close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 96. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Hattâ iżâ futihat ye/cûcu veme/cûcu vehum min kulli hadebin yensilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonunda Ye'cüc ve Me'cuc'un seti açılınca ve onlar, her tepeden yeryüzüne saldırınca.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Nihayet (kıyamet öncesi çıkacak fesat unsurları olan) Ye’cüc ve Me’cüc’ün önü açıldığı (Sedd’leri yıkıldığı) zaman, onlar her tepeden (yükseklerden saldırıya geçip) akın edeceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Nihayet yerleri Allah tarafından bilinen, kalabalık nüfuslarıyla ünlü iki toplum olan Ye'cüc ve Me'cüc'ün sedleri açılıp ta yeryüzünü dağılmaları için her tepeden saldıracakları
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar her dere ve tepeden akın edip çıkan Ye'cûc ve Me'cûc'ün seddinin, yollarının açıldığı zamana, kıyametin kopacağı âna kadar berzah âleminde kalırlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Nihayet Ye'cuc ve Me'cuc('un setleri) açıldığında onlar her tepeden akın ederler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yecuc ve Mecuc (un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc'ün seddi açılıp da her tepeden saldırdıkları;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Nihayet Yecüc ve Mecüc’ün önü açılır. Onlar her tepeden akın ederler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
96,97. Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc setleri açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman, verilen gerçek söz yaklaştığında inkâr edenlerin gözleri donakalır! “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz, bu durumdan habersizmişiz, hatta biz zâlim kimselermişiz” derler.[336]
[336] Ye’cûc ve Me’cûc hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 52-54; XII, 516-520.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ye'cuc, Me'cuc boşanarak, her tepeden aksa bile onlar yine dönemezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc'ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.
Bkz. 18/94-99Kehf suresi 18/949-99, ayetlerinde Hz. Zülkarneyn ’in mazlum kavimleri şerlerinden koruduğu Ye’cüc ve Me’cûc diye adlandırılan hak tanımaz, hukuk bilmez, önüne çıkanı ezip geçen zalimlerle ilgili Kur’an’da herhangi bir detay bulunmamaktadır. Ancak bu ayetten anlaşılıyor ki; Ye’cüc ve Me’cûc ifadesi “Tağût” sözcüğünde olduğu gibi zamana ve bölgeye bağlı olmadan bütün siyasi, ekonomik ve askeri güçleriyle hakkı ve adaleti gözetmeden toplumlara zarar veren küresel güçleri de işaret etmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Tâ bir vakte kadar ki Ye’cûc ve Me’cûc’e yol açılsun ve her dağdan sür’atle insünler. [1]
[1] Bunlar kıyâmet ’alâmâtındandır.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yecüc ve Mecüc'ün seddi yıkıldığı zaman her dere ve tepeden boşanırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nihayet Ye’cûc ve Me’cûc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman;
Edip Yüksel
swap_vert close
Nihayet, Yecuc ve Mecuc'un önü açıldığı zaman, onlar her yönden saldırırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc(un seddi) açıldığı zaman, ki onlar her dere ve tepeden akın edip çıkarlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc açılıb da her tepeden saldırdıkları
Emrah Demiryent
swap_vert close
Nihâyet Ye’cûc ve Me’cûc’un önü (setleri) açıldığı zaman her tepeden akın ederler (saldırırlar).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hatta Ye'cûc ve Me'cûc¹ yaygınlaşıp her tarafı kuşatma altına alıncaya kadar.
1- Ye'cûc ve Me'cûc, bir nitelemedir. Toplumsal kokuşmanın, topyekûn bir insanlığın tam bir “hercümerç” olması, ahlaki bozulmanın, sefaletin ve çöküntünün bütün bir toplumu kuşatmasının, bütün bir toplumun işbirliği halinde fesat çıkarmasının, kötülüğün her şeye nüfus etmesinin genel adıdır. Bunu belli bir zamanla, mekânla, toplum veya güçle sınırlamak veya bu konuda gaybi bir beklentiye girmek anlamsızdır. Bu hayal görmekten başka bir şey değildir. Ye'cûc ve Me'cûc, her çağda ve her toplumda ortaya çıkabilecek bir durumdur. 18/Kehf, 94: “Ey Zu'l-Karneyn! Şüphesiz Ye'cûc ve Me'cûc yeryüzünde fesat çıkaranlardır. Onun için, onlarla bizim aramıza ücreti mukabilinde bir set yap, olmaz mı?” dediler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
96,97. Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc (un seddi) açılıb da her tepeden saldıracakları ve gerçek va'd olan (kıyamet) yaklaşdığı vakit, işte o zaman o küfr (ve inkâr) edenlerin gözleri hemen belerib kalacak, «Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik. Hayır, biz zaalim kimselerdik» (diyecekler).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
96,97. Nihâyet Ye'cüc ve Me'cüc'ün (seddi) açıldığı ve onların her tepeden akın etmekte olduğu ve gerçek va'd (olan kıyâmet)in yaklaştığı zaman bir de bakarsın ki, inkâredenlerin gözleri (dehşetten) donuktur. “Eyvah bize! Hakikaten bundan gaflet içindeydik,(biz) bil'akis (nefsimize) zulmeden kimseler imişiz!” (derler).
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Onlar dünyaya dönmek üzere bir daha diriltilmeyeceklerdir.) Ta ki, (ahiret miadi geldiğinde daha önce ölmüş olan) Yecüc ve Mecüc (ün de medfun bulundukları yerler, kabirler) açılıp (hem onlar, hem de bütün insanlar yeniden diriltilip, sorguya çekilmek üzere) her bir köşeden (mahşer yerine) akın edecekleri zamana dek. *
(*) Ayrıca Kıyametin miadi geldiğinde Arzın şiddetli sarsılacağı, yer altı yer üstüne geleceği ve yeniden diriliş gerçekleşeceği konular Zilzal-1-2, Adiyat-7 ve İnfitar-4. ayetlerinde de geçiyor. Aşağıdaki tefsir metinlerinde de anlatıldığı gibi ilgili ayette, Ye’cüc ve Me’cüc’ün kıyamete yakın dünyaya yayılıp saldıracaklarından değil, kıyamet koptuktan sonra Ye’cüc ve Me’cüc dâhil ölmüş olan bütün insanların yeniden diriltilip bulundukları yerlerden mahşer yerine akın edeceklerinden söz ediliyor. Yani bu ayetin kıyamete yakın seddin açılması ve Ye’cüc ve Me’cüclerin yeryüzüne dağılmalarıyla bir ilgisi yoktur. Zaten Ye’cüc ve Me’cüc milleti de yaşamıyorlar, onlar Zülkarnayn zamanında yaşamışlar ve tarihin seyri içinde zamanla yok olup gitmişlerdir. Hadeb terimi, sözlük anlamı olarak, “tümsek” ya da “yükselti” demektir; fakat ‘’min kulli hadebin’’ ifadesi, burada “her yönden” ya da “[yeryüzünün] her köşe[sin]den” anlamına deyimsel yüklemiyle kullanılmıştır. Bkz: من كُلِّ حَدَبٍ وَصَوْبٍ : مِنْ كُلِّ الجِهاتِ (تعريف و معنى حدب في معجم المعاني الجامع - معجم عربي عربي):) ويجوز أن يكون المراد بفتح ياجوج وماجوج تمثيلَ إخراج الأموات إلى الحَشر، فالفتح معنى الشق كقوله تعالى: { يوم تشقق الأرض عنهم سراعاً ذلك حشر علينا يسير } [ق: 44) ... أو يكون اسم يأجوج ومأجوج استعمل مثلاً للكثرة ... أي: حتى إذا أخرجت الأموات كيَأجوج ومأجوج على نحو قوله تعالى: { يخرجون من الأجداث كأنهم جراد منتشر } [القمر: 7]، فيكون تشبيهاً بليغاً - أي: حتى إذا أخرجت الأموات كيَأجوج ومأجوج على نحو قوله تعالى: { يخرجون من الأجداث كأنهم جراد منتشر } [القمر: 7]، فيكون تشبيهاً بليغاً من تشبيه المعقول بالمعقول. ويؤيده قراءة ابن عباس وابن مسعود ومجاهد، (جدث) بجيم ومثلثة، أي من كل قبر في معنى قوله تعالى: { وإذا القبور بعثرت } [الانفطار: 4] فيكون ضميرا { وهم من كل حدب ينسلون } عائدَيْنِ إلى مفهومٍ من المقام دلّت عليه قرينة الرجوع من قوله تعالى: { { لا يرجعون } [الأنبياء: 95] أي أهلُ كل قرية أهلكناها.والاقتراب، على هذا الوجه: القرب الشديد وهو المشارفة، أي اقترب الوعد الذي وُعده المشركون، وهو العذاب بأن رأوا النار والحساب. (التحرير والتنوير] {وَهُمْ } راجع إلى الناس المسوقين إلى المحشر (مدارك التنزيل وحقائق التأويل) وقيل: الضمير في قوله: {وهم} لجميع الخلق، والمعنى: أنهم يحشرون إلى أرض الموقف وهم يسرعون من كلّ مرتفع من الأرض.( فتح القدير) وقالت فرقة المراد بقوله {وهم} جميع العالم وإنما هو تعريف بالبعث من القبور(وقال مجاهد: كناية عن جميع العالم بأسرهم أي: يخرجون من قبورهم، ومن كل موضع، فيحشرون إلى موقف الحساب.( اللباب في علوم الكتاب) أى: وهم - أى يأجوج ومأجوج من كل مرتفع من الأرض يسرعون السير إلى المحشر، أو إلى الأماكن التى يوجههم الله - تعالى - إليها، و قيل إن الضمير "هم" يعود إلى الناس المسوقين إلى أرض المحشر.( الوسيط في تفسير القرآن الكريم) وأما قوله:{وَهُمْ مِنْ كُلّ حَدَبٍ يَنْسِلُونَ} فإن أهل التأويـل اختلفوا فـي الـمعنـيّ به، فقال بعضهم: عُنـي بذلك بنو آدم أنهم يخرجون من كل موضع كانوا دفنوا فـيه من الأرض، وإنـما عُنـي بذلك الـحشرُ إلـى موقـف الناس يوم القـيامة. عن مـجاهد، فـي قوله: {مِنْ كُلّ حَدَبٍ يَنْسِلُونَ} قال: جمع الناس من كلّ مكان جاءوا منه يوم القـيامة، فهو حَدَبٌ.حدثنا القاسم، قال: ثنا الـحسين، قال: ثنـي حجاج، عن ابن جُرَيج: {وَهُمْ مِنْ كُلّ حَدَبٍ يَنْسِلُونَ}، قال ابن جُرَيج: قال مـجاهد: جميع الناس من كلّ حدب من مكان جاءوا منه يوم القـيامة فهو حدب (جامع البيان في تفسير القرآن - الطبري) من كُلِّ حَدَبٍ وَصَوْبٍ : مِنْ كُلِّ الجِهاتِ (تعريف و معنى حدب في معجم المعاني الجامع - معجم عربي عربي) والخلاصة : وخروجهم سيكون من القبوروليس خروجا بالمعنى الشائع عند المفسرين والمحدثين القائلين بأن يأجوج ومأجوج قوم أحياء تحت ردم ذي القرنين وذلك ليشاهدوا القيامة وأهوالها من أولها إلى آخرها لأنهم كانوا ينكرونها قولا أو عملا وهنا نتساءل : إذا كان الفتح في سورة السجدة (الاية -28) هو البعث وانفتاح القبور عن الموتى كما تنفتح البيضة عن الطائر والأرض عن النبات فلماذا لا يكون معنى فتح يأجوج ومأجوج هو البعث من القبور ؟ وعليه ، يصحّ ( حتى إذا فتحت ) قبور ( يأجوج ومأجوج) ( من كل حدب ينسلون ) يعني من كل قبور الدنيا يخرجون ويبعثون نظرا للسياق (براهين جديدة على تفسيري لخروج يأجوج ومأجوج)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak ye’cüc ve me’cüc için kapılar açılıp da onlar her taraftan akın akın yeryüzüne dağılırlarsa helak edilmiş kasaba halkı da yeryüzünde yaşama geri döner.[19]
[19] Ye’cüc ve me’cüc’ün salınması, deyimsel olarak “Bir şeyin olmasının imkânsızlığını belirten” anlamında kullanılmıştır. Dilimiz Türkçe de “Balık kavağa çıkarsa o iş olur” deyimi, aynı anlamda kullanılır.  
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonunda Yecuc ile Mecuç boşanıp da her tepeden akın edecekler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nihayet Ye/cüç ve Me/cüç seddi açılır, onlar [³] dağlardan, tepelerden sür/atle inerler.
[3] Halk ve Ye'cüç ve Me'cüç.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.³⁴
34 Bir toplumun kıyameti yaklaştığında, o toplumun içindeki anarşi ve terör odakları saldırıya geçiyor. Bkz. Kehf, 18/94  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ye'cüc ve Me'cüc (seddi) açılıncaya ve onlar her tepeden akın ettiği zamana kadar (zalimler asla dönmezler).
(Peygamber (s.a.a) Ye’cüc ve Me’cüc’ün ortaya çıkmasından sonra kıyametin çok yakın olacağını, nasıl hamile bir kadın gününü tamamladığında akşam sabah doğum yapması beklenirse, kıyametin de hemen kopmak üzere olacağını bildirmiştir. Dolayısıyla Allah’ın yıkıma uğrattığı kimseler, kıyamet kopmadıkça dünyaya geri çevrilmezler.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ta ki, Ye’cüc ve Me’cüc denilen hak hukuk bilmez istîlacı toplumlar onları engelleyen setler yıkılıp açılınca, sanki bütün dünyayı ele geçirmek üzere her tepeden akın akın insanlar üzerine saldıracaklar. Böylece insanlık, tüm dünyayı kuşatan müthiş bir bunalım ve kargaşanın pençesine düşecek.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sonunda Ye’cûc ve Me’cûc açıldığı zaman her tepeden çözülüp akarlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ye'cûc ve Me'cûc’un [3] önü açılacak ve her tepeden sel gibi akacaklar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ye’cüc ve Me’cüc’ü de hatırla! Onların önü açıldığı zaman her tepeden akın ederlerdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonunda [Ye’cûc] ve [Me’cûc] [*] (setleri) açıldığı, onlar her tepeden akın ettiği,
Ye’cûc ve Me’cûc ifadesi, bir kez de Kehf 18:94-99. ayetlerde geçmekte ve her dönemin olumsuz insan tipini nitelendirmektedir. Bu yüzden, ayetin tercümesi şöyle de yapılabilir: “Nihayet Ye’cûc ve Me’cûc (sedleri) açıldığı, onlar her tepeden akın ettiği ve gerçek vaat (ölüm, Son Saat, kıyamet) yaklaşınca, (yani Ye’cüc ve Me’cûc denilen azgın topluluğun da ortaya çıkıp diriltilip hesap vereceği kıyamet yaklaşınca)…”  
Mehmet Türk
swap_vert close
96,97. Ye’cuc ve Me’cuc(un setleri)¹ açılıp da onlar, her bir tepeden akın etmeye başlayınca ve gerçekten vâdedilen (kıyamet anı) yaklaşınca,² bir de bakarsın ki kâfirler, gözleri yuvalarından fırlamış bir şekilde: “Yazıklar olsun bize, biz bu (kıyamet) anından tam bir gaflet içerisindeymişiz ve (üstelik bir de) bizler, (hakikaten) zâlimlerdenmişiz.” derler.
1 Celâleyn, Kurtubî2 Bu ifâdeden, “Ye’cuc ve Me’cuc’un,” kıyametin alametlerinden olabileceği anlaşılmaktadır. Ancak bunun nasıl olacağı ile ilgili elimizde net bilgiler olmadığı için ğayba taş atmadan, en doğrusunu Allah bilir demek, gerekir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Tâ ki, Yecüc ve Mecüc’ün [dünyaya] salınıp, [yeryüzünün] her köşe[sin]den boşalacakları ⁹⁴ zamana kadar,
94 Yani, “Yecüc ve Mecüc”ün ortaya çıkışları temsîlinin, yaklaştığının habercisi olduğu Kıyamet Günü’ne kadar (bkz. 18. sure 100. not, özellikle notun son cümlesi): çünkü ancak o Gün’dedir ki, en büyük günahkarlar bile sonunda günahlarının farkında olacak ve faydasız bir pişmanlık duyacaklar. Hadeb terimi, sözlük anlamı olarak, “tümsek” ya da “yükselti” demektir; fakat min kulli hadebin ifadesi, burada “her yönden” ya da “[yeryüzünün] her köşe[sin]den” anlamına deyimsel yüklemiyle kullanılmıştır; ifade bir bütün olarak, Son Saat’in gelip çatmasından önce insanlığı kuşatacak olan toplumsal ve kültürel karışıklığın ya da felaketin karşı durulmaz mahiyetini dile getirmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nihayet o toplumun helakı için Yecüc ve Mecüc serbest bırakılır, her tepeden dalga dalga yayılırlar. 18/83...99
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ta ki[²⁷⁷⁰] Ye’cuc ve Me’cuc’un salınıp,[²⁷⁷¹] her bir köşeden boşalacakları zamana dek…[²⁷⁷²]
[2770] 95 ve 96. âyetlere anlam verirken, onları birbirinin devamı olarak telakki ettik (Krş: Râzî). [2771] Futihattaki dişillik tâsı, metinde görünmeyen bir çoğulluğa delâlet eder (Râzî). Bu ise, hemen arkadan gelen Ye’cuc ve Me’cûc’un belirli bir şahıs değil, her zaman ve mekânda bulunan yıkıcı ve tahrip edici güç olduğu sonucunu verir (Krş: 18:94). [2772] Ye’cûc ve Me’cûc, kelimelerin Arapça dil kalıbına uygun hale getirilmiş telaffuzudur. Kelimeler bu sayede “yandı, yaktı, parladı, alev aldı” anlamına gelen ‘acece köküne nisbet edilebilmiştir. Yâcuc ve Mâcuc şeklindeki bir okuyuş, kelimenin yabancı bir kökene ait olduğunu ele veren bir okuyuştur. Kitab-ı Mukaddes’e Gog-Magog olarak geçen kavram çifti Grekçe asıllıdır. Gog ile tarihin istilacı kuzeyli ırklarından biri olan Gotlar arasındaki ses benzeşmesi de dikkat çekicidir. Arapça’da ye’cuc şeklinde telaffuz edilen sözcüğün aslının Grekçe teagog (teos-agos) olduğu sanılmaktadır. “Tanrıları kendi arzu ve istekleri doğrultusunda sevk eden, onlara tedhiş uygulayarak zorla istediğini yaptıran” anlamına gelir. Me’cûc ise, demos-agos (demagog) köküne nisbet edilir ki, “insanlar üzerinde etki yapan, psikolojik baskı oluşturan” anlamına gelir. Önceleri olumlu anlamda kullanılan kelime sonraları “zorba, eşkıya, çete, terör şebekesi” anlamına kullanılmıştır. Ye’cûc “çete başı” için, Me’cûc ise “eşkıyalık yapıp terör estiren çete için” kullanılmıştır. Musa Carullah’ın dediği gibi Ye’cûc-Me’cûc yeryüzünün her tarafında, her millette, her çağda bulunabilir. Kur’ an’da, bunların cinsiyetleri, zaman ve mekânı sınırlanmamıştır. Günümüz itibarıyla askerî ve ekonomik gücüyle bütün yeryüzünü işgal etmiş olan egemen küresel güçler en dehşetli anlamıyla Ye’cûc ve Me’cûc’durlar. Eski şirk dinlerinin bütün teorilerini, eski paganların bütün putlarını kendilerine mal ettikten sonra, kendi silah ve para güçleriyle hem Allah’a karşı başkaldıran (teagog: ye’cûc), hem de insanlığa güç kullanarak tahakküm eden (demagog: me’cûc) küresel egemen güç, yeryüzüne gelebilecek ye’cûc-me’cûc’ların en gelişmiş, en ileri ve en dehşet örneğidir (Bkz: Ö. R. Doğrul, Tanrı Buyruğu, İstanbul-1955).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ye'cuc ve Me'cuc'un seddi açılıp, (İslam birliği bozulup) da, (o ne olduğu belirsiz halk topluluğu) her tepeden ve dereden akın ettikleri vakit;
Osman Fırat
swap_vert close
Hatta Ye’cûc ve Me’cûc’un önü açıldığında ve onlar her tepeden akın etmeye başlarlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ye'cüc ve Me'cüc açılıp da onlar her tepeden koşmaya başlayacakları zamana kadar (bu kavimlerin halleri devam eder).
Suat Yıldırım
swap_vert close
96, 97. Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc'ün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başladıkları, doğru vâdin vaktinin yaklaştığı sıra, işte o zaman, kâfirlerin gözleri birden donakalır. “Eyvah, bizlere! Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik! ” diyecekler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nihayet Ye'cuc ve Me'cuc'un önü açıldığı ve onlar her tepeden akın etmeye başladıkları zaman,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve tâ ki Ye'cûc ve Me'cûc yolı açılır ve onlar her tepeden, her tarafdan hücûm iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Onlardaki bu durum Kıyamet günü) Yecuc ile Mecuc’un[1](kabirleri) açılıncaya kadar sürer. O zaman her bir tümsekten[*2] çıkar, hızla giderler.
[*] Yecuc ve Mecuc bütün kafirler için kullanılan ortak isimdir. Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü Aziz ve Celil olan Allah: "Ey Adem" diye seslenir. Adem: "Ey Rabbim buyur, emrindeyim, bütün hayırlar senin elindedir!" der. Şöyle bir nidada bulunulur: "Allah sana, cehennem heyetini çıkarmanı emrediyor!" Adem sorar: "Ey Rabbim, cehennem hey'eti ne kadardır?" "Her binden dokuzyüzdoksandokuzu!" İşte hamilelerin çocuğunu düşürdüğü, çocukların ihtiyarladığı, insanların sarhoş olmadıkları halde, azabın şiddetinden sarhoşa döneceklerini göreceğin zaman bu zamandır." Bu haber Ashab'a çok ağır geldi. Öyle ki yüzlerinin rengi değişti. "Ey Allah'ın Resulü!" dediler, "Bu binde bir içine hangimiz gireceğiz?" "Ye'cuc ve Me'cuc'dan binde dokuzyüzdoksandokuz, sizden ise bir olacak. Şunu da bilin ki siz, insanlar arasında, beyaz bir öküzde siyah bir kıl veya siyah bir öküzde beyaz bir kıl durumundasınız." Buhari, Tefsir, Hac 1, Enbiya 7, Rikak 46, Tevhid 32; Müslim, İman 379, (222) [*2] Doğum günü gelmiş kadının karnı gibi tümsekleşmiş kabirleri açılır, her biri oradan çıkıp toplanacakları yere doğru koşmaya başlarlar.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ne zaman ki Yecüc ve Mecüc serbest bırakılır, her tepeden ve dereden sel gibi akarlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nihayet Ye'cüc ile Me'cüc'ün önü açılır ve herbir tepeden akın ederler.(18)
(18) Bir kıyamet alâmeti olarak anıldığı anlaşılan Ye’cüc ve Me’cüc için âyetlerde daha fazla ayrıntı bulunmamakta, hadislerde geçen tarifler ise, yorum gerektiren müteşabihat cinsinden görünmektedir. 18:94’ün açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ye'cûc ve Me'cûc'ün önü açıldığı zaman onlar, her tepeden akın ederler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
96-97. tā ol vaķt kim açıla yecüc daħı mecüc yol ḥalde kim yüce yirden yilişürler yaķın oldı ḥaķ va'desi ya'nį ķıyāmet pes anda açılup ķalıcıdur gözleri anlaruñ kim kāfir oldılar “iy 'aźābumuz! ya'nį eyideler olduġ-ıdı ġāfilliķ içinde bundan belki olduġ-ıdı žālimler”.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳaçan Ye’cūc ve Me’cūc açılsa, daḫı anlar her ṭarafdan maḥşer yirine ge‐lürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Nəhayət, Yə’cuc-Mə’cüc (səddinin) açılıb (dağılıb) onlar hər tərəfdən (alçaq və yüksək təpələrdən) sür’ətlə (məhşərə) axışdıqları zaman;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Until, when Gog and Magog are let loose, and they hasten out of every mound.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Until the Gog and Magog (people)(2753) are let through (their barrier), and they swiftly swarm from every hill.
2753 For Gog and Magog see n. 2439 to 18:94. Their geographical position was discussed in Appendix VI. Here I do not think we are concerned with their geographical position. The name stands for wild and lawless tribes who will break their barriers and swarm through the earth. This will be one of the prognostications of the approaching Judgement.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
حَتّٰٓى
nihayet
اِذَا
o za- man ki
فُتِحَتْ
açıldı
يَاْجُوجُ
Ye'cûc
وَمَاْجُوجُ
ve Me'cûc
وَهُمْ
ve onlar
مِنْ كُلِّ
herbirinden
حَدَبٍ
tepenin
يَنْسِلُونَ
akın ediyorlar
Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc('ün seddi yıkılıp önü) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman,
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
فَتَحَ
Fiil-I
ف ت ح
Açtı
يَاْجُوج
Özel isim
يَاْجُوج
Ye'cüc
مَاْجُوج
Özel isim
مَاْجُوج
Me'cûc
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
حَدَب
İsim
ح د ب
Tepe
نَسَلَ
Fiil-I
ن س ل
Akın etti, koşturdu