close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vece’alnâ-ssemâe sakfen mahfûzâ(an)(s) vehum ‘an âyâtihâ mu’ridûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gökyüzünü, korunmakta olan bir tavan yaptık, onlarsa hala delillerinden yüz çevirmedeler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz gökyüzünü (Atmosferi de, Uzay’dan Dünya’ya gelen zararlı ışınlara ve gök taşlarına karşı) koruyucu bir tavan yaptık. O (inkârcılar ise) hâlâ bu ayet ve alâmetlerden yüz çeviriyorlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve göğü de güvenli bir kubbe ve çatı olarak yükselttik, fakat onlar gökyüzünün işaret ve alametlerinden yüz çeviriyorlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Göğü de dengesi, çekimi ve düzeni kudretimizle korunan bir tavan haline getirdik. Kâfirler, Allah'ın kudret ve azametine delâlet eden gökteki delilleri görmekten, düşünmekten yüz çeviriyorlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/22; 5/47; 12/105; 50/6; 91/5.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Göğü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlarsa ondaki ayetlerden yüz çevirmektedirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (güneş, ay ve yıldızlarından = Allah'ın kudret ve azametine delâlet edişlerinden) yüz çeviriyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve semayı (atmosferi) korunmuş bir dam yaptık. Fakat onlar, ondaki ayet ve delillerden yüz çevirmiş durumdadırlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan gibi yaptık. Oysa onlar bundaki delilleri görmezlikten geliyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Göğü bir korunmuş çatı yaptık, göğün belgelerinden yüzlerini dönerler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın kudretini gösteren) delillerden yüz çeviriyorlar.
Bkz. 12/105, 50/6, 51/47, 91/5“Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık” ifadesi dünyayı saran ve onu her türlü zararlı maddelerden koruyan atmosferi ve onun tabakalarını işaret etmektedir. Çünkü ayette “gökleri” demiyor, “gökyüzünü” diyor. Tabii ki bu yorum sadece bugün için yapılmış bir yorumdur. Uzayda yer alan sistemler üzerindeki çalışmalar bize bazı bilgiler verdikçe biz de Kur’an’ın o bilgilerle alakalı ipuçlarına bakıyoruz. Havadaki ses ve görüntüyü taşıyan elektromanyetik dalgaların sesi ve görüntüyü değişen frekanslarla bozulmadan hedeflenen noktaya ulaştırması da gökyüzünün ne kadar korunaklı olduğunu göstermektedir.   
Cemil Said
swap_vert close
Semâyı mahfûz bir sakf hâlinde inşâ itdik, bununla berâber semânın muhtevî oldığı ’alâmetlerden yüz çeviriyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Göğü karışıklıktan korunmuş bir tavan kıldık; oysa onlar bundaki delillerden yüz çeviriyorlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah’ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise, gökyüzünün işaretlerine sırt çevirmektedirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, gökyüzünü korunmuş bir tavan gibi yaptık. Onlar ise, gökyüzünün âyetlerinden yüz çevirirler.  
 «Korunmuş tavan» bir benzetmedir. Dünyayı saran atmosfer ve onun ötesindeki gök cisimleri akıllara hayret verecek bir düzen ve denge içinde yaratılmıştır ve bu düzen korunmaktadır. Müfessirlere göre, burada, inkârcıların yüz çevirdikleri ifade buyurulan «gök yüzünün âyetleri»nden maksat; her biri, Allah’ın varlığının ve kudretinin birer delili olan ay, güneş ve diğer gök cisimleridir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Göğü korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar ondaki işaretlere ilgisiz durmaktadırlar.
Göğü, tüm uzay olarak değerlendirirsek milyarlarca yıldızlardan oluşan galaksilerin, çekim ve merkezkaç güçleri arasında mükemmel bir harmoni içinde birbirlerine çarpmaktan korunduğunu anlayabiliriz. Göğü dünya atmosferi olarak değerlendirirsek, atmosferin dünyamızı şeffaf bir battaniye gibi uzayın soğuğundan, güneşin zararlı ışınlarından ve göktaşlarından koruduğu gerçeği ile karşılaşırız. Bak 4:82.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Kâfirler ise, gökyüzünün alâmetlerinden (Allah'ın kudret ve azametine delalet eden delillerinden) yüz çeviriyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Semayı da mahfuz bir sakıf yaptık, onlar ise onun âyetlerinden yüz çeviriyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Gökyüzünü de (düşmekten) korunmuş bir tavan yaptık, onlar ise (ibret almak yerine, Allah’ın kudret ve azametine delâlet eden gökteki) delillerden, hâlâ yüz çevirmektedirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala âyetlerinden¹ yüz çeviriyorlar.
1- Gökyüzünün varlığından ibret almıyorlar, yaradılıştaki muhteşem yapıdan ki o yapı, gerçeği görenler için bir göstergedir, işarettir, kanıttır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz gök yüzünü de korunmuş bir tavan (gibi) yapdık. Onlar ise bunun âyetlerinden yüz çeviricidirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Göğü de (düşmekten) muhâfaza edilmiş bir tavan yaptık. Onlar ise, onun delillerinden yüz çeviren kimselerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve biz semayı (yerküreyi saran atmosferi) korunmuş bir tavan (gibi koruyucu bir özelliğe sahip) yaptık. Hâlbuki onlar (inkâr etmiş olanlar), ondaki (sınırsız kudretimize dair) belge ve delillerden yüz çeviriyorlar. (*)
(*) Atmosferimiz gözle görmediğimiz gazlardan oluşmuş, 10 bin km’ye varan kalınlıkta şeffaf bir kabuktur. Bkz: (Atmosferin Katları ve Özellikleri| Coğrafya Hocası). Ayette bulunan mahfuzan ifadesiyle «Korunmuş tavan» bir benzetmedir. Dünyayı saran atmosfer ve onun ötesindeki gök cisimleri akıllara hayret verecek bir düzen ve denge içinde yaratılmıştır ve bu düzen korunmaktadır. Yine ayette geçen ( سَقْفًا)’’sakfen’’ yani, tavan ifadesiyle de, atmosferin bir tavan gibi koruyucu özelliğine vurgu yapılmıştır. Zira uzay’dan Dünyamız’a her gün irili ufaklı milyonlarca meteor düşmektedir. Atmosferimiz bu meteor bombardımanına karşı şeffaf yapısına rağmen adeta çelikten bir set gibi karşı koymaktadır. Atmosferin bu özelliği olmasaydı Dünya’da hayat olmazdı, yeryüzü ise delik deşik olurdu. Bunun bir örneğine uydumuz Ay’a gidildiğinde tanık olduk. Sağanak halinde yağan taşlar, Ay yüzeyine çarpmış, irice olanları ise Ay’ın kabuğunun içine de girerek derin çukurlar oluşturmuştur. Meteorlar, atmosferdeki moleküllere, büyük bir hızla çarpmakta, yüksek bir sıcaklık kazanıp buharlaşmakta ve toz parçalarına dönüşerek kaybolmaktadır. Atmosfer aynı zamanda Güneş’ten gelen zararlı ışınları bir filtre gibi süzerek Dünya’daki hayatın yok olmasını önlemektedir. Bu süzme işlemi de Evren’deki diğer oluşumlar gibi çok ince şekilde planlanmıştır. Zararlı ışınları süzen atmosfer, yaşamın devamını sağlayan ışınları ise süzmez, onların yaşamı devam ettirmelerini engellemez. Atmosferdeki tüm bu ayarlamalar her şeyin hayatın oluşması için planlandığını, tüm yaratılışların çok ince bir ayarla gerçekleştiğini göstermektedir.) Hayvanlar ve bitkiler ancak atmosfer içinde yaşayabilir, çünkü atmosfer onları dış tehlikelerden (göktaşları, morötesi ve kozmik ışınlar) korur, onlara hem ısı, hem de yaşamaları için mutlaka gerekli olan oksijen gibi maddeleri sağlar. Arapçada SEMA üstümüzde bulunan her şeye denir, bu nedenle atmosfer de bizim için sema olup koruyucu bir tavan görevini görmektedir. Böylece sema/dünyayı sarıp sarmalayan atmosfer Allah’ın kendisine yüklediği görevleri en güzel şekilde yerine getirmekte, evrendeki tüm varlıklar gibi kendisinin de bilinçli, gayeli, mükemmel bir şekilde yaratıldığını düşünüp görmeyi bilen gözlere göstermektedir. Fakat ayetin ifadesinde dendiği gibi inkârcılar her türlü delili görmezlikten geldikleri gibi gökyüzünün yaratılışındaki bu delilleri de görmezlikten gelmektedirler. Özetle, Dünyamıza uzaydan sadece günışığı gelmez. Onun yanı sıra gerek Güneşten, gerekse uzayın başka yerlerinden, sürekli olarak X ve gama ışınları, kozmik ışınlar ve göktaşları gibi, öldürücü ışın ve maddeler yağar. Ancak bir yandan atmosferin yapısı, diğer yandan Dünyanın manyetik alanı, bu tür zararlı şeyleri ya eleyecek yahut yönünü değiştirecek şekilde düzenlenmiş ve böylece yeryüzünde hayat son derece özenli bir şekilde koruma altına alınmıştır. İşte bu ayet 1400 sene önce atmosferin evin tavanı gibi bu tür koruyucu özelliğine işaret etmektedir. ، فما علاك فأظلك فهو سماء لك وكذلك الغلاف الهوائي من فوقنا يظلنا ، ولذلك هو سماء لنا . وهو سقف محفوظ في الأرض بفعل قو من النعم العظيمة التي من الله بها علينا نعمة الغلاف الجوي للأرض فقد جعله الله كالسقف يحفظنا من الأشعة الكونية والأشعة فوق البنفسجية وغير ذلك.. تحفظ وجوده فيها ، اذ لولا الجاذبية الأرضية لكان ولى الغلاف الهوائي هاربا الى الفضاء الخارجي ، وما أتيحت حياة في الأرض لولاه - هذه طبقة الأوزون التي تخلخلت الآن بسبب تغيير خلق الله، هذه المحركات و هذه المعامل وهذا التلوث وارتفاع غاز الفحم في الهواء مقابل ارتفاع الحرارة  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Semayı da korunaklı (sağlam, çökmez) bir tavan olarak yaptığımız halde, yine onlar görünen (Allah’ı işaret eden) ayetlerden hala yüz çevirenlerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gökyüzünü korkusuz bir tavan yaptık. Onlar ise belgelerimizden yüz çeviriyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, göğü yere nisbetle, bozulmadan salim bir tavan yaptık. Halbuki onlar göğün kudrete delâlet eden nişanlarından yine yüz çevirirler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Gökyüzünü de korunaklı bir tavan yaptık. Hâlbuki onlar oradaki delillerden [âyâtihâ] yüz çevirmektedirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çevirmektedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve yine görmüyorlar mı ki; gökyüzünü, sapasağlam korunan bir kubbe hâline getirdik? Hal böyleyken, onlar gökyüzünde Allah’ın kudretini ve O’nun bilgisini gözler önüne seren bunca delillerden ve hayranlık verici mûcizelerden yüz çevirip geçiyorlar. Oysa ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Göğü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar, onun âyetlerinden yüz çevirmektedirler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gökyüzüne çattığımız güvenli çatıya rağmen hâlâ işaretlerimizi göremediler ha?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Sürekli seyrettikleri gökyüzünün gerçeklerinden yüz çeviriyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz göğü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise (göğün) delillerinden yüz çevirirler.
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz gökyüzünü de (her türlü tehlikeden) korunmuş bir tavan (gibi) yaptık. Ama o kâfirler, (gökyüzünün Allah’ın kudretine işaret eden) âyetlerinden yüz çeviriyorlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve göğü güvenli bir kubbe, bir çatı olarak yükselttik? ⁴¹ Ve yine de onlar [yaratılışın] bu açık işaretlerine inatla sırt çeviriyor,
41 Bkz. benzer bir anlam taşıdığı görülen 13:2’nin ilk cümlesi hk. 4. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Göğü de korunaklı bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, gökyüzündeki bunca delilden yüz çeviriyorlar. 15/16, 37/6, 67/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve göğü güvenlikli bir kubbe olarak tepelerine diktik; ama onlar, bu tür göstergelerle işaret ettiğimiz (hakikatlere) sırt çeviriyorlar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gökyüzünü de -kıyamete kadar bu düzeni- koruyacak bir tavan yaptık. Onlar, nasıl oluyor da bu gerçeklerden yüz çeviriyorlar? (Gökyüzünde Allah’ın eşsiz kudretini ve O'nun birliğini gösteren bunca delilleri görmezlikten gelebiliyorlar?)
Osman Fırat
swap_vert close
Göğü, korunmuş bir tavan yaptık ve onlar ise göğün, (Allâh’ın) âyetlerinden yüz çevirmektedirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve gökyüzünü de bir mahfuz tavan yaptık. Halbuki, onlar onun âyetlerinden yüz çeviricilerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Göğü de dengesizliğe düşmekten korunmuş bir tavan durumunda yarattık. Onlarsa hâlâ gökteki delillerden yüz çevirmektedirler. [51, 47; 91, 5; 50, 6; 2, 22; 12, 105]
Portakalın meyvesini saran kabuğu gibi dünyayı saran atmosfer tabakasına işaret olup göklerdeki kudret delillerine dikkat çekmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Göğü, korunmuş bir tavan yaptık; onlarsa hala göğün, (Allah'ın) ayetlerinden yüz çevirmektedirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Göği mahfûz bir tavan kıldık. Halbuki onlar (müşrikler) O'nun âyetlerinden i'râz idicilerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün göstergelerinden (ayetlerinden) yüz çeviriyorlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar, bundaki ayetlerden yüz çeviriyorlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Göğü de korunmuş bir tavan yaptık. Yine de onlar gökyüzünün âyetlerine aldırmıyorlar.(6)
(6) Dünyamıza uzaydan sadece günışığı gelmez. Onun yanı sıra, gerek Güneşten, gerekse uzayın başka yerlerinden, sürekli olarak X ve gama ışınları, kozmik ışınlar ve göktaşları gibi, öldürücü ışın ve maddeler yağar. Ancak bir yandan atmosferin yapısı, diğer yandan Dünyanın manyetik alanı, bu tür zararlı şeyleri ya eleyecek, yahut yönünü değiştirecek şekilde düzenlenmiş ve böylece yeryüzünde hayat son derece özenli bir şekilde koruma altına alınmıştır. Fakat bu mucize önlemlerden birine, kâşifine izafeten Van Allen Radyasyon Kuşağı adını veren insanlar, gökyüzünün âyetlerine aldırmıyor ve kendilerine yeri ve göğü hizmetkâr eden Rableri hakkında aynı kadirşinaslığı göstermekte zorlanıyorlar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Göğü, korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün ayetlerinden hâlâ yüz çeviriyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyledük gögi örtü śaķlanmış ya'nį şeyŧānlardan. anlar nişānlarından gögüñ yüz döndüricilerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı gökleri üstlerine istirāḳ yapmaḳdan ṣaḳlanmış saḳf eyledük ve kāfir‐ler anuñ āyetlerinden ġāfillerdür, fikr eylemezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göyü (yerdən ötrü və onun üstünə düşməsin deyə) qorunub saxlanılan bir tavan etdik. Halbuki (kafirlər) ayələrimizdən (vəhdaniyyətimizi, qüdrətimizi sübut edən bu dəlillərdən) üz döndərdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We have made the sky a roof withheld (from them). Yet they turn away from its portents.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We have made the heavens as a canopy well guarded:(2694) yet do they turn away from the Signs which these things (point to)!
2694 Canopy well-guarded: the heavens form a canopy that is secure from falling down: they also form a sublime spectacle and a Mystery that man can only faintly reach. Perhaps also the mystery of spiritual life is metaphorically hinted at (Cf. also 15:16-17).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَجَعَلْنَا
ve yaptık
السَّمَٓاءَ
gökyüzünü
سَقْفاً
bir tavan
مَحْفُوظاًۚ
korunmuş
وَهُمْ
onlar ise
عَنْ اٰيَاتِهَا
âyetlerinden
مُعْرِضُونَ
yüz çeviren kimselerdir
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise (Allah'ın kudretini gösteren bu) âyetlerinden yüz çevirmektedirler.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
سَقْف
İsim
س ق ف
Tavan, çatı
مَحْفُوظ
Edilgen fiil
ح ف ظ
Korunmuş
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
مُعْرِضُون
Etken fiil-IV
ع ر ض
Yüz çevirenler