmenizin bir karşılığı olarak! ³⁶
35 Manevî ve ruhî öğelerden yoksun derinliksiz ve şekilci eylemler ve tapınma formları kasdediliyor. Bazı erken dönem otoriteleri, ıslık ve el çırpmaların eşliğinde Kâbe’nin çevresinde yapılan dansların İslam öncesi dönemde Araplar tarafından fiilen uygulanan başlıca tapınma biçimlerinden biri olduğunu söylemektedirler. Yukarıdaki ayet için böyle bir açıklama oldukça akla uygun görünse de, ayetin anlam örgüsüne ya da akışına bakılacak olursa, buradaki “ıslık çalmak, el çırpmak” ifadesi daha çok, zenginlik, iktidar, nüfûz, toplumsal konum gibi her türden çevresel, toplumsal olgulara; “talih” ya da “şans” denen ve sebep-sonuç ilişkisiyle açıklanmasında acze düşülen soyut olgulara yarı-tanrısal bir mahiyet yakıştırmaya alışkın bir toplumun dinsel törenlerindeki ya da tapınma formlarındaki manevî boşluğa, yoksulluğa mecazî bir yolla işaret etmek için kullanılmış gibidir.36 Azap ya da cezalandırma tabiriyle burada müşriklerin Bedir’deki çökertici yenilgileri kasdediliyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onların Beytin yanında ibadet diye yaptıkları şey, ıslık çalarak ve el çırparak/gerçek ibadete engel olmaktan ibarettir. Öyleyse gerçeği örtbas etmenizden dolayı tadın bakalım azabı! 4/161, 5/73, 14/2- 3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onların Beyt çevresindeki ibadeti (vahyi susturmak için) şamata çıkarmak ve (namazı) engellemekten ibarettir.[¹³⁶¹] Haydi öyleyse, ısrarlı inkârınızdan dolayı tadın azabı!
[1361] Lafzen: “..ıslık çalmak ve el çırpmaktan ibarettir”. Mukâen: “Kuş ötüşü, deve böğürmesi, ağıt, ıslık, çığlık, inilti” gibi enstrümantel olmayan her tür ses (Lisân). Tasdiyeten: “El çırpmak”. Said b. Cübeyr buna “alıkoyma, engelleme” anlamını verir (Taberî). Bunun dil açısından izahını yapan Ebu Ubeyde ve onu doğrulayan dilci Ezheri’ye göre kelimenin aslı “engellemek” anlamına gelen s-d-d iken s-d-y’ye dönüşmüştür (Râzî). Haricî lider Nafi b. el-Ezrak, İbn Abbas’a iki kelimeyi de sorar. Bu iki kelimeye Katâde’nin verdiği anlam, İbn Abbas’ınkinin tam tersidir (Taberî ve Râzî). Âyeti lafzî anlamına indirgeyip ıslık çalma ve el çırpmayı müşriklerin ibadeti olarak takdim etmek yanlıştır. Zira âyet şöyle biter: “ısrarlı inkârınızdan dolayı tadın azabı”. Soru şu: Islık çalma ve el çırpma sahibini “azaba mahkûm eden bir inkâr” olabilir mi? Olamaz. Şu hâlde, Mücâhid gibi bazı otoritelerin de isabet ettiği gibi, buradaki “ıslık çalma” ve “el çırpma”, ilâhî mesaja ve namaza engel olmak için çıkartılan şamatadan kinayedir. Âyet, düz bir mâna ile, müşriklerin ibadetinin ıslık ve alkıştan ibaret olduğu şeklinde de anlaşılabilir. Bu takdirde o çağda ve her dönemde yaşayan bâtıl inanç mensuplarının ibadetlerinin arkasında “reklam” ve “şöhret” kaygısının yattığı sonucuna ulaşılabilir. Zira “ıslık çalmak”, mecazen yaptığını başkalarına gösterme arzusunun bir ifadesi olan reklama, “el çırpmak” ise bu reklam sonucunda ulaşmak istenen şöhrete delâlet eder. Allahu a‘lem. Bugün bu ibadet türü Japonlar arasında yaşamaktadır. Japon dini Şintoizme inananlar “miya” denilen mabedlerde örtülü bir kese içinde saklı olan Şintay (Tanrı) önünde el çırparak tanrının dikkatini çeker ve ibadete başlarlar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Zaten onların Beytullah’ta yaptıkları ayin de (ibadet değil) ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. (Ey kafirler) artık (şirk ve) küfürde direndiğinizden dolayı, (dünyada ve ahirette başınıza gelecek) azabı tadın!
Osman Fırat
swap_vert close
Onların, Kâ’be’ye verdikleri önem ancak ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onların Beyt-i Şerif'teki namazları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başka değildir. Artık azabı tadınız küfreder olduğunuzdan dolayı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların Mescid-i Haramdaki duaları ise ıslık çalıp el çırpmaktan başka bir şey değil! Öyleyse küfür ve küfranınızdan dolayı tadın bakalım azabı! [48, 25]
Müşrikler, Hz. İbrâhim (a.s.)’ın dininin aslını değiştirdikleri gibi, hac ibadetini de değiştirmişlerdi. Erkek kadın, açık saçık el ele tutuşur, Kâbe’nin etrafında dolaşırlar, ıslık çalıp el çırparlardı. Hele Peygamberimiz Kâbe’ye geldiğinde, ona tepkinin ifadesi olarak bu gösterilerini daha da artırırlardı. Bunu bir ibadet havası içinde yaparlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onların Beyt(ullah) yanındaki namazları da, ıslık çalmadan ve el çırpmadan ibarettir. "O halde inkarınızdan dolayı azabı tadın!"
Sözgeliminden anlaşıldığı üzere bu azâb, müşriklerin, Bedir Savaşında uğradıkları felâkettir  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onların Mescid-i Harâm'da 'ibâdetleri ancak ıslık çalmak ve el çırpmakdır, onlara (Bedir güni) "İmdi küfriniz sebebiyle şimdi 'azâbı tadınız" dinildi.[¹]
[1] Müşrikler Ka'be'yi çırçıplak oldukları halde ıslık çalarak ve el çırparak tavaf iderlerdi. "İbn-i Abbas"  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onların, Beyt’in çevresindeki ibadetleri (namazları), ıslık çalma ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Kâfir olmanıza karşılık[*] şimdi tadın bakalım bu azabı.
[*] Allah'ın düzenlediği ve emrettiği ibadet şekillerini görmezlikten gelerek, kendi kurgularınıza göre ibadet şekilleri uydurmanıza karşılık.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların Ka'be'deki namazları, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Küfrünüzden dolayı azabı tadın!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların Kâbe yanındaki ibadetleri ıslık çalıp el çırpmaktan başka birşey olmamıştır. Öyleyse, inkârınızdan dolayı şimdi tadın azabı!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onların o evdeki namazı/duası; ıslık çalmak, el çırpmak/engel olmaktan başka bir şey değildir. O halde, inkâr etmekte olduğunuz için tadın azabı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı olmadı namāzı anlaruñ ev ķatında illā śıķlıķ virmek daħı aya ķarışmaķ. pes ŧaduñ 'aźābı andan ötürü kim olduñuz kāfir olursız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı degüldür anlaruñ namāzı yā du‘āsı Ka‘be ḳatında illā riyā‐y‐içün, daḫı ḫalḳı azdurmaġ‐ıçun. Pes daduñuz ‘aẕābı küfrüñüz sebebi‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar Beytullahın (Kə’bənin) yanındakı namazı (duaları) fit verib əl çalmaqdan başqa bir şey deyildir. (Ey müşriklər!) Etdiyiniz küfrə görə indi dadın əzabı!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And their worship at the (holy) House is naught but whistling and hand clapping. Therefore (it is said unto them): Taste of the doom because ye disbelieve.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Their prayer at the House (of Allah. is nothing but whistling and clapping of hands: (Its only answer can be), "Taste ye the penalty because ye blasphemed."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا كَانَ
ve olmadı
صَلَاتُهُمْ
onların salâtları
عِنْدَ
yanında
الْبَيْتِ
Beyt'in
اِلَّا
ancak
مُكَٓاءً
ıslık çalmak
وَتَصْدِيَةًۜ
ve el çırpmak
فَذُوقُوا
öyleyse tadın
الْعَذَابَ
azabı
بِمَا
o şeyden dolayı ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَكْفُرُونَ
inkâr ediyor- sunuz
Hem onların Beyt(ullah olan Kâbe'n)in yanındaki salâtları (taat ve ibadetleri) ancak ıslık çalmak ve el çırpmaktır. Öyleyse (ey kâfirler! Kıyamet günü) inkâr ettiğinizden dolayı tadın azabı!
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مُكَٓاء
İsim fiil
م ك و
Islık çalmak
تَصْدِيَة
Fiilimsi-II
ص د ي
El çırpmak
ذَاقَ
Fiil-I
ذ و ق
Tattı, hissetti
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı