Şayet onlar, (bu gerçeklerden yine de) yüz çevirirlerse, de ki: Ben bu gerçeği hepinize aynı şekilde duyurdum, ama size vaadedilen (kıyamet, hesap günü) yakın mıdır, uzak mıdır bilemiyorum.
(*) Sûrenin ana konularından olan tevhid ve nübüvvet meseleleri, sûre sona ererken özet olarak tekrar ele alınmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber’in bilgilerinin tamamen vahye dayandığına dikkat çekilmekte ve konu hakkında getirilen delillerden sonra insanların artık iman etmelerinin gereğine işaret edilmektedir. Hz. Peygamber Allah’ın dinini ayırım gözetmeksizin ulaşabildiği herkese tebliğ ettiği gibi ümmetine de bu görevi sürdürmelerini emretmiştir. İnkârcılara yapılan uyarılar, yani kıyametin kopması veya gelecekte müslümanların inkârcılara galip gelmesi olayı gayb haberlerinden olduğu için yakın mı uzak mı olduğunu Allah bildirmedikçe peygamberin dahi bilemeyeceği ifade buyurulmuştur. Kaynak (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 705-) Demek ki, Kur’an’da belirtilmeyen ahir zamanla ilgili olaylar veya kıyametle ilgili alametler hakkında Hz. Peygamberin de bilgi sahibi olması ve bu konularda haber vermesi mümkün değildir. Yani buna göre bugün hadis adı altında gelecek zamanla ve kıyamet alametleri ile ilgili Hz. Peygambere isnat edilen rivayetler uydurma olup hadis değildir. (الله اعلم)