close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 39. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lev ya’lemu-lleżîne keferû hîne lâ yekuffûne ‘an vucûhihimu-nnâra velâ ‘an zuhûrihim velâ hum yunsarûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir bilselerdi kafir olanlar önlerinden, artlarından kendilerini saran ateşi defedemeyecekleri ve hiçbir yardım da göremeyecekleri zamanı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Keşke) O inkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi uzaklaştıramayacakları ve hiç(bir şekilde) yardım alamayacakları zamanı (ve çok çetin ortamı) eğer bir bilselerdi! (Böyle davranmayacaklardı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, önlerinden ve arkalarından kendilerini saran ateşi savamayacakları ve yardım da görmeyecekleri anı bir bilselerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından saran ateşi bertaraf edemeyecekleri, kendilerine yardım edilemeyecek zamanı bir bilseler!
bk. Kur’ân-ı Kerim, 7/41; 13/34; 14/50; 39/16.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar edenler yüzlerinden de arkalarından da ateşi savamayacakları ve yardım göremeyecekleri zamanı bir bilselerdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
O inkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi püskürtemeyecekleri ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Peygamberi ve Kur'an'ı inkâr edenler, ne yüzlerinden, ne arkalarından ateşi men edemiyecekleri ve asla yardım olunamıyacakları vakti bir bilseler!... (Küfür üzere bulunmazlar ve azabı istemezlerdi.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Keşke o kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi alamadıkları ve kendilerine de yardım edilmediği anı bir bilselerdi!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kendilerine yardım dahi edilemeyeceği zamanı bir bilselerdi!
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfir olan kimseler, önlerinden, artlarından ateşi savamıyacakların, hemi de yardımsız kalacakların bilmiş olsalardı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnkârcılar, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kimseden de bir yardım bulamayacakları o günü keşke bilselerdi (de bu yaptıklarından vaz geçselerdi)!
Bkz. 7/41, 29/55, 39/16  
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirler yüzlerini ve arkalarını ihâta iden ateşlerden kurtulamıyacakları sa’ati bilseler ve o vakit hiç bir müzâherete nâil olamıyacaklarını anlasalar idi ’acele itmezler idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu kafirler, ateşi yüzlerinden ve sırtlarından menedemeyecekleri ve yardım da göremiyecekleri zamanı keşke bilseler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kendilerine yardım da edilmeyeceği zamanı bilselerdi (böyle acele etmezlerdi)!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları, kendilerine yardım dahi edilmeyeceği zamanı bir bilselerdi!
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkar edenler, yüzlerinden ve arkalarından ateşi savamıyacakları ve yardım da görmeyecekleri anı bir bilselerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bu kâfirler ateşi yüzlerinden ve sırtlarından men edemeyecekleri ve yardım da göremeyecekleri zamanı, bir bilseler!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bilseler o küfredenler ne yüzlerinden ne arkalarından ateşi men'edemiyecekleri, ve hiç bir taraftan yardım olunmıyacakları o demi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri anı bir bilselerdi! (O azabı, bu kadar acele istemezlerdi!)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerini her yönden saracak ateşi savamayacakları ve yardımsız kalacakları zamanı ah bir bilselerdi!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O küfredenler yüzlerinden ve arkalarından (saran) ateşi hiçbir suretle men' edemeyecekleri, kendilerinin yardım da göremeyecekleri zamaanı bir bilse (ler) di.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İnkâr edenler yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve kendilerine yardım (da) edilmeyecekleri o zamânı biliyor olsalardı (o azâbı bu kadar acele istemezlerdi)!
İhsan Aktaş
swap_vert close
O inkâr etmiş olanlar, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kimseden bir yardım bulamayacakları o anı eğer bir bilselerdi! (iman edip kıyameti inkâr etmezlerdi.)
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğruları inkâr edenler o hesap gününde, yüzlerini ve sırtlarını çepe çevre saran ateşi elleriyle engelleyemeyeceklerini bir bilselerdi. Onlara yardım edilmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki tanımazlık ediyorlar önlerindeki, ardlarındaki ateşi atamıyacakları, hiçbir yardım göremiyecekleri o günü bir bilselerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirler önlerinden, ardlarından [³] saran ateşi defedemeyecekleri, hiçbir yardım göremeyecekleri zamanı bilselerdi kıyametin kopmasında tacil etmezlerdi.
[3] Yani her taraftan.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da göremeyecekleri vakti bir bilseler!
Kadri Çelik
swap_vert close
O küfre sapanlar, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından cehennem alevlerini savamayacakları ve hiçbir şekilde yardım da göremeyecekleri zaman başlarına gelecekleri bir bilselerdi!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanlar keşke bilseler; o sırada Ateş’i ne yüzlerinden, ne sırtlarından engelleyebilirler; onlar yardım edilir de değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ah inkarcılar, önden arkadan saldıran ateşe karşı koyamayacakları ve yardım alamayacakları günü bir görebilseler!
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler; yüzlerinden, sırtlarından ateşi uzaklaştıramayacakları, üstelik hiçbir yardım görmeyecekleri vakti bir bilseler!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfir olanlar, yüzlerinden ve sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları, kendilerine yardım edilemeyeceği zamanı (o günün dehşetini keşke) bir bilselerdi!
Mehmet Türk
swap_vert close
O kâfirler hem yüzlerinden hem de sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları ve kendilerine yardım dahi edilmeyeceği zamanı eğer bir bilselerdi! (böyle demezlerdi.)
Muhammed Esed
swap_vert close
Hakkı inkara şartlanmış olan bu insanlar, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kimseden bir yardım bulamayacakları o günü keşke bilselerdi!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O gerçeği örtbas eden kâfirler, yüzlerini ve sırtlarını ateşten koruyamayacakları ve hiçbir yardım da göremeyecekleri o anı keşke bilselerdi. 7/40, 23/99...107, 41/27- 28, 47/34, 39/71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İnkârda ısrar eden bu kimseler, yüzlerini ve sırtlarını ateşten koruyamayacakları, dahası hiçbir yardım da alamayacakları anın (dehşetini) keşke bir bilseler!
Orhan Kuntman
swap_vert close
O kafirler o ateşin; kendilerini yüzlerinden ve sırtlarından saracağını, o zaman o azabı engellemeye hiç güçleri yetmeyeceği gibi, kendilerine hiçbir yardım gelmeyeceğini keşke bilselerdi! (Elbette böyle davranışlarda bulunmazlardı)
Osman Fırat
swap_vert close
O kafirler; yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardımı da görmeyecekleri anı bir bilseler!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Eğer o kâfir olanlar, o zamanı bir bilseler idi ki, ne yüzlerinden ve ne de arkalarından ateşi men edemiyeceklerdir ve onlar yardım da olunamayacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dini olduğu gibi, bu azabı da böyle inkâr edenler, onun tepelerine ineceğini, o ateşin yüzlerini ve sırtlarını yalamasını önleyemeyeceklerini, kendilerine yardım edecek hiç kimsenin bulunmayacağını bir bilselerdi! [39, 16; 7, 41; 14, 50; 13, 34]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edenler, ne yüzlerinden, ne de sırtlarından ateşi savamayacakları ve yardım da olunmayacakları zamanı bir bilselerdi (onu böyle acele istemezlerdi)!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfirler yüzlerinden ve arkalarından ateşi men' ve def'a kâdir olmadıkları ve bu husûsda kendilerine nusret olunmadığı güni bilselerdi (isti'câl itmezlerdi).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayeti görmezlikten gelenler (kafirler) ne yüzlerinden ne de sırtlarından o ateşi uzaklaştıramayacakları ve yardım da göremeyecekleri o zamanı keşke bilselerdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
O kafirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi engelleyemeyecekleri ve yardım da göremeyecekleri zamanı keşke bilselerdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir bilseydi kâfirler o ânı ki, ateşi ne yüzlerinden uzaklaştırabilirler, ne arkalarından; hiç kimseden bir yardım da görmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O inkâr edenler, ne yüzlerinden ne sırtlarından azabı uzak tutamayacakları ve hiçbir yardım da göremeyecekleri zamanı bir bilselerdi!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eger bilse-di anlar kim kāfir oldılar ol vaķt kim yıġamayalar yüzlerinden odı ne daħı arķalarından ne daħı nuśret virileler!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger bilselerdi kāfirler ol vaḳtı ki ḳaytarmazlar yüzlerinden cehennemodını, ne daḫı arḳalarından ḳaytarmazlar, anlara yardım daḫı olmaz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kaş kafirlər atəşi üzlərindən və arxalarından dəf edə bilməyəcəkləri və onlara heç bir kömək olunmayacağı vaxtı (qiyaməti) biləydilər! (Əgər bilsəydilər, belə bir sual verməz, həm də Allahın əzabının tezliklə gəlməsini istəməzdilər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If those who disbelieved but knew the time when they will not be able to drive off the fire from their faces and from their backs, and they will not be helped!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If only the Unbelievers(2700) knew (the time) when they will not be able to ward off the fire from their faces, nor yet from their backs, and (when) no help can reach them!
2700 They would not be so unreasonable if they only realised the terrible future for them! The Fire will envelop them on all sides, and no help will then be possible. Is it not best for them now to turn and repent? The Punishment may come too suddenly, as is said in the next verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَوْ
eğer
يَعْلَمُ
bilseler
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
ح۪ينَ
o za- manı ki
لَا يَكُفُّونَ
savamayacaklar
عَنْ وُجُوهِهِمُ
yüzlerinden
النَّارَ
ateşi
وَلَا
ve ne
عَنْ ظُهُورِهِمْ
sırtlarından
وَلَا هُمْ
ve onlar değildir
يُنْصَرُونَ
yardım edilecekler
Kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kendilerine yardım da edilmeyeceği o zamanı bir bilseler(di o azabı bu kadar acele istemezlerdi)!
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
حِين
İsim
ح ي ن
Süre, vakit, an
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَفَّ
Fiil-I
ك ف ف
Çekindi, önledi, savdı, çekti
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
ظَهْر
İsim
ظ ه ر
Sırt, arka
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti