(Resulüm!) Senden önce de (meleklerden değil) ancak (beşer cinsinden) kendilerine vahyettiğimiz bazı şahısları elçi olarak gönderdik. O hâlde onlara de ki: Eğer bunu bilmiyorsanız ilim ehline (vahiy kültürünü iyice bilenlere) sorunuz. (Yani insanlar için elçiler melekerden değil, hep beşer türünden seçilmişlerdir.) *
(*) Buradaki’’rical’’kelimesi erkekleri değil, beşer türünü ifade eder, yani tarih boyunca gönderilen elçiler meleklerden değil, hep beşer türünden seçilmişlerdir”. Zira burada vahyi ve nübüvveti inkâr edenlerin itirazı peygamberin cinsiyetiyle değil beşerliğiyle alâkalıdır (Bkz: Âyet 3, 7, 8). Dolayısıyla buradaki rical, gönderilen Resullerin erkekliğini değil insanlığını vurgular. Zira bu durum ayetin siyak ve sibakıyla daha uyumludur. Bu âyette geçen «ehlü’z-zikr» yani «bilenler»den maksat, müfessirlere göre, Tevrat ve İncil hakkında doğru ve yeterli bilgisi olan ehl-i kitap âlimleridir. Ayrıca ayet dolaylı olarak, bir konuda bilgi sahibi olmayanların, o konunun ehlinden, uzmanlarından sorup öğrenerek doğru bilgi edinmeleri gerektiğini belirtmekte, dolayısıyla Kur’an hakkında bilgisi olmayanların da peşin bir yargıda bulunmayıp Kur’an hakkında doğru ve yeterli bilgiye sahip olanların bu birikiminden yararlanmaları gerektiğine işaret etmektedir.
ولما تقدم من قولهم : ( هل هذا إلا بشر مثلكم ) وأن الرسول لا يكون إلا من عند الله من جنس البشر قال تعالى رادا عليهم ( وما أرسلنا قبلك إلا رجالا ) أي بشرا ولم يكونوا ملائكة كما اعتقدوا ، ثم أحالهم على ( أهل الذكر ) فإنهم وإن كانوا مشايعين للكفار ساعين في إخماد نور الله لا يقدرون على إنكار إرسال البشر (تفسير البحر المحيط) وبعض المفسّرين حمل الرّجال على المجاز بمعنى الأشخاص ( ملتقى أهل الحديث ) أمرهم أن يستعلموا أهل الذكر وهم أهل الكتاب، حتى يعلموهم أن رسل الله الموحى إليهم كانوا بشرا الكشاف)