close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 47. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Venada’u-lmevâzîne-lkista liyevmi-lkiyâmeti felâ tuzlemu nefsun şey-â(en)(s) ve-in kâne miśkâle habbetin min ḣardelin eteynâ bihâ(k) vekefâ binâ hâsibîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kıyamet günü, adalet terazilerini kuracağız, hiçbir kimse hiçbir şeyde haksızlığa uğramıyacak, hatta hardal tanesi ağırlığında bir işin bile karşılığını vereceğiz, bizim hesap görüşümüz yeter.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz ise, kıyamet gününe ait (çok hassas ve sağlam duyarlı) adalet terazileri ortaya koyacağız da, artık hiçbir nefis hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde) haksızlığa uğratılmayacaktır. (Küçücük) Bir hardal tanesi bile olsa onu (teraziye) getirip (tartacağız). Hesap görücüler olarak Biz yeteriz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve kıyamet günü öyle doğru, öyle hassas teraziler kurarız ki, kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz, bir hardal tanesi kadar bile olsa, herşeyi tartıya sokarız. Hesap görücü olarak, kimse bizden ileriye geçemez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz, Kıyamet gününün gerçekleşmesi dolayısıyla herkesin amellerine, haklarına, mükâfatlarına ve cezalarına göre ebedî hayattaki mevkilerini belirleyecek adâlet terazileri kurarız. Artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan iş, bir hardal tanesi kadar da olsa, onu adâlet terazisine getiririz. Hesap görenler olarak biz herkese yeteriz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/40; 18/49; 31/16.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kıyamet günü için adalet terazilerini koyarız. Hiç kimseye bir haksızlık edilmez. Bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa onu getiririz. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiç bir nefis hiç bir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, kıyamet günü için, (insanların amel defterlerini tartmak üzere) adalet terazileri koyacağız. Artık hiç kimse, en ufak bir zulme uğramıyacaktır. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirir tartıya koyarız. Hesap görenler olarak da, (şanı yüce olan) biz kâfiyiz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kıyamet günü için Biz, çok adil teraziler koyarız. Kimseye hiçbir haksızlık edilmez. Hardal tanesi ağırlığı kadar dahi olsa, onu getiririz. Hesap görücü olarak Biz yeteriz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz, kıyamet günü için adâlet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan iş, bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa onu getiririz. Hesap gören olarak biz yeteriz.
Besim Atalay
swap_vert close
Adalet terazisin kıyamet gününde kuracağız biz, kimseye zulm olunmaz, bir hardal tanesi ağırlığında olsa dahi sayarız, hesapça biz yeteriz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kıyamet günü (öyle) doğru, (öyle hassas) teraziler kuracağız ki, kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmayacak. Bir hardal tanesi kadar bile olsa her şeyi tartıya sokacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Bkz. 4/40, 10/47, 18/49, 31/16, 39/69  
Cemil Said
swap_vert close
Kıyâmet güninde ’adâlet mîzânını te’sîs ideceğiz. Hiç bir kimse ’amelinden hardal dânesi kadar bile haksızlığa dûçâr olmıyacakdır, ’adâlet tecellî idecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kıyamet günü doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Hardal tanesi kadar olsa bile yapılanı ortaya koyarız. Hesap gören olarak Biz yeteriz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız; artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan, bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu getirir ortaya koyarız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Diriliş günü için adalet terazileri kurarız. Kimseye hiç bir haksızlık edilmez. Hardal tanesi kadar bir ağırlığı bile hesaba katacağız. Biz, hesapçı olarak yeteriz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz kıyamet günü için doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirir (tartıya koyarız.). Hesap görenler olarak da biz kâfiyiz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biz ise Kıyamet günü için mizanlara adâleti koruz da hiç bir nefis, zerrece zulm edilmez, bir hardel tanesi ağırlığınca da olsa onu getirir koruz, hisabcı da biz yeteriz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz, hesap günü (amellerin tartılması) için adalet terazileri kurarız. Artık hiç kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (mizana) getiririz. Hesap görücü olarak biz yeteriz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kıyamet Günü hak edileni eksiksiz belirleyen tartıları kurarız. Hiç kimse, hiçbir biçimde haksızlığa uğratılmaz. Hardal tanesi kadar da olsa her şeyi hesaba katarız. Hesap gören olarak Biz yeteriz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz kıyamet gününe mahsus adalet terazileri koyacağız. Artık hiçbir kimse hiçbir şeyle haksızlığa uğratılmayacakdır. (O şey) bir hardal dânesi kadar bile olsa onu getiririz (mîzâna koyarız). Hesabcılar olarak da biz yeteriz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kıyâmet günü (amellerin tartılması için) adâlet terâzilerini kurarız; artık kimse bir şeyle haksızlığa uğratılmaz. Hardal dânesi ağırlığında (bir amel) bile olsa, onu getiririz. Hesab görücüler olarak da biz yeteriz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kıyamet (diriliş) günü için (hak ve) adalet terazileri kurarız. Artık hiçbir nefse zulüm (haksızlık) edilmez. Eğer (yapılmış olanlar) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getiririz (ortaya koyarız). Ve hesap görenler olarak, biz yeteriz!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kıyamet günü adalet terazilerini kurarız sonra hiçbir nefse haksızlık yapılmaz, Eğer en küçük hardal tanesi kadar bir şey de olsa, onu getiririz ve. Biz hesap görücüler olarak yeteriz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz kalkış günü için öyle doğruluk terazisi koyacağız ki hiç kimse hiç bir türlü haksızlığa uğramıyacaktır. Bir iş hardal tanesi ağırlığında bile olsa getirip onu da tartacağız. Bizim hesap görmemiz yeter.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kıyamet günü için hakkaniyet terazilerini kuracağız. Hiçbir kimse hiçbir şeyde haksızlığa uğramayacaktır. Hardal tanesi ağırlığında olsa da yine biz onu hesaba katacağız. Bizim hesap görmekliğimiz [¹] elverir.
[1] Veya âlim ve hâfız olmaklığımız.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kıyamet günü için adalet terazilerini kurarız. Hiç kimse haksızlığa uğramaz. (Yapılan iş) hardal tanesi ağırlığınca bile olsa, Biz onu ortaya koyarız. Hesap görücü olarak Biz yeteriz.¹⁶
16 Krş. Lokmân, 31/16  
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz kıyamet günü için adalet terazileri kurarız da artık, hiç bir nefis hiç bir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hesap Gününde, adâlet terazilerini kuracağız ve hiç kimseye en ufak bir haksızlık yapılmayacak. Öyle ki, yapılan her iyilik veya kötülük incir çekirdeği kadar küçük bile olsa, onu dahî hesaba katacağız. Hesap görmek için, Biz elbette yeteriz. İşte bunun için, kitap ve elçi göndererek insanlığı her devirde uyarmışızdır:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kıyâmet günü için “Tam Ayarlı” Teraziler koyarız; hiçbir kimse haksızlığa uğratılmaz. Bir hardal tanesi ağırlığı bile olsa onu getirdik. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! kıyamet gününde biz, en hassas tartı cihazlarını ortaya koyarız. Kimseye zerrece haksızlık yapılmaz. Yapılan amel, hardal tanesi kadar da olsa onu teraziye koyarız. Hesap görmede bizim üstümüze yoktur...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecek. Yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Her ne olursa olsun insanları hesaba çekmeye gücümüz yeter.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. [*] Kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi kadar bile olsa, onu (teraziye) getirmiş (olacağ)ız. Hesap görenler olarak biz yeteriz.
Benzer mesajlar: A‘râf 7:8-9; Mü’minûn 23:102-103; Kâri‘a 101:6-9.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz ise kıyamet gününde adaletin ta kendisi olan (hassas) teraziler kurarız da hiç bir insan, hiç bir şekilde haksızlığa uğratılmaz. (Hatta dünyada yaptıkları şeyler) bir hardal tanesi kadar bile olsa onu o (teraziye mutlaka) koyarız. (Zira) hesabı Bizden daha iyi gören yoktur ki!
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Kıyamet Günü (öyle) doğru, (öyle hassas) teraziler kurarız ki, kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz; bir hardal tanesi kadar bile olsa, [iyi ya da kötü] her şeyi tartıya sokarız; hesap görücü olarak kimse Bizden ileri geçemez!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve biz kıyamet günü hassas adalet terazileri kurarız. Hiç kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz. Hatta hardal tanesi ağırlığınca bir şey olsa onu da değerlendiririz. Zira hesap görücü olarak biz yeteriz. 2/272- 281, 3/185, 4/40, 7/8- 9, 18/49
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve Biz, Kıyamet Günü dosdoğru tartan teraziler kurarız da, hiçbir kişi en küçük bir haksızlığa uğratılmaz; hatta hardal tanesi ağırlığında bir şey olsa, onu dahi gündeme getiririz:[²⁷²⁷] Biz, hesap görücü olarak yeter de artarız bile…[²⁷²⁸]
[2727] Şu âyetle karşılaştırınız: “Kim zerre kadar iyilik yaparsa onu (İlâhî kayıtta) görecektir; kim de zerre kadar kötülük yaparsa, onu (İlâhî kayıtta) görecektir” (99:7-8). [2728] Kefâyı bu şekildeki çevirimiz için bkz: 17:17, not 28.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz, kıyamet günü adalet terazilerini kurarız. Hiç kimse herhangi bir surette haksızlığa uğratılmaz. (Yapılan amel hayır ve şer) Hardal tanesi kadar olsa da ortaya koyarız. Hesap görenler olarak da Biz yeteriz! (Cenab-ı Hak bütün kullarının hesabını bir anda görür ve mükafat veya cezaya uğratır.)
Osman Fırat
swap_vert close
Kıyâmet günü için kriterli hassas terazileri kurarız. Hiç kimseye bir haksızlık edilmez. (İnsanın yaptığı iş), bir hardal dânesi ağırlığınca da olsa onu getiririz. Hesab gören olarak biz yeteriz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Biz Kıyamet gününde adâlet terazilerini koruz da artık hiçbir nefis bir şey ile zulmedilmez. Velev ki (bir amel) bir hardal tanesi ağırlığınca olsun, onu da getiririz. Muhasipler olmak üzere Biz kifâyet ederiz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz kıyamet gününe mahsus, öyle doğru ve hassas teraziler koyacağız ki, hiçbir kimseye zerre kadar haksızlık edilmez. Hardal tanesi ağırlığınca da olsa, yapılan iyi veya kötü işi oraya getirip tartarız. Hesap görücü olarak Biz fazlasıyla yeteriz. [18, 49; 4, 40; 31, 16]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Hiç kimseye bir haksızlık edilmez (insanın yaptığı iş), bir hardal danesi ağırlığınca da olsa onu getiririz. Hesab gören olarak biz yeteriz.
Bazı tefsîrlere göre terâzîlerin konması, doğru hesap görmenin ve eylemlere uygun cezâ vermenin temsîlidir, sembolik bir anlam taşır. Abdullah ibn Abbâs'ın rivâyetine göre: iyi eylemler güzel şekillerle, kötü eylemler çirkin kılıklarla gelip terâzîlere konacaktır (Envâru't-Tenzîl).  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yevm-i kıyâmetde biz 'adâlet terâzîlerini kurarız. O günde bir kimse bir şeyle zulüm olunmaz. Bir hardal dânesi kadar olsa bile onı meydâna çıkarırız. Hesâba biz kafiyiz. (Başka muhâsebe ihtiyâcımız yokdur.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Mezardan) kalkış günü tam doğru teraziler kurarız; kimse bir haksızlığa uğratılmaz. Bir hardal danesi ağırlığında bile olsa terazilere koyarız. Biz hesap görmeye yeteriz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kıyamet günü adalet terazileri kurarız. Hiç kimse bir haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa onu getiririz. Hesap gören olarak biz yeteriz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kıyamet gününde Biz adalet terazilerini kurarız. Hiç kimseye en küçük bir haksızlık edilmez. Hardal tanesi kadar birşey bile olsa, onu ortaya koyarız. Hesap görücü olarak Biz kâfiyiz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kıyamet günü için adalet terazilerini kuracağız/adaleti terazilere koyacağız. Hiç kimseye zerre kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar bir şey olsa onu ortaya getiririz. Hesapçılar olarak biz yeteriz!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķoyavuz terāzūları ŧoġru ķıyāmet güni içün pes žulm olınmaya kimse nesene. eger olur-ise dāne ķadar isbetenden getürevüz anı. daħı ŧap olduķ biz ḥisāb eyleyiciler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳoyavuz terāzūları ‘adl ile ḳıyāmet güni‐çün. Hīç āḫire hergiz ẓulmolunmaya ve eger ‘amel ḫayrdan ve şerden ḫardal dāne‐ since olsa, anı ge‐türüp ḥāżır eyler‐biz. Daḫı biz ne yaḫşı ḥisāb idiciler‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz qiyamət günü üçün ədalət tərəzisi qurarıq. Heç kəsə əsla haqsızlıq edilməz. Bir xardal dənəsi ağırlığında olsa belə onu (hər hansı bir əməli tərəziyə) gətirərik. Haqq-hesab çəkməyə Biz kifayətik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We set a just balance for the Day of Resurrection so that no soul is wronged in aught. Though it be of the weight of a grain of mustard seed, We bring it. And We suffice for reckoners.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We shall set up scales of justice for the Day of Judgment, so that not a soul will be dealt with unjustly in the least, and if there be (no more than) the weight of a mustard seed,(2707) We will bring it (to account): and enough are We to take account.(2708)
2707 Not the smallest action, word, thought, motive, or predilection but must come into the account of Allah. Cf. Browning (in Rabbi Ben Ezra): "But all, the world's coarse thumb and finger failed to plumb, So passed in making up the main account; All instincts immature, All purposes unsure, That weighed not as his work, yet swelled the man's account; Thoughts hardly to be packed Into a narrow act, Fancies that broke through language and escaped; All I could never be, All, men ignored in me, This, I was worth to God, Whose wheel the pitcher shaped." 2708 The literalism of Sale has here excelled itself: he translates, "and there will be sufficient accountants with us"! What is meant is that when Allah takes account, His accounting will be perfect: there will be no flaw in it, as there may be in earthly accountants, who require other people's help in some matters of account which they do not understand for want of knowledge of that particular department they are dealing with. Allah's knowledge is perfect, and therefore his justice will be perfect also; for He will not fail to take into account all the most intangible diings that determine conduct and character. See last note. There is no contradiction between this and 18:104-105, where it is said that men of vain words, i.e., shallow hypocritical deeds, will have no weight attached to their deeds. In fact the two correspond.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَنَضَعُ
ve kurarız
الْمَوَاز۪ينَ
terazileri
الْقِسْطَ
adalet
لِيَوْمِ الْقِيٰمَةِ
kıyamet günü için
فَلَا تُظْلَمُ
artık zulmedilmez
نَفْسٌ
hiçbir kimse
شَيْـٔاًۜ
bir şeyle
وَاِنْ
ve eğer
كَانَ
olursa
مِثْقَالَ
ağırlığında
حَبَّةٍ
bir tane
مِنْ خَرْدَلٍ
hardaldan
اَتَيْنَا
getiririz
بِهَاۜ
onu
وَكَفٰى
ve yeteriz
بِنَا
Biz
حَاسِب۪ينَ
hesap görücü olarak
Biz, kıyamet günü (amellerin tartılması) için adalet terazileri kurarız. Artık hiç kimseye hiçbir şekilde zulmedilmez ve (yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa onu (mutlaka yapanın karşısına) getiririz. (O gün) Hesap görücü olarak Biz yeteriz.
وَضَعَ
Fiil-I
و ض ع
İndirdi, koydu, düşürdü
مِيزَان
İsim
و ز ن
Tartı, terazi, mizan, ölçü
قِسْط
İsim
ق س ط
Adalet
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قِيٰمَة
İsim
ق و م
Kıyamet
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِثْقَال
İsim
ث ق ل
Her türlü ağırlık ölçüsü, miktar
حَبَّة
İsim
ح ب ب
Tane, dane
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَرْدَل
İsim
خ ر د ل
Hardal
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
كَفٰى
Fiil-I
ك ف ي
Yetti, kâfi oldu
بِنَا
Zamir
بِنَا
Bizimle
حَاسِب۪ينَ
Etken fiil
ح س ب
Hesap görenler