close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 105. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad ketebnâ fî-zzebûri min ba’di-żżikri enne-l-arda yeriśuhâ ‘ibâdiye-ssâlihûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki biz, Tevrat'tan sonra Zebur'da da yazdık: Şüphe yok ki yeryüzü, temiz kullarıma miras kalır.
Zebur, Ahd-i Atıyk'te "Mezâmir" diye anılır ve yüz elli mezmurdan ibarettir. Kur’ân'da istişhat edilen âyet, 37. mezmurun 29. âyetidir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yemin olsun ki Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da yazıp (belirttik ve Kur’an’da da va’ad ettik) ki: "(Sonunda) Yeryüzüne mutlaka salih kullarım varis olacak (galibiyet ve hâkimiyet, mü’min ve mücahitlerin eline geçecek)tir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Tevrat'dan sonra Zebur'da da yazmıştık: “Yeryüzüne dürüst ve erdemli kullarım varis olacak” diye
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun ki, Levh-i Mahfuz'dan, Allahın vahyettiği kutsal kitaplardan sonra Zebûr'da da, yeryüzüne, kutsal topraklara, ebedî Cennet yurduna, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçiren, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayan, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olan, cârî-kalıcı hayırlar - sâlih ameller işleyen, kesinlikle benim şeriatıma bağlanan, bana boyun eğen sâlih kulla-rımın vâris olacağını yazmıştık.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/163; 17/55; 39/67.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun biz Zikir'den [13] sonra Zebur'da da: "Şüphesiz Arz'a salih kullarım varis olacaklardır" diye yazmıştık.
13.Bazı müfessirlere göre burada Zikir`le kastedilen Tevrat`tır, diğer bazılarına göre ise Levhi Mahfuz`dur.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz Zikirden sonra Zebur'da da: 'Şüphesiz Arz'a salih kullarım varisçi olacaktır' diye yazdık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Celâlim hakkı için, biz Tevrat'dan sonra (Davud'a verilen) Zebûr'da yazdık ki: “- Muhakkak cennet arzına, salih kullarım varis olacaktır.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Zebur’da zikir(yasa ve bilgi)den sonra, “Yeryüzüne Benim iyi kullarım varis olacaklardır” diye yazdık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun Zikir'den/Tevrat'tan sonra Zebûr'da da, “Yeryüzüne iyi kullarım vâris olacaktır” diye yazmıştık.
Besim Atalay
swap_vert close
Tevrat'tan sonra Zebur'da da yazdık ki, yeryüzüne onat olan kullarım vâris olacaklardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun, Zikir'den (Tevrat'tan) sonra Zebur'da da: “Yeryüzüne (dünyaya) muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” diye yazmıştık.
Cemil Said
swap_vert close
Zebûr’da yazdığımız gibi arz cennet ’ibâdımıza kalacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebur'da da yeryüzüne ancak iyi kullarımın mirasçı olduğunu yazmıştık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebûr’da[370] da, “Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” diye yazmıştık.
Zebur, Hz. Davud’a indirilen ilâhî kitap yahut da Peygamberlere indirilen ilâhî kitapların genel adıdır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun zikirden sonra Zebûr’da da, “Yeryüzü iyi kullarıma kalacaktır” diye yazmıştık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne iyi kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık.  
 Âyette geçen «Zikir»den maksat, -tercihe şâyan görüşe göre- Tevrat’tır. Ancak müfessirler, «Zikir» tabirinin levh-i mahfuz, «Zebur»un ise, Allah tarafından inzal buyurulan bütün kitaplar olabileceğini de belirtmişlerdir. Kötülerin ve kötülüğün sürekli pâyidâr olamayacağını, iyiliğin asıl, kötülüğün ise ârızî olduğunu, hakimiyetin eninde sonunda iyilerin eline geçmesinin mukadder olduğunu anlatan bu âyet, İslâm dininin dünya hayatı konusundaki iyimserliğini ifade etmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Zikir'den sonra Zebur'da da, "Yeryüzüne benim erdemli kullarım varis olacak," diye yazıp belirtmiştik.
Bu yer ve gökler yenileriyle değiştirilecek ve erdemli kulların emrine verilecek (14:48).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebûr'da da yeryüzüne ancak iyi kullarımın mirasçı olduğunu yazmıştık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şanım hakkı için zikirden sonra Zeburda da yazmıştık: ki her halde Arz, ona benim salih kullarım vâris olacaktır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, zikirden (Tevrât’tan) sonra Zebûr’da da, “Şüphesiz yeryüzüne, sâlih kullarım vâris olacak” diye yazmıştık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve ant olsun ki Biz, zikirden¹ sonra zeburda², arza³ salih⁴ kullarımızın varis olacağını yazdık.
1- Her türlü hatırlatma ve öğütten sonra. 2- Mesajımızı içeren bütün kitaplarda. 3- Cennet yurduna. Ayetin cümle yapısından ve siyakından ve konu bütünlüğünden söz konusu “arzın” yeryüzü değil, Cennet yurdu olduğu anlaşılmaktadır. 4- Arı, saf, temiz, iyi, erdemli, dürüst.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun, Tevrâtdan sonra Zebur da da yazmışızdır ki arza (ancak) saalih kullarım mîrascı olur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki Zikir'den (Tevrât'tan) sonra Zebûr'da da: “Gerçekten yeryüzüne sâlih kullarım vâris olacaktır” diye yazmıştık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve şüphesiz, zikirden (ümmül kitaptan) sonra zebur’da (mesajımızı içeren hikmetlerle dolu bütün kitaplarda) da mutlaka (kıyamet günü tekrar yaratacağımız) arza (üzerinde cennetin bulunduğu ahiret yurduna) salih (dürüst ve erdemli) kullarım varis olacak diye yazmışızdır.*
(*) Burada ayette geçen (الزَّبُورِ) ‘’ez-Zubür’’ kelimesinden maksat peygamberlere gönderilen ilahi kitaplar olduğunu söyleyenlerin görüşleri daha isabetli olduğu anlaşılmaktadır. Mesela: Nahl- 44. ayette de geçen (الزبور) ‘’ez- Zubür’den maksat ilahi kitaplardır… Ayrıca yeryüzünde iktidar, servet ve güç sahibi olmak iyilik, erdem ve doğruluğun ölçütü olamayacağına göre, bu âyetteki vaad âhirete ilişkin olarak anlaşılmalıdır. Buna göre, bir önceki 104. âyet kıyametten söz etmektedir. Dolayısıyla bu âyette vaad edilen el-arz, “dürülüp büküldükten sonra yeniden yaratılan yer” olarak anlaşılabilir. Bu ise mü’minlere âhirette vaad edilen mutluluk diyarına/cennet yurduna tekabül etmektedir. Allahu a‘lem. (M. İslamoğlu Meali 105. Ayet Açıklaması) Ayrıca eksiksiz sistemi, kusursuz mercii, yüce Allah’ın varlık âlemine egemen kıldığı tüm yasaları kapsamına alan zikrin, levh-i mahfuzun bir bölümü anlamına gelir… Kitaplarda Cennet yurduna. Ayetin cümle yapısından ve siyakından ve konu bütünlüğünden söz konusu “arzın” yeryüzü değil, cennet yurdu olduğu anlaşılmaktadır. (E. Aktaş Meali 105. Ayet Açıklaması). Zaten hiçbir zaman salih kullar arzın tümüne ne varis olmuşlar ne de varis olacaklardır. Ama onlar ahiretteki cennet yurduna varis olacaklardır. (الله اعلم) İşte bu arz ve gökler yenileriyle değiştirilecek salih ve erdemli kulların emrine verilecek (14: 48) Metinleri aşağıya alınan tefsirlere göre de ayette geçen (أرض) ‘’arz’’ ahirtteki cennet arzı (cennet yurdu)dur. Yani müfessirler, «Zikir» tabirinin levh-i mahfuz, «Zebur»un ise, Allah tarafından inzal buyurulan bütün kitaplar olabileceğini de belirtmişlerdir. الله اعلم وأن الآية ذكرت عقيب الإعادة وليس بعد الإعادة أرض يستقر بها الصالحون ويمتن بها عليه سوى أرض الجنة والأولى أن تفسر الأرض بأرض الجنة كما ذهب إليه الأكثرون وهو أوفق بالمقام. (تفسير الألوسي) أن الأرض يرثها عبادي الصالحون أحسن ما قيل فيه أنه يراد بها أرض الجنة كما قال سعيد بن جبير ؛ لأن الأرض في الدنيا قد ورثها الصالحون وغيرهم . وهو قول ابن عباس ومجاهد وغيرهما (تفسير القرطبي - تفسير ابن كثير- جامع البيان في تفسير القرآن) وأولـى هذه الأقوال عندي بـالصواب فـي ذلك ما قاله سعيد بن جُبـير ومـجاهد ومن قال بقولهما فـي ذلك، من أن معناه: ولقد كتبنا فـي الكتب من بعد أمّ الكتاب الذي كتب الله كل ما هو كائن فـيه قبل خـلق السموات والأرض. وذلك أن الزبور هو الكتاب، يقال منه: زبرت الكتاب وذَبرته: إذا كتبته، وأن كلّ كتاب أنزله الله إلـى نبـيّ من أنبـيائه، فهو ذِكْر... ، ولو كان ذلك غير أمّ الكتاب التـي ذكرنا لـم تكن التوراة بأولـى من أن تكون الـمعنـية بذلك من صحف إبراهيـم، فقد كان قبل زَبور داود.فتأويل الكلام إذن، إذ كان ذلك كما وصفنا: ولقد قضينا، فأثبتنا قضاءنا فـي الكتب من بعد أمّ الكتاب، أن الأرض يرثها عبادي الصالحون يعني بذلك: أن أرض الجنة يرثها عبـادي العاملون بطاعته المنتهون إلـى أمره ونهيه من عبـاده، دون العاملـين بمعصيته منهم:ويشمل هنا جميع الكتب السماوية كالتوراة والإِنجيل والزبور والمراد بالذكر: اللوح المحفوظ الذى هو أم الكتاب (الوسيط في تفسير القرآن الكريم) ،.. وعليه فالمعنى: ولقد كتبنا في الكتب المنزلة على الأنبياء أن الأرض يرثها عبادي الصالحون بعد أن كتبنا ذلك في أم الكتاب. وهذا المعنى واضح لا إشكال فيه. (أضواء البيان)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz kitapların sahifeleri içinde, insanlara öğütler verdikten sonra “Yeryüzünü kullarımızdan doğru işleri yapanlar sahiplenecekler” diye bildirdik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Tevrat’tan sonra Zebur’da da yazdık, işte yeryüzü iyi kullarıma kalacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz, Tevrat/tan sonra [²] Zebur/da yazmıştık: Yere [³] salih kullarım vâris olur.
[2] Veya Levh-i Mahfuz'da yazdıktan sonra.[3] Veya Arz-ı Mukaddes'e, Cennete.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz, zikirden/Tevrat’tan sonra Zebûr’da da, “Muhakkak ki yeryüzüne iyi ve yararlı işler yapan [sâlihûn] kullarım vâris olacaktır”³⁷ diye yazmıştık.
37 Krş. A’râf, 7/128. Tevrat’ın Mezmurlar bölümünde bu anlamda bir ayete rastlıyoruz: “Sâlihler yeri miras alır ve onda ebediyen otururlar.” (Bab:37/29).  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz Zikir'den (Tevrat'tan) sonra Zebur'da da, “Hiç şüphesiz yeryüzüne salih kullarım varis olacaktır” diye yazdık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Andolsun Biz, diğer bir adı da Zikir olan hikmetli öğüt ve uyarılarla dolu Tevrat’ı gönderdikten sonra, Zebur’da da yazdık ki; “Yeryüzüne, ancak ayetlerime iman eden dürüst ve erdemli kullarım vâris olacak ve sonunda cennet yurdu, onların ebedî vatanı olacaktır.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun Yeryüzü’ne benim Salih (İyi) kullarımın mirasçı olacağını Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebûr’da da yazdık!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim biz bunu, Tevrat’tan sonraki ilahî kitaplarda dahi kayda geçmiş ve: " Yeryüzüne sadece yapıcı barışsever kullarım hakim olacak " demiştik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Musa’ya gönderdiğimiz Kitaptan sonra Zebur’da da, "Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır!" diye yazmıştık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki [Zikr]’den (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da “Yeryüzüne iyi kullarım vâris olacaktır.” diye yazmıştık. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:129, 137; İbrâhîm 14:14; Nûr 24:55; Kasas 28:5.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun ki zikir (olan Tevrât’tan) sonra, Zebûr’da da: “Şüphesiz yeryüzüne (hâkim olmaya) ancak salih kullarım vâris¹ olacaktır.” diye yazdık.
1 Mü’minlerin atalarından kalan mirasın peşine düştükleri gibi Allah’ın yaptığı bu vaadin de peşine düşmeleri kendilerine bir görevdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE GERÇEK ŞU Kİ, [insanı] uyarıp öğüt verdikten sonra ¹⁰⁰ hikmetlerle dolu bütün ilahî kitaplarda yeryüzüne dürüst ve erdemli kullarımın varis olacağını kaydettik; ¹⁰¹
100 Lafzen, “Hatırlatıcıdan (zikr) sonra”. Kur’ânî zikr teriminin öteki anlam ve çağrışımları konusunda bkz. bu surenin 10. ayeti hk. 13. not.101 Zebûr (lafzen, “yazılı belge” ya da “kitap”) terimi “hikmetler kitabı” anlamına gelen bir cins ismidir: bunun içindir ki, Allah tarafından peygamberlere vahyedilen tüm ilahî kitaplar için kullanılabilir (Taberî). “Yeryüzüne dürüst ve erdemli kullarım varis olacak” ifadesi, açıktır ki, “eğer [gerçekten] inanıyorsanız mutlaka (insanların) en üstünü olacaksınız” (3:139) vaadinin bir yankısıdır -Allah’ın insan için öngördüğü yüceliklere erişmenin ancak inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koymakla mümkün olduğunu dile getiren bir ifade.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki biz (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da “Yeryüzüne iyi kullarım mirasçı olacaktır” diye yazmıştık. 25/15, 29/58- 59, 39/74, 40/8, 47/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve doğrusu Biz, hatırlatıcı mesajların ardından,[²⁷⁷⁸] bütün İlâhî vahiylerin hikmet yüklü sayfasına[²⁷⁷⁹] “(Tekrar yarattığımız) bu yerin vârisi sâlih kullarım olacak” diye yazmışız.[²⁷⁸⁰]
[2778] Zikr için bkz: 20:99, not 82). [2779] Zebûr’u “hikmet yüklü sayfa” şeklindeki çevirimizin gerekçesi ve kelimenin kökeni hakkında bir tahlil için bkz: 16:44, not 48. Buradaki zebûrla “Allah’ın rasullere indirdiği vahiylerin tümünün” kastedildiğini söyleyen Mücahid’e Taberî de katılır. [2780] Yeryüzünde iktidar, servet ve güç sahibi olmak iyilik, erdem ve doğruluğun ölçütü olamayacağına göre, bu âyetteki vaad âhirete ilişkin olarak anlaşılmalıdır. Buna göre, bir önceki 104. âyet kıyametten söz etmektedir. Dolayısıyla bu âyette vaad edilen el-ard, “dürülüp büküldükten sonra yeniden yaratılan yer” olarak anlaşılabilir. Bu ise mü’minlere âhirette vaad edilen mutluluk diyarına tekabül etmektedir. Allahu a‘lem.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki Biz; Zikir'de (Tevrat'ta) daha sonra da Zebur'da yazdığımız gibi, yeryüzüne sâlih kullarım varis olacaktır.
(Ey Muhammed ümmeti!.. "Allah; içinizden iman edip sâlih amel işleyenlere vaad etti ki: onlardan öncekileri nasıl vâris kıldı ise, onları da yeryüzüne vâris kılacak ve onlar için beğendiği dini temelli yerleştirecektir" -Nur/55-)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ve muhakkak zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebûr’da da, "Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır" diye yazmıştık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, Zebur'da Zikir'den sonra yazmıştık ki, muhakkak yere Benim sâlih kullarım vâris olacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şu kesindir ki Biz Zikir'den (Tevrat'tan) sonra Zeburda da: “Dünyaya salih kullarım varis olacaklar. Dünya onlara kalacak” diye yazmışızdır. [4, 163; 17, 55; 39, 67] {KM, Mezmurlar 37, 29; Matta 5, 4}
Cenab-ı Allah, Sûre boyunca naklettiği peygamber kıssalarında hükmeden ilahî bir kanuna dikkat çekerek, sûreyi hitama erdiriyor. Demek genel insanlık içinde Kitap ehli, Kitaba bağlı olmayanlara galip gelmiştir. Sonra yine Kitaba tâbi olan İsrailoğulları, daha sonra Hz. Îsâ’ya bağlı olanlar, daha sonra da Müslümanlar öncülüğü almışlardır. Liyakatlerini ispatladıkları müddetçe Müslümanlar yine üstün geleceklerdir. Zebur’da olduğu gibi (Mezmurlar, 37, 29) Allah Kur’ân’da da bildiriyor ki dünyanın vârisliği, tevhide bağlı, şirkten ve tefrikadan uzak olup en güzel ve sağlam işler işleyen kullara aittir (Elmalılı M. Hamdi Yazır).  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun Tevrat'tan sonra Zebur'da da: "Arza mutlaka iyi kullarım varis olacak (bu yer onların eline geçecek)" diye yazmıştık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz Zebûr'da "Zikirden sonra arza sâlih kullarım vâris olacaklardır" diye yazdık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O zikirden (levh-i mahfuzdan) sonra bütün kitaplara[*] da şunu yazdık: “Yeryüzü iyi kullarıma kalacaktır.”
[*] Kalın kitap demektir. Elif lâmlı olması, bunun bütün peygamberlere verilen kitaplar olduğunu gösterir. Keşşaf da bu görüşe yer vermiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Zikir (Tevrat)'den sonra Zebur'da da yeryüzüne salih kullarımın mirasçı olacağını yazmıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
And olsun, Biz Tevrat'tan sonra Zebur'da da “Yeryüzüne, onu ıslah ve imar eden kullarım vâris olacak” diye yazdık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, zikirden sonra Zebur'da şunu yazmıştık: Yeryüzüne benim iyilik ve barış seven kullarım vâris olacaktır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ yazduķ gökden inen kitāblar içinde lavha’l maḥfūz’dan śoñra bayıķ yir mįrāŝ ala anı śāliḥ ķullarum.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz yazduḳ Zebūrı ẕikrden ṣoñra. Taḥḳīḳ yiri mīrāẟ ider benüm ṣāliḥḳullarum.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz kitabdan (Tövratdan, yaxud lövhi-məhfuzdan) sonra Zəburda da (cənnət torpağına, yer üzünə və ya müqəddəs) torpağa yalnız Mənim saleh bəndələrimin daxil olacağını yazmışdıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verity We have written in the Scripture, after the Reminder: My righteous slaves will inherit the earth:
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Before this We wrote in the Psalms,(2759) after the Message (given to Moses):(2760) My servants the righteous, shall inherit the earth."
2759 Zabur. the Book of the Psalms of David. The name of David is expressly mentioned in connection with the Zabum in 4:163 and 17:55, although there the indefinite article is applied to the word as meaning a Book of Scripture. See Psalms 25:13, "his seed shall inherit the earth": 37:11, "the meek shall inherit the earth" (quoted by Jesus in Matt. 5:5); and 37:29, "the righteous shall inherit the land." (R). 2760 The same promise occurs in the Pentateuch, Exod. 32:13, "they shall inherit it (the land) forever."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol- sun ki
كَتَبْنَا
yazmıştık
فِي الزَّبُورِ
Zebûr'da
مِنْ بَعْدِ
ardından
الذِّكْرِ
zikrin (Tevrât'ın)
اَنَّ
muhak- kak
الْاَرْضَ
yeryüzüne
يَرِثُهَا
ona vâris olacaktır
عِبَادِيَ
kullarım
الصَّالِحُونَ
sâlih olanlar
Andolsun ki Biz, zikr(imiz olan Tevrât)tan sonra Zebûr'da da, "muhakkak yeryüzüne sâlih kullarım vâris olacaktır" diye yazmıştık.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
كَتَبَ
Fiil-I
ك ت ب
Yazdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
زَبُور
Özel isim
ز ب ر
Zebûr (Hz. Dâvûd (a.s.)'a verilen kitap)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
وَرِثَ
Fiil-I
و ر ث
Vâris oldu
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan