close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż yûhî rabbuke ilâ-lmelâ-iketi ennî me’akum feśebbitû-lleżîne âmenû(c) seulkî fî kulûbi-lleżîne keferû-rru’be fadribû fevka-l-a’nâki vadribû minhum kulle benân(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani Rabbin, şüphe yok ki ben, sizinleyim, inananları sebat ettirin, kafirlerin yüreklerine korku salacağım, hadi vurun boyunlarını, vurun onların ellerine, ayaklarına diye meleklere vahyetmedeydi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Rabbin meleklere vahyetmişti ki: "Şüphesiz Ben sizinleyim. Haydi; iman edenlere sağlamlık katın, inkâr edenlerin kalplerine ise amansız bir korku ve dehşet salacağım. Öyleyse (ey mücahit mü’minler ve manevi görevliler), vurun (zalim kâfirlerin) boyunlarının üstüne, (onların elebaşlarını ve merkezi teşkilatlarını etkisiz kılın) ve vurun onların bütün parmaklarına!" (Küfür ve zulüm güçlerinin altyapılarını, yan kuruluşlarını ve kollarını, irtibat ve destek kanallarını koparıp dağıtın ve böylece onların kirli ve kibirli oyunlarını bozup boşa çıkarın! Buyurmuştu.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere: “Şüphesiz ben sizinle beraberim. Haydi iman eden o mücahidleri, benim şu sözümle yüreklendirin” mesajını vahyetmişti. “Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerin kalplerine, korku salacağım. Öyleyse ey mü'minler, onların boyunlarını vurun, parmaklarını kırın.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte o anda Rabbin meleklere: “Ben sizinle beraberim. İman edenlere savaşta destek olun, muharebe alanında tutundurun. Ben, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin aklına, kalbine korku yerleştireceğim. Onların boyunlarının üstüne üstüne vurun. Parmaklarını biçin." diye vahyediyordu.
bk. Kur’an-ı Kerim, 47/4.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Rabbin meleklere: "Ben sizinleyim. İman edenleri sebatlı kılın. İnkar edenlerin kalplerine bir korku salacağım. Vurun boyunlarının üstüne ve vurun onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Rabbin meleklere vahyetmişti ki: 'Şüphesiz ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın, inkâr edenlerin kalblerine amansız bir korku salacağım. Öyleyse (ey müslümanlar,) vurun boyunlarının üstüne, vurun onların bütün parmaklarına.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O vakit Rabbin Meleklere şöyle vahyediyordu; “-Şüphesiz ki ben sizinle beraberim, hemen müminlere (yardım ve zafer ilham ederek kalblerine) sebat verin. Kâfirlerin kalblerine korku salacağım, hemen boyunları üstüne vurun (başlarını kesin), el ve ayakları etrafına vurun.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hatırla ki; Rabbin meleklere şöyle bildiriyordu: “Ben sizinle beraberim. İnananlara kuvvet ve sebat verin. O kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Artık boyunlarının üzerine vurun, bütün mafsallarına vurun!”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hani Rabbin, meleklere şöyle vahyediyordu: “Ben sizinle beraberim. İmanı olanları sağlamlaştırınız. İnkâr edenlerin kalplerine korku salacağım. Vurun boyunlarına, vurun onların bütün parmaklarına!”
Besim Atalay
swap_vert close
Hani Tanrın, meleklere buyurmuştu ki: «Ben sizinle bileyim, inanlı olanları direndiresiniz, kâfirlerin içlerine korku veriniz, vurun boyunlarına, vurun bütün parmaklarına»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere: “Ben sizinle beraberim, inananların (cesaretini artırarak düşman karşısında) dimdik ayakta kalmasına sağlayın! Ben inkârcıların kalplerine korku salacağım. Öyleyse (Ey mü'minler, bir daha savaşamayacakları şekilde) vurun boyunlarını ve kırın bütün parmaklarını!” diye vahyetmişti.
Bkz. 47/4Burada “vurun boyunlarını ve kırın parmaklarını” emri birçoklarının sandığı gibi meleklere değil, mü’minleredir. Zira bu emir meleklere olsaydı zaten inkârcılardan kimse hayatta kalmazdı.  
Cemil Said
swap_vert close
O vakit meleklere didi ki: "Ben sizinle berâberim gidiniz mü’minleri tatmîn idiniz ben kâfirlerin kalbine havf ilkâ ideceğim başlarını eziniz ve parmaklarının ucuna urunuz."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rabbin meleklere, "Ben sizinleyim, inananları destekleyin" diye vahyetti. "Ben inkar edenlerin kalblerine korku salacağım, artık vurun onların boyunları üstüne, vurun her parmağına" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere, “Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına” diye vahyediyordu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O sırada rabbin meleklere şunu vahyediyordu: Şüphesiz ben sizinle beraberim, iman edenlerin sebatlarını pekiştirin. Ben inkâr edenlerin kalplerine korku salacağım, artık boyunlarının üzerinden vurun, onların bütün parmaklarına vurun.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere: «Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun; Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye vahyediyordu.
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbin meleklere, "Sizinle beraberim, inananları destekleyin. İnkarcıların yüreğine korku salacağım. Vurun boyunlara, vurun onların her parmağına," diye vahyediyordu.
121-16 Savaşlar, 60:8-9 ayetlerinde bildirilen genel prensibe tabidir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte o anda Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim, müminlere sebat verin. Kâfirlerin yüreğine korku salacağım, hemen boyunlarının üstüne vurun, parmaklarına, parmaklarına vurun".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O vakıt ki rabbın Melâikeye şu vahyi veriyordu: «ben sizinle beraberim, haydin iymanı olanları tesbit edin, kâfirlerin yüreklerine dehşet bırakacağım, hemen vurun boyunlarının üstüne, vurun onların parmaklarına
Emrah Demiryent
swap_vert close
O vakit Rabbin meleklere şöyle buyuruyordu: “Muhakkak (mü’minlere yardım ve destek hususunda, manen) sizinle beraberim. Haydi, îmân edenlere destek olun. Ben (manen) kâfirlerin yüreğine korku salacağım, siz de onların (kâfirlerin) boyunlarına ve parmaklarına vurun!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani, Rabb'in meleklere, sizinle beraberim, diye vahyediyordu; “İman edenleri pekiştirin.” Gerçeği yalanlayan nankörlerin kalplerine korku salacağım. Haydi! Vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere: «Şübhesiz ki ben sizinle beraberim. Haydi îman eden (o mücâhîd) lere sebat ilham edin» diye vahyediyordu. «Ben, kâfirlerin yüreklerine korku salacağım. (Ey mü'minler) hemen vurun boyunlarının üstüne, vurun onların her bir parmağına» (diyordu).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yine o vakit Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: “Şübhesiz ben sizinle berâberim; haydi îmân edenlere sebât verin! İnkâr edenlerin kalblerine korku salacağım; haydi vurun (onların) boyunları üstüne! Ve vurun onların bütün parmaklarına!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
O zaman, Rabbin (inanmış olanların yüreklerine ilham edilmek üzere) meleklere: Şüphesiz sizinle beraberim! (Müşriklerin saldırılarına uğrayan) İnanmış olanları da (savunma savaşında benim şu sözlerimle) yüreklendirin: O inkâr etmiş (ve buna şartlanmış saldırgan güç)lerin yüreklerine korku salacağım mesajını vahyediyordu. Öyleyse (ey saldırıya uğrayanlar!) Siz de (savaş meydanında) boyunların üstünü (o saldırgan güçlerin lider, komutan ve üst düzeydekilerini) vurun, (etkisiz kılın) onlardan (size karşı silah kullanan, size silah doğrultan) bütün parmak uçlarını (elleriyle silah kullanan, size silah doğrultan astlarını) da. *
(*) Arapçada (اعناق)’’a’nak’’boyun anlamına geldiği gibi, üst, lider, komutan vb. buyruk sahibi anlamlara da gelir. Ama burada (فوق)’’favk’’ ifadesi ile geldiği için, boyun değil, üst, lider ve komutan gibi anlamlardadır. (بنان )’’benan’’kelimesi ise, parmak ucları anlamına geldiği gibi, yine savaşta bilfiil silah kullanan alt kesimi de ifade edebilir. İşte bunun anlamı şöyledir اي واضْرِبُوا الصناديد والسفلة فَاضْرِبُواْ فَوْق الاعناق =’’ Fadribu fevkal a’naki, ey vadribus sanadide ves sefeleh’’ Yani ‘’ üst ve astlarını vurun’’ şeklinde olur. Bunun bildiğimiz buyun ve kafa kesmek ile hiçbir ilgisi yoktur. Ayrıca ayetin son cümlesindeki emir de meleklere değil, mü’minleredir. Çünkü metafizik bir varlık olan melekler maddeden müteşekkil olan insanlarla savaşmazlar, silah vs kullanmazlar, müşrikleri ve hiçbir kimseyi öldürmezler, görünmeksizin sadece müminlere ilham yolu ile manevi güç ve moral verirler. Aşağıdaki Ebu Suud tefsiri, Mu’cemu’l- Meani ve lügatların metinlerine bkz: وقيل: المراد بالبنان الأداني وبفوق الأعناق الأعالي، والمعنى: فاضربوا الصناديد والسفلة، وتكرير الأمر بالضرب لمزيد التشديد والاعتناء بأمره، (تفسير أبي السعود)) وقال بعضُهم معنى قولهِ تعالى: {فَٱضْرِبُواْ فَوْقَ ٱلأَعْنَاقِ} الصَّنَادِيدُ، وقولهِ تعالى: {وَٱضْرِبُواْ مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍ} يعني السَّفَلَةَ. (تعريف و معنى اعناق في معجم المعاني الجامع ) والأَعناقُ : الرؤَساء -- وقال يمان بن رئاب: {فاضربوا فَوْقَ الأعناق} يعني الصناديد {واضربوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍ} يعني السفلة،إن كلمة (فَوْقَ) لا يمكن أن تكون زائدة حاشا لله تعالى بل هي المفتاح لفهم الآية....لان ما فوقه هو الرأس أي ما يكون فوق الشيء كما في قوله تعالى: {فَوْقَ ٱثْنَتَيْنِ} ولا تعني اثنتين بل ما فوقها يتضح من ذلك أن الرأس هو المقصود بالضرب، وكذلك الرأس في الجيش هو القائد المسؤول أو الإمام كما في قوله تعالى {فَقَاتِلُوا أَئِمَّةَ الْكُفْرِ ۙ إِنَّهُمْ لَا أَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنتَهُونَ} – التوبة ال الآية: 12وكذلك يعمد المقاتل المسلم إلى فصل رأس الجيش (قادته) و يده (إمداداته وإلخ) عن مقاتليه، فإن القتال حتماً سينتهي ويتوقف وتُحقَن دماء العشرات أو المئات وربما الآلاف.. فيكون المعنى إضربوا من عدوكم و إستهدفوا كل مراكز و نقاط القوة و الفاعلية منهم و أن الإستهداف سيكون شاملا لكل تلك المراكز . قوله تعالى (إِذْ يُوحِي رَبُّكَ إِلَى الْمَلآئِكَةِ الخ) وكما معروف ان الملائكة هنا لتثبيت قلوب المؤمنين والأمر للمؤمنين بالضرب فوق الأعناق وليس الأعناق... كتعبير مجازي بضرب من هم رؤساء وقادة القوم كونهم رؤوس الكفر والمعروف ماديا ان الرأس هو فوق العنق وهو المتصدر للجسم ...وبالمقابل فان الذين فوق الأعناق هم رؤوس القوم وقياداتهم وقتلهم هو قطع لدابر الكفر والفتنة وكاستراجية عسكرية في الحروب فان بمجرد قتل او أسر قائد او متصدر المجموعة من شانه ينهي القتال بأسرع ما يمكن وباقرب وقت الخلاصة . أن الآية ترسم لنا الاستراتيجية العامة للقتال مع العدو ولا تعني ضرب الرؤوس و الأصابع (الثورة القرآنية - فإضرِبُوا فَوْقَ الْأَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا الخ.) وقد التفت سبحانه من خطاب الملائكة إلى خطاب المؤمنين فاضربوا فوق الأعناق يعني فاضربوا أمر للمؤمنين زهرة التفاسير - تفسيرالنسفي) وأما قوله: إذ يوحي ربك إلى الملائكة أني معكم)، أنصركم (فثبتوا الذين آمنوا)، يقول: قوُّوا عزمهم, وصححوا نياتهم في قتال عدوهم من المشركين. ( ااتفسير الكبير - الطبرى) وقيل: بل أمر للمؤمنين وهذا هو الأصح لما بينا أنه تعالى ما أنزل الملائكة لأجل المقاتلة والمحاربة، إنّ الملائكة نزلت لتطمئن قلوب المؤمنين الخ (الامثل في تفسير كتاب الله المنزل / ج 5 / ص 375 ص 390 وقال الزجاج: كان بأشياء يلقونها في قلوبهم تصح بها عزائمهم ويتأكد جدهم. وللملك قوة إلقاء الخير في القلب ويقال له إلهام، (تفسير الوسيط ) Not: Her ne kadar bazı müfessirler, meleklerin bizzat savaştıkları yönünde görüş belirtmiş iseler de, bu doğru değildir. Çünkü ayetten anlaşılan odur ki, melekler görünmeksizin iman edenlere Allah’ın emriyle sadece yardım ve zafer ilham ederek gönüllerine sebat ve cesaret vermeye, yani manevi bir yardım yapmaya çalışmışlar. Zaten meleklerin yardımı maddi değil, manevidir. Kur’ân’ın hiçbir yerinde, meleklerin maddi anlamda savaşa katılıp bilfiil savaştıklarına delalet eden hiçbir ayet bulunmamaktadır. İlgili ayetler, meleklerin yardım ettiğini soyut olarak ifade etmektedir. Bu yardımın nasıl gerçekleştiği de yine aynı ayetlerin devamında ifade edilmiştir. Enfâl-12. ayetinde açıkça ifade edildiği gibi bu yardım, tesiri ruhlar üzerinde görülen ilahî bir takviyedir: Bu"melek yardımının bilfiil değil görünmeksizin manevi telkinlerle mü’minlerin yüreklerine, cesaret ve güç katmalarıdır. Bu nedenle melekler ne savaşa katılıp müşriklerle çarpışmışlar ne de onları öldürmüşlerdir. Ama Mü’minlerin sebat göstermeleri için hep birlikte dua edip, manevi telkinlerle onların yüreklerini cesaretlendirmeye ve zafer müjdesini telkin etmeye çalışmışlardır. Yani bu bir iç yardımdır, yani motivasyondur, cesarettir, güvendir. وظاهر الاية يدل على انّ لإنزال الملائكة وإمداد المسلمين بهم فائدة معنوية فهو يؤثّر في القلوب فيزيدها قوة وإن لم يكونوا محاربين،(تفسيرالمراغي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rabbin meleklere “Ben sizinle beraberim. O halde inananların kalplerini güçlendirin. Bende gerçeği inkâr edenlerin kalplerine şüphe salacağım. O zaman sizde o inkârcıların boyunlarına vurun, tüm parmaklarına vurun” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün meleklerin gönlüne şunu bildirdi: "Gerçekten Ben sizinle birlikteyim. İnananları yerinde durdurun. Ben tanımazların yüreklerine korku salacağım. Siz de onların boyunlarına, parmaklarının uçlarına vurun."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere vahiy etmişti: Ben sizin ile beraberim, mü/min olanları sabit kadem kılın [⁵], ben kâfir olanların kalplerine korku düşüreceğim [⁶]. Artık onların boyunlarına [⁷] vuran, onların her bir parmağına da [⁸] vurun.
[5] Veya kalplerini takviye edin.[6] Bunu tepşir edin.[7] Veya boyunlarının yukarısına, başlarına.[8] Ellerinin ayaklarının etraflarına kılıcı çalın; ellerini, ayaklarını kesin ki bir daha kılıç tutamasınlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere şöyle vahy ediyordu: Muhakkak ki Ben sizinle beraberim. Siz inananların direnmelerini sağlayınız. Ben inkâr edenlerin kalplerine korku salacağım. Onların/müşriklerin boyunlarına vurunuz,⁴ onların bütün parmaklarına vurunuz/onları uyuşturunuz.⁵
4 Savaş hukuku ile ilgili bir husustur. Krş. Muhammed, 47/4 5 Maturidî ve Razî gibi müfessirlere göre buradaki hitap, melekler vasıtasiyle mü’minleredir. Melekler savaşa iştirak etmiyorlar, müşriklerin moralini bozmak ve mü’minlerin de morallerini yükseltmekle görevlidirler.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere, “Ben sizinleyim, iman edenlere sebat verin. Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım, artık (ey müminler!) onların boyunlarını vurun, vurun onların bütün parmak uçlarına” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani Rabb’in, meleklere diyordu ki: “Kuşkusuz ben, sizinle beraberim; o hâlde, inananların cesâretini artırarak, düşman karşısında dimdik ayakta kalmalarını sağlayın! Ben, sizleri göndererek kâfirlerin yüreğine korku salacağım; öyleyse, vurun kılıçlarınızla o zâlimlerin boyunlarına, doğrayın onların bütün parmaklarını!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O an Melekler’e senin rabbin: “Ben, sizinle birlikteyim. İman edenleri tesbit edin / destekleyin! İnkâr etmiş kimselerin kalblerine Ürküntü / Korku salacağım. Boyunlar’ın üstüne (Ana Merkezler’e) vurun! Bütün parmak uçlarına / tâlî yerlerine / uzantılarına da vurun!” diye vahyediyordu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir yandan da Rabb'in meleklere benim sizlerle beraber olduğumu söylüyor: " inananlara manevî destek olun, ben inkarcıların kalplerine korku salacağım, artık vurun boyunlarını inkarcıların, vurun elebaşılarını tek tek " diyordu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim! İman edenlere sebat verin! Kâfirlerin kalplerine korku salacağım! Şimdi vurun boyunlarının üstüne! Vurun onların bütün parmaklarına!" diye vahyediyordu. Böylece kâfirler Müslümanları karşılarında görünce ne yapacaklarını şaşırdılar. Elleri ayakları dolanmaya başladı. Onlar Müslümanların cesaretle karşılarına çıkacaklarını ummuyorlar. Ordularını görünce kaçıp gideceklerini sanıyorlardı. Hâlbuki Müslümanların ordusu karşılarında dimdik duruyordu. Böylece biz kâfirlerin aklına kalbine endişe soktuk.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere “Şüphesiz ki ben sizinle beraberim; iman edenlere destek olun! Ben kâfir olanların yüreğine korku salacağım. [*] Vurun boyunlarının üzerine! Onların bütün parmak uçlarını vurun!” diye vahyediyordu (bildiriyordu).
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:151. Surenin 11 ve 12. ayetlerinde Yüce Allah’ın müminlere nasıl yardımda bulunduğuna dair bilgiler verilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte o anda Rabbin meleklere: “Ben sizinle beraberim, siz mü’minlere destek olun. Ben kâfirlerin yüreklerine korku salacağım. Siz hemen onların boyunlarına ve bütün parmaklarına vurun.” diye vahyediyordu.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hani, Rabbin [inananlara ulaştırılmak üzere] meleklere: “Mutlaka sizinle beraberim!” ¹³ [mesajını] vahyetmişti. [Ve meleklere]: “İmana erenleri [benim şu sözlerimle] yüreklendirin: ¹⁴ ‘Hakkı inkara kalkanların kalplerine korku salacağım; öyleyse [ey inananlar] onların boyunlarını vurun, parmaklarını kırın!’” ¹⁵
13 “Mutlaka sizinleyim” hitabı melekler aracılığıyla inananlara yapılmıştır. “Çünkü, bu sözlerin kasdı korkunun giderilmesine matuftur. Korkanlar melekler değil de Müslümanlar olduğuna göre hitap meleklere olamaz” (Râzî).14 Bundan sonraki hitap da inananlaradır (Râzî). Surenin 10. ayeti açıkça göstermektedir ki, meleklerin yardımı sadece manevî mahiyettedir, psikolojik plandadır. Kur’an’da hiçbir yerde meleklerin maddî anlamda bilfiil savaşa katıldıklarına delalet eden herhangi bir delil yoktur. Yukarıdaki ayet hakkındaki yorumunda Râzî bu hususu tekrar tekrar belirtmektedir. Çağdaş müfessirlerden Reşid Rıza da, bu savaşta ya da Hz. Peygamber’in diğer savaşlarında meleklerin fiilen kavgaya katıldıkları yolundaki menkıbevî görüşü ısrarla reddediyor (bkz. Menâr IX, 612 vd.). Biz burada muhtelif yerlerde köşeli parantezler içinde yaptığımız açıklayıcı ilavelerimizde daha çok Râzî’nin bu bölüm hakkındaki yorumlarına dayandık.15 Yani, “onları tamamen etkisiz hale getirin”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O an Rabbin, meleklere şunu bildirmişti: – Ben sizinle beraberim, haydi iman edenlere direnç ve moral verin, ben kâfirlerin yüreklerine korku salacağım, vurun boyunlarının üstüne, vurun onların parmaklarına! 8/48- 64- 66
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hani o zaman Rabbin meleklere, “Elbet Ben de sizinle beraberim!” mesajını (iletmelerini) bildirdi:[¹³³⁷] Haydi, imanda sebat edenlere direnç ve moral verin; Ben, inkârda direnenlerin yüreklerine korku salacağım! Haydi, vurun boyunlarının üstüne!.. Kopartın onların (silah tutan) tüm parmaklarını!..”[¹³³⁸]
[1337] Lafzen: “Rabbin meleklere … mesajını iletti”. Doğaldır ki korkan melekler değil, inananlardı (Râzî). [1338] Meleklerin yardımı, meleklerin göğüs göğüse çatışmaya katıldığı şeklinde anlaşılamaz. Bunu söyleyen bir tek âyet yoktur. Söz konusu yardım bu sûrenin 10, 11 ve 44. âyetleri; ayrıca Yâsîn sûresindeki “kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, zaten Biz daha önce de asla (bir ordu) indirmiş değiliz” (28) âyeti ışığında anlaşılmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve Rabbin meleklere de: "Kuşkusuz ben sizinle beraberim, müminlere sebat verin (onların düşmana karşı direnmelerini sağlayın) diye vahyetti ve (müminlere) "Ben kafirlerin kalplerine elbette korku salacağım, o zaman siz de hemen onların boyunlarının üstüne ve parmaklarına (kılıçlarınızla) vurun (onları saf dışı bırakın)" buyurdu.
Osman Fırat
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. iman edenlere sebat verin. Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hani Rabbin meleklere vahyediyordu ki: «Şüphesiz Ben sizinle beraberim. Haydin, imân edenleri tesbit edin, kâfir olanların yüreklerine elbette korku düşüreceğim. Hemen boyunlarının üstüne vurun ve onların bütün parmaklarına vurun...»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Rabbin meleklere vahyediyordu ki: “Muhakkak Ben sizinle beraberim, haydi siz de müminlere sebat ve cesaret verin. Kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Haydi vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına! ” [47, 4]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbin meleklere vahyediyordu ki: "Ben sizinle beraberim, siz inananları pekiştirin; ben inkar edenlerin yüreklerine korku salacağım; vurun (onların) boyunların(ın) üstüne, vurun onların her parmağına!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O vakit rabbin meleklere: "Ben sizinle berâberim. Îmân idenlere sebât viriniz. Ben kâfirlerin kalblerine korku ilkâ iderim. Onların boğazlarına ve ellerinin parmaklarına urun" diye vahiy buyurdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O gün meleklere de şunu vahyediyordu: “Ben sizinle beraberim, kâfirlerin yüreklerine korku salacağım. Siz de müminleri cesaretlendirin. Öyleyse (ey müminler!)[*] onların boyunlarının üstüne ve parmak uçlarına vurun”
[*] Bu sûrenin 10. âyetine göre Allah Teâlâ melekler, kâfirleri öldürsünler diye değil; müminler için müjde olsun ve kalpleri yatışsın diye göndermiştir. Bedir savaşında müşriklerin sayısı binden azdı. Gelen bin melek onların boyunlarına ve parmak uçlarına vursaydı, hiçbir müşrik ayakta kalamazdı. Bu sebeple ayetteki "boyunlarının üstüne ve parmak uçlarına vurun" emri meleklere değil, müslümanlara verilmiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
O an Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu:-Ben sizinle bereberim, iman edenlere sebat verin! Ben kafirlerin kalbine korku salacağım. Siz de boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Meleklere ise Rabbin “Ben sizinle beraberim; iman edenleri destekleyin,” diye vahyetmişti. “Kâfirlerin de kalplerine korku salacağım. Vurun boyunlarına onların; doğrayın bütün parmaklarını!”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rabbin, meleklere şöyle vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim. İmanı olanları sağlamlaştırın. İnkâr edenlerin kalpleri içine korku salacağım; vurun boyunların üstüne, vurun onların her parmağına."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim vaḥy eyler idi çalabuñ firiştelere bayıķ ben sizüñ-ileven ŝābit eyleñ anları kim įmān getürdiler. bıraġam göñüllerine anlaruñ kim [89b] kāfir oldılar ķorķuyı. pes uruñ boyun üzere daħı uruñ anlardan her barmaķ ucını.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki vaḥy eyledi Tañrı Ta‘ālā feriştehlere: Ben sizüñ bile‐men, didi.ẞābit eyleñüz īmān getürenleri, bıraġaçaḳ‐men kāfirler yüreklerine ḳorḳuyı.Vuruñuz boyunlarını, daḫı vuruñuz anlaruñ barça barmaḳlarını.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbərim!) Xatırla ki, o zaman Rəbbin mələklərə belə vəhy edirdi: “Mən də sizinləyəm. Mö’minlərə qüvvət (mətanət) verin. Mən kafirlərin ürəklərinə qorxu salacağam. Onların boyunlarını vurun, bütün barmaqlarını (əl-ayaqlarını) doğrayın!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When thy Lord inspired the angels, (saying:) I am with you. So make those who believe stand firm. I will throw fear into the hearts of those who disbelieve. Then smite the necks and smite of them each finger.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Remember thy Lord inspired the angels (with the message): "I am with you: give firmness to the Believers: I will instil terror into the hearts of the Unbelievers: smite ye above their necks and smite all their finger-tips off them."(1189)
1189 The vulnerable parts of an armed man are above the neck. A blow on the neck, face, or head, finishes him off. If he has armour it is difficult to get at his heart. But if his hands are put out of action, he is unable to wield his sword or lance or other weapon, and easily becomes a prisoner.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
o va- kit
يُوح۪ي
vahyedi- yordu
رَبُّكَ
Rabbin
اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ
meleklere
اَنّ۪ي
muhak- kak Ben
مَعَكُمْ
sizinle beraberim
فَثَبِّتُوا
haydi pekiştirin
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
اٰمَنُواۜ
iman ettiler
سَاُلْق۪ي
salacağım
ف۪ي قُلُوبِ
kalplerine
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
الرُّعْبَ
korku
فَاضْرِبُوا
artık vurun
فَوْقَ
üstüne
الْاَعْنَاقِ
boyunları
وَاضْرِبُوا
ve vurun
مِنْهُمْ
onlardan
كُلَّ
bütün
بَنَانٍۜ
parmak- lara
Yine o vakit Rabbin meleklere, "muhakkak ki Ben, sizinle beraberim, haydi iman edenleri(n gönüllerini) pekiştirin (ve onlara destek olun). Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım, artık vurun (onların) boyunları(nın) üstüne (ve canlarını alın)! Vurun onların bütün parmaklarına (kendi elleriyle gönüllerinde inşâ edip Allah'a şirk koştukları putlarını tamamen yok edin)!" diye vahyediyordu.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
ثَبَّتَ
Fiil-II
ث ب ت
Sabit kıldı, pekiştirdi, sağlamlaştırdı, sebat verdi, sebatkâr kıldı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
رُعْب
İsim
ر ع ب
Korku
ضَرَبَ
Fiil-I
ض ر ب
Misal getirdi, vurdu, sefere çıktı, dövdü, vazgeçti, dolaştı
فَوْق
İsim
ف و ق
Üstünde, yukarıda
عُنُق
İsim
ع ن ق
Boyun
ضَرَبَ
Fiil-I
ض ر ب
Misal getirdi, vurdu, sefere çıktı, dövdü, vazgeçti, dolaştı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
بَنَان
İsim
ب ن ن
Parmaklar, parmak uçları