close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ ehassû be/senâ iżâ hum minhâ yerkudûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Azabımızı hissettiler mi hemen kaçmaya başlıyorlardı ondan.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar Bizim zorlu azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıp kurtulmaya (çalışmışlardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Azabımızın başlarına geleceğini hissettikleri zaman, hemen oradan kaçmaya davranırlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar azâbımızın şiddetini hissettikleri zaman, hemen vasıtalarına binip topuklayarak yılgın bir vaziyette oradan kaçıyorlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar zorlu azabımızı hissettiklerinde hemen oradan kaçıyorlardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bizim zorlu-azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar azabımızın şiddetini duydukları zaman memleketlerinden kaçıyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O helak olanlar, Bizim şiddetli azabımızın geldiğini hissettiklerinde, hemen ondan kaçıp koşmaya başladılar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Azabımızı hissettiklerinde, oralardan kaçmaya başladılar.
Besim Atalay
swap_vert close
Anlayınca bizim şiddetimizi, hemen ordan savuşurlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, azabımızın gelip çattığını fark ettiklerinde oralardan uzaklaşıp kaçıyorlardı.
Cemil Said
swap_vert close
Darbemizin şiddetini hiss iyledikleri vakit karyelerinden kaçmağa başladılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar bizim baskınımızı hissettiklerinde, oradan kaçmağa koyuluyorlardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Azabımızı hissettiklerinde bakarsın ki yerlerinden kaçıyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Azabımızı hissettiklerinde bir de bakarsın ki oralardan (azap bölgesinden) kaçıyorlar!
Edip Yüksel
swap_vert close
Azabımızı hissettikleri anda ondan kaçmaya çalışıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar azabımızın şiddetini hissettikleri zaman oradan kaçmaya koyuluyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Be'simizi hissettikleri vakit, hemen oradan üzengi depiyorlardı,
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, azabımızın gelip çattığını fark ettiklerinde (bineklerine binerek süratle) oradan kaçıyorlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Öyle ki onlar azabımızı hissettikleri zaman, ondan kaçmaya çalışıyorlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Evet), onlar azabımızı his (ve müşahede) etdikleri zaman hemen oralardan harıl harıl kaçıyorlardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık azâbımızı hissettikleri zaman, onlar oradan hemen hızlıca kaçıyorlardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (zulümleri sebebiyle hak ettikleri) zorlu azabımızı hissettikleri zaman, (kurtulmak için) oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar azabımızın geleceğini hissettikleri anda, hemen oradan kaçmaya çalışırlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar azabımıza uğrıyacaklarını görünce hemen oradan kaçıyorlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar satvetimizi anlayınca derhal oradan kaçmaya koyuldular.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar azabımızı hissettikleri zaman, derhâl oradan kaçmaya çalışıyorlardı/hayvanlarını mahmuzluyorlardı [yerkudûn].
Kadri Çelik
swap_vert close
Bizim zorlu azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Helaki hak eden toplumlar, azâbımızın tepelerine bineceğini sezdikleri anda, derhal orayı terk edip kaçmaya çalışıyorlardı. Fakat nereye yönelseler, karşılarına azap melekleri dikiliyordu:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Azabımızı hissettikleri anda ondan hızla kaçıyorlardı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bizim güçlü atağımızı hissettiklerinde görsen bir kaçışları vardı ki.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Geçmişte cezalandırılanlar; azabımızı görünce hemen yurtlarından süratle kaçıyorlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Azabımızı hissettiklerinde bir de bakarsın ki oralardan (azap bölgesinden) kaçıyorlar!
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar Bizim azabımızı hissettikleri an hemen oralardan kaçmaya yelteniyorlardı.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onlar Bizim cezalandırıcı kudretimizi hissetmeye başlar başlamaz, hemen oradan kaçmaya davranırlardı.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar bizim şiddetli azabımızı hissettikleri zaman, oradan süratle kaçmaya başladılar. 29/40
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onlar Bizim ezici gücümüzü hissettikleri zaman, derhal oradan kaçmaya yeltendiler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Beldelerinin harap olmaya başladığını görüp te) Bizim azap baskınımızı hissettikleri zaman, oralardan kaçmaya yelteniyorlardı! (O zaman onlara)
Osman Fırat
swap_vert close
Nezman ki azabımızı hissettiler hemen oradan mahmuzlayıp kaçıyorlar...
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki, onlar Bizim azabımızı hissettiler. Onlar hemen oralardan süratle kaçınmaya başladılar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar bizim baskınımızı hisseder etmez, derhal bineklerine yönelip kaçmaya yeltendiler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Azabımızı hissettikleri zaman onlar, derhal oradan (kaçmak için hayvanlarını) mahmuzluyorlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O zâlimler, 'azâbımızın geldiğini his idince derhâl memleketlerinden sür'atle kaçdılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Baskınımızı anlayınca hemen oradan kaçarlardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Azabımızı hissettikleri zaman, ondan süratle kaçıyorlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, daha azabımızı hisseder etmez kaçışmaya başladılar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şiddetimizi hissettiklerinde hiç vakit geçirmeksizin oradan dört nala kaçıyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim gördiler 'aźābumuzı anlar ol köyden yügrüşürler ya'nį ķaçarlardı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki bizüm ‘aẕābumuz sizdiler anlar. Andan tizledüp ḳaçdılar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar əzabımızı (onları məhv edəcəyimizi) hiss edən kimi dərhal oradan (öz yurdlarından) qaçmağa üz qoydular.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And, when they felt Our might, behold them fleeing from it!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Yet, when they felt Our Punishment (coming), behold, they (tried to) flee from it.(2673)
2673 When they had every chance of repentance and reform, they rejected Allah's Message, and perhaps even put up an open defiance. When they actually began to feel the Wrath coming, they began to flee, but it was too late! Besides, where could they flee to from the Wrath of Allah? Hence the ironical appeal to them in the next verse: better go pack your luxuries and what you thought were your permanent homes! Cf. Christ's saying in the present Gospel of St. Matthew (3:7): "O generation of vipers, who hath warned you to flee from the Wrath to come?"  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّٓا
ne za- man ki
اَحَسُّوا
hissettiler
بَاْسَنَٓا
azabımızı
اِذَا
hemen
هُمْ
onlar
مِنْهَا
oradan
يَرْكُضُونَۜ
hızlıca kaçıyorlar
Onlar azabımızı hissettikleri zaman hemen oradan kaçmaya çalıştılar.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
اَحَسَّ
Fiil-IV
ح س س
Sezdi, hissetti
بَاْس
İsim
ب ا س
Sıkıntılı, güç, azap, hınç, savaş, kuvvet, çekişme
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَكَضَ
Fiil-I
ر ك ض
Kaçtı, vurdu