close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 68. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû harrikûhu vensurû âlihetekum in kuntum fâ’ilîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir şey yapacaksanız dediler, yakın onu da mabutlarınıza yardım edin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kâfirler hiddetlenip) Dediler ki: "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu (yakalayıp) yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun (da öçlerini alın!)" (Âleme de ibret olsun diyerek korkunç bir ateş hazırlayıp, Hz. İbrahim’i içine mancınıkla fırlatmışlardı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar: “Eğer İbrahim'e ceza olarak birşey yapacaksanız, O'nu yakın ki, tanrılarınıza arka çıkın ve yardımcı olun” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bir kısmı, saray ileri gelenleri: “Eğer bir şey yapmakta kararlı iseniz, şunu yakın da, tanrılarınıza yardım edin, öclerini alın” dediler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 29/24.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Dediler ki: "Eğer bir şey yapacaksanız, onu yakın da ilahlarınıza yardım edin!"
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Nemrud ve kavmi şöyle) dediler: “- Bunu (İbrâhîm'i) yakın da İlâhlarınızın öcünü alın; eğer bir iş yapacaksanız...”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: “Onu yakın ve ilahlarınıza yardım edin, eğer (bir şey) yapacaksanız…” dediler. (Onlar, onu ateşe atınca;)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Putperestler, “Eğer bir şey yapacaksanız, onu yakın da, tanrılarınıza yardım edin” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki: «Eğer yapacaksanız, onu yakarak, yardım edin Tanrılarınıza»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlardan bazıları:) “Eğer yapacağınız bir şey varsa, o da bunu (İbrahim'i) yakmaktır. Böyle yapın da tanrılarınıza sahip çıkın!” dediler.
Bkz. 29/24Bazılarının yaptığı bu teklif kabul edildi ve Hz. İbrahim’in yakılmasına karar verildi. Ancak Hz. İbrahim’in yakılmak üzere ateşe atılıp atılmadığına dair 69. ayetten başka Kur’an’da kesin bir kayıt bulunmamaktadır. Bu ayet de İbrahim’in ateşe atılması konusunda çok açık değil. Evet Allah ateşe serin ve selamet ol” diye emir verdi ama İbrahim ateşe atıldı mı? Ankebût 29/24 ayetinde; “Allah, onu ateşten kurtardı” buyruluyor. Bu ifade, onun ateşe atılmadığını gösteriyor. Eğer ateşe atılsaydı; “ateşe atılan İbrahim’i yanmaktan kurtardı” buyurulurdu. Ateşin serin ve selamet olması Hz. İbrahim’in bundan sonraki hayatında tevhid inancının inşasında öncülük ve rehberlik edeceğine ve hidayet yolunda önünün açılacağına da delalet edebilir.  
Cemil Said
swap_vert close
Müşrikler: "Bunı ateşe atınız, âna cezâ iderek ma’bûdlarımızın imdâdına koşunuz" diyu bağırdılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar: "Bir şey yapacaksanız, şunu yakın da tanrılarınıza yardım edin" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(İçlerinden bazıları), “Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilâhlarınıza yardım edin” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Putperestler, “Eğer bir şey yapacaksanız, yakın onu ve böylece tanrılarınıza yardım edin!” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Bir kısmı:) Eğer iş yapacaksanız, yakın onu da tanrılarınıza yardım edin! dediler.  
 Hz. İbrahim’in kavmi, bu teklifi kabul ederek onu yakmak için büyük bir ateş hazırladılar ve eli kolu bağlı olarak ateşe attılar. İbrahim (a.s.) ise, «Bana Allah’ın sahip çıkması yeter; O, ne güzel bir sahip!» diyerek Allah’a sığınıyordu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bir şey yapacaksanız onu yakın da tanrılarınızı destekleyin," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar: "Bir şey yapacaksanız, şunu yakın da tanrılarınıza yardım edin" dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Siz bunu, dediler: yakın da ilâhlarınızın öcünü alın, bir iş yapacaksınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
(İbrâhîm’in delilleri karşısında, susup da cevap veremez hâle gelen, Nemrut ve kavminden bazıları hiddetlenerek,) “Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilâhlarınıza yardım edin” dediler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Halk: “Eğer yapabilirseniz, onu yakın! İlahlarınızın intikamını alın!” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dediler: «Onu yakın! (bu suretle) Tanrılarınıza yardım edin, eğer (bir iş) yapanlarsanız».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Bazıları:) “Eğer (bir iş) yapacak kimseler iseniz, onu yakın da ilâhlarınıza yardım edin!” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar, (birbirlerine) dediler ki «eğer (İbrahim’e ceza olarak bir şey) yapacaksanız onu ateşte yakın da tanrılarınıza yardımcı olun».*
(*) İnkârcıların menfaatleri uğruna yaptıkları zulümleri, daima uydurma ilâhları adına yaptıklarını söyleme gelenekleri, tarih boyunca hiç değişmemiştir. Böylece bu kâfirler, güya tanrılarına yardım ediyor görüntüsü vererek aslında hiç de inanmadıkları ilâhlarının sırtından geçiniyorlar ve bunu insanlar üzerinde bir zulüm aracı olarak kullanıyorlar. İnsanlar, birilerini ilâhlaştıranların da ona tapınmayı emredenlerin de aynı kimseler olduğunun, İbrahim gibi farkına varıp tavırlarını koyamıyorlar. (M. Türk Meali 68. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kavmi “İbrahim’i ateşe atın. Eğer onu yakarsanız, ilahlarınıza yardım etmiş olursunuz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Yakın onu! Eğer elinden iş gelen kimselerseniz tanrılarımıza yardım edin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nemrûdi/ler, mâbutlarınıza yardım edecekseniz onu yakın, mâbutlarınıza yardım edin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Dediler ki: “Onu yakınız, tanrılarınıza böylece yardım ediniz. Eğer bir şey yapacaksanız (böyle yapın).”¹⁹
19 Krş. Ankebût, 29/24. Burada “İbrâhim’i öldürün yahut yakın” şeklinde geçmektedir; Sâffât, 37/97 de ise “Onun için bir fırın yapınız ve onu da yanan ateşe atınız” şeklindedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Dediler ki: “Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine, küfrün elebaşları, halkı kışkırtarak, “Bu adamın hakaretlerine daha ne kadar sessiz kalacaksınız?” dediler, “Haydi, durmayın; onurunuzu kurtarmak için bir şeyler yapacaksanız, bari onu ateşe atın da, böylece ilâhlarınıza arka çıkın!”Böylece, dev bir ateş hazırladılar ve İbrahim’i mancınığa koyup ateşin ortasına attılar. Fakat bilmiyorlardı ki, Allah dilemedikçe ateş yakamaz, bıçak kesemez, kurşun öldüremezdi. Nitekim:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dediler ki: “Yapacaksanız, onu ateşte yakın; ilahlarınıza yardım edin!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sesler: " Yakın onu! Bir şey yapacaksanız, onu yakarak tanrılarınızı hoşnut edin... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bunun üzerine öfkelenen putperestler; "Eğer bir şey yapacaksanız, O’nu yakın da ilahlarınızın yanında olduğumuz anlaşılsın!" dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bir kısmı) “(Bir iş) yapacaksanız, onu (İbrahim’i) yakın da ilahlarınıza yardım edin!” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlardan bir kısmı): “Eğer siz bir iş yapacaksanız, (haydi) onu yakarak ilâhlarınıza yardımda bulunun.”¹ dediler.
1 Kâfirlerin menfaatleri uğruna yaptıkları zulümleri, daima uydurma ilâhları adına yaptıklarını söyleme gelenekleri, tarih boyunca hiç değişmemiştir. Böylece bu kâfirler, güya tanrılarına yardım ediyor görüntüsü vererek aslında hiç de inanmadıkları ilâhlarının sırtından geçiniyorlar ve bunu insanlar üzerinde bir zulüm aracı olarak kullanıyorlar. İnsanlar, birilerini ilâhlaştıranların da ona tapınmayı emredenlerin de aynı kimseler olduğunun, İbrahim gibi farkına varıp tavırlarını koyamıyorlar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Eğer (bir şey) yapacaksanız” dediler, “bari o’nu yakın da, böylece tanrılarınıza arka çıkmış olun!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar, “Eğer bir şey yapacaksanız onu yakın böylece ilahlarınıza sahip çıkmış olursunuz.” dediler. 21/51...67
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Onu yakın!” diye bağrıştılar; “İlle de bir şey yapacaksanız (böyle yapın) ki, ilâhlarınızı desteklemiş olasınız!”[²⁷⁴⁰]
[2740] Carî üslûp gereği “tanrılarınız” kelimesi, “tanrılarımız” şeklinde anlaşılmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar "Hayırlı bir iş yapacaksanız, şunu ateşte yakın da ilahlarınıza yardım edin!.." dediler (ve hazırladıkları ateşe onu attılar)
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: "Onu yakın, tanrılarınıza yardım edin, eğer bir iş yapacaksanız. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «O'nu yakınız ve ilâhlarınıza yardım ediniz. Eğer yapacak kimseler iseniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Eğer yapacağınız bir şey varsa, dediler, o da bunu yakmaktır. Böyle yapın da tanrılarınıza sahip çıkın! ” [29, 24]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler: "Onu yakın, tanrılarınıza yardım edin, eğer bir iş yapacaksanız."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar: "Eğer siz işadamları iseniz bunı (İbrâhîm'i) yakınız ve ma'bûdlarınıza yardım idiniz" didiler.[¹]
[1] İbrâhîm'i ateşe atmağa karâr virdikden sonra o memleketin hükümdârı olan Nemrûd'un emriyle bir meydâna odun getirüb yığdılar ve ateşlediler. Fakat ateş şiddetli oldığından yanına yaklaşmak imkânı yokdı. Bunun üzerine insân kıyâfetine giren şeytânın ta'rîfi ile bir mancınık yapub kolları ve ayakları bağlı olarak İbrâhîm'i bunun içine koyub uzakdan ateşe atdılar. Cenâb-ı Halîlullâh ateşe doğrı giderken Cibrîl 'aleyhisselâm gelüb: "Yâ İbrâhîm! İster isen seni kurtarayım" didikde müşârunileyh: "Ben rabbimden başkasından bir şey istemem" cevâbını virdi. Bunun üzerine ateşe hitâb-ı 'izzet vâki' olarak o cehennem gibi ateş gül ve gülistan oldı ve Halilullah da orada oturub zevk ve safâya daldı. Bunı gören küffârdan ba'zıları îmân idüb İslâm oldılar ise de ekserîsi küfr-ü 'inâdîde kaldılar.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki “Bir şey yapacaksanız, yakın şunu! Yakın da ilahlarınıza destek verin.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Eğer bir şey yapacaksanız, şunu yakın da, ilahlarınıza yardım edin, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Eğer bir iş yapacaksanız,” dediler, “onu yakarak tanrılarınıza yardımcı olun.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler: "Yakın bunu! Eğer bir şey yapacak kişilerseniz, ilahlarınıza yardım edin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler “göyündürüñ ibrāhįm’i daħı arķa virüñ Tañrılaruñuza eger olduñuz-ise eyleyiciler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: İbrāhīmi oda yanduruñuz ve nuṣret eyleñüz ma‘būdlaruñuza egerişler‐ señüz, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Nəmrud və ətrafındakılar öz camaatına) belə dedilər: “Əgər (tapındıqlarınıza yardım göstərmək, onları xilas etmək üçün) bir iş görəcəksinizsə, onu (İbrahimi) yandırın və tanrılarınıza kömək edin!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They cried: Burn him and stand by your gods, if ye will be doing.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said, "Burn him and protect your gods, If ye do (anything at all)!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
حَرِّقُوهُ
onu yakın
وَانْصُرُٓوا
ve yardım edin
اٰلِهَتَكُمْ
ilâhlarınıza
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
فَاعِل۪ينَ
yapanlar
(Nemrut ve arkadaşları) "Eğer (onu cezalandırmak için bir şey) yapacaksanız, onu (ateşe atıp) yakın ve ilâhlarınıza yardım edin!" dediler.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
حَرِّق
Fiil-II
ح ر ق
Yaktı
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فَاعِل
Etken fiil
ف ع ل
Yapan