close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 87. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veżâ-nnûni iżżehebe muġâdiben fezanne en len nakdira ‘aleyhi fenâdâ fî-zzulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu mine-zzâlimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Zünnun da hani öfkelenip gitmişti de sanmıştı ki bizim gücümüz yetmeyecek ona; derken karanlıklarda nida ederek gerçekten de senden başka yoktur tapacak, tenzih ederim seni ve şüphe yok ki ben, zalimlerden oldum demişti.
Zün-nun, balık sahibi anlamına gelir, Yunus Peygambere işarettir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Zün-nûn" Balık sahibi (Yunus’u da an ki); hani o, (Musul Ninova’daki isyankâr kavmine) kızmış vaziyette (görev bölgesini izinsiz terk edip) gitmişti ki; bundan dolayı kendisini sıkıntıya düşürmeyeceğimizi zannetmişti. (Okyanus altındaki ve dişsiz balina cinsinden bir balığın karnındaki) Karanlıklar içinde: "Allah’ım Senden başka ilah yoktur, Sen Yücesin, gerçekten ben (nefsime) zulmedenlerden oldum" diye yalvarıp seslenmişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kendisini balığın yuttuğu Yûnus'u da an. Hani bir vakit O, toplumuna kızarak gitmişti. Bizim kendisini sıkıntıya sokmayacağımızı toplumunun arasından kaçmakla kendisini kurtaracağını sanmıştı. Nihayet balığın karnında, karanlıklar içinde kalıp: “Senden başka gerçek ilah yoktur, sınırsız kudret ve yüceliğinle sen, herşeyin üstündesin, doğrusu ben yapılması gerekeni yapmamak suretiyle kendime haksızlık edenlerdenim!” diye dua etmişti.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Balina mahkûmunu, (Yûnus'u) da hatırlayarak insanlara anlat. Hani o kavminin tutumundan dolayı öfkeye kapılarak çekip gitmişti. Bizim, asla kendisini darda koymayacağımızı, sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Balığın karnında karanlıklar içinde: “Hak ilâh yalnızca sensin. Seni tenzih ve tesbih ederim. Zâlimlerden, âsilerden oldum.” diye niyaz etmişti.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 37/144.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Balık sahibi (Yunus'u) da (an). Hani o öfkeli olarak gitmiş ve bizim kendisini darlığa sokmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıkların içinde: "Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Ben zalimlerden oldum" diye yakarışta bulunmuştu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Balık sahibi (Yunus'u da); hani o, kızmış vaziyette gitmişti ki; bundan dolayı kendisini sıkıntıya düşürmeyeceğimizi sanmıştı. (Balığın karnındaki) Karanlıklar içinde: 'Senden başka ilah yoktur, sen yücesin, gerçekten ben zulmedenlerden oldum' diye çağrıda bulunmuştu.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Zü'n-Nûn'i (Balık sahibini = Yûnus'u) da hatırla. Hani o, (dinini kabul etmiyen kavmine) öfkelenerek gitmişti de, kendisini hiç bir zaman sıkıştırmıyacağımızı sanmıştı. Derken (yutulduğu balığın karnındaki) karanlıklar içinde: “- Senden başka hiç bir ilâh yoktur, seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Gerçekten ben, haksızlık edenlerden oldum.” diye dua etmişti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Zünnun’u (Yunus’u) da an: Hani kızarak çıkmış idi. Başına bir mukadderat (bela) getirmeyeceğimizi sanmış idi. (Denize düştü, balık onu yuttu.) O da karanlıklar içinde: “Allah’ım! Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum” diye yalvardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Zü'n-Nûn'u/Yunus'u da hatırla! O, öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini aslâ sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zâlimlerden oldum” diye yalvardı.[334]
[334] Zu’n-Nûn/Hz. Yûnus hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 504-509.  
Besim Atalay
swap_vert close
Yunus'u da anasın, kızarak çekilmişti, o sanıyordu ki kendisini sıkacağız; karanlıkta: «Senden özge Tanrı yok, sen kutsalsın, zalimlerden oldum ben!» diyerek yalvardı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Zünnûn'u (balık sahibi/Yunus'u) da (hatırla!) Hani öfkelenerek (ve görev yerini terk ederek halkından ayrılıp) gitmişti de bizim kendisini (cezalandırıp) güç durumda bırakmayacağımızı sanmıştı. Derken (balığın karnında) karanlıklar içinde: “Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sınırsız kudret ve yüceliğinle sen her şeyin üstündesin! Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye yalvarmıştı.
Bkz. 37/139-144, 68/48“Balık sahibi” demek olan “Zünnûn” burada Hz. Yunus için kullanılmıştır. Hz. Yunus, Asur Devleti’nin başşehri Ninova ’ya gönderilen nebi idi. Hz. Yunus nebi olarak gönderildiği Ninova halkının yola gelmemesi üzerine ümitsizlik ve bıkkınlıkla, adeta pes ederek onları terk etmek için yola koyulmuştu. Bir gemi yolculuğunda, batmak üzere olan gemiyi kurtarmak için çekilen kura sonucu Hz. Yunus’un denize atılmasına karar verilmiş ve Hz. Yunus denize atılmıştı. Denize atılan Hz. Yunus’u bir balık yutmuştu. İşte kendisini yutan balığın karnında ayette geçen bu duayı yapmıştı. Duanın kabul edilmesiyle balık Hz. Yunus’u sahile bırakmıştı.  
Cemil Said
swap_vert close
Zî’n Nûn (Yûnus aleyhisselâm) hiddetle gitdi bizim ânın üzerinde artık hükmümüz yok zan idiyordı, lâkin sonra karanlığın içerisinden (balığın karnından) "Senden başka Allâh yokdur subhânAllâh! hiddetimden ban zâlimlerden oldum" diyu bağırdı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Zünnun (Balık Sahibi; Yunus) hakkında söylediğimizi de an. O, öfkelenerek giderken, kendisini sıkıntıya sokmayacağımızı sanmıştı; fakat sonunda karanlıklar içinde: "Senden başka tanrı yoktur, Sen münezzehsin, doğrusu ben haksızlık edenlerdenim" diye seslenmişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Zünnûn’u da hatırla.[369] Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye dua etti.
Zünnûn, balık sahibi demektir. Burada Hz. Yûnus’u ifade etmektedir. Yûnus, peygamber olarak gönderildiği kavminin yola gelmemesi üzerine Allah Teâlâ’nın henüz bir izni olmadan kavmini bırakarak ayrılıp gitti ve bir gemiye bindi. Geminin yürümemesi veya batma tehlikesi geçirmesi gibi bir nedenle yolculardan birisinin denize atılması gerekti. Kur’a çektiler, Yûnus’a çıktı ve denize atıldı. Denizde kendisini bir balık yuttu. Bir süre balığın karnında Allah’a dua eden Yûnus’u balık sahile attı.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Zünnûn’u da (Yûnus) zikret! Hani öfkeli bir halde geçip gitmiş, bizim kudretimizin kendisine yetmeyeceğini zannetmişti. Sonunda karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben kötü işler yapmışım!” diyerek yalvardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde: «Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!» diye niyaz etti.  
 Zünnûn, Yunus Peygamber’in lakabıdır ve «balık sahibi» anlamına gelir. Ona bu lakap, kendisini balık yuttuğu için verilmiştir. Yunus (a.s.) uzun bir süre kavmini dine davet etmiş, fakat inandıramayacağına kanaat getirerek öfkeli bir halde, onlara isabet edecek bir musibetten kendisini kurtarmak için onları terkedip gitmişti. Başka bir rivayete göre kavmine, inanmadıkları takdirde bir azaba uğrayacaklarını bildirmiş, ancak onlar tevbe edip imana geldikleri için bu azap tahakkuk etmemişti. Onların imana geldiklerinden habersiz olan Hz. Yunus, belirttiği azabın vaktinde tahakkuk etmediğini görünce kendisinin alay mevzuu olacağını düşünerek kızgın bir halde ayrılıp gitmişti. Bir gemi yolculuğunda, fazla yükten gemi batmak üzere iken, yükünü hafifletmek ve gemiyi kurtarmak için çekilen kur’a sonucu denize atlamak zorunda kaldı. Onu iri bir balık yuttu. İşte bu balığın karnında Allah’a, âyette ifade buyurulan duayı yaptı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ZanNun (yani isminde 'Nun' harfi bulunan Yunus) da... Protesto ederek görevini terketmişti. Kendisini kontrol edemiyeceğimizi sandı. Sonunda, (balığın karnındaki) karanlıklar içinde, "Senden başka tanrı yok. Sen yücesin. Ben yanlış davrandım," diye yalvardı.
Yunus ismi Kuran boyunca dört kez Yunus olarak geçer. Fakat, "Nun" harfi ile başlayan "Nun" suresinde Yunus peygamber "Sahib-ül Hut" yani "Balığın Arkadaşı" biçiminde söz edilir (68:48). İsminde "Nun" harfi bulunan bir peygambere, "Nun" harfi ile başlayan bir surede, içinde "Nun" harfi bulunmayan bir ifadeyle referansta bulunması o suredeki "Nun" harfinin tekrarlanma sayısıyla (133 = 7x19) yakından ilgili olup Tanrı, bu tezi 21:87 ayetinde desteklemektedir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Zünnun'u (balık sahibi Yunus'u) da hatırla. Hani o, öfkelenerek gitmişti de, bizim kendisini hiçbir zaman sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Fakat sonunda karanlıklar içinde: "Senden başka ilâh yoktur, sen münezzehsin, Şüphesiz ben haksızlık edenlerden oldum" diye seslenmişti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Zennunu da; hani öfkelenerek gitmişti de biz kendisini aslâ sıkıştırmayız zannetmişti, derken zulmetler içinde «la ilahe illa ente subhaneke inni kuntu minezzalimîn» diye nidâ etti
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve Zu’n-Nûn’u (Yûnus’u) da (an.) Hani, o (tarafımızdan, üç gün sonra azaba uğrayacaklarına dair hüküm verilmiş olan kavmine, azap haberini verdikten sonra, orada kalmak ya da oradan ayrılıp başka bir diyara hicret etmek hususunda serbest bırakıldığını zannetmişti de îmân etmeyen kavmine Allah için) kızarak (henüz üç günlük süre dolmadan, yanlarından ayrılarak) gitmişti. (Yûnus, bu hususta) kendisini asla sıkıştırmayacağımızı (sorumlu tutmayacağımızı) sanmıştı. Derken (yutulduğu balığın karnındaki) karanlıklar içinde, (Ey Rabbim!) “Senden başka hiçbir ilâh yoktur, seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim. Gerçekten ben (bu zellem ile) kendi (nefsi) me zulmettim” diye dua etmişti.
* Zelle: Peygamberlerden bir kasıt olmaksızın, unutarak ya da yanılarak meydana gelen, evlayı terk kabilinden, makamlarına uygun düşmeyen söz veya davranış. * Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar. Allah Teâlâ, Hz. Yûnus’u [aleyhisselâm], Ninova halkına peygamber olarak göndermişti. Yûnus [aleyhisselâm], Ninova halkını 33 yıl İslâm dinine davet etmesine rağmen onlar, îmân etmiyor ve ısrarla azgınlıklarına devam ediyorlardı. Allah Teâlâ tarafından, Hz. Yûnus’a [aleyhisselâm], üç gün sonra kavmine azabın geleceği bildirilmişti. Yûnus [aleyhisselâm] da üç günün sonunda azaba uğrayacaklarını kavmine bildirdi. Geçmişten, o güne kadar verilen azap emrinin iptal edildiğine şahit olmayan ve bu hususta hiçbir şey duymayan Yûnus [aleyhisselâm], küfürde ısrar eden kavmine, azabın kesinlikle geleceğine inanıyordu. Orada kalmak ya da oradan ayrılıp başka bir diyara hicret etmek hususunda serbest bırakıldığını zanneden Yûnus [aleyhisselâm], o üç günlük süreyi beklemeyerek, azaba müstahak olmuş olan kavminden ayrıldı. Ninova halkı, o üç günlük sürenin sonuna doğru, azabın alâmetlerinden biri olan kara bulutları görüp de kendilerine azabın geleceğini anlayınca, Hz. Yûnus’un [aleyhisselâm] peygamberliğine ve tebliğ etmiş olduğu İslâm dinine îmân ettiklerini, yaptıkları günahlara da tövbe ettiklerini kalben ve dil ile ikrar ederek, Allah Teâlâ’ya yalvarmaya başladılar. Bu ikrarları üzerine Allah Teâlâ, azaba müstahak olmuş olan Ninova halkının, bu îmânlarını Hz. Yûnus’un [aleyhisselâm] huzurunda ikrar etme şartı ile tövbe ve dualarını kabul ederek, azabı kendilerinden kaldırmıştır. (bk. Sâffât Sûresi 147 ve 148. âyet-i kerîmeler.) Bu şekilde bir azabın kaldırılma meselesi sadece Hz. Yûnus’un [aleyhisselâm] kavminde vuku bulduğu âyet ile sabittir. (bk. Yûnus Sûresi 98. âyet-i kerîmesi.)  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve Zü'n-Nûn'u¹ da an! Hani öfkelenerek gitmişti de kendisini sıkıntıda bırakmayacağımızı sanmıştı. Sonra karanlıklar içinde, “Senden başka ilah yoktur! Sen yüceler yücesisin. Ben haksızlık yaptım!” diye seslenmişti.
1- Yunus Nebi'yi. (Balık karnına girmiş olan)  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O balık saahibini de (hatırla). Hani o, (kavmine) öfkelenmiş olarak gitmişdi de bizim kendisini hiçbir zaman sıkışdırmayacağımızı sanmışdı. Derken o, karanlıklar içinde (kalıb): «Senden başka hiçbir Tanrı yokdur. Seni tenzîh ederim. Hakıykat ben haksızlık edenlerden oldum» diye (Allaha) niyaz etmişdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Zünnûn'u da (balık sâhibi Yûnus'u da an)! Hani (kavmine) kızan biri olarak,(bizden izinsiz) gitmişti de kendisini (bu yüzden) aslâ sıkıştırmayacağımızı sanmıştı; derken(balığın karnında) karanlıklar içinde (kalıp): “Senden başka ilâh yoktur; seni tenzîh ederim! Gerçekten ben (nefsine) zulmedenlerden oldum!” diye nidâ etmişti.(3)
(3)“Şu münâcâtın sırr-ı azîmi (büyük sırrı) şudur ki: O vaziyette esbab bilkülliye sukūt etmiş(sebebler tamâmen hükümsüz kalmış). Çünki o hâlde ona necat verecek (kurtaracak) öyle bir Zât lâzım ki; hükmü, hem balığa hem denize hem geceye hem cevv-i semâya (havaya) geçebilsin. Çünki onun aleyhinde ‘gece, deniz, hût (balık)’ ittifâk etmişler. Bu üçünü birden emrine müsahhar eden bir Zât onu sâhil-i selâmete çıkarabilir. Eğer bütün halk onun hizmetkârı olsa idiler, yine beş para fâideleri olmazdı. Demek esbâbın te’sîri yok. Müsebbibü’l-esbâb’dan (sebebleri yaratan Allah’dan) başka bir melce’(sığınacak kimse) olamadığını ayne’l-yakīn gördüğünden (gözüyle görmüş gibi anladığından), sırr-ı Ehadiyet(Allah’ın her yerde bütün isimleriyle hazır oluşu sırrı), nûr-ı tevhîd (Allah’ın birliğinin nûru) içinde inkişâf ettiği (ortaya çıktığı) için şu münâcât birdenbire geceyi, denizi, hûtu müsahhar etmiştir.” (Lem‘alar, 1. Lem‘a, 1)Ayrıca Yûnus (as)’ın kıssası ve bu kıssadan alınacak dersler hakkında bakınız; (Lem‘alar, 1. Lem‘a, 1-3)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Zünnûn’a (Yunus’a) da (sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim vermiştik). Hani o bir vakit (inanmamakta direnen ve kötülükleri yapan halkına öfkelenerek) ayrılıp gitmişti de aleyhine hüküm takdir etmeyeceğimizi (onu güç durumda bırakmayacağımızı) sanmıştı. Derken karanlıklar (içine düştüğü sıkıntılar) içinde, “Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni eksik sıfatlardan uzak tutarım. Şüphesiz ben (yapılması gerekeni yapmamakla) kendime haksızlık edenlerdenim!” diye seslendi. *
(*) Yunus (a.s.) uzun bir süre kavmini dine davet etmiş, fakat inandıramayacağına kanaat getirerek öfkeli bir halde, kendilerine isabet edecek bir musibetten kendisini kurtarmak için onları terkedip gitmişti. Ayrıca aşağıdaki tefsir metinlerinde de geçtiği gibi (فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ) ’’fe zanne enlen nakdire aleyhi’’cümlesinin anlamı;‘’ona güç yetiremeyeceğimizi sandı’’şeklinde değil, belki‘’ona sıkıntı vermeyeceğimizi, onu sıkıntıya düşürmeyeceğimizi sandı’’şeklindedir. Ayrıca في الظُّلُمَاتِ))‘’karanlıklar içinde’’cümlesi kinaye olup hata, zorluk ve yalnızlığın manevi karanlıkları, yani bunlardan dolayı içine düştüğü sıkıntıları ifade edebilir. Yani denizin, gecenin ve balğın karnındaki karanlıklar değil. (الله اعلم) Bkz: (.( الجامع لاحكام القرآن - القرطبي Zaten sonraki ayette de gelen (وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّ)‘’ve necceynahu minel ğammi’’yani‘’onu keder ve sıkıntılardan kurtardık’’ şeklindeki ifade de bunun böyle olduğunu göstermektedir. وذهب جمهور العلماء أن معناها : فظن أن لن نضيق عليه أو يقضي عليه (فتح القدير) وذكر الماوردي: أنه يحتمل أن يعبر بالظلمات عن ظلمة الخطيئة، وظلمة الشدّة، ( الجامع لاحكام القرآن)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ve balık sahibi, hani o kızgınlıkla öfkelenip gitmişti. Ona güç yetiremeyeceğimizi zannetmişti de, karanlıklar içerisinden “Senden başka hiçbir ilah yok ve sen bütün noksan sıfatlardan uzaksın, ancak ben kendi nefsime haksızlık yapanlardan oldum” diye seslenmişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Balığın yuttuğu Yunus’u da düşün. O gün o öfkelenip gitmişti. Bizim ona gücümüz yetmiyecek sanmıştı. Sonra karanlıklar içinden şöyle ünlemişti: "Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni ulularım. Çünkü ben kıyıcılık etmiş oldum."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Zünnun Yunus/u da an, hani o, öfkelenerek çıkıp gitmişti, kendisine gücümüz yetmeyecek [⁴] sanıyordu. Karanlıklarda [⁵] niyaz etmişti: Yâ Rab! Senden başka tapacak yoktur. Seni tamamıyle tenzih ederim, ben kendime zulüm edenlerdenim.
[4] Veya tazyik etmeyeceğimizi zannediyordu.[5] Deniz, gece karanlıklarında, balık karnında.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Zünnûn’u da (an).²⁹ Hani o (kavmine) kızarak gitmişti de kendisine bir takdirde bulunmayacağımızı zannetmişti. Karanlıklar içinde³⁰, “Sen’den başka hiçbir tanrı yok. Sen’i tenzih ederim. Muhakkak ki ben zalimlerden oldum” diye seslenmişti.
29 Zünnûn, balık sahibi demektir. Hz. Yûnus Peygamber kastediliyor. Krş. Sâffât, 37/139 30 “Geçirdiği bunalımın karanlığı içinde” şeklinde anlaşılabilir. Rivayete göre, “balığın karnındaki karanlıklar”dır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Balık sahibi (Yunus'u da an). Hani o, kızmış vaziyette gitmişti de kendisini sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. (Balığın karnındaki) Karanlıklar içinde, “Senden başka ilah yoktur, sen yücesin, gerçekten de ben zulmedenlerden oldum” diye çağrıda bulunmuştu.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşlediği hatâ yüzünden büyük bir balık tarafından yutulan ve üç gün boyunca balığın karnında kaldıktan sonra, lütfumuz sayesinde kurtulan Zünnûn yani Balık Sahibi adıyla meşhur Yunus’a da katımızdan ilim ve hikmet vermiştik. Hani Yunus, bütün öğüt ve uyarılara rağmen bir türlü doğru yola gelmeyen kavminin olabildiğince inkârcı ve alaycı tutumu karşısında öfkeye kapılarak, iznimizi almadan görev yerini terk edip gitmişti. Bu davranışından dolayı kendisini cezalandırıp sıkıntıya düşüreceğimizi hiç hesaba katmamıştı. Böylece, kasabadan ayrılıp deniz kenarına gitti. Bir yolcu gemisine binip denize açıldı. Fakat aniden gemi batma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bunu aralarında günahkâr bir kişinin bulunmasına bağlayan gemiciler, “Gelin aramızda kura çekelim de, bu felâketin kimin yüzünden geldiğini bulup onu gemiden atalım!” dediler. Çekilen kura sonucu Yunus denize atılıp da büyük bir balık tarafından yutulunca, karanlıklar içerisinde Rabb’ine el açıp şöyle yakardı: “Ey yüce Rabb’im; Senden başka ilâh yok! Acziyetimi itiraf ediyor ve senin sonsuz merhametine sığınıyorum! Sen, eksiklik ve noksanlık ifâde edebilecek bütün sıfatlardan uzaksın, insan hayalinin ulaşabileceği her türlü tasavvurun üstünde ve ötesindesin, yüceler yücesisin! Doğrusu ben, emrini göz ardı etmekle kendime zulmettim!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Zü’n-Nûn’u da (kurtardık ve önder yaptık). Hani, öfkelenmiş olarak gitti. Zannetti ki onu asla sıkıştırmayacağız. Karanlıklar’ın içinde: “Senden başka ilah yoktur. Sen sübhansın / münezzehsin. Ben, Zâlimler’den oldum” diye seslendi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yûnus’u da hatırla. Hani kızarak çekip gitmiş neredeyse kendisine ulaşamayacağımızı sanmıştı. Taa zifiri karanlıklar içinden: " Tanrım! sadece sen varsın, sen erişilmez yücesin ama ben, kendim ettim! Kendim buldum " diye haykırmıştı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Zünnûn’u (Yunus’u) da hatırla! Hani öfkelenerek halkından ayrılıp gitmişti. Mücadeleden kaçmasından dolayı O’nu sıkıştıramayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içindeyken "Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım! Ben gerçekten kendime zulmedenlerden oldum!" diye dua etti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Balık sahibini de (Yunus’u da an)! [*] Hani o, kendisine gücümüzün yetmeyeceğini sanarak öfkeyle çekip gitmişti. [*] Karanlıkların [*] içinde şöyle dua etmişti: “(Rabbim)! Senden başka ilah yoktur; sen yücesin. Şüphesiz ki ben haksızlık edenlerden oldum.”
[zü’n-Nûn] (balık sahibi) ifadesi, Kalem 68:48’de geçen [sâhıbu’l-hût] ifadesi gibi Hz. Yunus için kullanılmaktadır.,Hz. Yunus risalet görevinin ilk aşamasında bir tercih hatası yapmış, ancak bu davranışı kendisine oldukça pahalıya mal olmuştu. O, iddia edildiği gibi peygamberlikten kaçmamıştı; sadece Ninova’da sonuç alamayacağı düşüncesiyle Yüce Allah’ın izin vermesini beklemeden başka bir yere doğru yola çıkmıştı. Görevden kaçmamış, bir anlamda yerini değiştirmek istemişti. Nitekim daha sonra yaptığı tebliğinde başarılı olmuş ve Yûnus 10:98’de de ifade edildiği gibi, yeni görev yerindeki kavminin iman etmesi sayesinde dünya azabından kurtarılmış bir ümmet olarak Kur’an’da övgüye mazhar kılınmıştır Ayetteki [ez-zulümât] kelimesi “balığın karnındaki karanlık” anlamına gelmektedir. Bu durumda “gecenin, denizin ve balığın karnındaki karanlıklar” söz konusu ediliyor demektir. Dahası Nûr 24:40’ta belirtildiği gibi, denizin içindeki dalgalar ve onların altındaki karanlıkların çoğul oluşu da bu anlamı desteklemektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Zü’n-Nûn (yani Yûnus’u da hatırla.) Hani o (toplumuna) kızarak (onları terk edip) gitmişti ve kendisi(ni sıkıntılardan kurtarmak) hakkında Bizim bir şey yapamayacağımızı sanmıştı. (Ama sonra hatasını anlayıp balığın karnındaki) karanlıklar içerisinde: “Senden başka ilâh yoktur. Sen eksikliklerden yücesin, gerçekten ben, zâlimlerden oldum.” diyerek duâ etmişti.
Muhammed Esed
swap_vert close
VE O BALIK olayının kahramanı[nı ⁸² da an]; hani, o gücümüzün kendisine ulaşamayacağını sanarak öfkeyle çıkıp gitmişti! ⁸³ Ama sonra [düştüğü bunalımın] derin karanlığı içinde: “Senden başka tanrı yok! Sınırsız kudret ve yüceliğinle Sen her şeyin üstündesin: doğrusu ben gerçekten büyük bir haksızlık yaptım!” ⁸⁴ diye seslenmişti.
82 Yani, 37:139 ve devamında bahsedildiği, Eski Ahid’de (Yunus’un Kitabı) ayrıntılı olarak anlatıldığı üzere “büyük bir balığın” yuttuğu söylenen Yunus Peygamber.83 Az çok Kur’ânî atıflarla çakışan Kitâb-ı Mukaddes’deki anlatıma göre, Hz. Yunus, Asur Devleti’nin başşehri Ninova’ya gönderilen peygamberdir. İlk tebliğleri bu şehrin ahalisi tarafından ilgisizlikle karşılanınca onlara kızar ve Allah tarafından kendisine yüklenen görevi bırakır; Kur’ânî deyişle “kaçak bir köle gibi... kaçar” (37:140). Hz Yunus’un geçici olarak cezalandırılması, sonra kurtuluşu ve pişman olup tevbe etmesine Kur’an’ın başka yerlerinde (örn. 37:139-148) ve ilgili notlarda temas edilmiştir. Bu ve bundan sonraki ayette de bu ceza, tevbe ve kurtuluşa işaret edilmektedir. (Yunus Peygamber’in halkının ıslah ve kurtuluşu ise 10:98 ve 37:147-148’de dile getirilmektedir.)84 Lafzen, “Doğrusu, zalimlerden biri olmuştum”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öfkeli bir biçimde geçip giden, bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zanneden ve nihayet karanlıklar içinde “Senden başka ilah yoktur seni tenzih ederim, gerçekten ben kendine yazık eden zalimlerden oldum” diye yalvaran Yunus’u da an! 21/88, 37/139...148, 54/49- 50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
VE balık olayının kahramanını da (gündeme taşı)! Hani bir zamanlar o, hakkında işlem yapmayacağımızı zannederek, öfkeyle (görev yerinden) çekip gitmişti.[²⁷⁶⁰] Derken o (düştüğü) zifiri karanlığın içerisinde “İbadete lâyık başka ilâh yok; sadece yüceler yücesi olan Sen varsın: hiç şüphesiz ben (bu tavrımla) zalimlerden biri olup çıktım!” diye yakarmıştı.[²⁷⁶¹]
[2760] Hz. Yûnus, Asur’un başkenti Ninova’ya gönderilmişti. İlgisizlikle karşılaşınca kızarak görev yerini “kaçak bir köle gibi” terk etti (37:140). Bindiği gemi fırtınaya yakalandı. Hatasını itiraf etti ve gemiden atıldı. Bir balık tarafından yutuldu. Tevbesinin ardından kurtuldu ve görevine yeniden döndü ve gönderildiği kavim bu kez iman etti. Zımnen: Sorumluluktan kaçan peygamber de olsa cezasız kalmaz. [2761] Zımnen: Hatadan değil hatayı savunmaktan kork!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Balık sahibini (Yunus'u) de an!.. Hani o, (hak davetini kabul etmedi diye kavmine küsmüş) öfkelenerek çekip giderken, kendisine güç yetiremeyeceğimizi sanmıştı. Ama sonunda, kendisini (bir balığın karnında) karanlık içinde bulunca: (Ey Rabbim) Senden başka hiç bir ilah yoktur, noksan sıfatlardan münezzehsin Sen. Ben gerçekten haksızlık edenlerdenim!" diye yalvarmıştı.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Zünnûn... Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti.. Kendisine güç yitiremiyeceğimizi zannetmişti. Derken karanlıklar içinde, "Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni her eksikten tenzih ederim. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum" diye çağrıda bulndu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Zünnûn'u da (yâd et) o vakit ki, gazebnâk olarak gitmişti. Bizim kendisini muaheze etmiyeceğimizi zannetmişti. Derken zulmetler içinde (kalıp) niyazda bulundu ki: «(Yarabbi!) Senden başka ilâh yoktur, seni tenzih ederim, şüphe yok ki ben zalimlerden oldum.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Zünnûn'u da an. Hani o halkına kızmış, onlardan ayrılmış, Bizim kendisini sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Sonra karanlıklar içinde şöyle yakarmıştı: “Ya Rabbî! Sensin İlah, Senden başka yoktur ilah. Sübhansın, bütün noksanlardan münezzehsin, Yücesin! Doğrusu kendime zulmettim, yazık ettim. Affını bekliyorum Rabbim! ”
“Balığın yoldaşı” mânasına gelen Zünnûn, Yunus (a.s.) olarak tefsir edilir. Allah Teâlâ, inkârlarında ısrar eden bu halka , elçisi Yunus (a.s.) vasıtasıyla helâk edici azap vaad etti. Bununla beraber, onların bu azapla imha edilmemeleri ihtimali de vardı. Dolayısıyla Yunus (a.s.) için, evla yani en iyi tutum, halkını dine dâvete devam etmesi idi (Razî). Azap gelmek üzere olduğundan o ayrılıp gemiye bindi. Daha matlub olan tutumu terk ettiğini görerek çok üzüldü. Daha sonra Allah onu kurtarıp sahile çıkardığında, ahaliden iman edenler olduğunu görünce bu içtihadında isabet etmediğini anlamıştı. Bu kıssada esas hedef, tövbenin af sebebi olduğunu bildirmektir. Vallahu a’lem.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Zünnun'u (balık karnına girmiş olan Yunus ibn Matta'yı) da an; zira (o, kavmine) kızarak gitmişti, bizim kendisine güç yetiremeyeceğimizi, (kavminin arasından çıkmakla kendisini kurtaracağını) sanmıştı. Nihayet karanlıklar içinde (kalıp): "Senden başka tanrı yoktur. Senin şanın yücedir, ben zalimlerden oldum!" diye yalvardı.
Kavminin yola gelmesinden umudu kesip, onlara azâbın gelmekte olduğunu gören Yûnus Aleshisselâm, onlardan ayrılıp, başka bir yere gitmek üzere bir gemiye bindi. Batmaya yüz tutan geminin hafiflemesi için yolculardan birini suya atmak gerekti. Suya atılacak kişiyi saptamak için çekilen kur'a, Yûnus'a çıktı. Denize atılan Yûnus'u balık yuttu. İşte bir süre, balığın karnında, karanlıklar içinde kalan Yûnus, orada Rabbine, âyette anlatıldığı biçimde du'â etmişti. Bir süre sonra balık onu sâhile bıraktı.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Vaktâ ki Yûnus kavminden gadablı olarak ve bizi ona kâdir değil zan iderek uzaklaşdı. Zulumâtdan (balığın karnından): "Senden başka ilâh yokdur, seni tenzîh ve takdîs iderim. Ben nefsine zulüm idenlerden idim." diye du'â ve nidâ iyledi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Balığın esiri (Yunus) hayatı kendine dar etmeyeceğimizi sanarak bir gün kızgın bir şekilde çekip gitmişti. Ama daha sonra balığın karanlıkları[*] içinde seslenmiş: “Senden başka ilah yoktur. Senin eksiğin de yoktur; ben yanlış yaptım” demişti.
[*] YYunus aleyhisselam Allah'tan izin almadan görev yerini terk edip gittiği için Allah cezalandırmış, yunus balığı tarafından yutulmuştu, Ayetteki "karanlıklar" ifadesi balğın karnını anlatmaktadır. (Bkz.. Saffat 37/139-148) Bu âyete göre o,balık tarafından yutulduğunu anlamamış, karanlık bir deliğe girdiğini sanmıştı. Balığın yuttuğunu bilseydi ölmek üzere olduğunu anladığı için tevbenin ona fayda vermeyeceğini bilirdi. (Bkz. Nisa 4/17-18) Balığın karnında canlı kalabileceğini düşünemeyeceği için kendini bir deliikte sanmış ve tevbe etmişti. Tevbesinin kabul edilmesi bundandı. Karanlıkları içinde diye meal verdiğimiz. فِي الظُّلُمَاتِ kelimesindekiال takısı, muzafun ileyhten ıvaz olduğu yani onun yerine geçtiği için ُظلُمَاتِ النون فِي Balığın karanlıkları anlamındadır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Zunnûna da.. Hani o, öfkeli olarak giderken, aleyhinde hüküm vermeyeceğimizi zannetmişti. Karanlıklar içinde seslendi:- Senden başka ilah yoktur, Sen tüm noksanlıklardan yücesin. Gerçekten ben, zalimlerden oldum.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Balık sahibini de(12) an. Hani o öfkelenerek gitmişti de Bizim onu bu yüzden sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Sonra da karanlıklar içinde iken(13) “Senden başka tanrı yok; Sen her kusurdan münezzehsin. Ben ise kendisine yazık edenlerden oldum” diye niyaz etmişti.(14)
(12) Yunus.(13) Gecenin karanlığı, balığın karnının karanlığı, denizin karanlığı. (Müstedrek, 2:415, no. 3445.)(14) Hadiste, bu dua ile dua eden Müslümanın duasının kabul edileceği bildirilmiştir. (Müstedrek, 2:414, no. 3444.) Bu kıssanın ayrıntıları için bk. 10:98; 37:139-148.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve Zünnûn. Hani, kızarak gitmişti de ona asla güç yetiremeyeceğimizi/ölçüyü kendisine uygulamayacağımızı sanmıştı. Sonra, karanlıkların bağrında şöyle yakardı: "Senden başka ilah yok, tespih ederim seni! Kuşkusuz, ben zalimlerden oldum."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı balıķ issini ya'nį yūnus’ı ol vaķt kim giddi ķaķıyuban gümān iltti kim ŧar eylemeyevüz işin anuñ üzere. pes ķıġırdı ķarañulıķlar içinde kim “yoķdur Tañrı illā sen dükeli 'ayıbdan arulıġun. bayıķ ben oldum žālimlerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Balıḳ eyesi daḫı ki Yūnusdur, ḳaçan kim ḳaḳıyup gitdi. Ẓan eyledi kiṭar eylemez‐biz üstine dirligini. Pes balıḳ yuddı özini. Ḳıġırdı du‘ā idüp ba‐lıḳ ḳarnında ki yā Rabb senden özge tañrı yoḳdur diyü. Münezzehsin, yücesin. Taḥḳīḳ ben ẓālimlerden idüm, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Zün-Nunu (balıq sahibi Yunisi) da xatırla! Bir zaman o (küfr etməkdə həddi aşmış ümmətinə qarşı) qəzəblənərək çıxıb getmiş və (Bizə xoş gəlməyən bu səbirsizliyinə görə) onu möhnətə düçar etməyəcəyimizi (gücümüz, yaxud hokmümüzün ona yetməyəcəyini) güman etmişdi. Amma sonra qaranlıqlar içində (balığın qarnında; gecənin, yaxud dənizin zülmətində): “(Pərvərdigara!) Səndən başqa heç bir tanrı yoxdur. Sən paksan, müqəddəssən! Mən isə, həqiqətən, zalımlardan olmuşam (əmrinə qarşı çıxaraq özümə zülm eləmişəm)”,-deyib dua etmişdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And (mention) Dhun Nun, when he went off in anger and deemed that We had no power over him, but he cried out in the darkness, saying: There is no God save Thee. Be Thou glorified! I have been a wrong doer.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And remember Dhu al Nun,(2744) when he departed in wrath: He imagined that We had no power over him! But he cried through the deptHs of darkness, "There is no god but thou: glory to thee: I was indeed wrong!"
2744 Dhu al Nun, "the man of the Fish or the Whale", is the title of Jonah (Yunus), because he was swallowed by a large Fish or Whale. He was the prophet raised to warn the Assyrian capital Nineveh . For Nineveh see n. 1478 to 10:98. His story is told in 37:139-149. When his first warning was unheeded by the people, he denounced Allah's wrath on them. But they repented and Allah forgave them for the time being. Jonah, meanwhile, departed in wrath, discouraged at the apparent failure of his mission. He should have remained in the most discouraging circumstances, and relied on the power of Allah; for Allah had power both over Nineveh and over the Messenger He had sent to Nineveh . He went away to the sea and took a ship, but apparently the sailors threw him out as a man of bad omen in a storm. He was swallowed by a big Fish (or Whale), but in the depth of the darkness, he cried to Allah and confessed his weakness. The "darkness" may be interpreted both physically and spiritually; physically, as the darkness of the night and the storm and the Fish's body; spiritually as the darkness in his soul, his extreme distress in the situation which he had brought on himself. Allah Most Gracious forgave him. He was cast out ashore; he was given the shelter of a plant in his state of physical and mental lassitude. He was refreshed and strengthened, and the work of his mission prospered. Thus he overcame all his disappointment by repentance and Faith, and Allah accepted him.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَذَا النُّونِ
ve Zünnûn'u
اِذْ
bir vakit
ذَهَبَ
gitmişti
مُغَاضِباً
öfkelenen biri olarak
فَظَنَّ
ve zan- netmişti
اَنْ
diye
لَنْ نَقْدِرَ
asla sıkıntıya sokmayacağız
عَلَيْهِ
ken- disini
فَنَادٰى
nihayet nidâ etmişti
فِي الظُّلُمَاتِ
karanlıklar içinde
اَنْ
diye
لَٓا اِلٰهَ
İlâh
yoktur
اِلَّٓا
ancak
اَنْتَ
Sen
سُبْحَانَكَۗق
Subhân'sın
اِنّ۪ي
gerçek- ten ben
كُنْتُ
oldum
مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ
zalimlerden
(Resulüm!) Zünnûn'u (balık sahibi Yûnus'u) da (an)! Hani o, öfkelenerek (kavminden ayrılıp) gitmişti de Bizim kendisini (bu yüzden) sıkıntıya sokmayacağımızı zannetmişti. Nihayet (balığın karnında) karanlıklar içinde (kalıp), "Senden başka İlâh yoktur. Sen Subhân'sın (her türlü noksanlıktan münezzehsin). Ben gerçekten (senin emrini beklemeden kavmimi terk ederek) zalimlerden oldum!" diye nidâ etmişti.
ذَا
İşaret zamiri
ذَا
Şu
ذَا النُّون
İsim
ن و ن
Zünnûn (balık sahibi). Hz. Yunus (a.s.)'ın ismi
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
ذَهَبَ
Fiil-I
ذ ه ب
Gitti, giderdi, götürdü
مُغَاضِب
Etken fiil-III
غ ض ب
Öfkelenen
ظَنَّ
Fiil-I
ظ ن ن
Bildi, zanda bulundu, zannetti, anladı, sandı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
قَدَرَ
Fiil-I
ق د ر
Güç yetirdi, takdir etti, daralttı, sıkıntıya soktu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَادٰى
Fiil-III
ن د و
Nidâ etti, çağırdı, seslendi, dua etti, feryat etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ظُلُمَات
İsim
ظ ل م
Karanlıklar
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
سُبْحَان
İsim
س ب ح
Subhân (her türlü noksanlıktan münezzeh olan)
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden