close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 46. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vele-in messet-hum nefhatun min ‘ażâbi rabbike leyekûlunne yâ veylenâ innâ kunnâ zâlimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Fakat onlara Rabbinin azabından bir koku bile esse derhal eyvahlar olsun bize derler gerçekten de biz zalimdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, onlara Rabbinin azabından ’ufacık bir esinti’ (bir kasırga yeli bile) dokunacak olsa kesinlikle; "Eyvahlar bize, gerçekten bizler zulme sapanlarmışız" diyecekler (ve dövünecekler)dir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun onlara, Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa, “Eyvah bize, gerçekten biz, yaratılış gayesi dışında hareket edenlerden olmuşuz!” derler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara, Rabbinin azâbından ufak bir esinti dokunsa hiç şüphesiz: “Vah bize, hakikaten biz şirkte, inkârda, isyanda ısrar eden zâlim kimselermişiz” derler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki onlara Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa mutlaka: "Yazık bize! Gerçekten biz zalimlermişiz" diyeceklerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, onlara Rabbinin azabından 'bir ufak esinti' dokunacak olsa hiç tartışmasız; 'Eyvahlar bize, gerçekten bizler zulme sapanlarmışız' diyecekler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yemin olsun ki, Rabbinin azabından az bir şey onlara dokunursa, muhakkak şöyle diyecekler: “- Vay bizlere! Biz gerçekten zalimlerdik.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer Rabbinin azabından bir üfürücük dahi onlara dokunsa, “Yazıklar olsun bize! Biz zalimlerden olduk” diyecekler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun, Rabbinin azabı onlara hafifçe dokunsa, “Vah bize! Doğrusu, biz haksızlık yaptık” derler.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrının azabından onlara, bir parça dokunursa, derler ki: «Eyvah bize, biz zalim kimesnelerdik!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun, onlara Rabbinin azabından bir ufak esinti dokunacak olsa hiç tartışmasız; “Yazıklar olsun bize! Gerçekten bizler zulme sapanlarmışız” derler.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın ’azâbından bir zerre kendilerine irişir ise "Eyvâh! Biz zâlimlerden idik" diyu bağırırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rabbinin azabından onlara bir esinti dokunsa: "Vah bize! Doğrusu biz haksızdık" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak “Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik” diyeceklerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun, onları rabbinin azabından bir esinti yoklasa muhakkak ki, “Vah bize! Hakikaten biz kendimize kötülük etmişiz!” derler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun, onlara Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa, hiç şüphesiz, «Vah bize! Hakikaten biz zalim kimselermişiz!» derler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine, Rabbinin azabından bir esinti dokunsa, "Vay bize, biz gerçekten zalimlermişiz," derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yemin olsun ki, Rabbinin azabından az bir şey onlara dokunursa, muhakkak "Vay bizlere, biz gerçekten zalimlerdik" diyeceklerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Maamafih kasem olsun rabbının azâbından onlara bir nefha dokunursa muhakkak diyeceklerdir ki vay bizlere! Bizler cidden zâlimler idik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şâyet onlara, Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa, “Yazıklar olsun bize, hakikaten biz (şirkte, inkârda, isyanda ısrar eden) zâlim kimselermişiz!” derler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer onlara, Rabbinin azabından bir nebze dokunsa, “Eyvah bize! Biz kendimize haksızlık edenleriz.” diyecekler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki Rabbinin azabından onlara ednâ bir şey dokunsa muhakkak: «Yazıklar olsun bize. Biz gerçekden zaalimlermişiz» diyeceklerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, onlara Rabbinin azâbından hafif bir kokucuk, azıcık dokunsa(1)elbette: “Eyvah bize! Gerçekten biz zâlim kimselermişiz!” derler.
(1)“Kur’ân’ın nazmında (lafızlarının dizilişinde) bir cezâlet-i hârika (hârika bir intizam) var. O nazımdaki cezâlet ve metâneti (sağlamlığı), ‘İşârâtü’l-İ‘câz’da baştan aşağıya kadar bu cezâlet-i nazmiyeyi beyân eder. (...) Meselâ: وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ [And olsun ki, onlara Rabbinin azâbından hafif bir kokucuk, azıcık dokunsa] Bu cümledeki, azâbı dehşetli göstermek için en azının şiddetle te’sîrini göstermekle göstermek ister. Demek taklîli (azaltmayı) ifâde edecek cümlenin bütün hey’etleri de(kısımları da) bu taklîle bakıp ona kuvvet verecek. İşte لَئِنْ lafzı, teşkîktir (şübhe vermektir). Şek (şübhe), kıllete (azlığa) bakar. مَسَّ lafzı, azıcık dokunmaktır. Yine kılleti ifâde eder. نَفْحَةٌ lafzı, maddesi bir kokucuk olup kılleti ifâde ettiği gibi, sîgası(kalıbı) bire delâlet eder. Masdar-ı merre ta‘bîr-i sarfiyesinde (sarf ilminin masdar-ı merre ta‘bîrince) biricik demektir, kılleti ifâde eder. نَفْحَةٌ deki tenvîn-i tenkîri (belirsizlik ma‘nâsı veren tenvin) taklîli içindir ki, o kadar küçük ki, bilinemiyor demektir.*مِنْ lafzı, teb‘îz içindir, bir parça demektir. Kılleti ifâde eder. عَذَابِlafzı, nekâl, ikāba (şiddetli azâba) nisbeten hafif bir nevi‘ cezâdır ki, kıllete işâret eder. رَبِّكَ [Rabbin] lafzı, Kahhâr, Cebbâr, Müntakīm’e bedel (kahredici, zorlayıcı ve intikām alıcı yerine) yine şefkati ihsâs etmekle (hissettirmekle) kılleti işâret ediyor. İşte bu kadar kılletteki bir parça azab böyle te’sîrli ise, ikāb-ı İlâhî (Allah’ın şiddetli azâbı) ne kadar dehşetli olur kıyâs edebilirsiniz diye ifâde eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 6)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yine de, kendilerine Rabbinin azabından bir esinti dokunsa, hiç şüphe yok, hemen, “yazıklar olsun bize!” derler, “Doğrusu, zalim kimselerdik biz!”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rabbinin azabından bir parça onlara isabet etse, hemen “Yazıklar olsun bize, haksızlık yapanlardan (zalimlerden) olduk” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar Allah’ın en ufak azabına çarpılsalar bile işkilsiz şunu derler: "Yazıklar olsun bize! Doğrusu, bizler kıyıcı kimselerdik."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Onlara Rabbinin biraz azabı dokunsa «— Vay bizim hâlimize! Biz hakikatte zalim kimseleriz» derler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun ki, onlara Rabbinin azabından bir esinti [nefha] dokunacak olsa onlar, “Eyvah bize! Biz gerçekten zâlim kimselerdik” derler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz onlara Rabbinin azabından bir ufak esinti dokunacak olsa, “Eyvahlar bize, gerçekten bizler zulme sapanlarmışız” diyeceklerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara Rabb’inin azâbından ufacıkbir esinti bile dokunuverse, derhal “Eyvahlar olsun bize; meğer biz ne zâlimmişiz!” diye feryadı basarlar. Peki, ya Büyük Mahkemede ne yapacaklar?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun ki onlara senin rabbinin azabından birazcık dokunduğunda: “Eyvah bize! Biz, zâlimler olduk!” derler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer burunları, Rabb'inden ufacık bir ceza kokusu alabilse: " Eyvaah! hakikaten haksızlık etmişiz " diye yaygarasını çoktan basarlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! İnkâr edenlere Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak "Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik!" diyeceklerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa, elbette “Ah, eyvah bize! Şüphesiz ki biz zalimlermişiz!” derler.
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun ki onlara, Rabbinin azabından ufacık bir esinti dokunuverse hemen: “Yazıklar olsun bize gerçekten bizler zâlimlerdenmişiz.” derler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Yine de, kendilerini Rabbinin azabından bir esinti yoklasa, hiç şüphe yok, hemen, “Vah bize!” derler, “Doğrusu, zalim kimselerdik biz!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer Rabbinin azabı onlara hafiften dokunsa hemen: – Yazıklar olsun bize! Bu çağrıya sağır kesilerek gerçekten zalimlik ederek yanlışta ısrar etmiştik, derler. 6/31, 10/13...17, 11/120, 14/44- 45, 39/56, 91/14-15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat, Rabbinin azap rüzgârından onlara bir efilti dokunsa, hemen “Yazıklar olsun bize!” derler, “Meğerse biz, zulmü karakter haline getirmişiz!”[²⁷²⁶]
[2726] Zulmün birine isim olarak verilebilmesi için, o kişinin zulmü içselleştirmesi, karakter haline getirmesi gerekir. Zâlimîn (t. zâlim) ism-i failini çevirimizin gerekçesi budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki onlara; Rabbinin azabından bir esinti dokunsa (imana gelip) "Eyvah, yazıklar olsun bize!.. doğrusu biz gerçekten zalim kimseler imişiz" diyeceklerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve şayet onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, kesinlikle "Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik" diyeceklerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, Rabbinin azabından hafif bir şey onlara dokunacak olsa elbette diyeceklerdir ki: «Eyvah bizlere! Şüphe yok ki, biz zalimler olmuştuk.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer onlara Rabbinin azabından bir esinti bile dokunsa: “Eyvah, yazıklar olsun bize, biz gerçekten kendimizi bu azaba müstahak etmekle kendimize zulmetmişiz! ” derler.
Bu âyet Kur’ân’ın icazına, pek veciz ve özlü beyanına açık örneklerden birini teşkil eder: Bu cümleden esas maksat, pek az bir azap ile fazlaca korkutmaktır. Onun için cümlenin her kelimesi o maksadı pekiştirir. Şöyle ki 1. in: Şart edatı, azabın azlığına ve önemsizliğine işarettir. 2. Nefha hem bir defaya ait sigası, hem de tenvîni ile azabın önemsizliğini ima eder. 3. Mess hafif dokunma demektir. 4. kısmilik bildiren min edatı. 5. Nekâl ve ikab gibi kelimeler yerine azab kelimesi. 6. Allah’ın Rab isminin ifade ettiği şefkat, hudutsuz şefkatin izin verdiği bir azap, nisbeten hafif bir azap sayılır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, onlara Rabbinin azabından bir esinti dokunsa, "Eyvah bize, biz gerçekten zalimlermişiz," derler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer onlara rabbinin 'azâbından bir nefes kadar bir şey isâbet itse: "Yazık bize! Biz, zâlimlerden idik" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rabbinin en ufak azabına bile çarpılsalar hemen şunu derler: “Yazıklar olsun bize! Biz yanlışlar içindeyiz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara Rabb'inin azabından bir esinti dokunsa:-Eyvah, biz gerçekten haksızlık edenler idik, derler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara Rabbinin azabından bir esinticik dokunacak olsa, “Eyvah bize,” diyeceklerdi. “Biz gerçekten kendimize yazık etmişiz!”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rabbinin azabından onlara bir esinti dokunsa, yemin olsun şöyle diyecekler: "Vay bizlere, biz zalimlermişiz!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eger yoķansa anlara bir pāre 'aźābından çalabunuñ bayıķ eyıdeler “iy 'aźābumuz bayıķ olduķ biz žulm eyleyiciler!.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger yitişse anlara biraz nesne Tañrı ‘aẕābından, eydürler: Vay bize bizẓālimler iduḳ dirler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, əgər Rəbbinin əzabından az bir şey onlara toxunsa, onlar mütləq: “Vay halımıza! Biz, doğrudan da, zalım olmuşuq (Allaha şərik qoşmaqla, küfr etməklə özümüz özümüzə zülm etmişik)” – deyəcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if a breath of thy Lord's punishment were to touch them, they assuredly would say: Alas for us! Lo! we were wrong doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If but a breath of the Wrath of thy Lord do touch them, they will then say, "Woe to us! we did wrong indeed!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَئِنْ
ve andol- sun eğer
مَسَّتْهُمْ
onlara dokunsa
نَفْحَةٌ
ufak bir esinti
مِنْ عَذَابِ
azabından
رَبِّكَ
Rabbinin
لَيَقُولُنَّ
hiç şüphe- siz derler
يَا وَيْلَنَٓا
yazıklar olsun bize
اِنَّا
gerçek- ten biz
كُنَّا
idik
ظَالِم۪ينَ
zalim kimseler
Andolsun, onlara Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa, hiç şüphesiz, "yazıklar olsun bize! Gerçekten biz (Rabbimizin bizi nimetlendirdiğinden gâfil olan) zalim kimselermişiz" derler.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
نَفْحَة
İsim
ن ف ح
Ufak bir esinti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
وَيْل
İsim
وَيْل
Yazıklar olsun, yuh olsun, vay hâline
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden