ta ki[²⁷⁷⁰] Ye’cuc ve Me’cuc’un salınıp,[²⁷⁷¹] her bir köşeden boşalacakları zamana dek…[²⁷⁷²]
[2770] 95 ve 96. âyetlere anlam verirken, onları birbirinin devamı olarak telakki ettik (Krş: Râzî).
[2771] Futihattaki dişillik tâsı, metinde görünmeyen bir çoğulluğa delâlet eder (Râzî). Bu ise, hemen arkadan gelen Ye’cuc ve Me’cûc’un belirli bir şahıs değil, her zaman ve mekânda bulunan yıkıcı ve tahrip edici güç olduğu sonucunu verir (Krş: 18:94).
[2772] Ye’cûc ve Me’cûc, kelimelerin Arapça dil kalıbına uygun hale getirilmiş telaffuzudur. Kelimeler bu
sayede “yandı, yaktı, parladı, alev aldı” anlamına gelen ‘acece köküne nisbet edilebilmiştir. Yâcuc ve Mâcuc şeklindeki bir okuyuş, kelimenin yabancı bir kökene ait olduğunu ele veren bir okuyuştur. Kitab-ı Mukaddes’e Gog-Magog olarak geçen kavram çifti Grekçe asıllıdır. Gog ile tarihin istilacı kuzeyli ırklarından biri olan Gotlar arasındaki ses benzeşmesi de dikkat çekicidir. Arapça’da ye’cuc şeklinde telaffuz edilen sözcüğün aslının Grekçe teagog (teos-agos) olduğu sanılmaktadır. “Tanrıları kendi arzu ve istekleri doğrultusunda sevk eden, onlara tedhiş uygulayarak zorla istediğini yaptıran” anlamına gelir. Me’cûc ise, demos-agos (demagog) köküne nisbet edilir ki, “insanlar üzerinde etki yapan, psikolojik baskı oluşturan” anlamına gelir. Önceleri olumlu anlamda kullanılan kelime sonraları “zorba, eşkıya, çete, terör şebekesi” anlamına kullanılmıştır. Ye’cûc “çete başı” için, Me’cûc ise “eşkıyalık yapıp terör estiren çete için” kullanılmıştır. Musa Carullah’ın dediği gibi Ye’cûc-Me’cûc yeryüzünün her tarafında, her millette, her çağda bulunabilir. Kur’ an’da, bunların cinsiyetleri, zaman ve mekânı sınırlanmamıştır. Günümüz itibarıyla askerî ve ekonomik gücüyle bütün yeryüzünü işgal etmiş olan egemen küresel güçler en dehşetli anlamıyla Ye’cûc ve Me’cûc’durlar. Eski şirk dinlerinin bütün teorilerini, eski paganların bütün putlarını kendilerine mal ettikten sonra, kendi silah ve para güçleriyle hem Allah’a karşı başkaldıran (teagog: ye’cûc), hem de insanlığa güç kullanarak tahakküm eden (demagog: me’cûc) küresel egemen güç, yeryüzüne gelebilecek ye’cûc-me’cûc’ların en gelişmiş, en ileri ve en dehşet örneğidir (Bkz: Ö. R. Doğrul, Tanrı Buyruğu, İstanbul-1955).