O zaman, Rabbin (inanmış olanların yüreklerine ilham edilmek üzere) meleklere: Şüphesiz sizinle beraberim! (Müşriklerin saldırılarına uğrayan) İnanmış olanları da (savunma savaşında benim şu sözlerimle) yüreklendirin: O inkâr etmiş (ve buna şartlanmış saldırgan güç)lerin yüreklerine korku salacağım mesajını vahyediyordu. Öyleyse (ey saldırıya uğrayanlar!) Siz de (savaş meydanında) boyunların üstünü (o saldırgan güçlerin lider, komutan ve üst düzeydekilerini) vurun, (etkisiz kılın) onlardan (size karşı silah kullanan, size silah doğrultan) bütün parmak uçlarını (elleriyle silah kullanan, size silah doğrultan astlarını) da. *
(*) Arapçada (اعناق)’’a’nak’’boyun anlamına geldiği gibi, üst, lider, komutan vb. buyruk sahibi anlamlara da gelir. Ama burada (فوق)’’favk’’ ifadesi ile geldiği için, boyun değil, üst, lider ve komutan gibi anlamlardadır. (بنان )’’benan’’kelimesi ise, parmak ucları anlamına geldiği gibi, yine savaşta bilfiil silah kullanan alt kesimi de ifade edebilir. İşte bunun anlamı şöyledir اي واضْرِبُوا الصناديد والسفلة فَاضْرِبُواْ فَوْق الاعناق =’’ Fadribu fevkal a’naki, ey vadribus sanadide ves sefeleh’’ Yani ‘’ üst ve astlarını vurun’’ şeklinde olur. Bunun bildiğimiz buyun ve kafa kesmek ile hiçbir ilgisi yoktur. Ayrıca ayetin son cümlesindeki emir de meleklere değil, mü’minleredir. Çünkü metafizik bir varlık olan melekler maddeden müteşekkil olan insanlarla savaşmazlar, silah vs kullanmazlar, müşrikleri ve hiçbir kimseyi öldürmezler, görünmeksizin sadece müminlere ilham yolu ile manevi güç ve moral verirler. Aşağıdaki Ebu Suud tefsiri, Mu’cemu’l- Meani ve lügatların metinlerine bkz:
وقيل: المراد بالبنان الأداني وبفوق الأعناق الأعالي، والمعنى: فاضربوا الصناديد والسفلة، وتكرير الأمر بالضرب لمزيد التشديد والاعتناء بأمره، (تفسير أبي السعود)) وقال بعضُهم معنى قولهِ تعالى: {فَٱضْرِبُواْ فَوْقَ ٱلأَعْنَاقِ} الصَّنَادِيدُ، وقولهِ تعالى: {وَٱضْرِبُواْ مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍ} يعني السَّفَلَةَ. (تعريف و معنى اعناق في معجم المعاني الجامع ) والأَعناقُ : الرؤَساء -- وقال يمان بن رئاب: {فاضربوا فَوْقَ الأعناق} يعني الصناديد {واضربوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍ} يعني السفلة،إن كلمة (فَوْقَ) لا يمكن أن تكون زائدة حاشا لله تعالى بل هي المفتاح لفهم الآية....لان ما فوقه هو الرأس أي ما يكون فوق الشيء كما في قوله تعالى: {فَوْقَ ٱثْنَتَيْنِ} ولا تعني اثنتين بل ما فوقها يتضح من ذلك أن الرأس هو المقصود بالضرب، وكذلك الرأس في الجيش هو القائد المسؤول أو الإمام كما في قوله تعالى {فَقَاتِلُوا أَئِمَّةَ الْكُفْرِ ۙ إِنَّهُمْ لَا أَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنتَهُونَ} – التوبة ال
الآية: 12وكذلك يعمد المقاتل المسلم إلى فصل رأس الجيش (قادته) و يده (إمداداته وإلخ) عن مقاتليه، فإن القتال حتماً سينتهي ويتوقف وتُحقَن دماء العشرات أو المئات وربما الآلاف.. فيكون المعنى إضربوا من عدوكم و إستهدفوا كل مراكز و نقاط القوة و الفاعلية منهم و أن الإستهداف سيكون شاملا لكل تلك المراكز . قوله تعالى (إِذْ يُوحِي رَبُّكَ إِلَى الْمَلآئِكَةِ الخ) وكما معروف ان الملائكة هنا لتثبيت قلوب المؤمنين والأمر للمؤمنين بالضرب فوق الأعناق وليس الأعناق... كتعبير مجازي بضرب من هم رؤساء وقادة القوم كونهم رؤوس الكفر والمعروف ماديا ان الرأس هو فوق العنق وهو المتصدر للجسم ...وبالمقابل فان الذين فوق الأعناق هم رؤوس القوم وقياداتهم وقتلهم هو قطع لدابر الكفر والفتنة وكاستراجية عسكرية في الحروب فان بمجرد قتل او أسر قائد او متصدر المجموعة من شانه ينهي القتال بأسرع ما يمكن وباقرب وقت الخلاصة . أن الآية ترسم لنا الاستراتيجية العامة للقتال مع العدو ولا تعني ضرب الرؤوس و الأصابع (الثورة القرآنية - فإضرِبُوا فَوْقَ الْأَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا الخ.) وقد التفت سبحانه من خطاب الملائكة إلى خطاب المؤمنين فاضربوا فوق الأعناق يعني فاضربوا أمر للمؤمنين
زهرة التفاسير - تفسيرالنسفي) وأما قوله: إذ يوحي ربك إلى الملائكة أني معكم)، أنصركم (فثبتوا الذين آمنوا)، يقول: قوُّوا عزمهم, وصححوا نياتهم في قتال عدوهم من المشركين. ( ااتفسير الكبير - الطبرى) وقيل: بل أمر للمؤمنين وهذا هو الأصح لما بينا أنه تعالى ما أنزل الملائكة لأجل المقاتلة والمحاربة، إنّ الملائكة نزلت لتطمئن قلوب المؤمنين الخ (الامثل في تفسير كتاب الله المنزل / ج 5 / ص 375 ص 390 وقال الزجاج: كان بأشياء يلقونها في قلوبهم تصح بها عزائمهم ويتأكد جدهم. وللملك قوة إلقاء الخير في القلب ويقال له إلهام، (تفسير الوسيط ) Not: Her ne kadar bazı müfessirler, meleklerin bizzat savaştıkları yönünde görüş belirtmiş iseler de, bu doğru değildir. Çünkü ayetten anlaşılan odur ki, melekler görünmeksizin iman edenlere Allah’ın emriyle sadece yardım ve zafer ilham ederek gönüllerine sebat ve cesaret vermeye, yani manevi bir yardım yapmaya çalışmışlar. Zaten meleklerin yardımı maddi değil, manevidir. Kur’ân’ın hiçbir yerinde, meleklerin maddi anlamda savaşa katılıp bilfiil savaştıklarına delalet eden hiçbir ayet bulunmamaktadır. İlgili ayetler, meleklerin yardım ettiğini soyut olarak ifade etmektedir. Bu yardımın nasıl gerçekleştiği de yine aynı ayetlerin devamında ifade edilmiştir. Enfâl-12. ayetinde açıkça ifade edildiği gibi bu yardım, tesiri ruhlar üzerinde görülen ilahî bir takviyedir: Bu"melek yardımının bilfiil değil görünmeksizin manevi telkinlerle mü’minlerin yüreklerine, cesaret ve güç katmalarıdır. Bu nedenle melekler ne savaşa katılıp müşriklerle çarpışmışlar ne de onları öldürmüşlerdir. Ama Mü’minlerin sebat göstermeleri için hep birlikte dua edip, manevi telkinlerle onların yüreklerini cesaretlendirmeye ve zafer müjdesini telkin etmeye çalışmışlardır. Yani bu bir iç yardımdır, yani motivasyondur, cesarettir, güvendir. وظاهر الاية يدل على انّ لإنزال الملائكة وإمداد المسلمين بهم فائدة معنوية فهو يؤثّر في القلوب فيزيدها قوة وإن لم يكونوا محاربين،(تفسيرالمراغي)