close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 76. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Venûhan iż nâdâ min kablu festecebnâ lehu fenecceynâhu veehlehu mine-lkerbi al’azîm(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Nuh da bundan önce hani nida etmişti de duasını kabul etmiştik, onu ve ailesini, yürekleri bile yakan pek büyük bir dertten kurtarmıştık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Nuh da; daha önce (kavminin inat ve inkârından Rabbine sığınıp) çağrıda bulunduğu zaman, Biz onun (dua ve yakarışlarına) cevap verdik, onu ve ailesini büyük bir sıkıntı ve üzüntüden kurtardık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Nuh'u da hatırla, hani O, İbrahim ve Lût'dan çok önce bize yakarmıştı ve biz de O'nun bu yakarışına cevap vermiş, O'nu ve O'nunla beraber olanları büyük bir felaketten kurtarmıştık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nûh'u da hatırlayarak insanlara anlat. Hani Nûh, daha önce niyaz etmişti. Onun duasını kabul edip, dileğini yerine getirdik. Kendisini, ailesini, iman edenleri büyük sıkıntıdan kurtardık.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 54/10; 71/26-27.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Nuh da daha önce yakarmıştı. Biz onun duasını kabul etmiş, böylece onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ailesini büyük bir üzüntüden kurtardık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nûh'u da hatırla ki, daha önce o dua etmişti de, biz duasını kabul etmiştik. Böylece kendisini ve ona bağlıları, o büyük âfetten (Tufan'dan) kurtardık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Nuh’u da an: “O Biz’e yalvardığında, onun duasını kabul ettik. Onu ve ehlini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Nûh da, daha önce yalvarmıştı; onun da duasını kabul etmiştik. Kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.[330]
[330] Hz. Nûh’un kıssası hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 488-490.  
Besim Atalay
swap_vert close
Nuh'u da an, hani Nuh önce ona dua etmişti, hemen onu cevapladık biz, o büyük kaygıdan hem kendini kurtardık, hem dahi ailesini!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nuh'u da hatırla! Hani o bir dua etmişti de duasını kabul edip onu da ev halkını da büyük bir felâket ve sıkıntıdan kurtarmıştık.
Hz. Nuh’un duası şöyleydi: “Ey Rabbim! İnkârcılardan hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!Çünkü sen onları bırakırsan, sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar.Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimlerin de ancak helâkini arttır.” (Nuh 71/26-27)  
Cemil Said
swap_vert close
Nûh’ın kavmine karşu bize nidâsını tahattur it. Ânı ve bütün ’âilesini ’azîm felâketden kurtardık.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Nuh da daha önceleri Bize yalvarmıştı, onun duasını kabul edip, kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Nûh’u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nûh’u da hatırla; daha önce o dua etmişti, biz de duasını kabul edip kendisini ve yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nuh'u da (hatırla). Hani o dua etmiş, biz onun duasını kabul etmiştik. Böylece, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Daha önce Nuh da bizi çağırmıştı. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtararak duasına cevap verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nuh da daha önceleri bize yalvarmıştı; biz de onun duasını kabul ettik, kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Nuhu da, zira mukaddemâ nidâ etmişti, biz de duâsını kabul ettik de kendisini ve ehlini büyük bir sıkıntıdan kurtardık
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm, Kur’ân’da bildirdiğimiz gibi) Nûh’u da (an). Hani, o (İbrâhîm ve Lût’dan yıllar) önce, bize yalvarmıştı. Biz de duasına icabet ederek kendisini ve (îmân eden) ehlini büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve Nûh'u da hani o daha önce bize çağrıda bulunmuştu. Biz de çağrısına karşılık verdik. Onu ve ehlini¹ büyük bir felaketten kurtardık.
1- Ailesini, yakınlarını, onunla birlikte hareket edenleri.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nuuhu da (hatırla). Çünkü o, daha evvel düâ etmişdi de biz onu kabul eylemişdik. Nihayet kendisini de, ehlini de o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) Nûh'u da (an)! Hani daha önce (o da) duâ etmişti de onun duâsını kabûl edip, kendisini ve (îmân eden) ehlini o büyük sıkıntıdan (tûfandan)kurtarmıştık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Nuh’a da (sağlam bir muhâkeme yetisi ve ilim vermiştik). Hani o (İbrahim ve Lut’dan) çok önce, bize yakarmıştı. Biz de duasını kabul buyurup onu ve yakınlarını, (halkından iman edenleri) büyük bir beladan kurtarmıştık. *
(*) Not: Bu ayete de verdiğimiz meal aşağıdaki tefsirlere göredir. Yani burada (نوحا)’’nuhan’’ ifadesi, (لوطا) ifadesine atıftır. وعطف { ونوحاً }على { لوطاً } [الأنبياء: 74]، أي آتينا نوحاً حُكماً وعلماً، فحذف المفعول الثاني لــــ { آتينا } [الأنبياء: 74] لدلالة ما قبله عليه، أي آتيناه النبوءة حين نادى، أي نادانا. (التحرير والتنوير) { وَنُوحاً }: فيه وجهان: أحدُهما: أنَّه منصوبٌ عَطْفاً على "لُوْطاً" فيكونُ مشتَرِكاً معه في عامِلِه الذي هو "آتَيْنا" المفسَّرِ بـ"آتيناه" الظاهرِ. وكذلك { وَدَاوُودَ وَسُلَيْمَانَ } [الآية: 78] والتقدير: ونوحاً آتيناه حُكْماً، وداودَ وسليمان آتيناهما حكماً. وعلى هذا فـ"إذ" بدلٌ مِنْ "نوحاً" ومِنْ "داود وسليمان" بدلُ اشتمالٍ. وقد تقدَّم تحقيقُ مثلِ هذا في طه (الدر المصون) «وَنُوحاً» الواو عاطفة ونوحا معطوف على لوطا (اعراب سورة الانبياء - للدعاس)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh da daha önce bize yardım için seslenmişti. O’nun çağrısına icabet ettik, o’nu ve ailesini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nuh’u da öyle. Çünkü o daha önce yakarmıştı da Biz onun yakarısını onamıştık. Bunun üzerine onu da, onunla bir olanları da o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nuh/u da yâd et, hani o, bundan evvel kavminin helâkini niyaz etmişti. Biz onun niyazını kabul edip kendisini, ailesini tufan gibi büyük bir tasadan kurtarmıştık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Nûh’u da (an). Hani daha önce o Biz’e yalvarmıştı.²² Biz de onun duasını kabul etmiş, kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
22 Krş. Kamer, 54/9-10; Nûh, 71/26-28  
Kadri Çelik
swap_vert close
Nuh'u da (hatırla). Hani o dua etmiş de böylece biz onun duasını kabul etmiştik. Ardından, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nûh’a da ilim ve hikmet verdik. Hani Nûh, İbrahim’den yıllar önce, “Ey Rabb’im, kâfirlerle mücâdelemde yenik düştüm, bana yardım et!” diye Bize yalvarıp seslenmişti. Biz de çağrısına cevap vererek hem onu, hem de ailesinden iman edenleri ve yanında yer alan müminleri kâfirlerin baskı ve eziyetlerinden ve büyük sıkıntılardan kurtardık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Nûh’u da (kurtardık ve önder yaptık). Hani, önceden dua etti. Derken ona (icabet edip) karşılık verdik. Onu ve ailesini Çok Büyük Üzüntü’den kurtardık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nûh'un tabaştan beri devam eden yakarışlarınada karşılık verdik. Onu ve ailesini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nuh’u da hatırla! Hani O daha önce dua etmişti! O’nun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Nuh’u da (an)! Daha önce bize dua etmişti. Biz de duasına cevap vermiş, böylece, onu ve ailesini (destekçilerini) büyük sıkıntıdan [*] kurtarmıştık.
Sâffât 37:76 ve 115’te de geçen [el-karbi’l-‘azîmi] tamlaması “büyük sıkıntı”, “müthiş felaket”, “korkunç bela” gibi anlamlar içermekte ve yaşanan olay bağlamında kavminin tufanda boğulması anlamına gelmektedir. Bu arada kavminin inatçı inkarları ve korkunç tepkisi karşısında bunalan Hz. Nuh ve onunla birlikte iman etmiş olanların içlerinde hissettikleri sıkıntıdan kurtarılmaları da elbette ayette kastedilen anlamın içeriğinde bulunmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Nûh’a gelince, daha önce o, (Bize duâ ederek)¹ çağrıda bulunduğunda Biz onun duâsını kabul ettik, onu ve inanarak ona tabi olanları, büyük bir sıkıntıdan kurtardık.²
1 Nûh (a.s): “Ey Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden yurt sahibi bir kimse bırakma. Eğer Sen onları bırakırsan onlar, Senin kullarını saptırırlar ve sadece kötülük ve kâfirlik üretirler.” diye dua etmişti. Hz. Nûh, bu duayı gemiye bindikten sonra yapmıştı. Bk. (Nûh: 26-27)2 Tufanda boğulmaktan gemi ile kurtardık.  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE NÛH[u da hatırla]; hani, o [İbrahim ve Lût’tan] çok önce [Bize] yakarmıştı ve Biz de o’nun (bu yakarışına) cevap vermiş, o’nu ve o’nunla beraber olanları büyük bir felaketten kurtarmıştık; ⁶⁹
69 Yani, Tufandan. Hz. Nûh kıssasından Kur’an’ın muhtelif yerlerinde ve özellikle 11:25-48’de bahsedilmektedir. Tufan’ın kendisiyle ilgili olarak bkz. 7. sure, 47. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nuh’u da an! Hani o, elçilerine kulak tıkayan zalim kavminin helâkı için dua etmişti de, biz de onun duasını kabul etmiştik. Onu ve ailesini büyük felaketten kurtarmıştık. 23/25...27, 26/117- 118, 54/9...11, 71/26...28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ONLARDAN çok daha önce Nûh da Bize yalvarmış, bunun üzerine Biz de onun duasını kabul etmiş, onu ve onun yakınlarını büyük bir beladan kurtarmıştık.[²⁷⁴⁸]
[2748] Hz. Nûh’un îmâ edilen duası için bkz: 71:26-28. Nûh kıssası hakkındaki tüm pasajların alt alta okunmasıyla elde edilen sonuç şu: Yoldan çıkmış kavim Hz. Nûh’un duası yüzünden helâk olmuyor, onların helâkine kendi sapmaları sebebiyle Allah hükmediyor ve bu sonuca üzülen Hz. Nûh’a “onların lehine Bana başvurma” buyuruluyor (11:36-37, not 45).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Nuh'u da an!.. Ki o. (İbrahim a.s. ile Lut a.s.’tan) daha önceleri, bize dua etmişti. (Ey Rabbim ben yenildim, bana yardım et demişti- Kamer/10-) Onun duasım kabul edip, kendisini ve ailesini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Nûh... Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasına cevap verdik ve kendisini ve ailesini o büyük kederden kurtarmıştık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Nûh'u (da Yâd et)! O vakit ki, o evvelce niyazda bulunmuştu. Biz de O'na icabet etmiş, nihâyet O'nu da, ehlini de pek büyük bir gamdan necâta erdirmiştik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nuh'u da önderlerden kıldık. O İbrâhim ve Lut'dan çok önce, Bize yakarmıştı. Biz de duasını kabul buyurup onu, yakınlarını, evlatlarını ve halkından iman edenleri büyük bir beladan kurtardık. [54, 10; 71, 26-27]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nuh'u da (an), o da bunlardan önce bize yalvarmıştı. Biz de onun du'asını kabul edip kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Nûh daha evvel rabbine du'â iyledikde ona icâbetle kendine ve ehline büyük belâdan necât virdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Daha önce Nuh da yalvarıp yakarınca isteğini olumlu karşılamış, hem onu hem de ailesini o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Nuh'u da.. Hani o, daha önce dua etmişti de, biz de ona karşılık vermiştik. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Daha önce de Nuh Bize dua ettiğinde onun duasına cevap vermiş, onu ve ailesini o büyük felâketten kurtarmıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nûh'a gelince, o da daha önce bize yakarmıştı. Yakarışına cevap verdik de onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı nūḥ’a ol vaķt kim ķıġırdı ilerüden pes icābet itdük anı pes ķurtarduķ anı daħı ķavumunı ķayġudan ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı Nūḥ bize du‘ā eyledi ḳavmini helāk eylemege ẕikr olanlardan burun.Du‘āsın ḳabūl eyledük ve ḳurtarduḳ anı, ehlini daḫı ulu muṣībetden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Nuhu da (yad et)! O daha öncə (öz kafir ümmətinin əzaba düçar olması haqqında) yalvarıb dua etmişdi. Biz onun duasını qəbul buyurmuş, onu da, ailəsini də böyük fəlakətdən (tufandan) qurtarmışdıq!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Noah, when he cried of old, We heard his prayer and saved him and his household from the great affliction.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(Remember) Noah, when he cried (to Us) aforetime:(2730-A) We listened to his (prayer) and delivered him and his family from great distress.(2731)
2730-A The date of Noah was many centuries before that of Abraham. (R). 2731 The contemporaries of Noah were given to Unbelief, oppression of the poor, and vain disputations. He carried Allah's Message to them, and standing fast in faith, built the Ark , in which he was saved with his followers from the Flood, while the wicked were drowned. See 11:25-48.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَنُوحاً
ve Nûh'u da
اِذْ
hani
نَادٰى
dua etmişti
مِنْ قَبْلُ
daha önceden
فَاسْتَجَبْنَا
ve icabet etmiştik
لَهُ
ona
فَنَجَّيْنَاهُ
böylece kendi- sini kurtarmıştık
وَاَهْلَهُ
ve ehlini
مِنَ الْكَرْبِ
sıkıntıdan
الْعَظ۪يمِۚ
büyük
(Resulüm!) Nûh'u da (an)! Hani daha önce (o da) dua etmişti de Biz onun duasını kabul ederek kendisini ve (iman eden) ehlini o büyük sıkıntı (olan tufan)dan kurtarmıştık.
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
نَادٰى
Fiil-III
ن د و
Nidâ etti, çağırdı, seslendi, dua etti, feryat etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اِسْتَجَابَ
Fiil-X
ج و ب
İcabet etti, cevap verdi, kabul oldu
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
نَجّٰي
Fiil-II
ن ج و
Kurtardı
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كَرْب
İsim
ك ر ب
Sıkıntı
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam