close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 30. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż yemkuru bike-lleżîne keferû liyuśbitûke ev yaktulûke ev yuḣricûk(e)(c) veyemkurûne veyemkuru(A)llâh(u)(s) va(A)llâhu ḣayru-lmâkirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani bir zaman, kafir olanlar, seni bağlayıp hapsetmek, yahut öldürmek, yahut da yurdundan çıkarmak için düzenlere baş vurmuşlardı. Onlar, bu düzeni kurarken Allah da cezalarını hazırlamadaydı ve Allah hilekarları cezalandıranların en hayırlısıdır.
Dâr-ün-Nedve'de, yani Kureyş ulularının topluluk yerinde, Hz. Peygambere, bütün kabilelerden seçilen kişilerin birden hücum ederek öldürmeleri ve bu sûretle Haşimoğullarının kan dâvasına kalkmalarının önünün alınması kararlaştırılmıştı. Buna işaret edilmektedir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm! Hatırla) O vakti ki; inkârcılar Seni tutup bağlamaları (ve hapse atmaları) veya öldürmek (suretiyle Senden kurtulmaları, ya da Seni ülkenden çıkarıp) sürgüne yollamaları için, aleyhinde tuzak kuruyor (ve hesap yapıyorlardı). Onlar Sana bu hileyi düşünürken, Allah da onlara tuzak kuruyordu. (Sana hicret emri vererek; Medine’ye gitmeni ve İslam devletini kurarak geri dönüp Mekke’yi fethetmeni ve müşrik düzenle­rini tepelemeni kolaylaştırıyordu.) Doğrusu Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve hatırla ey peygamber! Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeye şartlanmış olanlar, seni tebliğden alıkoyup durdurmak yani tutuklamak, öldürmek, yahut sürgün etmek için sana karşı nasıl tuzaklar kuruyorlardı. Onlar hep böyle tertipler peşinde koşarlarken, Allah onların bu düzenlerini boşa çıkarıverdi, çünkü Allah bütün tuzak kuranların üstündedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani bir vakitler, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, seni tutup bağlamak veya seni öldürmek veya seni Mekke'den çıkarmak için sinsi planlar, tuzaklar kuruyorlardı. Onlar sana tuzak kurarlarken, Allah da karşı planlar yapıp uyguluyordu. Allah plan yapanların en hayırlısıdır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani inkar edenler seni bağlayıp hapsetmek, öldürmek veya (Mekke'den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarken Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.
30.İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Mekke müşriklerinin Dâru`n-Nedve`de Resulullah (a.s.)`ı ortadan kaldırmak için kurdukları planlarla ilgili olarak indirilmiştir. Resulullah (a.s.)`ın hicretinden kısa süre önce Dâru`n-Nedve`de toplanan Mekke müşrikleri Resulullah (a.s.)`ı ya yakalayıp bir yere bağlamak, ya Mekke dışına çıkarmak ya da öldürmek üzere görüşler ortaya atmışlardı. Abdullah bin Abbas (r.a.)`ın bildirdiğine göre şeytan da, tecrübeli bir ihtiyar görünümünde Mekke müşriklerinin karşısına çıkarak kendisinin Necidli olduğunu ve toplantılarına katılmak istediğini bildirdi. Müşrikler bunu kabul ettiler. Necidli ihtiyar Resulullah (a.s.)`ın yakalanıp bağlanması veya Mekke dışına çıkarılması görüşlerine itiraz ederek bunların olumsuz sonuç getireceğini söyledi. Bu sırada Ebu Cehil şöyle bir fikir ortaya attı: "Her kabileden güçlü bir genç alın. Sonra her bir gence keskin bir kılıç verilsin. Sonra onlar bir tek adamın öldürmesi gibi onu öldürürler. Böylece onun kanının sorumluluğu bütün kabilelere dağılmış olur. Bu durumda Haşim oğullarından şu küçük mahallenin bütün Kureyş halkıyla savaşa gireceğini sanmıyorum. Onlar bu durumu görünce diyet almayı kabul ederler. Böylece rahata kavuşmuş ve bize verdiği sıkıntıyı gidermiş oluruz." Necidli ihtiyar da bu görüşe muvafakat etti. Sonuçta bu görüşü kabul edip dağıldılar. Ancak Cibril (a.s.) Resulullah (a.s.)`a gelerek planı kendisine haber verdi ve o gece daha önce yattığı yatağında yatmamasını istedi. Resulullah (a.s.) da o gece (yatağında Hz. Ali (r.a.)`yi bırakarak) hicret için yola çıktı. Böylece müşriklerin tuzaklarından kurtulmuş oldu. Bu ayeti kerime ise Resulullah (a.s.)`ın Medine`ye hicretinden sonra indirildi. 31.İbnu Cerir`in Said bin Cubeyr`den rivayet ettiğine göre Mekke müşriklerinden Nadr bin Hâris, Kur`an-ı Kerim hakkında: "İstesek bunun gibisini biz de söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" derdi. Bu kişi Bedir savaşında Mikdad (r.a.) tarafından esir edildi ve Resulullah (a.s.) onun öldürülmesini emretti. Mikdad (r.a.): "Ey Resulullah (a.s.)! Bu benim esirimdir" deyince Resulullah (a.s.) onun daha önce Kur`an-ı Kerim hakkında söylediği sözleri hatırlattı ve öldürme emri yerine getirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani o inkâr edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek amacıyla, tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken, Allah da bir düzen (bir karşılık) kuruyordu. Allah, düzen kurucuların (tuzaklarına karşılık verenlerin) hayırlısıdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir vakit, o kâfirler, seni bağlayıp hapsetmeleri, ya öldürmeleri, ya da Mekke'den çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar bu hileyi kurarlarken Allah, hilelerini başlarına yıkıveriyordu (hilelerinden seni kurtarmış bulunuyordu). Allah, hilekârlara ceza verenlerin en hayırlısıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O vakti hatırla ki; o kâfirler, seni bağlamak veya öldürmek veya yurdundan çıkarmak için düzen kuruyorlardı. Kurarlarken, Allah da karşı düzen kuruyordu. Ve Allah, düzen kuranların en hayırlısıdır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hani, inkârcılar seni bağlayıp bir yere hapsetmek ya da öldürmek veya seni yurdundan çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarken, Allah da karşı tuzak kuruyordu. Allah tuzağı boşa çıkaranların en güçlüsüdür.
Besim Atalay
swap_vert close
Seni koparmakçin, ya da, öldürmekçin, yahut çıkarmakçin onlar al ederlerdi, Allah da al ederdi, Allah alçıların hayırlısıdır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani inkârcılar seni tutuklamak, öldürmek ya da Mekke'den sürmek amacı ile sana tuzak kurmuşlardı. Onlar tuzak kurarken Allah da tuzaklarını boşa çıkarıyordu. Hiç kuşkusuz Allah tuzaklara karşılık verenlerin en güçlüsüdür.
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Muhammed! Kâfirler senin ’aleyhine sû-i kasd yapdıkları, seni tutmak, öldürmek ve ihrâc itmek (Mekke’den) istedikleri vakit Allâh ânların seyyiâtını kendi ’aleyhlerine çevirdi şübhesiz Allâh herkesden mâhirdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar edenler, seni bağlayıp bir yere kapamak veya öldürmek, ya da sürmek için düzen kuruyorlardı. Onlar düzen kurarken, Allah da düzenlerini bozuyordu. Allah düzen yapanların en iyisidir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
Âyetteki “Allah’ın tuzak kurması” ifadesi mecazî olup, “Allah’ın, kurulan tuzağı bozması” veya “tuzak kuranları cezalandırması” anlamını ifade eder. Müşrikler, Hz.Peygamber’in Medine’ye hicret edeceğini öğrenince, ona engel olmak için bir çare bulmak üzere, Dâru’n-Nedve’de toplandılar. Zira hicretin gerçekleşmesi hâlinde Müslümanlığın önü alınamayacak, pek çok menfaatleri bu sebeple yok olacaktı. Toplantıda, Hz. Peygamber’in hapsedilmesi, sürgün edilmesi ve öldürülmesi yönünde teklifler getirildi. Öldürmek kesin çözümdü. Ama Haşimoğulları’nın problem çıkarmasından çekiniyorlardı. Ebu Cehil, şöyle bir çözüm teklif etti: “Her kabileden bir genç seçelim, ellerine birer kılıç verelim, hepsi birden hücum edip onu öldürsünler. Böyle yaparsak, Haşimoğulları bütün kabileleri karşısına alıp bir hak dava edemez.” Bu görüş kabul edilince, Cebrail durumu Hz. Peygamber’e haber vermişti. Hz. Peygamber, kendi yatağına Hz. Ali’yi yatırarak Hz. Ebubekir’le birlikte Mekke’den çıkmış ve hicreti gerçekleştirmişti. Âyette söz konusu edilen tuzak, işte müşriklerin bu planıdır. “Allah’ın tuzak kurması” kavramıyla ilgili olarak bakınız: Âl-i İmrân sûresi, âyet, 54 ve ilgili dipnot.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hatırlar mısın? İnkâr edenler seni etkisiz hale getirmek veya öldürmek ya da yurdundan çıkarmak için tuzaklar kuruyorlardı; onlar tuzak kuruyorlardı Allah da bozuyordu. Tuzak bozma işini en iyi yapan Allah’tır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hatırla ki, kâfirler seni tutup bağlamaları veya öldürmeleri yahut seni (yurdundan) çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar (sana) tuzak kurarlarken Allah da (onlara) tuzak kuruyordu. Çünkü Allah tuzak kuranların en iyisidir.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkarcılar seni etkisiz hale getirmek, veya seni öldürmek ya da seni sürmek için planlar yapıyorlardı. Onlar plan kuruyorlarsa ALLAH da plan kuruyor. ALLAH plan kuranların en ustasıdır
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hani bir vakitler, o kâfirler, seni tutup bağlamak veya öldürmek veya sürüp çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı da, onlar tuzak kurarken Allah da karşılığında tuzak kuruyordu. Öyle ya, Allah tuzakların en hayırlısını kurar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hani bir vakıt dı o kâfirler seni tutub bağlamaları veya öldürmeleri veya sürüb çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı, onlar tuzak kurarlarken Allah da karşılığını kuruyordu, öyle ya Allah tuzakların hayırlısını kurar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm) Hani, vaktiyle o inkâr eden (müşrik) ler, seni tutup bağlamak veya öldürmek ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlarken, Allah da tuzaklarının karşılığını veriyor (tuzaklarını boşa çıkarıyor) du. *Allah, tuzak kuranlara mukabele edenlerin en hayırlısıdır.
* İnsanların tuzak kurması, kötülük ve aldatmadan ibarettir. Allah Teâlâ’nın mukabelesi ise kâfirlerin yapmış oldukları tuzak ve hilelere karşı, mü’minlere yardım ederek, kâfirlerin hile ve tuzaklarını kendi aleyhlerine çevirip boşa çıkarmasıdır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayan nankörler, seni tutuklamak, öldürmek veya sürgün etmek için plan yapıyorlardı. Onlar plan yaparlarken, Allah da plan yapıyordu. Allah, plan yapanların en hayırlısıdır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hani bir zaman o küfredenler seni tutub bağlamaları, ya seni öldürmeleri, yahud seni (yurdundan zorla) çıkarmaları için sana tuzak kuruyor (lar) di. Onlar bu tuzağı kurarlarken Allah da onun karşılığını yapıyordu. Allah tuzak kuranlara mukaabele edenlerin en hayırlısıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Habîbim!) Bir zaman inkâr edenler seni tutup bağlamak veya seni öldürmek veya seni (yurdundan) çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlardı(1)(ama) Allah da (onlara) tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
(1)“Kureyş kabîlesi, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı öldürtmek için, kat‘î ittifâk ettiler. Hattâ insan sûretine girmiş bir şeytanın tedbîriyle, Kureyş içine fitne düşmemek için, her kabîleden lâekal (en az) bir adam içinde bulunup, iki yüze yakın, Ebû Cehil ve Ebû Leheb’in taht-ı hükmünde olarak, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın hâne-i saâdetini bastılar. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın yanında Hazret-i Ali vardı. Ona dedi: ‘Sen bu gece benim yatağımda yat!’ Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm beklemiş, tâ Kureyş gelmiş, bütün hânenin etrâfını tutmuşlar. O vakit çıktı, bir parça toprak başlarına attı. Hiçbirisi O’nu görmedi, içlerinden çıktı gitti.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 63)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Hani bir zaman inkâr etmiş olanlar seni tutuklamak (hapsetmek), öldürmek ya da (öz yurdun olan Mekke’den) sürmek amacı ile senin aleyhinde tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarken Allah da tuzaklarına karşılık veriyordu (tuzaklarını boşa çıkarıyordu). Hiç kuşkusuz Allah tuzak kuranlara karşılık verenin en iyisidir.*
(*) Dâr-ün-Nedve’de, yani Kureyş ulularının topluluk yerinde, Hz. Peygambere, bütün kabilelerden seçilen kişilerin birden hücum ederek öldürmeleri ve bu sûretle Haşimoğullarının kan dâvasına kalkmalarının önünün alınması kararlaştırılmıştı. Buna işaret edilmektedir. (A. Baki Gölpınarlı Meali Enfal-29. Ayet Açıklaması) Ayrıca ayetteki “Allah’ın tuzak kurması” ifadesi mecazî olup “Allah’ın, kurulan tuzağı bozması” veya “tuzak kuranları cezalandırması” anlamını ifade eder. Burada bir müşakele sanatı işlenmiştir. Müşâkele sanatı, cümleye lafzî ve manevî bir estetik katan edebî sanatlardandır. Edebî bir amaç ve nükte için aynı kelimenin aynı bağlamda farklı bir manada kullanılmasını ifade etmektedir. Belagatın bedî ilminde yer aldığı şekliyle bir söz sanatının adıdır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğruları kabul etmeyen inkârcılar senin mücadeleni durdurmak yahut seni öldürmek veyahut da seni yurdundan çıkarmak için planlar hazırlıyorlardı. Onlar plan hazırladı, Allah da plan hazırladı. Allah plan hazırlayanların en hayırlısıdır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün bu tanımıyanlar seni ele geçirip öldürmek, ya da sürmek için düzen kurmuşlardı. Onlar düzen kuradursunlar, Allah düzenliyenlerin yey olanıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani kâfir olanlar seni hapsetmek [⁵] veya öldürmek veya Mekke/den çıkarmak için hakkında Darünnedve/de mekr ve hilede bulunmuşlardı. Onlar mekr ve hile ederler. Allah da mekirlerine mukabelede bulunur. Allah mekr ve tedbirde bulunanların hayırlısıdır [⁶].
[5] Veya elini, kolunu bağlamak.[6] Tedbirde en kuvvetlisi, tesiri en şiddetli olanıdır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani inkâr edenler seni tutuklamak/yakalayıp bir yere kapatmak veya öldürmek veya (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlarken Allah da (karşı) tuzak kuruyordu. Zira Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.¹⁴
14 Allah’ın tuzak kurması, kendine veya inananlara veya mazlumlara karşı kurulan tuzağı boşa çıkarmasıdır veyahut kişiyi kendi kazdığı kuyuya düşürmesidir. Yoksa Allah, sebepsiz hiç kimseye tuzak kurmaz. Krş. Âl-i İmrân, 3/54  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani küfre sapanlar seni bağlayıp bir yere kapamak veya öldürmek, ya da sürmek için düzen kuruyorlardı. Onlar düzen kurarken, Allah da düzen (tedbir) kuruyordu. Allah düzen kuranların en iyisidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Hani o kâfirler, İslâm’ın Mekke’de yayılmaya başladığını görünce, seni yakalayıp hapsetmek veya geceleyin ani bir baskınlaöldürmek, ya da öz yurdundan sürüp çıkarmak amacıyla, sana karşı sinsice tuzaklar kuruyorlardı. Fakat onlar bu tuzaklarla uğraşırken, Allah daonların bütün hesaplarını altüst edecek müthiş bir plân kuruyordu. Ve Allah, ancak adâleti gerçekleştirmek ve zâlimlere gereken cezayı vermek için tuzak kurar; zira O, plân kuranların en hayırlısıdır. O zâlimler ki;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, inkâr etmiş olanlar, seni hapsetmek veya öldürmek veya sürgün etmek için sana mekir / tuzak kuruyorlar. Tuzak kuruyorlar; Allah da tuzak kuruyor. Allah Tuzak Kuranlar’ın da hayırlısıdır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm!, vaktiyle inkarcılar, seni susturmak, öldürmek ya da sürgün etmek için düşünceler geliştiriyorlardı. Oyun kuruyorlardı Allah da onlar için oyun kuruyordu. Çünkü en iyi oyun kurucu Allah'tı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da yurdundan çıkarmak için tuzak kurarken Allah da onlara karşı tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en güçlüsüdür. Hiçbir zaman kötülük üzerine tuzak kurmaz. Ama kötülükleri önlemek için, tuzak kuranların kurdukları tuzakları başlarına geçirmek için, inkâr edenlere karşı en hayırlı tuzakları kurar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani kâfir olanlar seni tutup bağlamaları veya öldürmeleri veya seni (yurdundan) çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar (sana) tuzak kuruyorlar. Allah da (buna karşı) tuzak kuruyor. [*] Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. [*]
Bu cümle “Allah onların tuzaklarını boşa çıkaracaktır” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu tür ayetlerde kullanılan fiil insanlar için kullanıldığında olumsuz bir anlama gelirken, Allah için kullanıldığında kastedilen mesaj Allah’ın o fiilin cezasını vereceğini bildirmesidir. Benzer kullanımlar için bkz. Bakara 2:15; Âl-i İmrân 3:54; Nisâ 4:142; Enfâl 8:18; Tevbe 9: 67, 79.,Yüce Allah’ın tuzak kurması veya tuzakları boşa çıkarması bu ayet ışığında anlaşılmalıdır. Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:54; En‘âm 6:123; Enfâl 8:18; Ra‘d 13:42; İbrâhîm 14:46; Fâtır 35:10, 43; Mü’min 40:25; Tûr 52:42; Târık 86:15-16.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Hani bir zamanlar, o kâfirler seni tutup bağlamak yahut öldürmek, ya da (Mekke’den) sürüp çıkarmak için sana tuzak kurarlarken,¹ Allah da onlara tuzak kuruyordu. Zîrâ Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.²
1 Müşrikler, Medîneli Müslümanların Peygamberimize gelip biat ettiklerini öğrenince, telâşlandılar ve hemen, Dar’ün-Nedve’de toplandılar. Aralarına şeytanlığı kuvvetli olan ve Necidli olduğunu söyleyen bir ihtiyar da katıldı. İçlerinden birisi; “Peygamberi bağlayıp, bir odaya hapsetmeyi” teklif edince ihtiyar: “Bu olmaz! Çünkü onun kavminden size silâh çekip gelirler ve onu kurtarırlar.” dedi. Birisi de; “Onu bir deveye yükletip, Mekke’den dışarıya çıkarmayı” önerdi. Yine o ihtiyar: “Böyle de olamaz! Çünkü o, gider başka bir toplumu ifsat eder, sonra gelir sizinle savaşır.” dedi. Sonunda Ebû Cehil: “Her kabîleden birer delikanlı alalım, ellerine birer kılıç verelim, hepsi birden vursunlar, öldürsünler. Haşim Oğulları bütün Kureyş ile savaşamaz. Şâyet diyet talep ederlerse de veririz.” dedi. Bunun üzerine ihtiyar: “işte bu görüş çok iyi.” dedi. Müşrikler sonunda buna karar verip dağıldılar. Derhal Cebrâil gelip, Peygamberimize durumu haber verdi ve hicret emrini getirdi. (Suyûtî)2 Yani Allah’ın tuzak kurması, bir şerri ortadan kaldırmak ve tuzak kuranlara haddini bildirmek içindir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE [HATIRLA, ey Peygamber,] hakikati inkara şartlanmış olanlar seni [tebliğden alıkoyup] durdurmak, öldürmek yahut sürgün etmek için sana karşı nasıl ince tuzaklar kuruyorlardı: onlar [hep] böyle tertipler peşinde koşarlarken ³⁰ Allah onların bu tertiplerini boşa çıkarttı, çünkü Allah bütün o tuzak kuranların üstündedir.
30 Bu ayetin ilk cümlesi, Hz. Peygamber ve ashâbına hicretten önce Mekke’de reva görülen zulüm ve baskıya ilişkin bir gönderme ise de genelleyici bir ifade tarzı içinde verilen bu sonuç bölümü, insanlığın dinî tarihi boyunca her çağda tekrarlanan bir olguya, yani ilahî vahyi inkar edenlerin, onu tebliğ edenlere karşı her zaman -ya bilfiil ve fizikî olarak ya da horgörü ve alay yoluyla psikolojik planda ve mecazî olarak- onları zayıf ve etkisiz bırakmak ya da büsbütün yok etmek yolunda düzen ve tertip peşinde oldukları/olacakları gerçeğine işaret ediyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hani bir zaman, kâfirler seni tutuklamak yahut öldürmek veya sürgün etmek için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlardı ama Allah da o tuzakları bozuyordu. Zira Allah tuzakları bozanların en iyisidir. 16/26, 27/48- 49- 50, 35/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
HANİ bir zaman da inkârda direnenler senin önünü kesmek, öldürmek ya da sürgün etmek için sana tuzaklar kuruyorlardı. Nitekim onlar hep tuzak kurmuşlar, Allah da onların tuzağını sürekli boşa çıkarmıştır; zira Allah tuzakları boşa çıkaranların en hayırlısıdır.[¹³⁵⁹]
[1359] Lafzen: “Allah da onlara tuzak kurmuştur; zira Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.” Bu lafzî anlamdaki “hayır”, Allah’ın kurduğu tuzağın insanınkine benzemeyip, hep onun hayrına olduğu şeklinde anlaşılmalıdır (Râzî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Hatırla ki bir vakit o (Mekkeli) kafirler, ya seni tutup bağlamak, ya öldürmek veya (yurdundan) çıkarmak için tuzak kurarlarken, Allah da onların tuzaklarını boşa çıkarıyordu. (Cebrail a.s. vasıtasıyle sana haber veriyordu sen de Mekke'den ayrılıyordun) Çünkü Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır. (Allah Teala elbette, hile ve tuzak kurmaktan münezzehtir. O’nun işi hayırdır, hile ve tuzağı geçersiz kılmaktan ibarettir)
Osman Fırat
swap_vert close
O İnkâr edenler seni tutup bağlamaları, öldürmeleri, ya da sürmeleri için sana tuzak kurdukları zaman, Allâh da onlara tuzak kuruyordu. Allâh tuzak kuranların en iyisidir. (O, kendisine karşı tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirir).
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve hani bir zamanda o kâfirler, seni tutup bağlamaları veya seni öldürmeleri veya seni çıkarmaları için sana hud'ade bulunuyorlardı. Ve onlar mekrde bulunurlar. Allah Teâlâ da mekr eder ve Allah Teâlâ mekr edenlerin en hayırlısıdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir vakit de o kâfirler senin elini kolunu bağlayıp zindana mı atsınlar, yahut öldürsünler mi, yahut seni ülke dışına mı sürsünler diye birtakım tuzaklar planlıyorlardı. Onlar tuzak kuradursunlar, Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Allah tuzak kurmaz. Sadece tuzak kuran olursa, tuzağı boşa çıkarması anlamında, müşakele babından, bu fiil O’na isnad edilir. Müşakele: Muhatabın lafzını kullanarak, farklı bir mâna kasdetmektir. Mesela itaatsizlik edip sırıtan çocuğuna babası: “Sen gül bakalım, ben de sana gülerim!” derken, babanın gülmesi gibi. Müşakele üslubunda olmaksızın Allah Teâlâ hakkında tuzak, istihza, hud’a vb. kavramları kullanmak caiz değildir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edenler seni tutup bağlamaları, öldürmeleri, ya da sürmeleri için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlarken Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en iyisidir. (O, kendisine karşı tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirir).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Zirk it şu vakti ki kâfirler seni habs veyâ katl ve yâhud diyârından (Mekke'den) çıkarmak içün sana karşı hîle yapdılar, ve Allâh Te'âlâ onların mekirlerini onlara mekr ile red buyurdı. Allâh mâkirlerin hayırlısısıdır.[¹]
[1] Ehl-i Medîne'den ba'zılarının İslâm olmaları üzerine Kureyş telâşa düşerek bir ictimâ' 'akdiyle Rasûlullah'ı yatar iken üzerine hücûm ile öldürmeğe karâr virdiler. Cebrâîl 'aleyhisselâm gelerek bu karârı Fahr-i Kâinât'a haber virdi ve Medîne'ye hicreti içün olan emri teblîğ iyledi. Rasûl-ü Ekrem Cenâb-ı Ali'yi yatağına yatırarak kendisi Ebû Bekir ile bereber leylen Mekke'den çıkub gâra gizlendi. Allâh'ın emriyle örümcek mağaranın kapusına ağını gerdi. Ve bir çift güğercin gelüb orada yuva yaparak yumurtladı. Sabaha karşı hâne-i sa'âdete giden kâfirler yatakda Ali'yi buldukları cihetle 'avdet idüb keyfiyeti Ebû Cehil ve rüfekâsına haber virdiler. Cümlesi birden Mekke'den çıkub Rasûlullah'ı aramağa başladılar. Mağaranın önüne geldiklerinde kapudaki örümcek ağını ve güğercin yuvasını gördüklerinden Muhammed buraya girmiş olsa idi bunlar bozulurdı diyerek gâra girmekden ferâgat itdiler. İşte onların gizli müşâvere ve tertîb iyledikleri hîleye karşı Cenâb-ı Hakk'ın mekri budur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir zamanlar, o kafirler, seni durdurmak, öldürmek ya da sürgün etmek için tuzak kuruyorlardı. Allah da tuzak kuruyordu. En iyi tuzak kuran Allah’tır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kafirler seni hapsetmek, öldürmek veya sürgün etmek için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlarken Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en iyisidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani o inkâr edenler seni yakalayıp zindana atmak veya öldürmek yahut yurdundan çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Oysa onlar tuzak kurdukça Allah da onların tuzağını başlarına geçiriyordu. Zira Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Küfre sapanlar, seni tutup bağlamaları yahut öldürmeleri ya da yurdundan çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlar, Allah da tuzak kurar. Ama Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim yavuz śanur-ıdı anlar kim kāfir oldılar yā yıġalar seni yā depeleyeler seni yā çıķaralar seni. daħı yavuz śanurlar daħı yavuz śanur Tañrı daħı Tañrı yigregidür yavuz śanıcılaruñ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ẕikr eyle ol güni ki mekr eylediler senüñle kāfirler, seni ḥabs eylemeg‐içün,yā seni öldürmeg‐içün, yā seni yirüñden çıḳarmaġ‐ıçun. Anlar mekr eyler‐ler, Tañrı Ta‘ālā daḫı mekr ider seni ḫalāṣ ider. Daḫı Tañrı Ta‘ālā ḫayrlusıdurmekr idicilerüñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Yadına sal ki, bir zaman kafirlər səni həbs etmək və ya öldürmək, yaxud da (Məkkədən) çıxardıb qovmaq üçün (Darunnədvədə) sənə qarşı hiylə qururdular. Allah da (onların bu hiyləsinə qarşı) tədbir tökdü. Allah tədbir tökənlərin ən yaxşısıdır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when those who disbelieve plot against thee (O Muhammad) to wound thee fatally, or to kill thee or to drive thee forth; they plot, but Allah (also) plotteth; and Allah is the best of plotters.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Remember how the Unbelievers plotted against thee, to keep thee in bonds, or slay thee, or get thee out (of thy home).(1203) They plot and plan, and Allah too plans; but the best of planners(1203-A) is Allah.
1203 The plots against Mustafa in Makkah aimed at three things. They were not only foiled, but Allah's underfill working turned the tables, and brought good out of evil in each case. (1) They tried to hold the Prophet in subjection in Makkah by putting pressure on his uncles, relatives, and friends. But the more they persecuted, the more the little Muslim community grew in faith and numbers. (2) They tried to injure or ay him. But the wonderful example of his humility, perseverance, and fearlessness furthered the cause of Islam. (3) They tried to get him and his followers out of their homes. But they found a new home in Madinah, from which they eventually reconquered not only Makkah, but Arabia and the world. 1203-A Cf. 3:54.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
ve bir vakit
يَمْكُرُ
tuzak kuruyor
بِكَ
sana
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
لِيُثْبِتُوكَ
seni tutup bağlamak için
اَوْ
ve- ya
يَقْتُلُوكَ
seni öldür- meleri
اَوْ
ve- ya
يُخْرِجُوكَۜ
seni çıkarmaları
وَيَمْكُرُونَ
ve tuzak ku- ruyorlar(dı)
وَيَمْكُرُ
ve tuzak kuruyordu
اللّٰهُۜ
Allah
وَاللّٰهُ
ve Allah
خَيْرُ
hayır- lısıdır
الْمَاكِر۪ينَ
tuzak kuranların
(Resulüm!) Hani kâfirler seni tutup bağlamak veya seni öldürmek yahut seni (yurdundan) çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar (sana) tuzak kuruyorlardı (ama) Allah da (onlara) tuzak kuruyordu ve Allah tuzak kuranların hayırlısıdır.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
مَكَرَ
Fiil-I
م ك ر
Tuzak kurdu, hile yaptı
بِكَ
Zamir
بِكَ
Senin yüzünden, senden dolayı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اَثْبَتَ
Fiil-IV
ث ب ت
Tutup bağladı, sabit kıldı
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
مَكَرَ
Fiil-I
م ك ر
Tuzak kurdu, hile yaptı
مَكَرَ
Fiil-I
م ك ر
Tuzak kurdu, hile yaptı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
مَاكِر۪ين
Etken fiil
م ك ر
Tuzak kuranlar