close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim(s) fes-elû ehle-żżikri in kuntum lâ ta’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erleri göndermiştik insanlara, bilmiyorsanız sorun kitap ehlinin bilginlerine.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkekler dışında (meleklerden, cinnlerden ve dişilerden) elçi göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o halde zikir ehline (ilim ve irfan sahiplerine ve kendini Allah’a adamış kimselere) sorun (ve öğrenin).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Biz senden önce de peygamber olarak meleklerden değil, ancak kendilerine vahyettiğimiz bir takım erkeklerden elçiler gönderdik. Yani kadınlardan peygamber göndermedik. Bunun için o inkâr edenlere de ki, eğer kendiniz bilmiyorsanız bilenlere sorun.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz senden önce de, ancak kendilerine vahiy ile irtibat kurduğumuz, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, liyâkatli, güvenilir erkekleri peygamber olarak görevlendirdik. Bilmiyorsanız Allahın kutsal kitaplarda vahyettiği bilgilere vakıf olanlara sorun.
Ahmet Varol
swap_vert close
Senden önce de (elçi olarak) kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkalarını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir ehline [2] sorun.
2.Kitap ehline.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkekler dışında elçi göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o halde zikir ehline sorun.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, senden önce de, ancak kendilerine vahy ettiğimiz bir takım (senin gibi) erkek peygamberler gönderdik. Haydin, kitab ehli olanların alimlerine sorun, eğer bilmiyorsanız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Senden önce de, yalnızca kendilerine vahyettiğimiz bazı adamları peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ve ilim ehlinden sorun.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz, senden önce, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız Kur'ân'ı bilenlere sorunuz!
Besim Atalay
swap_vert close
Ancak, biz senden önce de, nice erler gönderdik, onlara da vahyeyledik, bilginlere sorasız, eğer bilmiyorsanız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları/erkekleri resul olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorun! 
Bkz. 12/109, 16/43 ve dipnotu.  
Cemil Said
swap_vert close
Senden evvel gönderdiklerimiz de hep insân idiler yalnız vahiy alıyorlardı. Eğer bilmiyor iseniz ehl-i kitâbdan olan insânlara suâl idiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz kimseleri peygamber olarak gönderdik; eğer bilmiyorsanız kitaplar hakkında bilgi sahibi olanlara sorun.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, senden önce de, kendilerine vahiy verdiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız bilenlerden sorunuz.  
 Bu âyette geçen «ehlü’z-zikr» yani «bilenler»den maksat, müfessirlere göre, Tevrat ve İncil hakkında doğru ve yeterli bilgisi olan ehl-i kitap alimleridir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Senden önce, insanların dışında elçi göndermedik; onlara vahyediyorduk. Bilmiyorsanız uzmanlara sorunuz
Bak 7:46.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Biz, senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkek(peygamber)ler gönderdik. Bilmiyorsanız kitap ehli olanlara sorun.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Senden evvel de başka değil ancak kendilerine vahiy gönderdiğimiz bir takım ricâl gönderdik, haydin zikr ehline sorun bilmiyorsanız
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. (Ey müşrikler!) Eğer (bu hakikati) bilmiyorsanız (bu hususu) ehli zikre sorun.
Âyet-i kerîme, “Şayet Allah bize bir peygamber göndermeyi dilemiş olsaydı, muhakkak bir melek gönderirdi” diyen müşrikler hakkında nâzil olmuştur. Müşriklerin Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] efendimizin peygamberliğini kabul etmemelerinin en büyük sebeplerinden biri, peygamberlerin insanlardan olamayacağı hususudur. Zira onların bâtıl inancına göre insanlardan peygamber olamaz, peygamberlik meleklere has bir görevdir. Âyet-i kerîmede geçen “erkekler” ifadesinden kasıt, esasında “insanlar” manasındadır. Böyle olmakla birlikte, bu ifade bir diğer yönüyle de peygamberlerin sadece erkeklerden gönderildiğine delâlet etmektedir. Yani, peygamberleri meleklerden değil, her daim insanlardan seçtik, bu insanlar içerisinden de erkekleri peygamber olarak seçtik, manası vardır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bizim, senden önce gönderdiklerimiz de ölümlü kimselerden başkası değildi. Yalnızca onlara vahyettik. Eğer bilmiyorsanız Zikir Ehli'ne¹ sorun.
1- Geçmiş vahiy mensuplarına. Kitap ehline.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz senden evvel de kendilerine vahy etdiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız ehl-i zikre sorun.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Senden önce de kendilerine vahyetmekte olduğumuz birtakım erkeklerden başkasını(peygamber olarak) göndermedik; eğer bilmiyorsanız ehl-i zikre (âlimlere) sorun!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Senden önce de (meleklerden değil) ancak (beşer cinsinden) kendilerine vahyettiğimiz bazı şahısları elçi olarak gönderdik. O hâlde onlara de ki: Eğer bunu bilmiyorsanız ilim ehline (vahiy kültürünü iyice bilenlere) sorunuz. (Yani insanlar için elçiler melekerden değil, hep beşer türünden seçilmişlerdir.) *
(*) Buradaki’’rical’’kelimesi erkekleri değil, beşer türünü ifade eder, yani tarih boyunca gönderilen elçiler meleklerden değil, hep beşer türünden seçilmişlerdir”. Zira burada vahyi ve nübüvveti inkâr edenlerin itirazı peygamberin cinsiyetiyle değil beşerliğiyle alâkalıdır (Bkz: Âyet 3, 7, 8). Dolayısıyla buradaki rical, gönderilen Resullerin erkekliğini değil insanlığını vurgular. Zira bu durum ayetin siyak ve sibakıyla daha uyumludur. Bu âyette geçen «ehlü’z-zikr» yani «bilenler»den maksat, müfessirlere göre, Tevrat ve İncil hakkında doğru ve yeterli bilgisi olan ehl-i kitap âlimleridir. Ayrıca ayet dolaylı olarak, bir konuda bilgi sahibi olmayanların, o konunun ehlinden, uzmanlarından sorup öğrenerek doğru bilgi edinmeleri gerektiğini belirtmekte, dolayısıyla Kur’an hakkında bilgisi olmayanların da peşin bir yargıda bulunmayıp Kur’an hakkında doğru ve yeterli bilgiye sahip olanların bu birikiminden yararlanmaları gerektiğine işaret etmektedir. ولما تقدم من قولهم : ( هل هذا إلا بشر مثلكم ) وأن الرسول لا يكون إلا من عند الله من جنس البشر قال تعالى رادا عليهم ( وما أرسلنا قبلك إلا رجالا ) أي بشرا ولم يكونوا ملائكة كما اعتقدوا ، ثم أحالهم على ( أهل الذكر ) فإنهم وإن كانوا مشايعين للكفار ساعين في إخماد نور الله لا يقدرون على إنكار إرسال البشر (تفسير البحر المحيط) وبعض المفسّرين حمل الرّجال على المجاز بمعنى الأشخاص ( ملتقى أهل الحديث ) أمرهم أن يستعلموا أهل الذكر وهم أهل الكتاب، حتى يعلموهم أن رسل الله الموحى إليهم كانوا بشرا الكشاف)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Senden öncede gönderdiğimiz birtakım adamlara da vahy etmiştik. Eğer bilmiyorsanız, bunları bilen zikir ehline (ehli kitaba) sorun. .
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz senden önce ancak gönüllerine bildirdiğimiz er kişileri elçi olarak göndermiştik. Eğer bunu bilmiyorsanız Kitaplılara sorun.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Senden evvel, peygamber olarak ancak birtakım erkek insanlar gönderdik ki kendilerine vahiy olunurdu. Bunu bilmezseniz Ehl-i Kitaptan sorun.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Senden önce de ancak vahyettiğimiz kişileri [ricâl] göndermiştik.² (Onlara de ki): “Eğer bilmiyorsanız zikir/ilim sahiplerine sorunuz.”³
2 Krş. En’âm, 6/8-9; Yûsuf, 12/109 3 Krş. Nahl, 16/43  
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz kimseler dışında (melekleri) peygamber göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o halde zikir ehline sorun.
(Hâkim Haskani Şevahid’ut Tenzil c.1, s.432’de bildirdiğine göre Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’a yemin olsun zikir ehli bizleriz. İlim ehli bizleriz. Tevil ve tenzil ehli bizleriz. Şüphesiz ben Resulullah’ın şöyle buyurduğunu işittim: “Ben ilim şehriyim. Ali ise bu ilim şehrinin kapısıdır. Her kim ilim dilerse, kapısından girmelidir.”)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Biz senden önce de, kendilerini vahiyle desteklediğimiz senin gibi yiyip içen, çarşı pazarlarda dolaşan ölümlü adamlardan başkasını elçi olarak göndermedik. Zira onlar, bütün hal ve hareketleriyle müminlere önder ve örnek olacaklardı. Ey insanlar! Eğer bu gerçeği bilmiyorsanız, Allah’ın ayetlerini, dini, kitapları, Peygamberleri iyi bilen dürüst ve güvenilir insanlara, yani zikir ehline sorun. Onlar da şâhitlik edeceklerdir ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz adamlar gönderdik. Bilmezdiyseniz, Zikir (Kitap) ehline sorun!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Senden önceki elçiler de sadece vahiy farkı olan sıradan adamlardı. Eğer bilmiyorsanız, ehlikitaba sorun.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz senden önceki toplumlara da erkeklerden elçi seçtik. Eğer bilmiyorlarsa Resul gönderdiğimiz toplumların ilim sahiplerine gitsinler. Resullerimiz hakkında onlardan bilgi alsınlar. Niye itiraz edip duruyorlar?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber) olarak göndermedik. Bilmiyorsanız [zikr] (Kur’an) ehline sorun! [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:94; Nahl 16:43.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz senden önce de kendilerine vahyetti-ğimiz erkekler¹ dışında Peygamberler göndermedik. (Ey kâfirler!) Eğer bilmiyorsanız, gidin kendilerine kitap verdiklerimize² sorun.
1 Peygamberler hep erkeklerden gönderilmiştir. Allah, Peygamberlik yükünü kadınlara yüklememiştir. Ama kadınlardan bazılarını muhatap alarak vahiy göndermiştir. Hz. Meryem ve Hz. Mûsa’nın annesi gibi... Bu tür vahiylere ilham denilir. Fakat “kadından da peygamber olur” diyenler, bir türlü (رِجَالٌ) kelimesine “erkek” anlamı veremeyip 5. ayette belirtilenlerin şaşkınlıklarına benzer bir şaşkınlıktan kurtulamamaktadırlar. Konuyla ilgili olarak Bk. (Mâide: 111, Yûsuf: 109, Nahl: 43, 68, Kasas: 7, Şura: 47 ve dipnotları) 2 Yahûdî ve Hıristiyan olduklarını söyleyen kâfirlere… Yani gönderilen Peygamberlerin hepsi de insandı ve erkekti; melek, cin veya kadın değildi. Konuyla ilgili olarak Bk. (Yûnus: 94, Nahl: 43)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz senden önce de [ey Muhammed,] kendilerine vahiy indirilen [ölümlü] adamlardan başkasını [elçi olarak] göndermedik; bunun içindir ki, [o inkarcılara de ki:] “Eğer kendiniz bilmiyorsanız, önceki kitapları okuyup izleyen kimselere ⁹ sorun”.
9 Lafzen, “Hatırlatıcı [Kitabı] izleyenlere.” Burada, tahrifata uğramamış ilk haliyle, Allah’ı ve O’nun buyruklarını insana hatırlatan belgelerden biri durumundaki Kitâb-ı Mukaddes söz konusudur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Oysa senden önce de kendilerine vahiy vererek elçilikle görevlendirdiğimiz kişiler ancak senin gibi birer insandılar. Eğer bilmiyorsanız kitap ehline sorun! 12/109, 16/43, 17/94
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Biz senden önce de kendilerine mesajlarımızı ilettiğimiz (ölümlü) insanlardan[²⁶⁸¹] başka birilerini elçi olarak göndermedik. Hem eğer (bu konuda bir şey) bilmiyorsanız, (geçmiş) vahiylerin mensuplarına sorun!
[2681] Lafzen: “adamlardan, erkeklerden”. Burada vahyi ve peygamberliği inkâr edenlerin itirazı peygamberin cinsiyetiyle değil beşerliğiyle alâkalıdır (Bkz: Âyet 3, 7, 8). Dolayısıyla bu âyetteki rical, gönderilen rasullerin erkekliğini değil insanlığını vurgular. Bu kimlik vurgulanırken “erkekler” anlamındaki ricâlin kullanılmasında çok ince bir îmâ da sezilmiyor değil. Bu îmâ, hem meleklere “kadın” cinsiyeti yakıştıran, hem de peygamber olarak bir meleğin gönderilmesini isteyen Mekke müşrik aklının içine düştüğü çelişki ve gülünç durum olsa gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, sen -onlar gibi- bir insan olduğun için, senin peygamber olduğuna inanmadıklarını söylüyorlar, oysa) Senden önce kendilerine vahyettiğimiz peygamberleri de birer insan, erkekler olarak gönderdik. (Ey müşrikler) Eğer bilmiyorsanız zikir ehline (kitap ehlinin alimlerine) sorun!.. (Çünkü onlar kendilerine gelen peygamberlerin -melekler değil- birer beşer olduğunu biliyorlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Biz, senden önce istisnasız (kadınları değil) erkekleri resul gönderdik ve onlara (Allah’ın buyruklarını) vahyettik. Eğer bilmiyorsanız (kendilerine kitap verilmiş olan) zikir ehline sorun.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve senden evvel de göndermedik, ancak kendilerine vahyeder olduğumuz birtakım erkekler gönderdik. Eğer siz bilmez kimseler oldunuz ise artık bilgin zâtlardan sorunuz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz senden önce de, ancak kendilerine vahiy gönderdiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik. Şayet bilmiyorsanız, bunu bilenlere sorunuz. [12, 109]
“Bilenler” diye tercüme edilen kelimenin aslı “Ehlu’z-zikr” yani “kitap, tebliğ veya uyarının muhatapları” demektir. Tevrat, İncîl, Kur’ân esas itibariyle bir kitap ve uyarıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz, senden önce yalnız kendilerine vahyedilen erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Eğer bilmiyorsanız Zikir ehline (Kitap sahiplerine) sorun.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Senden evvel gönderdiğimiz rasûller, kendilerine vahy iylediğimiz insânlar idiler. Siz bilmiyor iseniz Ehl-i Kitâb'ın 'ulemâsına sorunuz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Senden önce gönderdiğimiz elçiler sadece vahyettiğimiz erkeklerdi. Bilmiyorsanız o Zikri bilenlere[*] sorun.
[*] Ayetin metninde geçen Zikir, Allah'ın indirdiği kitap, ehl-i zikir de o kitapta uzmanlaşmış kişi demektir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkasını göndermedik. Kitap ehline sorun, eğer bilmiyorsanız ..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Senden önce gönderdiklerimiz de kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başka birşey değildi. Bilmiyorsanız ilim ehline sorun.(1)
(1) Bu âyetin benzeri 16:43’te de geçmişti. Her iki âyetin metnindeki ifade “zikir ehli” şeklindedir ki, daha önce de geçtiği gibi, Kur’ân’da zikir sözcüğü, öğüt, ibret, tefekkür, ilim, şeref, kitap, Kur’ân gibi çeşitli anlamlarda kullanılmaktadır. Bu iki âyetin meâlinde, gerek konuyla ilgisi, gerekse kapsamlılığı açısından, “ilim ehli” deyimini kullanmış bulunuyoruz.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz erler gönderdik. Hadi, sorun zikir/Kur'an ehline, eğer bilmiyorsanız...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı viribimedük senden ilerü illā erenler vaḥy olınurdı anlara. pes śoruñ kitāb ehli’ne eger bilmezseñüz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz göndermedük senden öñdin illā erenler vaḥy olurdı özlerine. Pesṣoruñuz kitāb ehline, eger siz bilmezseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum! Biz səndən əvvəl də hər bir ümmətə mələk deyil) ancaq kişilər (kişi peyğəmbərlər) göndərdik ki, onlara vəhy edirdik. Əgər bilmirsinizsə, zikr (kitab) əhlindən soruşun!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We sent not (as Our messengers) before thee other than men whom We inspired. Ask the followers of the Reminder if ye know not?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Before thee, also, the messengers We sent were but men, to whom We granted inspiration: If ye realise this not, ask of those who possess the Message.(2670)
2670 See 16:43 and n. 2069. This answers the Unbelievers' taunt, "he is just a man like ourselves!" True, but all messengers sent by Allah were men, not angels or another kind of beings, who could not understand men or whom men could not understand.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَٓا اَرْسَلْنَا
ve göndermedik
قَبْلَكَ
senden önce
اِلَّا
ancak
رِجَالاً
birtakım adamlar
نُوح۪ٓي
vahyet- tiğimiz
اِلَيْهِمْ
kendi- lerine
فَسْـَٔلُٓوا
ve sorun
اَهْلَ
ehline
الذِّكْرِ
zikir
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
لَا تَعْلَمُونَ
bilmiyorsunuz
Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz (yiğit) adamlardan başkasını (resul olarak) göndermedik. (Ey kâfirler!) Eğer bilmiyorsanız (o yiğit adamları ehl-i kitaptan ilim ve) zikir ehline sorun.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
رِجَال
İsim
ر ج ل
Erkekler, adamlar
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi