close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż yuġaşşîkumu-nnu’âse emeneten minhu veyunezzilu ‘aleykum mine-ssemâ-i mâen liyutahhirakum bihi veyużhibe ‘ankum ricze-şşeytâni veliyerbita ‘alâ kulûbikum veyuśebbite bihi-l-akdâm(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani bir emniyet vermek için sizi hafif bir uykuya daldırmıştı ve sizi arıtmak, sizden Şeytan'ın pisliğini gidermek, yüreklerinizi sağlamlaştırmak ve ayaklarınızı pekiştirip metanetinizi arttırmak için de gökten bir yağmur yağdırmıştı.
Bu hafif uyku, Müslümanların heyecanlarını yatıştırdı. Yağan yağmur da hem susuzluklarını giderdi, hem de kumu pekiştirerek harekete müsait bir hale soktu.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani (Allah) Kendisinden bir güvenlik olarak o sırada sizi bir uyuklama bürüyordu (böylece yorgunluk ve yılgınlığınızı gideriyordu). Sizi Kendisiyle tertemiz kılıvermek, sizden şeytanın pisliklerini (içinizdeki şüphe ve endişeleri) gidermek, kalplerinizin üstünde (güven ve kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (Arz üzerinde ve cihad hizmetinde) sağlamlaştırıp yerleştirmek için size gökten su (yağmur) indiriyordu.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O vakit Allah sizi, kendisinden bir eminlik olmak üzere, hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi, kullanacağınız o su ile tertemiz yapmak, şeytanın içinize attığı kötü düşünce pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi iyice hakka bağlamak ve ayaklarınızı kaydırmayıp, sağlam tutmak için, gökten üzerinize su indirmişti.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani, Allah tarafından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi temizlemek, şeytanın pisliğini, verdiği vesveseyi sizden gidermek, düşüncelerinizi, kalplerinizi birbirine bağlayarak sizi yüreklendirmek, orduya akıl, ihtiyat ve cesaret nasip etmek, itibarınızı yüceltmek için üzerinize gökten yağmur indiriyordu.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/154; 76/21; 94/5-6.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah kendi katından bir güven olarak sizi hafif bir uykuya bürüyordu ve sizi temizlemek, üzerinizden şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sabit kılmak için üzerinize gökten su indiriyordu.
11.Fahri Razi, Kadı Beyzavi, Hazin ve daha başka müfessirlerin bildirdiklerine göre Müslümanlar Bedir`de kumluk ve sert bir alana yerleşmek zorunda kalmışlardı. Müşrikler ise erkenden giderek Bedir suyu çevresine yerleşmişlerdi. Bunun yanısıra Müslümanlar düşmandan endişe etmeleri dolayısıyla uyumak da istemiyorlardı. Ama Yüce Allah onlara uyku verdi ve hepsi birden uyudular. Böylece istirahat etmiş oldular. Uyku esnasında bazıları ihtilam olmuşlardı. Bundan dolayı bazılarının kalplerine: "Taharetsiz nasıl namaz kılacak ve nasıl savaşa girişeceğiz?" diye tereddütler doğdu. Ayette ifade edildiğine göre bu şeytanın bir vesvesesiydi. Yüce Allah sabahleyin yağmur yağdırdı. Böylece Müslümanlar hem temizlendiler, hem de bulundukları mevki ıslandı, gerek kendileri gerek binekleri rahat hareket etmeye başladılar.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani kendisinden bir güvenlik olarak sizi bir uyuklama bürüyordu. Sizi kendisiyle tertemiz kılmak, sizden şeytanın pisliklerini gidermek, kalblerinizin üstünde (güven ve kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (arz üzerinde) sağlamlaştırmak için size gökten su indiriyordu.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Allah) size, Bedir savaşında korkudan emin olmak için hafif bir uyku veriyordu; ve üzerinize gökten bir yağmur yağdırıyordu ki, bununla abdestsizliğinizi giderip sizi temizlesin, Şeytanın vesvesesini (hak üzere olsaydınız susuz kalmazdınız, diye Şeytanın dürtüşünü) sizden kaldırsın, kalblerinize zafer için sebât versin ve bu yağmur sebebiyle (kuraklıktan kaypak hale gelen kumluk arazide) ayaklarınızı sağlam durdursun.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hatırlayın ki; kendisinden bir güven olarak Allah size bir uyku salıverdi. Sizi temizlemek için, gökten üzerinize su indirdi. Ki şeytanın pisliğini sizden gidersin, kalbinize kuvvet, ayaklarınıza sebat versin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O zaman sizi, Allah'tan bir güven olmak üzere hafif bir uyku bürüyordu; sizi onunla manen temizlemek, şeytanın pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak, ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten bir su indiriyordu.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani o, emniyet gelmesi için sizi, yavaşça uyutmuş idi, sizi temizliyerek, şeytanın dürtüsünü gidermek, gönülleri birbirine bağlamak, ayakları direndirmek üzere, yağmuru göndermişti
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O zaman, korkunuzu gidermek için (Allah) sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Ayrıca sizi temizlemek, şeytanın vesvesesinden arındırmak, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için size gökten su indirmişti.
Bu ayetler Bedir savaşından önceki hazırlık safhalarını anlatıyor. İnananlara nazaran müşrikler hem sayıca, hem de silah ve teçhizat bakımından daha güçlüydü. Bu durum inananları korkutuyor, morallerini altüst ediyordu. Allah, bu sırada onlara hafif bir uyku vererek sinirlerinin yatışmasını ve morallerinin düzelmesini sağladı. Ayrıca yağan yağmurla savaş alanı uygun bir duruma geldi. İnananlar bu durumu ilahi bir rahmet olarak değerlendirdi ve bu rahmetin devam edeceği ümidiyle moralleri düzeldi.  
Cemil Said
swap_vert close
Derhâtır idiniz ki sizi vikâye ve şeytânın mel’anetinden halâs itdi. Uyku zamânında sizin temizlenmenize mahsûs gökden su indirdi. Kalblerinize îmân ilkâ ve vucûdınızı tahkîm iyledi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah kendi katından bir güven işareti olarak sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi arıtmak, sizden şeytan vesvesesini gidermek, kalblerinizi pekiştirmek ve sebatınızı artırmak için gökten size su indirmişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O zaman katından bir güven olsun diye sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi onunla temizlemek, şeytanın pisliğini üzerinizden gidermek, cesaretinizi arttırmak ve o sayede ayaklarınızı yere sağlam bastırmak için gökten üzerinize su indiriyordu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O zaman katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu; sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu.  
 Kureyş ordusu daha önce gelip Bedir kuyusu çevresinde yerleşmişti. İslâm mücâhitleri ise susuzdu. Aynı zamanda tuttukları mevki de çok kumluk olduğundan serbestçe harekete imkân vermiyordu. Yağan yağmur hem onların kalbindeki bazı vesveseleri giderdi, morallerini yükseltti hem de su ihtiyaçlarını karşıladı. Ayrıca kumluk bir yer olan savaş alanını pekiştirerek harekete elverişli bir duruma getirdi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendisinden bir güvenlik olarak sizi bir uyuklama bürüyüp yatıştırıyordu. (Susuzluğun oluşturduğu bunalımdan) sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (umutsuzluğu) sizden savmak, kalbinizi ikna etmek ve ayaklarınızı pekiştirmek için üzerinize gökten su indiriyordu.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O sırada size, yine katından bir güven ve esenlik olmak üzere bir uyku sardırıyordu, sizi temizlemek, şeytanın vesvesesini sizden gidermek, yüreklerinize kuvvet vermek ve ayaklarınızı sağlam durdurmak için gökten üzerinize yağmur indiriyordu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O vakıt size, tarafından bir emniyyet olmak üzere bir uyku sardırıyordu ve üzerinize Semâdan bir su indiriyordu ki bununla sizi tathir eylesin ve Şeytanın murdarlığını sizden gidersin ve kalblerinize rabıta versin ve bununla ayaklarınızı sağlam durdursun
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani (Allah,) inâyeti ile (Bedir’de, kalplerinize bir sükûnet ve) güven duygusu vermek üzere, sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Ve sizi (abdestsizlik ve necasetten) temizlemek, şeytanın (susuzluktan perişan olacaksınız diye vermiş olduğu) vesveselerini sizden gidermek, kalplerinize cesaret ve ayaklarınıza (kumda batmayıp, zafer kazanmanız için) sebat vermek için gökten üzerinize (bulutlar vasıtasıyla) yağmur yağdırıyordu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani O, size Kendi katından bir emniyet olmak üzere bir uyku sardırıyordu. Sizi arındırmak, sizden şeytanın pisliğini¹ gidermek, kalplerinizi yatıştırmak ve ayaklarınızı yere sabit kılmak için gökten üzerinize bir su indiriyordu.
1- Vesvesesini.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, size o vakit kendisinden bir emînlik olmak üzere hafîf bir uyku bürüyordu. Sizi tertemiz yapmak, sizden şeytanın murdarlığını gidermek, kalblerinize rabıta vermek, ayakları (nızı) pekişdirmek için de gökden üstünüze bir su indiriyordu.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O zaman sizi, tarafından bir emniyet olmak üzere hafif bir uykuya bürüyordu ve üzerinize gökten bir su indiriyordu ki, bununla sizi temizlesin, sizden şeytanın pisliğini(vesvesesini) gidersin, kalblerinizi pekiştirsin (kendine bağlasın) ve bununla ayakları(nızı)sâbit kılsın!(2)
(2)Burada zikredilen vesveseden murad, îmanları henüz olgunluğa ermemiş bazılarının, şeytanın verdiği vesvese ile: “Eğer siz hak ve istikāmet üzere bir cemâat olsaydınız, burada susuz kalmazdınız!” diye tereddüde düşmeleridir. Zîrâ Kureyş müşrikleri, su kuyularını daha önce tutmuşlardı. Cenâb-ı Hakk’ın bu yağmuru o ihtiyaç ânında ihsân etmesi, zaferin Müslümanlardan yana olacağına dâir kalblere kuvvet veren bir delîl olmuştu. (Beyzâvî, c. 1, 377)“Hazret-i Ömer, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’dan yağmur duâsını niyâz etti. Çünki ordu suya muhtaç idi. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm elini kaldırdı, birden bulut toplandı, yağmur geldi. Ordunun ihtiyâcı kadar su verdi, gitti. Âdetâ yalnız orduya su vermek için me’mûr (emir almış) idi. Geldi, ihtiyâca göre verdi gitti. (...) Şu hâdise Gazve-i Meşhûre-i Bedir’de vukû‘ bulmuş. وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مآَءً لِيُطَهِّرَكُمْ بِه۪ [Ve üzerinize gökten bir su indiriyordu ki, bununla sizi temizlesin] âyet-i kerîmesi, o hâdiseyi beyân edip, ifâde eder.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 33)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O zaman (Allah) kendi katından (gelen ve tüm korkuları, endişeleri yüreğinizden söküp atan) bir (cesaret ve) güven duygusu olarak, (bir iç huzuru, ruhunuzu okşayan tatlı) bir uyku ile sizi (sarıp) bürüyordu. (Hemen ardından da) gökten (bulutlardan) üzerinize, (hem susuzluğunuzu gideren, hem de kumluk araziyi pekiştirerek harekete elverişli hâle getiren beklenmedik) bir yağmur yağdırmıştı ki, böylece sizi (bedensel ve ruhsal kirlerden arındırarak) tertemiz kılsın, şeytanın (susuzluktan perişan olacağınız yolundaki) pisliğini (verdiği uyuşukluğu, tembelliği ve umutsuzluğu) sizden gidersin, yüreklerinizi (güven ve kararlılık duygusu ile güçlendirip birbirine) bağlasın ve ayaklarınızı yere sağlam bastırsın.*
(*) Bu ayetler Bedir savaşından önceki hazırlık safhalarını anlatıyor. İnananlara nazaran müşrikler hem sayıca hem de silah ve teçhizat bakımından daha güçlüydü. Bu durum inananları korkutuyor, morallerini altüst ediyordu. Allah, bu sırada onlara hafif bir uyku vererek sinirlerinin yatışmasını ve morallerinin düzelmesini sağladı. Ayrıca yağan yağmurla savaş alanı uygun bir duruma geldi. İnananlar bu durumu ilahi bir rahmet olarak değerlendirdi ve bu rahmetin devam edeceği ümidiyle moralleri düzeldi. (C. Külünkoğlu Meali Enfa-11 Ayet Açıklaması) Saldırgan müşrik ordusu daha önce gelip Bedir kuyusu çevresinde yerleşmişti. İslâm mücâhitleri ise susuzdu. Aynı zamanda tuttukları mevki de çok kumluk olduğundan serbestçe harekete imkân vermiyordu. Yağan yağmur hem onların kalbindeki bazı vesveseleri giderdi, morallerini yükseltti hem de su ihtiyaçlarını karşıladı. Ayrıca kumluk bir yer olan savaş alanını pekiştirerek harekete elverişli bir duruma getirdi. (Diy. Vakfı Meali Enfal – 11. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rabbinizden gelen hafifçe bir uyuklama ile sizi bir güvence sarmıştı ve üzerinize gökten sizi tertemiz yapmak, şeytanın bulaştırdığı kirleri gidermek, kalplerinizi sağlamlaştırmak ve ayaklarınızı sabitleştirmek için yağmur indiriyordu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün Allah güvenliğinizi sağlamak için sizi derin bir uykuya daldırmıştı, üzerinize de gökten yağmur yağdırmıştı. Bu da sizi arıtmak, üzerinizden Şeytanın kırlaganını kaldırmak, sizi yerinizde durdurmak içindi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani O, tarafından bir emniyet alâmeti olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini [²] gidermek, kalplerinizi bağlamak [³], sabit kadem etmek için gökten size yağmur yağdırmıştır [⁴] .
[2] Veya aptessizliği.[3] Lûtf-u Bâriye ümitvar olmak; yakın, sabır vermek.[4] Yağmur İle seyr ve harekete kolaylık geldi, kalplerindeki vesvese-i şeytaniye de kalmadı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani Allah (savaştan önce) kendi tarafından size bir güven işareti vermek için sizi hafif bir uykuya daldırmış, sizi temizlemek, sizden şeytanın pisliğini/vesvesesini gidermek ve kalplerinizi pekiştirmek/sizi yüreklendirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak/sebatınızı artırmak için gökten size su indirmişti.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani Allah kendi katından bir güven olarak sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi arıtmak, sizden şeytan vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı sağlamlaştırmak için gökten size su (yağmur) indirmişti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte o zaman Allah, kendi katından gelen ve tüm korkuları, endişeleri kalbinizden söküp atan bir cesâret ve güven duygusu olarak, iliklerinize işleyen bir iç huzuru, ruhunuzu okşayan tatlı bir uyku ile sizi dalga dalga sarıpbürüyordu. Ardından da, gökten üzerinize, sağanak sağanak boşanarak hem susuzluğunuzu gideren, hem de kumluk araziyi pekiştirerek harekete elverişli hâle getiren beklenmedik bir yağmur yağdırmıştı ki, böylece sizi bedensel ve ruhsal kirlerden arındırarak tertemiz kılsın, şeytanınsusuzluktan perişan olacağınız yolundaki kirli vesveselerini sizden gidersin, kalplerinizi güçlendirip birbirine bağlasın ve ayaklarınızı yere sağlam bastırsın.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O an kendisinden bir güven olmak üzere sizi Tatlı Uyku’ya daldırıyordu. Ayaklar’ı onunla sağlamlaştırması / sabitlemesi, kalblerinize bağlılık vermesi, Şeytan’ın pisliğini sizden gidermesi ve sizi temizlemesi için Gök’ten üzerinize su indiriyordu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün üzerinize yukarıdan yağmur çiselerken, gözlerinize çöken o tatlı uyku, Tanrı'nın bir güven işaretiydi. Bir yandan sizi cismen temizliyor, bir yandan şeytanî düşüncelerden arındırarak sizi birbirinize bağlıyordu, bir yandan da ayak basacağınız zemini ıslatıp pekiştiriyordu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani Allah kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek, ayaklarınızı yere sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu. Böylece yağmurlu havanın hafif buğulu görüntüsüyle siz inkâr edenlerin ordusunu net bir şekilde göremiyordunuz. Sıcak hava yağmurun etkisiyle serinlemiş, serinlikte uyuklamaya başlamıştınız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O zaman, katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi onunla temizlemek için, şeytanın pisliğini (vesvesesini) sizden gidermek, kalplerinizi (birbirine) bağlamak ve onunla ayakları(nızı savaşta) sabit kılmak için üzerinize gökten su indiriyordu.
Mehmet Türk
swap_vert close
O zaman Allah, sizin korkunuzu silip, dinlendirmek üzere uykuya daldırıyor¹ ve sizi temizlemek, sizden şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi (birbirine) bağlamak² ve onunla ayaklarınızı sağlam basmanızı sağlamak için gökten üzerinize yağmur indiriyordu.³
1 Müslümanlar, daha önce hesaplayamadıkları bir tehlikeyle karşılaşınca, paniğe kapılmışlardı. O sırada savaştan bir önceki gece, birdenbire derin bir uykuya dalmışlardı. Hz. Ali (r.a)’ın rivâyetine göre Peygamberimizden başka herkes uyumuş, o ise sabaha kadar namaz kılıp, duâ etmişti. Sabahleyin ise hepsinin gönüllerini mükemmel bir güven duygusu sarmıştı. (Kurtubî) Müslümanlar aynı olayı Uhud savaşı sırasında da yaşadılar. Bk. (Âlu İmrân: 154) 2 Konu ile ilgili olarak Bk. (Âlu İmrân: 200)3 Bedir’e müşrik ordusu daha önce gelmiş, su kuyularının bulunduğu yere mevzilenmiş ve Müslümanlara su vermiyorlardı. Müslümanlar, susamışlar, içmek için bile su bulamıyorlardı. Ayrıca bulundukları yer, kumluktu ve hareket imkânları çok zayıftı. Bütün bunlarla beraber müşriklerin sayı üstünlüğü, onların kalbine korku veriyordu. Savaştan önce bir süre yağmur yağdı. Uykuyla kalpleri sakinleşen Müslümanlar bu yağmurla da suya kavuştular, kalplerindeki vesveseleri yok oldu ve zemîn sertleştiği için de mükemmel bir hareket kabiliyeti kazandılar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Hatırlayın nasıl olmuştu] hani, katından bir güvence olarak, sizi bir iç huzurunun kuşatmasını sağlamış ¹¹ ve gökten üzerinize su indirmişti ki onunla sizi arındırsın, Şeytan’ın kirli vesveselerinden kurtarsın; ¹² kalplerinizi güçlendirip adımlarınızı sağlamlaştırsın.
11 Bedir Savaşı’ndan önceki anlar kasdediliyor. Nu‘âs iç huzuru/sükûnet sözcüğünün açıklaması için bkz. 3. sure, 112. not. Burada, alt edilmesi zor sıkıntılar içinde müminlere bahşedilen ruhî sükûnet ve kendine güven duygusuna işaret ediliyor.12 Lafzen, “Şeytanın pisliğini sizden uzaklaştırsın”. Savaşın başlamasından hemen önce Mekke ordusu Bedir kuyularını kuşatmış ve böylece Müslümanları susuz bırakmıştı. Susuzluğun etkisiyle Müslümanlardan bazıları (burada “şeytanın kirli vesvesesi” olarak ifade edilen) büyük bir umutsuzluğa kapılır gibi olmuşlar, fakat âniden yağan bereketli bir yağmur Müslümanları susuzluktan kurtarmıştı (Taberî, İbni ‘Abbâs’tan rivayetle).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hani O, size sükûnet ve güven duygusu vermek için sizi saran hoş ve hafif bir uykuya daldırmıştı ve sizi temizlemek, şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sabit kılmak için gökten üzerinize su indirmişti. 2/129- 151, 3/179, 9/108, 24/21, 80/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hani o zaman, O’nun inayetinden bir güvence olarak sizi bir iç sükunetinin çepeçevre kuşatmasını sağlamış ve üzerinize gökten tarifsiz bir yağmur indirmişti[¹³³⁵] ki, onunla sizi temizlesin, (iç dünyanızı kirleten) şeytan kirinden[¹³³⁶] sizi arındırsın, yüreklerinizi güçlendirip ayaklarınızı onunla sabit kılsın.
[1335] Evet, bu bildik tanıdık yağmur (el-mâ’) değil, “tarifsiz bir yağmur” (mâen) idi. Zira bu yağmur maddî eksiklik olan “susuzluğu” değil, mânevî eksiklik olan “susuzluk korkusunu” yendi ve böylece kalplerdeki kiri yıkadı. [1336] “Şeytan kiri” ya da “pisliği” tefsirlerin dediği gibi cünüplük hâli olamaz. Zira cünüplük hâlini, Yahudi kültürünün etkisiyle “pis olma” şeklinde telakki eden Ebu Hüreyre’ye itiraz eden Allah Rasûlü; “Hiç mü’min pis olur mu?” demiştir. Buradaki kir veya pislik, insana Allah yolunda mücadeleden kaçmasını telkin eden (âyet 15-16) duygu ve düşünce kirliliğidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O sırada katından bir güven ve esenlik olmak üzere, size uyku sardırıyordu ve sizleri (bedensel kirlerden) temizlemek, şeytanın vesvesesini sizlerden gidermek, kalblerinize şevk ve kuvvet aşılayarak düşmana karşı direnme gücü vermek için de (hiç umulmadık bir anda) gökten üzerinize yağmur (rahmet) indiriyordu.
Osman Fırat
swap_vert close
O zaman sizi, Allah’tan bir güven olmak üzere hafif bir uyku bürüyordu, üzerinize sizi temizlemek, şeytânın pisliğini (içinize attığı kötü düşünceleri) sizden gidermek, kalblerinizi (birbirine) bağlamak ve ayakları(nızı) pekiştirmek için üzerinize gökten bir su indiriyordu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yâd ediniz ki, O'nun tarafından bir eminlik olmak için sizi bir hafif uykuya daldırmıştı. Ve gökten üzerinize su da indiriyordu. Onunla sizi temizlesin ve sizden şeytanın vesvesesini gidersin ve kalblerinize bir râbıta versin ve onunla ayakları sabit kılsın (diye).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Düşman korkusundan gözünüze uyku girmediği için o vakit Allah, inâyeti ile güven ve sükûnet vermek için sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi temizlemek, şeytanın pisliğini, vesvesesini sizden gidermek, kalplerinize kuvvet vermek ve savaş meydanında ayaklarınızı sabit kılmak için gökten üzerinize su indiriyordu. [3, 154; 94, 5-6; 76, 21]
Süleyman Ateş
swap_vert close
O zaman sizi, Allah'tan bir güven olmak üzere hafif bir uyku bürüyordu, üzerinize sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (içinize attığı kötü düşünceleri) sizden gidermek, kalblerinizi (birbirine) bağlamak ve ayakları(nızı) pekiştirmek için üzerinize gökten bir su indiriyordu.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Zikr idin şu vakti ki Allâh Te'âlâ size emniyet husûli içün hafif bir uyku virdi. Sizi temizlemek ve sizden şeytânın vesvesesini gidermek ve kalbinize kuvvet ve cesâret virmek ve ayaklarınızı sâbit kılmak içün semâdan su indirdi. [¹]
[1] Bedir güni mü'minlerin indikleri yerde su yokdı. Yer kum oldığından yürür iken ayakları batıyor ve zorluk çekiyorlardı. Gice yağmur yağdı. Bütün kablarını doldurdılar, abdest aldılar. Kum ıslanub sertleşdiğinden üzerinde yürümek kolaylaşdı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O gün güven içinde sizi uykuya daldırmış, sizi arındırmak, sizden şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve ayaklarınızı yere sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırmıştı.[*]
[*] Muhammed Esed'in açıklamasına bakılacak....  
Şaban Piriş
swap_vert close
O zaman sizi kendisinden bir güven vermek için hafif bir uykuya daldırmış ve üzerinize gökten onunla sizi temizlemek ve şeytanın pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlamlaştırmak için su indirmişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O vakit Allah kendi katından bir emniyet vermek üzere sizi hafif bir uykuya daldırmış; sizi temizlemek, şeytanın vesvesesini sizden gidermek, kalplerinizi Allah'a bağlamak ve ayaklarınıza sebat vermek için gökten bir yağmur indirmişti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O zaman sizi, Allah'tan bir güven olmak üzere hafif bir uyku bürüyordu; sizi onunla temizlemek, şeytanın pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak, ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten bir su indiriyordu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim örter idi sizi ımızġanmaķ iminlik içün Tañrı’dan. daħı indürür idi üzerüñüze gökden śu tā arıda sizi anuñ-ile daħı gidere sizden şeyŧān vesvesesini daħı tā baġlaya göñüllerüñüzi daħı ŝābit duta anuñ-ile ayaķları ya'nį ol ķumlu yiri ķatıraķ eyleye.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ẕikr eyleñüz ol vaḳtı ki ḳapladı uyuḳlamaḳ bile iminlik, ḳorḳuda uyḳu olmaz.Daḫı indürür sizüñ üstüñüze gökden ṣular sizi arıtmaġ‐ıçun anuñla, daḫıgidermeg‐içün sizden şeyṭān vesvesesini, berkitmaġ‐ıçun yüreklerüñüzi,daḫı ẟābit eylemeg‐içün anuñla ayaḳlaruñuzı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O vaxt (Bədr vuruşunda) Öz tərəfindən (köməyindən) arxayınlıq əlaməti olaraq, Allah sizi xəfif bir uyğuya daldırmış, sizi (çirkdən-pasdan) təmizləmək (və ya dəstəmaz almaq), Şeytanın vəsvəsəsini sizdən çıxartmaq, ürəklərinizi (qələbəyə inamla) doldurmaq və (quma batmasın deyə) ayaqlarınızın altını möhkəm etmək üçün göydən üstünüzə yağış yağdırmışdı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When he made the slumber fall upon you as a reassurance from Him and sent down water from the sky upon you, that thereby He might purify you, and remove from you the fear of Satan, and make strong your hearts and firm (your) feet thereby.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Remember He covered you with a sort of drowsiness,(1186) to give you calm as from Himself, and he caused rain to descend on you(1187) from heaven, to clean you therewith, to remove from you the stain of Satan,(1188) to strengthen your hearts, and to plant your feet firmly therewith.
1186 Cf. 3:154 for Uhud. Calm (presence of mind) is essential in battle and in all posts of danger. If the mind is too much in a state of excitement, it cannot carry out a well-considered or well-concerned plan. This spirit of calm confidence on the part of the Muslims won against the blustering violence of the Quray sh . 1187 The rain was welcome for many reasons. (1) Water was scarce both for drinking and ablutions; (2) the Muslim band, without baggage or equipment or comforts, found that their thirst aggravated their fatigue; (3) the sand was loose, and the rain consolidated it and enabled them "to plant their feet firmly." 1188 "Stain of Satan": both literally and figuratively. Dirt is physically a symbol of evil, and the Muslims were particular about ablutions before prayer. But the rain also refreshed their spirits and removed any lurking doubts in their minds (suggestions of the Evil One) that victory might be impossible in such adverse circumstances.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
o za- man
يُغَشّ۪يكُمُ
sizi bürüyordu
النُّعَاسَ
hafif bir uyku
اَمَنَةً
bir güven olarak
مِنْهُ
O'ndan
وَيُنَزِّلُ
ve indiri- yordu
عَلَيْكُمْ
üzerinize
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
مَٓاءً
bir su
لِيُطَهِّرَكُمْ
sizi temizle- mesi için
بِه۪
onun- la
وَيُذْهِبَ
ve gider- mesi için
عَنْكُمْ
sizden
رِجْزَ
pisliğini
الشَّيْطَانِ
şeytanın
وَلِيَرْبِطَ
ve rabt etmesi için
عَلٰى قُلُوبِكُمْ
kalplerinizi
وَيُثَبِّتَ
ve sabit kılması için
بِهِ
onunla
الْاَقْدَامَۜ
ayakları
Hani (Allah o zaman) katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyor, sizi temizlemek, şeytanın (size verdiği vesvese) pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi birbirine rabt ed(ip bağla)mak ve ayakları(nızı sırât-ı mustakîmde) sabit kılmak için üzerinize (sekineti) gökten bir su (gibi) indiriyordu.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
غَشّٰى
Fiil-II
غ ش و
Bürüdü, sardırdı
نُعَاس
İsim
ن ع س
Hafif bir uyku
اَمَنَة
İsim
ا م ن
Bir güven olarak
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَزَّلَ
Fiil-II
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
طَهَّرَ
Fiil-II
ط ه ر
Temiz tuttu, temizledi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اَذْهَبَ
Fiil-IV
ذ ه ب
Giderdi, götürdü, heba etti, zayi etti, uzaklaştı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
رِجْز
İsim
ر ج ز
Azap, pislik, en kötüsü
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
رَبَطَ
Fiil-I
ر ب ط
Rabt etti, pekiştirdi, bağladı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
ثَبَّتَ
Fiil-II
ث ب ت
Sabit kıldı, pekiştirdi, sağlamlaştırdı, sebat verdi, sebatkâr kıldı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
قَدَم
İsim
ق د م
Ayak, makam