close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 80. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve’allemnâhu san’ate lebûsin lekum lituhsinekum min be/sikum(s) fehel entum şâkirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ona, sizi savaşlarda koruması için zırh yapma sanatını öğrettik, hala mı şükretmezsiniz?
Dâvûd Peygamberin, zırh yaparak sattığı ve bu satışın parasıyla geçindiği rivâyet edilmiştir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bir de ona (Davud’a) harbin şiddetinden korunmanız için elbise (zırh) yapma sanatını (ve tekniğini) öğrettik (ki), bunlara karşılık siz şükredenlerden misiniz? (Deneyip görelim.)
[Not: Bu ayet: a- Hem her türlü savaş tehdidine karşı alınması gereken çeşitli tedbirlere, hatta zehirli gazlardan koruyucu maskelerin üretilmesine işarettir. b- Hem de; bütün işlerin ve üretimlerin sanat ve ustalık içerikli, yani teknik ve estetik özellikli yapılması gerektiğini öğütlemektedir. Çünkü Hz. Peygamber Efendimiz; "Allah güzeldir, güzeli sever" demişlerdir. Yani özenli ve düzenli işleri, cezbedici ve yarar verici şeyleri ve sanat eserlerini teşvik etmiştir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Davud'a, sizin için zırh yapmak sanatını öğrettik. Peki bütün bunlar için şükrediyor musunuz?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ona, sizi savaşta koruması için zırh yapma tekniğini öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
bk. Kur’ân-ı Kerim, 34/9-11.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ona, sizi savaşların şiddetinden korusun diye sizin için zırh yapmayı öğrettik. Ama siz şükrediyor musunuz?
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve sizin için ona, zorlu-savaşınızda sizi korusun diye, '(madeni) giyim-sanatını' öğrettik. Buna rağmen siz şükredenler misiniz?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de Davud'a, sizi harbin şiddetinden korumak için zırh-elbise sanatını öğrettik. şimdi siz, şükrünü yapıyor musunuz?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Davud’a sizin için zirh yapma sanatını da öğrettik. Ki sizi savaşlarda korusun. Artık şükretmeyecek misiniz?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dâvûd'a, sizi her türlü korkuya karşı koruması için zırh yapmayı öğrettik. Bütün bunlar için şükrediyor musunuz?
Besim Atalay
swap_vert close
Savaşta sizleri korumak için ona biz, zırh sanatı da öğrettik, şükretmez misiniz?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir de Davud'a, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapma sanatını öğretmiştik. Artık (bütün bunlar için) şükredecek misiniz?
Cemil Said
swap_vert close
Dâvûd’a sizin içün zırh i’mâlini öğretdik ki beyninizdeki mücâdelelerde mahfûz olasınız. Şükür itmeyecek misiniz?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ona, sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını öğrettik, artık şükreder misiniz?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bir de Davud’a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ona sizin için zırh yapmayı öğrettik ki savaş darbelerinden sizi korusun. Artık şükredecek misiniz?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ona, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve sizi savaşlarınızda korusun diye ona zırh yapmayı öğrettik. Artık şükreder misiniz?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ona, sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını öğrettik, artık şükreder misiniz?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de ona sizin için sizi harbinizin şiddetinden korusun diye giyecek san'atı ta'lîm etmiştik, şimdi siz şükrüne eda ediyor musunuz?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ona (Dâvûd’a), sizi savaşın şiddetinden (tehlikelerinden) koruması için, zırh yapma sanatını öğrettik. Artık (bütün bunlar için) şükredecek misiniz?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ona; sizi, sizin şiddetinizden koruyacak elbise¹ yapma sanatını öğrettik. Öyleyse şükredenler misiniz?
1- Zırh.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz ona sizin için, sizi muhaarebenizin şiddetinden korumak için giyecek (zırh) san'atını öğretdik. Şimdi siz (bundan dolayı) şükredenler misiniz?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ona, savaşınız(ın şiddetin)den sizi korusun diye sizin için giyecek (zırh) yapma san'atını öğrettik. Şimdi siz şükreden kimseler misiniz?
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve biz ona (Davud’a) sizin için, sizi şiddetinizden (saldırganların darbesinden) korusun diye elbise (demir ve tel levhalardan zırh) yapma sanatını öğretmiştik. Peki, (bütün bunlar için) şükrediyor musunuz?*
(*) Davud (a.s.)’dan önce de zırh vardı, fakat plak halinde idi. Zırhı, kumaş gibi dokuyup zincirle tutturma işini o başlattı. Rivayete göre o Cenab-ı Allah’tan elinin emeği ile bir geçim vesilesi dileyince O da kendisine zırh yapmayı ilham etmişti. (S. Yıldırım Meal Açıklaması) Rivayete göre Dâvûd aleyhisselâmdan önce zırhlar rahat kullanışlı olmayan levhalar halinde idi. Dâvûd ilk defa demiri yumuşatarak halkalar yapmış ve bu halkalardan kullanışlı zırh üretmiştir (krş. Sebe’ 34/10-11)… Kaynak : (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 694)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Savaşlarda sizi sıkıntılardan koruması için, Davud’a elbise (zırh) yapımını öğrettik. Siz hala şükretmeyecek misiniz?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz Davut’a sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını da öğrettik. Şimdi artık şükrediyor musunuz?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Davud/a saldırmanızdan korumak için size yarayacak zırh yapmak san/atını da öğrettik. Artık bu nimete şükür ediyor musunuz?
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yine Biz ona, sizi savaşta koruması için zırh yapma sanatını da öğretmiştik. O hâlde hâlâ şükretmeyecek misiniz?
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve sizin için ona, zorlu savaşınızda sizi korusun diye zırh yapma sanatını öğrettik. Buna rağmen siz şükredenler misiniz?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ayrıca Davud’a, demiri eritip şekillendirme imkân ve becerisi vererek savaşta sizi düşman saldırısından koruyacak örme zırh yapma sanatını öğrettik. İşte Biz, insanoğlunu böyle üstün yeteneklerle donattık,fakat siz, bunca nîmetler karşısında Rabb’inize gereğince şükrediyor musunuz?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizi tehlikelerden koruması için ona “zırh sanatını” da öğrettik. Peki, siz şükretmekte misiniz?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ayrıca Dâvud'a, darbelere karşı kullanmakta olduğunuz zırh yapım sanatını öğrettik. Bunları yapanlara teşekkür etmelisiniz?...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Davud’a zırh yapma aklını verdik ki savaşlarda sizi korusun! Allah’ın bütün bu nimetlerine karşı yasalarına uyarak şükrünüzü yerine getiriyor musunuz, yoksa getirmiyor musunuz? Nankörlük etmeyin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ona, savaştan (düşmandan) sizi koruması için zırh yapmayı öğretmiştik. (Artık) şükredecek misiniz? [*]
Benzer mesaj: Sebe’ 34:10-11.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve ona, savaşın tehlikelerinden sizi koruması için zırh yapma sanatını da (Biz) öğrettik (de ne oldu, bu nîmetlerin karşılığında) Allah’a şükredebiliyor musunuz sanki?
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve sizin için o’na, sizi her türlü korkuya karşı [Allah’a karşı sorumluluk bilinci giysisiyle] zırhlandıracak (üstün) bir korunma sanatı öğrettik; peki, [bütün bunlar için] şükrediyor musunuz? ⁷⁴
74 Lebûs ismi, “giysi” yahut “giysiler anlamına gelen libâs yahut libs sözcükleriyle eş anlamlıdır (Kâmûs, Lisânu’l-‘Arab). Fakat bu tabir İslam öncesi dönemde nadiren “zırh” ya da “savaş giysisi” anlamında kullanıldığı için (a.g.e.) klasik müfessirler yukarıdaki anlam örgüsü içinde bu anlamda kullanıldığını söylemekte ve bu görüşlerini -bu konuda tek dayanak olmak üzere- Katâde’nin “Davud zincirli zırhı yapan ilk kişiydi” yolundaki yorumuna dayandırmaktadırlar (Taberî). Bu görüşün bir uzantısı olarak, cümlenin sonunda geçen be’s tabirini, sözcüğün yan anlamları durumundaki “savaş” ya da “savaştaki şiddet” anlamında ele alarak ayetin ilgili kısmını “sizi [birbirinize karşı girişeceğiniz] şiddet hareketlerine karşı koruyup güçlendirsinler diye, o’na (Hz. Davud’a) sizin için zırh (yahut “savaş giysisi”) yapmasını öğrettik” şeklinde aktarmaktadırlar. Oysa, hatırda tutulmalıdır ki, be’s sözcüğü aynı zamanda “zarar/felaket”, “bahtsızlık/musibet”, “darlık/sıkıntı” ve nihayet “tehlike” anlamını da taşımakta ve dolayısıyla, en geniş anlamıyla, sıkıntı ya da korkuya yol açan şeylere delalet etmektedir (Tâcu’l-‘Arûs). Sözcüğü bu anlamıyla ele alırsak, lebûs tabiri de buna bağlı olarak birincil anlamıyla, yani “giysi” olarak anlaşılabilecek ve bu bizi, Kur’an’ın 7:26’da temas ettiği “Allah’a karşı sorumluluk giysisi” (libâsu’t-takvâ) kavramına ulaştıracaktır. Bu anlamda yorumlandığı zaman yukarıdaki ayet, Allah’ın Hz. Davud’a, yandaşlarını, hem birbirlerine karşı duydukları korkuya, hem de bilinmeyene karşı duydukları bilinçaltı korkulara karşı koruyacak derin bir takvayla (Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle) eğitme sanatını öğrettiğini ifade etmektedir. Ayeti noktalayan “Peki, [bu lütuf için] şükrediyor musunuz?” şeklindeki belâgat gereği olan soru cümlesi, genellikle, insanın Allah tarafından kendisine bahşedilen manevî nimeti yeteri kadar takdir etmediğini ve dolayısıyla, gereği gibi şükretmediğini işaret etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine biz Davud’a, savaşta kılıç darbelerinden korunmanız için kullanacağınız zırh yapma sanatını öğrettik. Peki, şimdi siz, bu nimetlerin hakkını veriyor musunuz? 34/10- 1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve Biz ona, sizi korku ve zilletten kahredecek her belaya karşı koruyacak (mânevî) savunma araçları geliştirmeyi öğrettik:[²⁷⁵⁴] Hal böyleyken siz (gereği gibi) şükrediyor musunuz?
[2754] Be’s kökünden türetilen beîs, vahyin “alçak maymunluk” dediği İsrâiloğullarının taklit hastalığına atıf için kullanılır (Krş: 7:165-166, not 130). Lebûs, “giysi” mânasındaki libas ile aynı köktendir (Râzî). Ebu Ubeyde bu kelimenin Arap dilinde “tüm silahlar için” kullanıldığını söyler ve Taberî de isim vermeden bu görüşe aynen katılır. Fakat tefsir geleneğinde sadece Katâde’nin yorumuna dayanarak “zırh” anlamı şöhret bulmuş ve yine Katâde’ye ait “Hz. Dâvud demir zincirlerden örülü zırhı ilk yapan kişiydi” yorumu standart yorum haline gelmiştir. Tarihî veriler Hz. Dâvud’dan çok önceleri zırh yapımının bilindiğini göstermektedir. Buradaki lebûsun anlam alanı A’râf 26’daki libasu’t-takvâ terkibindeki libas ile örtüşür. Buna göre âyet, Allah’ın Dâvud’a, mü’minlerini hem birbirlerine karşı duydukları korkudan hem de bilinmeyene karşı duydukları güdüsel korkulardan korunma yöntemini öğrettiğini ifade eder (Esed). Be’sin daha çok mânevî musibetler için kullanıldığı hatırlanırsa, bu yorum daha makul görünmektedir. Nebevî hüküm ve ilimden söz eden pasajların ardından bağlama uygun olan da budur (Krş: 34:10-11, notlar 15, 16).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Davud'a, savaşta korunmanız için zırh yapma sanatını öğrettik. Artık (bu nimetlerimize) şükretmez misiniz?
Osman Fırat
swap_vert close
Ona, sizi, savaşın şiddetinden korumak için zırh yapmayı öğretmiştik. Ama siz şükrediyor musunuz ki?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sizin için, sizi savaşlarınızın şiddetinden korusun diye giyilecek zırh san'atını O'na (Hazreti Dâvud'a) tâlim ettik. Artık sizler şükrediciler misiniz?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir de sizi savaşınızın şiddetinden koruması için ona, zırh yapma sanatını öğrettik. Peki bütün bunlar için şükrediyor musunuz? [34, 9-11]
Davud (a.s.)’dan önce de zırh vardı, fakat plak halinde idi. Zırhı, kumaş gibi dokuyup zincirle tutturma işini o başlattı. Rivayete göre o Cenab-ı Allah’tan elinin emeği ile bir geçim vesilesi dileyince O da kendisine zırh yapmayı ilham etmişti.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ona, sizi, savaşın şiddetinden korumak için zırh yapmayı öğretmiştik. Ama siz şükrediyor musunuz ki?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve biz harb esnâsında sizi muhâfaza itmesi içün Dâvud'a zırh yapmak ilmini öğretdik. Bu ni'metlerimize şükür ider misiniz?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizi darbelere karşı korusun diye zırhlı elbise yapma sanatını da Davud’a öğretmiştik. Artık görevlerinizi yerine getirirsiniz, değil mi[*]?
Şaban Piriş
swap_vert close
O'na sizi savaşta koruması için zırh yapma sanatını öğrettik. Peki siz, şükrediyor musunuz?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizi savaşlarınızın şiddetinden koruması için zırh yapma sanatını da ona Biz öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ona, sizi sizin şiddetinizden koruyacak olan zırh yapma sanatını öğrettik. Peki, siz şükrediyor musunuz?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ögrettük aña yaraķ pįşe sin sizüñ içün tā śaķlaya sizi çalışuñuzdan. iy siz şükr eyleyiciler misiz?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ögretdük Dāvūda geymekler ṣan‘atını sizi ṣaḳlamaġ‐ıçun ṣavaşgünlerinde. pes niçün şükr eylemezsiz?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz (Davuda) sizi (düşmənlə) vuruşda qorumaq üçün zireh (toxumaq) sənətini öyrətdik. (Ey Məkkə əhli! Rəbbinizin bu ne’mətinə) artıq şükür edərmisiniz?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We taught him the art of making garments (of mail) to protect you in your daring. Are ye then thankful?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It was We Who taught(2734) him the making of coats of mail for your benefit, to guard you from each other´s violence: will ye then be grateful?(2735)
2734 The making of coats of mails is attributed to David. It is defensive armour, and therefore its discovery and supply is associated with deeds of righteousness in 34:10-11, in contrast with the deadly weapons which man invents for offensive purposes. Indeed, all fighting, unless in defence of righteousness is mere "violence." 2735 David's good work then was: (1) he was open to learn wisdom wherever it came from; (2) he sang the praises of Allah, in unison with all nature; (3) he made defensive armour. But all these things he did, because of the faculties which Allah had given him, and we must be grateful for this and for all things to Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَعَلَّمْنَاهُ
ve ona öğrettik
صَنْعَةَ
sanatını
لَبُوسٍ
giyecek
لَكُمْ
sizin için
لِتُحْصِنَكُمْ
sizi korusun diye
مِنْ بَاْسِكُمْۚ
savaşınızdan
فَهَلْ اَنْتُمْ
hâl böyleyken siz misiniz
شَاكِرُونَ
şükredenler
Bir de Biz ona (Dâvûd'a), savaş(ın şiddetin)den sizi koruyacak elbiseler (yani zırh) yapma sanatını öğrettik. Hâl böyleyken siz şükrediyor musunuz?
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
صَنْعَة
İsim
ص ن ع
Sanat
لَبُوس
İsim
ل ب س
Giyecek
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اَحْصَنَ
Fiil-IV
ح ص ن
Evlendi, sakladı, korudu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَاْس
İsim
ب ا س
Sıkıntılı, güç, azap, hınç, savaş, kuvvet, çekişme
هَلْ
Soru eki
هَلْ
-Mı, -mi, var mı?
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
شَاكِر
Etken fiil
ش ك ر
Şâkir (Allah'ın ismi, esmasıdır. Şükredilmeye layık hakiki zat demektir), şükreden, şükredici