close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 83. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veeyyûbe iż nâdâ rabbehu ennî messeniye-ddurru veente erhamu-rrâhimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Eyyub da hani Rabbine nida etmişti de gerçekten demişti, bana zarar dokundu ve sen, merhametlilerin en merhametlisisin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani Eyyub da o (sıkıntı) vaktinde Rabbine: "Şüphesiz bu sıkıntı (ve hastalık) beni (iyice) sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametlisisin" diye yalvarıp nida etmişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eyyûb'u da an. Hani O Rabbine şöyle yakarmıştı: “Başıma bu dert geldi, sen merhametlilerin en merhametlisisin!”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eyyûb'u da hatırlayarak insanlara anlat. Hani Rabbine: “Bana bir dert, başıma uzun süren bir hastalık geldi. Sana sığındım. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.” diye niyaz etmişti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eyyub('u) da (an). Hani o Rabbine: "Doğrusu bu dert bana dokundu ve sen merhametlilerin en merhametlisisin" diye yakarışta bulunmuştu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: 'Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eyyûb'u da hatırla, zira: “- Bana, gerçekten hastalık isabet etti. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.” diye Rabbine dua etmişti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eyyub’u da an: “Ey Rabbim! Zarar bana dokundu. Sen de Erhamürrahiminsin” demişti.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eyyûb'u da hatırla! Hani Rabbine, “Başıma bir belâ geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin” diye niyaz etmişti.[332]
[332] Hz. Eyyûb hakkında kısa bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 499-502.  
Besim Atalay
swap_vert close
Eyyub'u da an, hani, Eyyub: «Tanrım bana dert geldi, sensin esirgiyenlerin en çok esirgiyeni» diyerek dua etmişti
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve Eyyub'u (da hatırla ki) o: “Ey Rabbim! Bir derde yakalandım. Sen merhametlilerin en merhametlisisin!” diye yalvarmıştı.
Cemil Said
swap_vert close
Eyyûb’ün rabbine hitâben "İşte başıma felâket geldi lâkin sen merhametlilerin merhametlisisin." diyu nidâ itdiğini yâd it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eyyub da: "Başıma bir bela geldi, (Sana sığındım), Sen merhametlilerin merhametlisisin" diye Rabbine nida etmişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eyyûb’u da hatırla. Hani o Rabbine, “Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin” diye niyaz etmişti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eyyûb’u da an! Hani rabbine, “Başıma bu dert geldi. Ama sen merhametlilerin en üstünüsün” diye niyaz etmişti.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eyyub'u da (an). Hani Rabbine: «Başıma bu dert geldi. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin» diye niyaz etmişti.  
 Müfessir Beyzâvî’nin naklettiğine göre Hz. Eyyub, varlıklı ve aile efradı geniş bir zat idi. Fakat evinin yıkılması sonucu aile fertlerinin çoğu öldü. Malı mülkü elinden gitti. On yıldan fazla süren ağır bir bedenî hastalığa müptela oldu. Bütün bu felâketlere rağmen, halinden şikâyet eder duruma düşmemek ve takdire rızada sebat etmek için durumunu Cenab-ı Hakk’a arzederek O’ndan sıhhat ve âfiyet istemekten çekiniyordu. Nihayet eşinin ricası üzerine ancak 83. âyette ifade buyurulan sözlerle niyazda bulunmakla yetindi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Eyyub da... Rabbine şöyle yalvarmıştı: "Bana felaket dokundu. Sen merhametlilerin en merhametlisisin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eyyûb da: "Başıma bir bela geldi, (sana sığındım), sen merhametlilerin en merhametlisisin" diye Rabbine nida etti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Eyyubu da, zira «rabbehu enni messeniyed durru ve ente erhamur rahimîn» diye rabbına nidâ etti
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm, Kur’ân’da bildirdiğimiz gibi) Eyyûb’u da (an). Hani, o, Rabbine, (Ey Rabbim!) “Şüphesiz bana bir zarar (hastalık) dokundu ve sen merhametlilerin en merhametlisisin” diye dua etmişti.
Hz. Eyyûb’un [aleyhisselâm] mübârek bedeni hasta olmuştur; lâkin hastalığı ile ilgili olarak vücuduna kurtlar düştüğü, kurtların vermiş olduğu tahribat neticesinde vücudunun delik deşik olduğu, vücudundan irinler aktığı ve pis koktuğu, etlerinin lapa lapa döküldüğü, bu sebeplerden ötürü kavminin onu, şehrin dışındaki bir araziye attığına dair söylenenler/yazılanlar gerçeğe aykırıdır. Bu tür hallerin bir peygamberde bulunması mümkün değildir. Hiçbir peygamber, insanların kendisinden nefret edeceği, tiksineceği bir vaziyete/duruma asla düşmemiştir. Bütün peygamberler, nefret uyandıran hâllerden, görenin uzak durmasına sebep olabilecek hastalıklardan ve şahsiyeti küçük düşürücü davranışlardan, Allah Teâlâ tarafından, korunmuşlardır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eyyûb'u da an! Hani o: “Bana bir dert dokundu. Ve Sen, merhamet edenlerin en merhametlisisin.” diye Rabbine seslenmişti.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eyyubu da (hatırla.) Hani o, Rabbine: «Hakıykat, bana (bu) derd (gelib) çatdı. Sen esirgeyicilerin esirgeyicisisin» diye niyaz etmişdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Habîbim!) Eyyûb'ü de (an)! Hani Rabbine: “Zarar gerçekten bana dokundu; sen merhametlilerin en merhametlisisin” diye nidâ etmişti.(2)
(2)“Hz. Eyyûb Aleyhisselâm, münâcâtında (duâsında) istirâhat-ı nefsi (kendi rahatı) için duâ etmemiş, belki musîbet zikr-i lisânîye (dil ile yaptığı zikir) ve tefekkür-i kalbîye (kalb ile yaptığı tefekkürüne) mâni‘ olduğu zaman, ubûdiyet (kulluk) için şifâ taleb eylemiş.” (Lem‘alar, 2. Lem‘a, 8)Ayrıca Eyyûb (as)’ın kıssası ve bu kıssadan alınacak dersler hakkında bakınız; (Lem‘alar, 2. Lem‘a, 4-10)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Eyyüb’e de (sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim vermiştik). Hani bir zaman o Rabbine yalvararak "Rabbim! Bana zarar veren bir şeyler dokundu. (Ancak) sen merhamet edenlerin en merhametli olanısın.’’ diye seslenmişti.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eyyüp de Rabbine yalvararak “Rabbim! Bana zarar veren bir şeyler dokundu. Ancak sen merhametlilerin en çok merhamet edenisin” diyerek seslenmişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eyup’u da düşün. O gün Allah’ına şöyle ünlemişti: "İşte ben bir hastalığa tutuldum. Sen ise esirgeyicilerin esirgeyicisisin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Eyyub/u da yâd et hani o, Rabbine niyaz etmişti: Yâ Rab! Ben hastalığa tutuldum [²] sen esirgeyenlerin esirgeyenisin.
[2] Veya pek ziyade za'fe tutuldum.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eyyub’u da (an). Hani o Rabbine, “Muhakkak ki ben bir derde uğradım. Sen merhametlilerin en merhametlisisin!” diye seslenmişti.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eyyub'u da (an). Hani o Rabbine, “Başıma bir bela geldi, (sana sığındım), sen merhametlilerin en merhametlisisin” diye seslenmişti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eyyub’a da Peygamberlik vermiş ve onu, belâlara sabırla göğüs germe konusunda müminlere örnek kılmıştık. Hani o Rabb’ine el açıp yalvararak, “Ey, Rabb’im!” diye seslenmişti, “Başıma öyle çetin bir belâ gelip çattı ki, ailemi, malımı-mülkümü ve sağlığımı tamamen kaybettim! Elimden tut, bana yardım et yâ Rab! Çünkü sen, merhamet edenlerin en merhametlisisin!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Eyyûb’u da (kurtardık ve önder yaptık). Hani, rabbine: “Bana, Zorluk / Sıkıntı geldi. Sen Merhametliler’in en merhametlisisin” diye seslendi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eyyûb'u hatırlıyor musun. " Ya Rab başım dertte. Artık sevgi sende şefkat sende " diye yakarırdı hep.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eyüp’ü da hatırla! "Ben deva bulmaz bir derde uğradım! Sen merhametlilerin merhametlisisin!" diye Rabbine dua etmişti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Eyüp’ü de (an)! Hani Rabbine “Başıma bu dert geldi. [*] Sen merhametlilerin en merhametlisisin.” diye seslenmişti.
Hz. Eyüp’ün şikayet ettiği husus bedensel hastalık olabileceği gibi, şeytan kaynaklı olarak maneviyatına ve kalbine gelen manevi hastalık da olabilir. Bkz. Sâd 38:41.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hani Eyyûb Rabbine: “(Ey Allahım!) Şüphesiz bu hastalık beni bunalttı, Sen merhametlilerin en merhametlisisin.” diye yalvarmıştı.
Muhammed Esed
swap_vert close
VE EYYUB’u [da an ki] o: “Ey Rabbim, dert beni buldu; ama Sen merhametlilerin en merhametlisisin!” diye yakarmıştı. ⁷⁸
78 Hz. Eyyub’un başlangıçtaki ikbal ve bahtiyarlığını, sonraki imtihan ve sıkıntılarını, varını yoğunu ve bütün çocuklarını kaybetmesini, çektiği ağır hastalığı ve derin umutsuzluğu ve nihayet gösterdiği sabra karşılık Allah tarafından ödüllendirilmesini anlatan kıssa Eski Ahid’de (Eyyub’un Kitabı) bütün ayrıntılarıyla yer almaktadır. Kitâb-ı Mukaddes’deki yüksek felsefî çizgiler taşıyan bu destansı hikaye, büyük bir ihtimalle eski Nebatî (Kuzey Arabistan’da yaşayan Arap boyu) bir şiirin -boyun bugün kullandığı dilden de anlaşılacağı üzere- İbranice bir tercümesi ya da şerhidir; çünkü “eski Sâmî dünyasının ürettiği en güzel şiirsel metin durumundaki bu parçanın sahibi olan Hz. Eyyub, isminden ve kitabında sözü geçen muhitten (Kuzey Arabistan) anlaşılacağı üzere, Yahudî değil Araptır (Philip K. Hitti, History of the Arabs, London 1937, s. 42-43). Allah’ın kendisiyle “konuştuğu”ndan söz edildiğine göre, Hz Eyyub, Kur’an’da güçlüklere göğüs germekteki erdemiyle (sabr) kişileştirilen bir peygamber olarak peygamberler zinciri içinde yer almaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Başıma bu dert geldi. Sen merhametlilerin en merhametlisisin, diye niyaz eden Eyyûb’ü de an! 38/41...43
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
EYYUB’U da (gündeme taşı)! Hani o bir zamanlar; “Bu dert gelip beni buldu, ama Sen merhametlilerin en merhametlisisin!” diye Rabbine yalvarmıştı.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eyyüb'u da an. Bir vakit o, Rabbine dua etmiş "Ey Rabbim, başıma bir dert geldi. (Sana sığındım) Sen merhametlilerin merhametlisisin" diye yalvarmıştı.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve EyyubRabbine nida da buluup’’ Rabbim bana zarar veren bir sıkıntı dokundu senise merhametlilerin en merhametlisisin’’ dedi
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Eyyûb'u da (an) o vakit ki, Rabbine nidâ etti, (dedi ki:) «Şüphe yok, beni zarar kapladı, ve Sen (Yarabbi) rahmet edenlerin en merhametlisisin.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
83, 84. Eyyûb'u da an. Hani o: “Ya Rabbî, bu dert bana iyice dokundu. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın” diye niyaz etmiş, Biz de onun duasını kabul buyurup katımızdan bir lütuf ve ibadet edenlere bir ders olmak üzere, hastalığını iyileştirmiş, kendisine aile ve dostlarını bir misliyle beraber vermiştik. {KM, Eyub 42, 10. 13}
Müfessirler derler ki: Hz. Eyyub (a.s.) Rûm diyarında Peygamber idi. Serveti ve hanedanı, evlatları pek fazla idi. Allah onun mallarını giderdi, sabretti. Çoluk çocuğunu aldı, sabretti. Sonra bedenine hastalıklar ârız oldu, sabretti. Fakat halk: “Onun başına bunca derdin gelmesi boşuna değil, büyük bir günahı olmalı!” deyince, şifa niyazında bulundu. Allah da şifa lütfetti. Tevrat da “Eyyubun Kitabı”nda onun felsefi çizgiler taşıyan destanî hikâyesini ayrıntılı olarak anlatır. Onun Yahudi veya Rum olmayıp Kuzey Arabistan’da yaşayan Arap kökenli Nabat halkından olduğu da söylenmiştir. Gerçek durumu yalnız Allah bilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eyyub'u da an. O, Rabbine: "Bu dert bana dokundu, sen merhametlilerin en merhametlisisin!" diye du'a etmişti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Vaktâ ki Eyyûb: "Yâ Rabbî! Beni şiddetli bir maraz kapladı. Sen erhamu'r râhimînsin" diye nidâ itdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eyüp ise bir gün Rabbine şöyle seslenmişti: “Ben iyice daraldım. En iyi ikramı sen yaparsın
Şaban Piriş
swap_vert close
Eyyûb da: - Başıma bir bela geldi, sen merhametlilerin en merhametlisisin, diye yalvardığı zaman...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Eyyub'u da hatırla ki, Rabbine, “Bana zarar dokundu; Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin” diye dua etmişti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve Eyyûb... Rabbine şöyle yakarmıştı: "Dert/zorluk gelip çattı bana; sen, rahmet edenlerin en merhametlisisin!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyyūb’ı ol vaķt kim ķıġırdı çalabı’sına “bayıķ ben yoķandı baña ziyān daħı sen esirgeyicilerüñ esirgeyiciregisin.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyyūbı daḫı ẕikr eyle. Tañrı Ta‘ālā[ya] nidā itdügi vaḳt ki yā Rabb bañaelem ve zaḥmet yitişdi, didi. Daḫı sen raḥmetlüraḳsın barça raḥmet idicilerden,didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Əyyubu da (yada sal)! Bir vaxt o, Rəbbinə yalvarıb dua edərək belə demişdi: “Mənə bəla üz verdi (Sənə pənah gətirdim). Sən rəhmlilərin rəhmlisisən!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Job, when he cried unto his Lord, (saying): Lo! adversity afflicteth me, and Thou art Most Merciful of all who show mercy.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And (remember) Job, when He cried to his Lord, "Truly distress has seized me.(2739) But Thou art the Most Merciful of those that are merciful."
2739 Job (Ayub) was a prosperous man, with faith in Allah, living somewhere in the northeast corner of Arabia . He suffers from a number of calamities; his cattle are destroyed, his servants slain by the sword, and his family crushed under his roof. But he holds fast to his faith in Allah. As a further calamity he is covered with loathsome sores from head to foot. He loses his peace of mind, and he curses the day he was born. His false friends come and attribute his affliction to sin. These "Job's comforters" are no comforters at all, and he further loses his balance of mind, but Allah recalls to him all His mercies, and he resumes his humility and gives up self-justification. He is restored to prosperity, with twice as much as he had before; his brethren and friends come back to him; he had a new family of seven sons and three fair daughters. He lived to a good old age, and saw four generations of descendants. All this is recorded in the Book of Job in the Old Testament. Of all the Hebrew writings, the Hebrew of this Book comes nearest to Arabic. The account given in the Biblical sources and the image that it projects of Prophet Job is decidedly different from that found in the Qur'an and the Hadith, which present him as a prophet and a brilliant example of dignified patience becoming of a great Prophet of Allah ever trustful in Him and His promises. Nothing could be further from the truth than saying that he lost his peace of mind or resorted to curses during the period of his trial. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَيُّوبَ
ve Eyyûb'u
اِذْ
bir vakit
نَادٰى
nidâ etmişti
رَبَّهُٓ
Rabb- ine
اَنّ۪ي
doğrusu bana
مَسَّنِيَ
bana dokundu
الضُّرُّ
zarar
وَاَنْتَ
ve Sen
اَرْحَمُ
en merha- metlisisin
الرَّاحِم۪ينَۚ
merhametlilerin
(Resulüm!) Eyyûb'u da (an)! Hani o, Rabbine, "doğrusu bana bir zarar dokundu. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" diye nidâ etmişti.
اَيُّوب
Özel isim
اَيُّوب
Hz. Eyyub (a.s.)
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
نَادٰى
Fiil-III
ن د و
Nidâ etti, çağırdı, seslendi, dua etti, feryat etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
ضُرّ
İsim
ض ر ر
Zarar, sıkıntı
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
اَرْحَم
İsim
ر ح م
En merhametli
رَاحِم۪ين
Etken fiil
ر ح م
Merhametli olanlar, merhamet edenler