close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 63. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle bel fe’alehu kebîruhum hâżâ fes-elûhum in kânû yentikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O, belki de şu put yapmıştır bu işi dedi, büyükleri bu, söyliyebilirse sorun ona.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İbrahim) "Hayır" dedi. (Büyük putu göstererek) "Belki bu yapmıştır, (baksanıza) bu onların en kalıplısı; eğer konuşabiliyorsa ona sorun (yanıtlasın)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İbrahim: “Belki onu, putların büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorsa ona sorun” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Hayır. Bu işi onların büyüğü, şu büyük put yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara, şu yerdekilere sorun.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Belki bu işi şu büyükleri yapmıştır. Eğer konuşabiliyorlarsa onlara sorun!" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Hayır' dedi. 'Bu yapmıştır, bu onların büyükleridir; eğer konuşabiliyorlarsa, onlara sorun.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İbrâhîm dedi ki: “Belki onların şu büyüğü bunu yapmıştır. Sorun bakalım onlara, eğer söylerlerse...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İbrahim: “Belki, o yapmıştır. Bu büyükleri… Eğer konuşuyorlarsa, onlara sorun!” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İbrâhim, “Hayır, onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
İbrahim dedi ki : «Olabilir, büyükleri yapmıştır, sorun konuşurlarsa?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(İbrahim:) “Belki şu büyük olan yapmıştır. En iyisi, siz kendilerine sorun; tabii, eğer konuşmasını biliyorlarsa!” diye cevap verdi.
Cemil Said
swap_vert close
İbrâhîm: "Bunı yapan buradaki en büyük putdur. Kendinden sorınız, bakınız söylüyor mı? cevâbını virdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İbrahim: "Belki onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dedi ki: “Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İbrâhim, “Hayır” dedi, “Bu işi şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa onlara sorun!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Belki de bu işi şu büyükleri yapmıştır. Hadi onlara sorun; eğer konuşuyorlarsa! dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Hayır, o işi işte şu büyükleri yaptı. Onlara sorun, eğer konuşurlarsa!," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İbrahim: "Belki onu şu büyükleri yapmıştır, konuşabiliyorlarsa onlara sorun" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Belki dedi şu büyükleri yapmıştır, sorun bakalım onlara eğer söylerlerse
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Zaten bu soruyu bekleyen İbrâhîm, *ta’rîz yolu ile) “Belki de bunu onlara, putların (diğerlerinden yapıca daha büyük olan) şu büyükleri yapmıştır, (zira balta onun boynunda asılı ya da en iyisi) eğer konuşabiliyorlarsa, (başlarına geleni) kırılan (şu küçük) putlara sorun!” dedi.
* Ta’rîz: Muhatabı uyarmak veya dikkatini çekmek amacı ile asıl söylenmek istenen şeyi, zarif bir şekilde bir nükte ile gerçek ve mecazlı anlamı dışında tam tersini söyleyerek anlatmaktır. Hz. İbrâhîm [aleyhisselâm] bu üslûbu, kavmi içerisindeki putperestleri bâtıl inançlarından vazgeçirmek, onları tefekkür ve delil yoluyla hakka davet etmek amacı ile kullanmıştır. Böylece onlara, ilâh olduklarını iddiâ etmiş oldukları putların, hareket edemeyen, konuşamayan ne kendilerine ne de başkalarına hiçbir şekilde zarar ya da fayda veremeyen cansız varlıklar olduğunu göstermek istiyordu.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Hayır, onu şu büyükleri yapmıştır. Eğer konuşabilirlerse haydi onlara sorun!” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dedi: «Belki bu işi onların şu büyüğü yapmışdır! O halde (başlarına geleni) onlara sorun, eğer söylerlerse»!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(İbrâhîm:) “Belki onu bu büyükleri yapmıştır; onlara bir sorun bakalım, eğer konuşuyorlarsa!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(İbrahim) dedi ki: “Belki bu işi, onların şu büyükleri yapmış! Eğer konuşabiliyorlarsa, onlara (kırılan putlara) sorun” dedi. (*)
(*) Modern veya kadim her putperest tazim ettiği putun zavallı bir nesne olduğunu bilir. İyi de, o hâlde neden tapar? Bu sorunun tek cevabı vardır: Tapmak insanın ontolojik ihtiyacıdır. İnsan bir Allah’a kul olmazsa, kul olacağı binlerce sahte tanrıyı işte bunun için icat eder. (M. İslamoğlu Meali 63. Ayet Açıklaması) Hz. İbrahim, putperestleri zor durumda bırakmak için böyle söylemiştir. Bk: (Saffat:85-96,En’am:76-78)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İbrahim “Belki de bunu onlara putların en büyüğü yapmıştır. Eğer konuşabiliyorlarsa, kırılan putlara sorun” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İbrahim dedi: "Yok, bu işi büyük tanrı yapmıştır. Kendilerinden sorun bakalım, söyliyebilirlerse!"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İbrahim dedi: «— Hayır, onu büyükleri yapmıştır, kendilerinden sorun bakalım söyleyebilirler mi?» [¹]
[1] Yahut söylerlerse size kimin parçaladığını haber verirler veya söyleyebilirlerse yapmaya da güçleri yeter.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O da, “Bilakis, şu en büyükleri yapmıştır. Konuşabilirlerse bir sorun bakalım!” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Hayır” dedi. “Bu yapmıştır. Bu onların büyükleridir. Eğer konuşabiliyorsa, siz onlara soruverin.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Zaten bu soruyu bekleyen İbrahim, “Hayır!” dedi, “Bunu olsa olsa, şu büyük put yapmıştır; inanmıyorsanız kendilerine sorun, tabii eğer konuşabiliyorlarsa!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Aksine (evet) onu yaptı; onların büyüğü şudur! Konuşuyorlardı ise, onlara (kırılmışlara) sorun!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İbrahim: " Ne münasebet! Herhalde şu büyük olanları yapmış olmalı. Konuşabilirlerse eğer, kendilerine sorun. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
İbrahim dedi ki; "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa ona sorun! Bakalım ne diyecek!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(İbrahim ise): “Belki de bu işi şu büyük olan yapmıştır. [*] Konuşabiliyorlarsa onlara sorun!” demişti.
Ayette geçen “Sonra tekrar eski inanç ve tartışmalarına dönmüşlerdi” cümlesi “başları üzerine geri döndürülmüşlerdi” anlamında “zihnen tepetaklak olmayı”, “fikrinden aniden caymayı”, “eski kafalarına dönmeyi” içeren deyimsel bir ifadedir. Burada söz konusu halkın Hz. İbrahim’i temize çıkarma temayülünden vazgeçip eski suçlayıcı tavırlarına geri dönmeleri ifade edilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O da): “Belki şu en büyükleri yapmıştır, eğer konuşabiliyorlarsa şu putlara bir soruverin.” dedi.¹
1 Burada Hz. İbrahim yalan söylememiş, kâfirleri zor durumda bırakmak için böyle söylemiştir. Bk. (Saffat: 85-96, En’am: 76-78)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[İbrahim:] “Bu işi, belli ki, şu yapmıştır, putların en irisi yani: ama en iyisi, siz kendiniz onlara sorun; tabii, eğer konuşmasını biliyorlarsa!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İbrahim: – Hayır, dedi yapsa yapsa onu şu büyükleri yapmıştır. En iyisi siz ona sorun, tabi eğer, konuşabiliyorsa, dedi. 10/18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(İbrahim) “Hayır!” dedi, “Bunu yapsa yapsa, şu en iri-yarı olanı yapmıştır; en iyisi mi siz kendilerine sorun; tabî ki eğer cevap verebilirlerse!”[²⁷³⁸]
[2738] Modern veya kadim her putperest tazim ettiği putun zavallı bir nesne olduğunu bilir. İyi de, o halde neden tapar? Bu sorunun tek cevabı vardır: Tapmak insanın ontolojik ihtiyacıdır. İnsan bir Allah’a kul olmazsa, kul olacağı binlerce sahte tanrıyı işte bunun için icat eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O zaman İbrahim: "Belki o işi (sağlam kalan) şu büyükleri yapmıştır. (Aralarında kavga etmişler, büyükleri de belki kızıp, cezalandırmak için onları parçalamıştır) Haydin, onlardan (parçalanmış olan küçüklerinden) sorun! (da kendilerini kimin parçaladığını) Eğer dilleri varsa! (bir bir anlatsınlar)" dedi. (Böylece onlara, taş ve topraktan yaptıkları patlara tapmalarının ne kadar saçma olduğunu açıkça belirtmiş oldu)
Osman Fırat
swap_vert close
Dedi ki: Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Belki onu onların şu büyüğü yapmıştır. Haydin onlara sorunuz, eğer söyleyebilmekte iseler.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Belki de, ” dedi, “şu büyükleri yapmıştır. Eğer konuşurlarsa sorun bakalım onlara! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hayır dedi, (büyük putu göstererek) işte şu büyükleri yapmış; onlara sorun, eğer konuşurlarsa (!)
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İbrâhîm de: "Büyükleri yapmışdır. Eğer söz söylemeğe kâdirler ise onlardan sorunuz" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Belki büyükleri, şu yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa parçalanmış olanlara sorun!” dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Hayır, onu, şu büyükleri yapmıştır. Eğer, konuşabiliyorlarsa onlara sorun, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İbrahim “Hayır, onu yapan şu büyükleridir,” dedi. “Konuşabiliyorlarsa kendilerinden sorun.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dedi: "Hayır, ben değil. Şu büyükleri yapmıştır onu. Hadi, sorun onlara eğer konuşabiliyorlarsa!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “belki eyledi anı uluları uşbu pes śoruñ anlara eger söylerler ise.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi: Bel ki anı işledi bu uluları, didi. Pes ṣoruñuz anlara, eger anlar söy‐lerlerse, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(İbrahim sındırmadığı iri bütü göstərib:) “Bəlkə, onların bu böyüyü bunu etmişdir. Əgər danışa bilirlərsə, özlərindən soruşun!” – deyə cavab verdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: But this, their chief hath done it. So question them, if they can speak.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He said: "Nay, this was done by - this is their biggest one! ask them, if they can speak intelligently!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
بَلْ
bila-kis
فَعَلَهُۗق
onu yap- mıştır
كَب۪يرُهُمْ
büyükleri
هٰذَا
bu
فَسْـَٔلُوهُمْ
haydi onlara sorun
اِنْ
eğer
كَانُوا
iseler
يَنْطِقُونَ
konuşabiliyorlar
(İbrâhîm, sağlam kalan büyük putu göstererek) "Aslında bu işi şu büyükleri yapmış (olmalı). Haydi onlara sorun, eğer konuşabiliyorlarsa!" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
كَبِير
İsim
ك ب ر
Kebîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), pek büyük
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
نَطَقَ
Fiil-I
ن ط ق
Konuştu, söyledi