close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 107. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ erselnâke illâ rahmeten lil’âlemîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve biz seni, ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Biz Seni (ve Kur’an-ı Kerim’i) bütün âlemlere (ve dönemlere) rahmet (vesilesi ve selamet rehberi) olarak gönderdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun içindir ki ey peygamber! Biz seni, ancak alemlere rahmet olmak üzere gönderdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yâ Muhammed, rahmetimizin ve merhametimizin gereği, biz seni kesinlikle bütün âlemlerin, insanların ve cinlerin, varlıkların tamamının hayrına, haklarının korunması için özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, rahmet peygamberi olarak görevlendirip gönderdik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Seni de (ey Rasûlüm), ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Evet, Biz seni (İslam’ı,) ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz seni ancak âlemlere merhametimiz gereği gönderdik.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz gönderdik seni ancak, âlemlere rahmet olarak
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve (bunun içindir ki, ey Resul!) biz seni, yalnızca âlemlere (insanlara) rahmetimizin bir vesilesi olarak gönderdik.
Ayette geçen “rahmet” terimi peygamberimizin şahsı için değil ona verilen peygamberlik ve gönderilen kitap (Kur’an) için kullanılmıştır. “Rahmet” terimi Kur’an’da 73 yerde geçer. Geçen bu yerlerin çoğunda peygamberlik görevi, peygamberlere lütfedilen mucizeler, kitaplar ve farklı lütuflar için kullanılır. Mesela; Hud, 11/63; Duhan, 44//5-6 de peygamberlik görevi için; Hud, 11/17 de peygamber lütfedilen mucizeler için; A’râf, 7/52 de ve Nahl, 16/64 de kitaplar için; Hud 11/58 de lütuf için kullanılmıştır. Zuhruf suresinin 43/31-32. ayetleri de Kur’an’ın doğrudan bir rahmet olduğunu anlatmaktadır. Eğer söylendiği gibi Hz. Peygamberin şahsı için kullanılmış ise aynı ifade Hud suresi 11/63 de Hz. Salih için de kullanılmıştır. Yani Peygamberlik bir rahmet makamıdır. Allah insanlara rahmet ve merhamet ettiği için peygamber gönderir ve peygamberler rahmetin vesilesi olur. Buradan da anlıyoruz ki; peygamberlerin kendi şahıslarını rahmet olarak değerlendirmek doğru değildir. Hele Hz. Peygamber için; “o olmasaydı âlemler yaratılmazdı, onun hatırı için Allah âlemleri yarattı ve biz de onun yüzü suyu hürmetine yaratıldık” gibi yanlış ve şirk içerikli ifadelerle Hz. Muhammed’i rahmetin kaynağı ve sebebi olarak görmek şirk olur.  
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Muhammed! Biz seni ancak ’âleme rahmet olmak üzere gönderdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz seni tüm halklara bir rahmet olarak gönderdik
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve seni sâde âlemîne rahmet olarak göndermişizdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Biz seni, ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, seni bütün insanlık için sadece bir rahmet olarak gönderdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz, seni (Habîbim) âlemlere (başka bir şey için değil) ancak rahmet için gönderdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) (Biz) seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.(1)
(1)“İşte seni ey insan! Rahmet, o Müstağnî-i ale’l-ıtlak’ın (hiçbir şeye ihtiyâcı olmayan) ve Sultân-ı Sermedî’nin huzûruna çıkarır ve O’na dost yapar ve O’na muhâtab eder ve sevgili bir abd (kul) vaziyetini verir. (...) İşte ey insan! Bu rahmeti bulan, ebedî tükenmez bir hazîne-i nûr bulur. O hazîneyi bulmanın çâresi: Rahmetin en parlak bir misâli ve mümessili (temsilcisi) ve o rahmetin en beliğ (güzel konuşan) bir lisânı ve dellâlı (i‘lâncısı) olan ve رَحْمَةً لِلْعاَلَم۪ينَ [Âlemlere Rahmet] ünvânıyla Kur’ân’da tesmiye edilen (isimlendirilen) Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın sünnetidir ve tebaiyetidir (ona uymaktır). Ve bu رَحْمَةً لِلْعاَلَم۪ينَ olan rahmet-i mücessemeye (cisimleşmiş rahmete) vesîle ise, salavâttır. Evet, salavâtın ma‘nâsı rahmettir. Ve o zîhayat (hayat sâhibi) mücessem rahmete rahmet duâsı olan salavât ise, o رَحْمَةً لِلْعاَلَم۪ينَ ’e vusûle (âlemlere rahmet olan Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’a kavuşmaya) vesîledir. Öyle ise sen salavâtı kendine, o رَحْمَةً لِلْعاَلَم۪ينَ ’e vesîle yap o zâtı (asm) da rahmet-i Rahmân’a vesîle ittihâz et (kabûl et). (...) Elhâsıl: Hazîne-i rahmetin en kıymetdar pırlantası ve kapıcısı Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm olduğu gibi, en birinci anahtarı da*بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ dir. Ve en kolay bir anahtarı da salavâttır.” (Tılsımlar, 14. Lem‘a, 11-12)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Resulüm!) Biz seni yalnızca, bütün âlemlere (insanlara) rahmet (vesilesi ve selamet rehberi) olarak gönderdik. *
(*) Yani, bütün insanlığa. Kur’an mesajının özüne ilişkin bu temel ilke hk. bir açıklama için bkz: (7:158 ve ilgili 126.) Not: Kur’an’ı vahyin evrenselliği onun üç özelliğinden ileri gelmektedir; ilki: Kur’an mesajı, soy-sop, ırk ya da kültürel çevre gözetmeksizin bütün insanlığa hitab etmektedir; ikincisi: özellikle insanın akıl ve sağduyusuna hitap etmekte ve dolayısıyla ancak gözü-bağlı insanların inanabileceği türden doğmalar önermemektedir; ve nihayet: bilinen bütün dinî metinlerin tersine, Kur’an, ondört yüzyıl önce vahyedildiği günden bugüne tek kelimesi değiştirilmeden ulaşan ve bundan böyle de değiştirilmeden kalacak olan tek kitaptır; çünkü Kur’an, “onu [tüm tahriflere karşı] muhakkak ki, Biz koruyacağız” vaadi doğrultusunda eksiksiz kaydedilmiş ve bugünlere eksiksiz ulaştırılmış tek vahyî mesajdır… (M. Esed Meal Açıklaması) Ayrıca ayette geçen “rahmet” terimi Hz. peygamberin şahsı için değil ona verilen peygamberlik ve gönderilen kitap (Kur’an) için kullanılmıştır. Yani Yüce Allah’ın insanlara doğru yolu göstermek amacıyla gönderdiği Kur’an’ı Kerim’deki ilahi mesajları tebliğ etmekle görevlendirdiği Hz. Muhammed’i âlemlere bir rahmet vesilesi yapmıştır…  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz seni tüm âlemler için, bir rahmet elçisi olarak gönderdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz seni bütün insanlar için bir esirgeme olsun diye gönderdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz seni ancak cihana rahmet olmak üzere gönderdik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz seni âlemler için sadece bir rahmet olarak gönderdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Biz seni başka bir amaçla değil, ancak âlemlere rahmet ve bereketimizi ihsan etmek ve böylece, insanlığı inkâr ve cehâlet karanlığından kurtararak dünya ve âhirette mutluluğa ulaştırmak için gönderdik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Seni de Âlemler’e ancak rahmet olarak gönderdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz seni âlemlere sevgi ve şefkat elçisi olarak görevlendirdik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Seni de geçmişteki Resullerimiz gibi âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz seni ancak âlemlere rahmet(imiz) için gönderdik. [*]
Yüce Allah Hz. Muhammed’i cümle aleme merhametinin tecellisi olarak gönderdiğini ifade etmektedir. Bu ayetin vermek istediği mesaj ile “Rabbinin merhameti gereği peygamberler gönderici olan da elbette biziz” mealindeki Duhân 44:5-6’da verilen mesaj birbirini tamamlamakta, Yüce Allah’ın peygamberler göndermesinin ilahi rahmet ve merhametin tecellisi olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir. Hz. Muhammed’in peygamberliğinin evrensel olduğuyla ilgili benzer mesajlar: Nisâ 4:79; En‘âm 6:19; A‘râf 7:158; Sebe’ 34:28; Yâsîn 36:6; Şûrâ 42:7; Cum‘a 62:2-3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Biz, seni âlemler (deki tüm akıllı varlıklar) için ancak bir rahmet¹ olarak gönderdik.
1 Eğer Allah insanlığa merhamet etmeyip de kendilerine doğru yolu gösteren Kur’an’la Hz. Muhammed (a.s)’ı göndermeseydi, âlemlerdeki akıllı varlıkların hali ne olurdu? İşte bu, Allah’ın bir rahmetidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [bunun içindir ki, ey Peygamber,] Biz seni yalnızca, bütün âlemlere ¹⁰² rahmetimiz[in bir işareti] olarak gönderdik.
102 Yani, bütün insanlığa. Kur’an mesajının özüne ilişkin bu temel ilke hk. bir açıklama için bkz. 7:158 ve ilgili 126. not. Kur’ânî vahyin evrenselliği onun üç özelliğinden ileri gelmektedir; ilki: Kur’an mesajı, soy-sop, ırk ya da kültürel çevre gözetmeksizin bütün insanlığa hitab etmektedir; ikincisi: özellikle insanın akıl ve sağduyusuna hitab etmekte ve dolayısıyla ancak gözü-bağlı insanların inanabileceği türden doğmalar önermemektedir; ve nihayet: bilinen bütün dinî metinlerin tersine, Kur’an, ondört yüzyıl önce vahyedildiği günden bugüne tek kelimesi değiştirilmeden ulaşan ve bundan böyle de değiştirilmeden kalacak olan tek kitaptır; çünkü Kur’an, “onu [tüm tahriflere karşı] muhakkak ki, Biz koruyacağız” vaadi doğrultusunda eksiksiz kaydedilmiş ve bugünlere eksiksiz ulaştırılmış tek vahyî mesajdır (karş. 15:9 ve ilgili 10. not). Bu üç özelliği sayesindedir ki Kur’an ilahî vahyin son evresini temsîl etmektedir ve bu vahyi insanlığa ulaştıran Hz. Peygamber de peygamberlerin sonuncusudur. (Kur’ânî deyişle, peygamberlerin “mührü, hatemi”, karş. 33:40.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz seni ancak bütün toplumlara rahmet olarak gönderdik. 6/104...107, 7/203, 9/61, 10/57, 44/5- 6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte bu yüzden (ey Rasul), Biz seni bütün insanlığa,[²⁷⁸²] sadece bir rahmet olarak gönderdik.[²⁷⁸³]
[2782] ‘Âlemînin bu bağlamdaki kapsamı “insan soyu”dur. Katâde’den nakledilen “tüm yaratıkları içine alır” yorumuna, İbn Abbas “Rasul hayvanları ve melekleri uyarmak için gönderilmedi; oysa bunlar da yaratılmışlardır” diyerek itiraz eder (İbn Manzur). Aslında görüş farklılığı kelimenin hangi köke atfedileceğiyle alâkalıdır. Onu el-‘ilm kökünden türetenler, şuurlu bir varlığa delâlet ettiği ve dolayısıyla “insanla” sınırlı olduğu sonucuna ulaşırken, ‘alâmet kökünden türetenler tüm ‘âlemi, yani “yaratıkların bütününü” kapsadığı sonucuna varmışlardır (Menâr I, 51). Fakat el-‘ilm de ‘alâmet mastarından türetilmiştir. İşin gerçeği bu kelime Sami dil ailesine mensup Süryanice’den Arapça’ya geçmiştir. Aslı “yüzyıl, uzun zaman, çağ” (sonradan “o çağda yaşayan nesiller, kuşaklar”) anlamına gelen olem (ç. olmîn) olan sözcük, çoğulu kurallı olarak ‘avâlim (fâal-fevâil kalıbından) gelmesi gerekirken, yabancı kökeninin bir göstergesi sayılan ‘âlemîn şeklinde gelmiştir. Kaldı ki, vav ve nun ile yapılan cemiler, akıl sahiplerine delâlet ederler. Bağlamına göre kapsamı ve anlam alanı değişen ‘âlemîni bu bağlamda “bütün insanlığa” şeklindeki çevirimiz, işte bu gerekçeye dayanmaktadır. [2783] İsra 82 ile birlikte: Vahyin şifa eczanesini insanlığın ezelî hastalıklarına derman olsun diye insanlığa ulaştıran bir rahmet... Ya Rab! Şimdi ve buradan sesleniyoruz: biz şahidiz ki o âlemlere rahmet oldu! Seni de buna şahit tutarız! Sen de bizim adımızı şahitler arasına yaz!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Biz seni ancak, alemlere rahmet olarak gönderdik!
(Senin peygamberliğin bütün akıl sahibi varlıklara Allah'ın rahmetidir ki, her iki dünyada mutluluk getiren dini onlara sen öğreteceksin ve bütün alem bundan yararlanacaktır)  
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve seni başka değil, bütün âlemlere bir rahmet olmak için gönderdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte bunun içindir ki ey Resulüm, Biz seni bütün insanlar için sırf bir rahmet vesilesi olman için gönderdik!
Âlemler yerine insanlar demekten maksadımız, birçok müfessir gibi, mânayı insanlar üzerinde yoğunlaştırmaktır. Zira Türkçede kullanışımızda âlem denince insan o geniş mekanda, geri plana itilmektedir. Cenab-ı Allah bütün âlemlere, özellikle akıl sahibi varlıklara merhametinden dolayı Hz. Peygamber (a.s.)’ı göndermiştir. O öyle kapsamlı bir rahmettir ki bütün akıl sahiplerine iyilik ve kurtuluş yolunu göstermekte, gerek dünyada gerek âhirette mutluluk vesilelerini öğretmektedir. Öyle ki onun getirdiği birçok prensibi, dinine inanmayanlar bile benimseyip uygulamakta, dünyevî yönden yararlanmaktadırlar.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ey Muhammed) Biz seni ancak alemlere rahmet için gönderdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed!) Biz seni ancak 'âlemlere rahmet olarak irsâl itdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Seni elçi olarak göndermemiz çağdaşların için ve daha sonrakiler için bir ikramdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Seni ancak insanlığa rahmet olarak gönderdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz seni ancak âlemlere(21) rahmet olarak gönderdik.
(21) Bütün insanlara ve cinlere, bütün çağlara, hattâ bütün varlıklara.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve biz seni ancak âlemlere bir merhamet/bir sevgi olman dışında bir şey için göndermedik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı viribimedük seni illā raḥmet 'ālemlere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz seni göndermedük, illā raḥmet olmaġ‐ıçun ‘ālemlere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Səni də (Ya Rəsulum!) aləmlərə (bütün insanlara və cinlərə) ancaq bir rəhmət olaraq göndərdik. (Sən təkcə insanlara deyil, eyni zamanda cinlərə də peyğəmbər göndərilmisən. Bütün aləmlər əhli, o cümlədən göydəki mələklər, yerdəki insanlar və cinlər sənin vücudunla şərəfə nail olurlar. Sənin sayəndə günahkarlara möhlət verilmiş, hətta səni inkar edənlərin belə cəzası qiyamətə qədər tə’xirə salınmışdır. Mö’minlər isə sənə iman gətirməklə dünyada böyük savab qazanıb axirətdə yüksək dərəcələrə, əbədi səadətə nail olacaqlar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We sent thee not save as a mercy for the peoples.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We sent thee not, but as a Mercy for all creatures.(2762)
2762 There is no question now of race or nation, of a "chosen people" or the "seed of Abraham"; or the "seed of David"; or of Hindu Arya-varta; of Jew or Gentile, Arab or 'Ajam(Persian), Turk or Tajik, European or Asiatic, White or Coloured; Aryan, Semitic, Mongolian, or African; or American, Australian, or Polynesian. To all men and creatures other than men who have any spiritual responsibility, the principles universally apply.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ
ve seni göndermedik
اِلَّا
ancak
رَحْمَةً
rahmet olarak
لِلْعَالَم۪ينَ
âlemlere
(Resulüm!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler