close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 74. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velûtan âteynâhu hukmen ve’ilmen venecceynâhu mine-lkaryeti-lletî kânet ta’melu-lḣabâ-iś(e)(k) innehum kânû kavme sev-in fâsikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Lut'a da peygamberlik ve bilgi verdik ve halkı, kötü işlerde bulunan şehirden kurtardık onu; gerçekten de onlar, kötü ve buyruktan çıkmış bir topluluktu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Lut’a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu, (eşcinsellik gibi) habis-çirkin işler yapmakta olan şehirden (ve sapık ahalisinden) kurtardık. Şüphesiz onlar, (ahlâken) bozulmaya uğrayıp yoldan çıkan (fasık) kötü bir kavim olmuşlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Lût'a da doğru ile eğrinin seçiminde, sağlam bir muhâkeme yetisi ve ilim verdik ve O'nu çirkin davranışlar ortaya koyan bir toplumun elinden kurtardık. Şüphesiz ki onlar kötü, doğru yoldan çıkmış, ahlaksız bir toplum idi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Lût'u da hatırlayarak insanlara anlat. Biz ona hikmete dayalı hükümranlık yargı ve icra yetkesi, şeriat ve ilim verdik. Onu çirkin işler yapmakta olan memleketten, Sodom'dan kurtardık. Onlar, bilinçli olarak tepelerinden tırnaklarına kadar kötülüğe batmış, doğru ve mantıklı düşünmenin, hakça bir düzenin dışına çıkan fâsık, âsi, bozguncu bir kavim idi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Lut'a da hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Doğrusu onlar yoldan çıkmış kötü bir kavimdiler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Lut'a da hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar, bozulmaya uğrayan kötü bir kavimdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Lût'a da bir hikmet (peygamberlik) ve bir ilim verdik. Onu kötülükler yapmakta olan memleketten (Sedûm halkından) kurtardık. Gerçekten onlar, fâsık olan kötü bir kavim idiler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Lut’a hüküm ve ilim verdik. Pislikler yapan o şehirden onu kurtardık. Çünkü onlar yasaları çiğneyen, kötülükler yapan bir toplum idiler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Lût'a gelince, ona da hüküm ve ilim verdik; onu çirkin işler yapmakta olan halkından kurtardık. Zira onlar, gerçekten fena işler yapan kötü bir topluluktu.[329]
[329] Hz. Lût’un özet kıssası hakkında bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 485-487.  
Besim Atalay
swap_vert close
Biz Lût'a, hem hikmet, hem bilgi verdik, iğrenç işler yapan kentten onu kurtardık, onlar buyrum tutmaz, kötü bir ulustular
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Lût'a da sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik. Onu, halkı iğrenç işler yapan o kentten kurtardık. Onlar gerçekten çirkin davranışları huy edinmiş kötü bir toplumdu.
Cemil Said
swap_vert close
Lût’a ’ilim ve hikmet virdik. Fısk ve fücûra mübtelâ karyeden ânı kurtardık. Oradaki kavim fâsık ve hâin idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Lut'a da hüküm ve ilim verdik; onu, çirkin işler işleyen kasabadan kurtardık. Doğrusu onlar yoldan çıkmış kötü bir milletti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz, Lût’a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah’ın emrinden çıkan kimseler) idiler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Lût’a da hikmet ve ilim verdik; onu çirkin şeyler yapan kasaba halkından kurtardık. Gerçekten onlar yoldan çıkmış kötü bir topluluktu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Lût'a gelince, ona da hüküm (hakimlik, peygamberlik, hükümdarlık) ve ilim verdik; onu, çirkin işler yapmakta olan memleketten kurtardık. Zira onlar (o memleketin halkı), gerçekten fena işler yapan kötü bir kavimdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Lut'a da bilgi ve bilgelik verdik. Onu, çirkin işler işleyen topluluktan kurtardık. Onlar, yoldan çıkmış kötü bir toplumdu
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz Lût'a da bir hüküm, bir ilim verdik. Onu çirkin işler işleyen kasabadan kurtardık. Doğrusu onlar kötü, fasık bir kavimdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Lût, ona da huküm, bir ılim verdik ve onu habasetler işliyen o karyeden kurtardık, hakıkat onlar kötü, fasık bir kavm idiler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Lût’a da hüküm (peygamberlik) ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden (kadınları bırakıp, erkeklere yönelen sapkın Sodom halkından) kurtardık. Gerçekten onlar kötü işler yapan, doğru yoldan çıkmış, (ahlâksız) bir kavim idi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, Lût'a bir hüküm, bir ilim¹ verdik. Onu çirkin işler yapan kentten kurtardık. Onlar fasık² olan kötü bir halktı.
1- Vahiy. 2- Doğru yoldan çıkmış.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Lûta, (evet) ona da bir hüküm, bir ilim verdik. Onu kötülükler yapmakda devam eden o memleketden kurtardık. Hakıykat onlar fena bir kavm idiler, fâsıkdılar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Lût'a da (vahyettik)! Ona da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan o şehirden kurtardık. Gerçekten onlar, kötü bir fâsıklar topluluğu idiler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Lût’a da (doğru ile eğrinin seçiminde) sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik. Ve onu çirkin davranışlar ortaya koyan bir toplumdan kurtardık. Şüphesiz ki onlar kötü, doğru yoldan çıkmış, ahlaksız bir toplum idi.*
(*) Ayetin meali burada gösterilen tefsire göredir. { وَلُوطاً } انتصب بفعل يفسره { آتَيْنَاهُ حُكْمًا } حكمة (مدارك التنزيل وحقائق التأويل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Lut’a da hükümler ve bilgiler verdik. Lut’u çok çirkin işler yapan bir kasaba halkından kurtardık. Gerçekte o kasaba halkı yoldan çıkmış bir topluluktu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Lut’a da doğrunun bilgisini, bilimi verdik. hem de onu alçaklıkların her türlüsünü işliyen o ilden kurtardık. Çünkü onlar kötü kimseler, karıştırıcılardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Lût/a hikmet [¹] ve ilim verdik. Onu murdar işlerde bulunan kasaba ahalisinden kurtardık. Çünkü onlar fasık, kötü adamlar idiler.
[1] Veya nübüvvet, anlayış, iki hasım arasında hak ile bâtılı ayırma.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz Lût’a da bir hikmet/bilgelik [hukm] ve bir ilim vermiştik. Onu çirkin işler işleyen bir beldeden de kurtarmıştık. Muhakkak ki onlar yoldan çıkan kötü bir kavim idiler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Lut'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar, yoldan çıkmış kötü bir kavimdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Lût’a da katımızdan ilim ve hikmet bahşettik ve onu, çirkin işler yapmayı alışkanlık hâline getiren bir toplumun elinden kurtardık. Kadınları bırakıp erkeklere yönelen bu azgın halkı ise, tamamen helâk ettik. Çünkü onlar, gerçekten de yoldan çıkmış ahlâksız bir toplumdu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Lût’u da (önder yaptık). Ona ilim ve hüküm (hikmet) verdik; Onu Pis İşler yapmakta olan Şehir’den kurtardık. Onlar, fâsık (yoldan çıkıp sapmış) kötü bir kavimdiler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Lût'a da bilgi destekli yönetim sanatını öğrettik Onu pis işler yapan kentten kurtardık. Çünkü laf anlamaz berbat bir toplumdular.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Lut’a olayların özünü kavrayan, doğrulara hükmeden bir anlayış, bir ilim verdik. O’nu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplumdu. Onlar Allah’ın emirlerini takmayan, Allah’ın yasalarına uymayan bozguncu kimselerden oluşuyordu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Lut’a gelince, ona da doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Onu çirkin işler yapmakta olan şehir (halkın)dan kurtarmıştık. Şüphesiz ki onlar kötü iş yapan yoldan çıkan bir toplumdu.
