close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 36. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ raâke-lleżîne keferû in yetteḣiżûneke illâ huzuven ehâżâ-lleżî yeżkuru âlihetekum vehum biżikri-rrahmâni hum kâfirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kafir olanlar, seni görünce ancak alaya alırlar, bu mudur derler, mabutlarınızı anan, halbuki onlar rahmanı anmayı inkar ederler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) İnkâr edenler Seni gördüklerinde, Seni ancak alay konusu ediniyorlar (ve yandaşlarına bakıp): "Sizin ilahlarınızı (putlarınızı ve tağutlarınızı) diline dolayan (ve zulüm saltanatının yıkılacağını konuşan) bu mu?" (diyorlar.) Oysa Rahman (olan Allah)ın sözünü (Kitabını) inkâr edenler kendileridir. (Bu ne küstahlıktır?)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler seni görünce, ancak alaya alırlar ve “İlahlarınızı diline dolayan bu mu?” derler. Rahman'ın indirdiği Kur'ân'ı inkâr edip, kabul etmeyenler de işte bunlardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kafirler, seni gördükleri zaman: “Sizin ilâhlarınızı, diline dolayan bu mu?” diyerek seni hep alay konusu yaparlar. Halbuki onlar, Rahmet sahibi Rahman olan Allah'ın kitabını inkâr edenlerin ta kendileridir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 25/41-42.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar edenler seni gördüklerinde seni ancak alay konusu edinmektedirler. "Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?" Oysa Rahman'ın zikrini [6] inkar edenler işte onlardır.
36.İbnu Ebi Hatim`in Suddi`den rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.), Ebu Cehil ile Ebu Süfyan`ın yanından geçti. Onlar kendi aralarında konuşuyorlardı. Ebu Cehil, Resulullah (a.s.)`ı görünce güldü ve Ebu Süfyan`a: "Abdu Menâf`ın peygamberi bu mudur?" dedi. Ebu Süfyan kızdı ve: "Sen Abdu Menaf`tan peygamber olabileceğini inkâr mı ediyorsun?" dedi. Resulullah (a.s.) bunu duydu ve Ebu Cehil`in yanına giderek ona kızdı, kendisini korkuttu ve: "Ahdini bozanın (yani amcanın başına) gelen senin başına da gelmeden (bu dünyadan) göçeceğini sanmıyorum" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Bir rivayete göre de Resulullah (a.s.), Ebu Süfyan`a da: "Sen bu sözü ciddiyetle değil kavmiyet davasıyla söyledin" dedi.6.Öğüdünü veya kitabını ya da O`nu anmayı.  
Ali Bulaç
swap_vert close
İnkâr edenler seni gördüklerinde, seni yalnızca alay-konusu ediyorlar (ve:) 'Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?' (derler.) Oysa Rahman (olan Allah)ın sözünü (Kitabını) inkar edenler kendileridir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), O inkâr edenler, seni gördükleri zaman da seni alaya alıyorlar ve: “- Bu mu, ilâhlarınızı ayıblayıp duran?” diyorlar. Halbuki onlar, Rahmân'ın Kur'an'ını inkâr ediyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O kâfirler seni gördükleri zaman, “ilahlarınıza laf atan bu mudur?” diye seni ancak alaya alıyorlar. Hâlbuki onlar, her şeyin rızkını veren Allah’ın mesajını inkâr ediyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkârcılar seni gördüklerinde, “Sizin tanrınızı diline dolayan bu mudur?” diye seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. Oysa kendileri, çok merhametli olan Allah'ı anmayı inkâr ediyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfir olan kimseler seni gördüklerinde: «Sizin putlarınıza dil uzatan bu mudur?» diye alay ederler; Allah anıldığında, onlar küfrediyorlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar: “Bu mudur ilahlarınızı diline dolayan?” derler. İşte Rahman (olan Allah)'ın kitabını inkâr edenler de onlardır.
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirler seni gördükleri vakit istihzâ idiyorlar. "Sizin ma’bûdlarınızdan mezemmetle bahs iden bu mıdır? diyorlar Rahmân hakkında söylenenlere inanmıyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkarcılar seni gördükleri zaman, şüphesiz, seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. "Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mudur?" derler ve Rahman'ın Kitabını işte onlar inkar ederler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar. “Bu mu ilâhlarınızı diline dolayan?” derler. Hâlbuki kendileri Rahmân’ın kitabını inkâr ediyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâr edenler seni gördükleri zaman, -Rahmân’ın kitabını inkâr edenlerin ta kendileri olarak- “İlâhlarınızı diline dolayan bu mu?” diye mutlaka seninle alay ederler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Kâfirler seni gördükleri zaman: «Sizin ilâhlarınızı diline dolayan bu mu?» diyerek seni hep alaya alırlar. Halbuki onlar, çok esirgeyici Allah'ın Kitabını inkâr edenlerin ta kendileridir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kafirler (gerçeği örtenler) seni gördüklerinde, "Tanrılarınızı diline dolayan bu mu," diye alaylarına hedef yapmaktan başka bir tepki göstermiyorlar. Rahman'ın mesajını tümüyle inkar etmektedir onlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O inkârcılar seni gördükleri zaman, seni alaya alıyorlar ve "İlâhlarınızı diline dolayan bu mudur?" diyorlar. Halbuki onlar Rahmân'ın kitabını inkâr ediyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O küfredenler seni gördükleri vakıt da seni alaya tutuyorlar, bu mu ilâhlarınızı anıp duran diyorlar, halbuki onlar hep rahmânın zikrine küfrediyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm, seni yalanlayarak, tebliğ ettiklerini) inkâr eden (müşrik) ler, seni gördükleri zaman (kendi yandaşlarına hitaben:) “Sizin ilâhlarınızı diline dolayan bu mu?” diyerek seni alaya alırlar. Hâlbuki kendileri, Rahmân’ın (vahdaniyetini ve) zikrini, (Kur’ân’ı) inkâr ediyorlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve gerçeği yalanlayan nankörler seni gördükleri zaman: “İlahlarınızı zikreden¹ bu mu?” diye alaya alıyorlar. Onlar, Rahmân'ın zikrini² küfredenlerdir.³
1- İlahlarınız hakkında ileri geri konuşan. 2- Rahman'ın öğüdünü. 3- Görmezden gelenlerdir. Rahman'ın buyruklarının üzerini örtenlerdir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O küfr (ü inkâr) edenler seni gördükleri zaman, seni istihza (mevzuu) ndan başka bir şey edinmezler: «Sizin Tanrılarınızı diline dolayan bu mu?» derler. Halbuki çok esirgeyici Allahın (indirdiği) Kur'ânı inkâr ile kâfir olanlar onlardır, onların kendileridir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) İnkâr edenler ise seni gördükleri zaman, seni ancak alaya alırlar. “İlâhlarınızı diline dolayan bu mudur?” (derler). Hâlbuki onlar, Rahmân'ın Kitâbı'nı inkâr edenlerin ta kendileridir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resûlüm!) O inkâr etmiş olanlar seni gördükleri zaman: "Sizin ilâhlarınızı diline dolayan bu mu?" diyerek seni hep alaya alırlar. Oysa çok esirgeyici Allah’ın zikrini (Kitabını) da inkâr edenler onlardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gerçekleri inkâr edenler seni gördüklerinde, öncelikle Rahmanın anılmasını inkâr etmiş bir halde birbirlerine “İlahlarınızı kötüleyerek ağzına dolayan adam bu mu?” diyerek, yalnızca seninle alay ediyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki tanımazlık ederler, seni gördüklerinde ancak eğlence yerine korlar. "Sizin tanrılarınıza dil uzatan bu mu?" derler. Oysaki Esirgeyici’nin Kitap’ını tanımaz olanlar bunlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirler seni görünce eğlenceye almaktan başka bir şey yapmazlar. Esirgeyen Tanrı/nın zikrini [¹] tanımayarak «— Mabutlarınızın ayıplarını sayan, bu mudur?» derler?
[1] Ne olduğunu, birliğini, peygamber göndermesini, Kitap indirmesini.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenler seni gördükleri zaman, “Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mu?” diye seni ancak alaya alırlar.¹² Hâlbuki Rahmân’ın zikrini/Kur’an’ı inkâr edenler onlardır.
12 Krş. Furkân, 25/41  
Kadri Çelik
swap_vert close
Küfre sapanlar seni gördükleri zaman, “Sizin ilâhlarınızı diline dolayan bu mu?” diyerek seni hep alaya alırlar. Hâlbuki onlar, Rahman'ın zikrini inkâr edenlerin ta kendileridir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnkârcılar seni her gördüklerinde, “Atalarımızın yüzyıllardan beri tapındığı ilâhlarımızı ve şirk inancına göre oluşturduğumuz hayat tarzımızı diline dolayan adam bu muymuş?” diyerek seni alaya alırlar. Öte yandan kendileri, Rahmân’ın hikmetlerle dolu apaçık öğüt ve uyarısı olan Kitabını inkâr ederler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanlar seni gördükleri zaman seni ancak alay konusu ediniyorlar: “İlahlarınızı anıp duran / diline dolayan bu mu?”. Onlar Rahmân’ın zikrini inkâr edenlerdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! inkarcılar görür görmez seni alaya alıp kendi yandaşlarına: " sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mu? " diyerek her şeye sevgi ile hakim olan Allah’ı inkar ediyorlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler seni gördükleri zaman alaya alırlar. "İlahlarınızı diline dolayan bu mu?" derler. Hâlbuki kendileri Rahman’ın kitabını inkâr ediyorlar. Asıl inkârcı onlar değil mi?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfir olanlar seni gördükleri zaman “Sizin ilahlarınızı diline dolayan [*] bu mu!” diyerek seninle hep alay ederler. [*] (Oysa) onlar, Rahmân’ın [zikr]ini (Kur’an’ı) inkâr edenlerin ta kendileridir.
Buradaki [yezküru] fiili “zikretmek, hatırlamak, gündeme getirmek, diline dolamak” gibi anlamlar içermektedir. Benzer mesaj: Enbiyâ 21:60.,Benzer mesaj: Furkân 25:41.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Kâfirler, kendileri Rahman (olan Allah) hakkında ileri geri konuştukları halde seni gördükleri zaman: “sizin ilâhlarınızı diline dolayan adam bu mu?” diye seninle alay ediyorlar.¹ (İşte) bunlar (tam) kâfirlerdir.
1 Bu âyet, Ebû Cehil’in, Ebû Süfyân’ın yanında Peygamberimizle alay etmesi üzerine indirilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama hakkı inkara şartlanmış olan bu insanlar ne zaman seni gözönüne alsalar, ⁴⁶ [birbirlerine:] “Bu mu sizin tanrılarınızı diline dolayan?” ⁴⁷ [diyerek] seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. Ve Rahmân’dan her söz edişlerinde hakkı örtbas etmeye kalkışanlar da yine böyleleridir! ⁴⁸
46 Lafzen, “görseler”: ne var ki, bu fiil burada, daha çok Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği mesajla ilgili olmak üzere, soyut bir anlam taşıdığından yukarıdaki gibi aktarmayı daha uygun gördük.47 Zımnen, “kendisi de bizim gibi bir ölümlü olduğu halde, tanrılarımızın gerçek olduğunu inkara cesaret eden”.48 Yani, körükörüne tapınıp durdukları düzmece tanrılara toz kondurmuyorlar, onlar aleyhine konuşulmasından rahatsız oluyorlar, ama sıra yaratılmış âlemin her zerresiyle varlığına tanıklık ettiği Allah’ın düzenleyici, çekip çevirici iradesini tanımaya gelince buna yanaşmak istemiyorlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçekleri örtbas eden kâfirler seni gördüklerinde seni sadece alaya almak için “İlahlarınızı diline dolayan bu mu?” derler hâlbuki onlar sana değil Rahman’ın zikri Kuran’a inanmıyorlar. 6/33, 17/76, 38/8, 43/31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve o küfre saplanmış olanlar ne zaman seni görseler, sadece alaya almak amacıyla “Bu muymuş sizin ilâhlarınızı diline dolayan?” diye (dudak bükerler); ama iş, Rahmân’ın zikrine gelince: onu ısrarla tanımazdan gelen de yine onlar olur.[²⁷¹⁹]
[2719] “Rahmân’ın zikri” iki anlama gelebilir: 1) “Rahmân’ın vahyi” anlamı: Zikr vahyin sıfatıdır. Fıtratta zaten var olanı “hatırlatma” ya da ilâhî bir “öğüt ve uyarı” olduğu için Kur’an’a zikr sıfatı verilmiştir. Bu takdirde zımni mana şu olur: “Kendileri Allah’ın vahyini inkâr ettikleri halde, senin putperestliklerini eleştirmeni sorun ediyorlar. Oysa asıl sorun onların Allah’ı dinlememeleridir. 2) “Rahmân’ın anılması” anlamı: Yani “Allah’ın Rahmân adıyla anılması”... Kur’an’a göre onlar; “Rahmân’ı inkâr ediyorlardı” (13:30) ve “Rahmân da neymiş?” (25:60) diyorlardı. Oysa Mekke müşriklerinin Allah’ı inkâr etmedikleri nasıl tarih ve Kur’an’la sabitse, Rahmân ismine karşı alerjileri de aynen öyle sabittir. Bu âyet, Rahmân ismini içeriğiyle birlikte reddetmlerine bir gönderme olabilir (Bkz: 13:30, not 40). Hudeybiye’de Allah Rasûlü besmele sırasında bu ismi kullanınca, “Onu biz tanımıyoruz, ‘bismikallahûmme’ yaz” diyeceklerdir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) O Kafirler seni gördükleri zaman alaya alırlar da (birbirlerine) "Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu adam mı?" derler. İşte Rahman'ın indirdiği Kur'an'ı inkar edenler onlardır! (Seni alaya almakla -yalnız seni değil- Kur'an'ı da inkar etmiş oluyorlar)
Osman Fırat
swap_vert close
İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar. "Bu mu ilâhlarınızı diline dolayan?" derler. Hâlbuki kendileri Rahmân’ın zikrini/kitabını inkâr ediyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kâfir olanlar seni gördükleri zaman, seni ancak istihzâya alarak: «Bu mu sizin ilâhlarınıza atıp duran?» (derler). Halbuki, onlar Rahmân zikredilince onlar hep O'nu inkâr edicilerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kâfirler seni görünce: “Bu mu sizin ilahlarınızı diline dolayan adam! ” diye alay etmekten başka bir şey yapmazlar. Ama bütün kâinatı yaratan Rahman'a gelince Onun anılmasını reddediyorlar.
(Böylece, asıl kendilerinin alay edilmeye müstahak olduklarını düşünmüyorlar!) [25,41-42] Müşrikler kendi âciz, cansız putlarına toz kondurmak istemezken, bütün kâinatı bunca hikmet, sanat, kudret ve rahmetiyle yaratıp varlıkta tutan Rahman’ın birliğinin anılmasına tahammül edemiyorlar. Böylece asıl kendilerinin ne kadar akıldan uzak, alay edilmeye müstehak olduklarını düşünmüyorlar. Bu âyette, Allah’ın Rahman vasfı ile anılmasına karşı Mekke müşriklerinin diretmesine işaret edilmektedir. Az sonra gelecek 42. âyet de bu mânayı teyid eder. Zira o âyet, Rahman sıfatını zihinlere yerleştirme gayesine matuftur. (Anlam böyle verilmezse diğer meallerde düşülen boşluğa düşülür).  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kafirler seni gördükleri zaman: "Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mu?" diye seninle alay ederler. Oysa kendileri Rahman'ın Zikri(uyarısı)nı kabul etmiyorlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfirler, seni gördükleri zamân istihzâ ile "İlâhlarınızı zemm ile zikr iden bu mıdır?" dirler. Halbuki Rahmân olan Allâh'ın zikrine küfür iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O kâfirler seni gördüklerinde sadece hafife alır, “ İlahlarınıza dil uzatan bu mu?” derler. Onlar, Rahman’ın kitabını görmezlikten gelen kimselerdir1.
[*] En'âm 6/33  
Şaban Piriş
swap_vert close
Kafirler seni gördüklerinde, ancak seninle alay ederler:-İlahlarınızı diline dolayan bu mu? derler, işte Rahman'ın zikrini/kitabını inkar edenler onlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr edenler seni gördüklerinde alaya alırlar, “Tanrılarınızı diline dolayan adam bu mu?” diye. Rahmân'ın anılmasına karşı ise onlar kâfir kesilirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O küfredenler seni gördüklerinde, seni şu şekilde alaya almaktan başka bir şey yapmazlar: "İlahlarınızı diline dolayan bu mu?" Ama Rahman'ın zikrini/Kur'an'ı bizzat onlar örtüp inkâr ediyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim gördi seni anlar kim kāfir oldılar dutmazlar seni illā yañśuya “iy uşbu ol mıdur kim 'ayıblar Tañrılaruñuzı!” daħı anlar Tañrı’yı añmaķlıķda anlardur kāfirler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳaçan seni görse kāfirler, masḫaralıġa alurlar seni. Eydürler ki bumıdur sizüñ ma‘būdlaruñuzı añan dirler ve anlara Tañrı Ta‘ālā ẕikrinekāfir olurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Kafir olanlar səni gördükləri zaman ancaq məsxərəyə qoyaraq (bir-birinə): “Sizin tanrılarınıza tə’nə edən bumudur?” – deyərlər. Halbuki onlar, məhz onlar Rəhmanın öyüd-nəsihətini (Qur’anı) inkar edirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when those who disbelieve behold thee, they but choose thee out for mockery, (saying): Is this he who maketh mention of your gods? And they would deny all mention of the Beneficent.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When the Unbelievers see thee, they treat thee not except with ridicule. "Is this," (they say), "the one who talks(2698) of your gods?" and they blaspheme at the mention of ((Allah)) Most Gracious!
2698 To the godly man the issue between false worship and true worship is a very serious matter. To the sceptics and unbelievers it is only a joke. They take it lightly, and laugh at the godly ones. They not only laugh at him, but they blaspheme when the name of the One True God is mentioned. The reply to this is in the next verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o zaman ki
رَاٰكَ
seni gördü
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُٓوا
kâfir oldular
اِنْ يَتَّخِذُونَكَ
seni edinmezler
اِلَّا
an- cak
هُزُواًۜ
bir alay
اَهٰذَا
bu mudur
الَّذ۪ي
o kim- se ki
يَذْكُرُ
zikre- diyor
اٰلِهَتَكُمْۚ
ilâhlarınızı
وَهُمْ
ve onlar
بِذِكْرِ
zikrini
الرَّحْمٰنِ
Rahmân'ın
هُمْ
kendile- ridir
كَافِرُونَ
inkâr edenler
(Resulüm!) Kâfirler seni gördükleri zaman, "sizin ilâhlarınızı zikred(erek onlar hakkında ileri geri konuş)an bu mu?" (diyerek) seni ancak alaya alırlar. Onlar, Rahmân (olan Allah)ın Zikrini (âyetlerini) inkâr edenlerin ta kendileridir.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
هُزُوء
İsim
ه ز ا
Alay mevzusu
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
رَحْمٰن
İsim
ر ح م
Rahmân (Allah'ın esması, ismidir. Rahmeti herkesi ve her şeyi kuşatan demektir)
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler