İnsan (karakteri gereği sabırsız, tez canlı olarak sanki) aceleden (acele hareket etme duygusuyla) yaratılmıştır. (Fakat zamanı gelince) size ayetlerimi (tevhidin ve Resulün doğruluğunun delillerini) göstereceğim; dolayısıyla acele etmenize hiç gerek yok. *
(*) Yani Rabbimizin buyurduğu gibi her zaman, her işimizde acele ediyoruz değil mi? Meselâ istiyoruz ki insanlar hemen kurtuluversinler, tebliğimiz hemen fayda versin, anlattıklarımızla insanlar emen değişsinler, dünyada yaptığımız iyiliklerin karşılığı olan mükâfatı hemen bulalım, acele karşılık görelim vs. İşte aceleden yana olmamızın anlamsızlığı anlatılıyor burada. Ama dünya konusunda aceleci olmak, dünyada istediklerinize acele kavuşmak veya mükâfata acele ulaşmak, zaferi acele kucaklayıvermek konusunda, sakın ha âhireti/ahiret için gerekli amelleri terk ettirici bir acelede bulunmayın diyor Rabbimiz... Ayrıca en doğrusu buradaki âyetlerden maksat, Allah’ın varlığını, birliğini ve resulünün doğruluğunu gösteren ve zamanla ortaya çıkacak olan apaçık delilleridir. (مفاتيح الغيب): أنها أدلة التوحيد وصدق الرسول