Mehmet Türk
swap_vert close
Lût’a gelince ona da (insanlar arasında uygulayacağı) bir din ve (ilâhî) bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden de kurtardık. Şüphesiz o toplum, bozulmaya uğrayan kötü bir toplumdu.
Muhammed Esed
swap_vert close
VE LÛT’a da [doğru ile eğrinin seçiminde] sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik; ve o’nu çirkin davranışlar ortaya koyan bir toplumun elinden kurtardık. ⁶⁸ [Bu toplumu ise yok ettik, çünkü] gerçekten günaha gömülüp gitmiş yoz bir toplumdu.
68 Hz. Lût kıssası için bkz. 7:80-84, 11:77-83 ve 15:58-76.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu kitapta Lut’u da an. Biz, ona doğru karar verme yeteneği ve ilim verdik. Ve onu halkı iğrenç işler yapan memleketten kurtardık. Onlar, gerçekten yoldan çıkmış fasık çok kötü bir toplum idi. 7/80- 81, 26/160...166, 27/54- 55, 29/28- 29
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
LÛT’A da sağlam bir muhakeme ve (seçip ayırma yeteneği kazandıran) bir ilim bahşettik;[²⁷⁴⁶] ve onu çirkin eylemleriyle tanınan kentten kurtardık: çünkü onlar yoldan çıkmış yoz bir kavimdi.
[2746] Hukm, tüm alternatifleri, içlerindeki en doğru şıkka indirgeme işlemi demektir. Aynı kökten gelen hikmet, işte bu işlemi mümkün kılan yetenektir. İbn Fâris’in ilmi yedullu ‘ala eserin bi’ş-şey’i yetemeyyezu bihi ‘an ğayrihi (ilim, bir şeyi, ona ait olmayandan seçip ayırmaya yarayan bir iz/alamet ve işarettir) şeklinde tarif ettiği hatırlanacak olursa, ilim, hüküm ve hikmeti birbirine bağlayan anahtarın “seçip ayırma” (temyiz) yeteneği olduğu anlaşılır. Sıradan bilgilerin (veri, data) vahyin ‘ilm adını verdiği şeye dönüşmesi için, insan zihninde bir çevrim istasyonu bulunmalıdır. İşte hükm-muhakeme bunun adıdır. Bir İlâhî inşâ projesi olan vahyin amacı, insan zihninde söz konusu ‘çevrim istasyonunu’ inşâ etmektir. Bu sayede sıradan bilgi hayatın illet, amaç ve hikmetini gösteren bir göstergeye dönüşür (Krş: 12:40).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Lut'a da, hüküm ve hikmet verdik, onu, çirkin işler yapan o memleketten kurtardık ki onlar, gerçekten yoldan çıkmış kötü bir kavim idiler.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz, Lût’a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu habis işler yapan bir beldeden kurtardık. Gerçekten o toplum fasık kötü bir toplum idiler. ?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Lût'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu habîsane hareketlerde bulunan bir memleketten kurtardık ki; onlar hakikaten fâsıklar olan bir fena kavim idiler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
74, 75. Lût'a da hüküm ve ilim verdik ve onu iğrenç işler yapan şehir halkından kurtardık ki gerçekten onlar kötü ve itaat dışına çıkmış fâsık bir güruh idiler. Kendisini de şefkat ve himayemize aldık. O gerçekten erdemli kimselerdendi. [29, 26; 11, 69; 15, 57-76]
Hüküm: Peygamberlik veya dâvalı tarafları arasında hâkimlik anlamınadır. Lut (a.s.), Hz. İbrâhim (a.s.)’a iman ve onunla beraber hicret etmişti [29,26]. Sonra Allah Teâlâ ona da nübüvvet verdi. Onu da Sedum şehrine gönderdi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Lut'a da hüküm (hükümranlık, peygamberlik, hikmet) ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapan bir kentten kurtardık. Gerçekten onlar yoldan çıkan kötü bir kavim idiler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Lût'a hüküm ve 'ilim virdik ve onı hıyânet işleyen kavimden kurtardık. Tahkîk onlar pek fenâ ve fâsık bir kavim idi. [²]
[2] Sûre-i Hûd'un 74 ilâ 81 âyetine bak.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Lut’a da hikmet[*] ve ilim verdik. Onu, pis işler yapan o kentten kurtardık; onlar bozgunculuk yapan ve yoldan çıkmış bir topluluktu.
Şaban Piriş
swap_vert close
Lut'a da hikmet ve ilim verdik. Onu çirkin iş yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar, yoldan çıkmış kötü bir toplum idi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Lût'a da hüküm(9) ve ilim verdik ve onu pis işlerin işlendiği bir beldeden kurtardık. O belde halkı gerçekten de yoldan çıkmış, kötü bir kavimdi.
(9) Hikmet, sağlam muhakeme yürütme ve adaletle hükmetme yeteneği.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Lût'a da hükümranlık ve ilim verdik. Onu, pislikler üretip duran bir kentten kurtardık. O kent halkı yoldan çıkmış kötü bir kavimdi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı lūŧ’a virdük peyġamberlik daħı 'ilm daħı ķurtarduķ anı ol köyden kim oldı- y-ıdı arusuz işler. bayıķ anlar oldılar yavuz ķavm fāsıķlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Lūṭ peyġambere daḫı ‘ilm‐ile nübüvvet virdük. [ a] Daḫı ḳurtarduḳ anıol şehr ḳavminden ki yaman işler işlerlerdi. Taḥḳīḳ anlar yaman fāsıḳ ḳavmler‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz Luta da bir hökm (hikmət, peyğəmbərlik; çətin məsələləri həll edib hökm çıxartmaq) və elm verdik, onu (əhalisi) çirkin işlər görən bir məmləkətdən (çıxardıb) xilas etdik. Həqiqətən, onlar pis, fasiq (Allaha asi olan, pozğun) bir tayfa idilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And unto Lot We gave judgment and knowledge, and We delivered him from the community that did abominations. Lo! they were folk of evil, lewd.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And to Lut, too, We gave Judgment and Knowledge, and We saved him from the town which practised abominations: truly they were a people given to Evil, a rebellious people.(2730)
2730 Lot 's people were given to unspeakable abominations. His mission was to preach to them. He withstood Evil, but they rejected him. They were punished, but he and his followers were saved. See 15:61-74, 11:77-82, and 7:80-84.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلُوطاً
ve Lût'a
اٰتَيْنَاهُ
ona verdik
حُكْماً
bir hikmet
وَعِلْماً
ve bir ilim
وَنَجَّيْنَاهُ
ve onu kurtardık
مِنَ الْقَرْيَةِ
o memleketten
الَّت۪ي
o ki
كَانَتْ
idi
تَعْمَلُ
yapıyor
الْخَبَٓائِثَۜ
çirkin işler
اِنَّهُمْ
zira onlar
كَانُوا
idiler
قَوْمَ
bir kavim
سَوْءٍ
kötü
فَاسِق۪ينَۙ
fasık olanlar
Biz, Lût'a da hikmet ve ilim verdik. Onu, çirkin işler yapmakta olan o memleket (halkın)dan kurtardık. Zira onlar, fâsık (yoldan çıkmış) kötü bir kavimdi.
لُوط
Özel isim
لُوط
Hz. Lût (a.s.)
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
حُكْم
İsim
ح ك م
Hikmet, hüküm
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
نَجّٰي
Fiil-II
ن ج و
Kurtardı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
خَبِيثَة
İsim
خ ب ث
Çirkin, kötü
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
سَوْء
İsim
س و ا
Kötü, kötülük
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık