"(Haydi azabı) Tat (bakalım), çünkü sen (kendince) çok ulu ve gururlu idin" (deyip, zalimleri ve kâfirleri horlayıverin!..)
Abdullah Parlıyan
swap_vertclose
Bu azabı tat, zannına göre üstündün, güçlüydün, saygı değerdin.
Ahmet Tekin
swap_vertclose
“Tat bakalım, sana böyle bir ceza lâyık! Çünkü sen güçlüsün, iktidar sahibisin, şerefli, itibarlısın.” denir.
Ahmet Varol
swap_vertclose
"Tat. Çünkü (kendince) üstün ve şerefli olan sendin."
49.el-Emevi`nin Meğazi`sinde İkrime`den ve İbnu Cerir`in Katade`den nakletmiş olduğu rivayetlerden anlaşıldığına göre Ebu Cehl, kendisinin üstün ve şerefli biri olduğunu söyleyip dururdu. Bu ayeti kerime de ona karşı indirildi.
Ali Bulaç
swap_vertclose
'(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vertclose
(Sonra ona şöyle deyin): Tad bakalım, çünkü sen, (zannınca kavminin arasında) çok şerefli ve çok iyi bir kimse idin!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vertclose
(Ona da:) “İşte azabını tat! Sen kendince şerefli ve büyük bir makamda idin..
Bayraktar Bayraklı
swap_vertclose
Kendisine şöyle denir: “Tat bakalım, hani sen şerefli ve güçlü idin!”
Besim Atalay
swap_vertclose
Tadasın sen; emre idin, kerim idin
Cemal Külünkoğlu
swap_vertclose
(Deyin ki:) “Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!
Cemil Said
swap_vertclose
49,50. Zebânîler de ânlara: "Sen ki kavminin ’azîz ve kerîmi idin ’azâbını çek, işte sizin inanmadığınız ’azâb" diyecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vertclose
47,48,49,50. "Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vertclose
(Deyin ki:) “Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vertclose
49-50. “Tat bakalım; zira sen (aklınca) güçlü ve itibarlısın. İşte bunlar sizin şüphe ile karşıladığınız şeyler!” deyin.
Diyanet Vakfı
swap_vertclose
47, 48, 49, 50. (Allah zebânilere emreder): Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün! (ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin! İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.
Edip Yüksel
swap_vertclose
"Tad bakalım; sen çok üstün ve şerefliydin!"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vertclose
Ona şöyle denir! "Tat bakalım azabı! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vertclose
Dat bakalım deyin: çünkü sen azîzdin, kerîmdin
Emrah Demiryent
swap_vertclose
47-48-49. (Allah, cehennemdeki vazifeli meleklerine şöyle emreder:) “Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra da azap olarak başından aşağı kaynar su dökün! (Ve o kâfire,) ‘Tat (bakalım azabı)! Hani, sen kendince çok üstün ve çok şerefliydin!’ (deyin!)”
Erhan Aktaş
swap_vertclose
Tat bakalım! Hani sen gerçekten çok güçlü ve şerefli biriydin!¹
1- Şimdi azabı tat bakalım. Hani sen, kendini çok güçlü ve şerefli biri görüyordun ya! Şimdi gücüne ve şerefine ne oldu?
Hasan Basri Çantay
swap_vertclose
Tat (o azâbı). Çünkü sen, (evet iddiânca) sen çok ulu, çok şerefli idin»!
Hayrat Neşriyat
swap_vertclose
(Ve ona denir ki:) “Tat (bakalım)! Çünki (zannınca) güçlü olan, şerefli olan ancak sendin!”
İhsan Aktaş
swap_vertclose
47, 48, 49, 50. (O gün görevli meleklere) tutun onu (o zalim, azgın ve suçlu kimseyi)! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başının üstüne sıcak su azabından (biraz) dökün! (Ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince (herkesten) üstündün (kendini diğer insanlardan hep üstün sanıyordun, kibirlidin, kendini güçlü görüyordun)! İşte bu (azap) sizin kendisinden şüphelenip durduğunuz şeydir.
İlyas Yorulmaz
swap_vertclose
Tat bakalım azabı, hani sen çok güçlü ve değerli birisiydin!
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vertclose
"Tat bunu. Çünkü sen erkli, görklü olandın!
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vertclose
Zebaniler diyecekler: Bunu tat, sen za/mınca muazzez ve mükerremdin.
İsmail Yakıt
swap_vertclose
“Tat bakalım! Hani sen çok güçlüydün, çok onurluydun.”
Kadri Çelik
swap_vertclose
“(Azabı) Tat; sen, (hani) güçlü ve yüceydin!”
Mahmut Kısa
swap_vertclose
“Ey zâlim! Geçmişte yaptıklarının acı meyvesini şimdi tat bakalım! Sana ikramda bulunmak gerek. Öyle ya; sen kudretliydin, şeref sahibiydin!”
Mahmut Özdemir
swap_vertclose
Mademki sen, Kerîm Azîz sensin; tat (bakalım)!
Mehmet Çakır
swap_vertclose
Çek cezanı! Seni gidi şan şöhret budalası!
Mehmet Çoban
swap_vertclose
“İnkâr edenlere azabı tadın bakalım deyin! Hani dünya hayatında çok güçlüydünüz! Servetiniz, adamlarınız, ordularınız, saraylarınız, makamlarınız, mevkileriniz vardı. Güya çok şerefliydiniz deyin!”
Mehmet Okuyan
swap_vertclose
(Cehennemlik kişiye:) “Tat bakalım! Sen -evet sen- (hani) güçlü(ydün); itibarlı(ydın)!
Mehmet Türk
swap_vertclose
(Ona da): “(Şu azabı) tad bakalım! Hani sen, kendine göre çok şerefli ve onurluydun.”
Muhammed Esed
swap_vertclose
Bunları tat ey [yeryüzünde] kendini böyle kudret sahibi, böyle üstün gören! ²⁷
27 Lafzen, “zaten sen, ... idin” -ölümden sonra hayatın devamına ve bu sebeple insanın Allah’a karşı nihaî sorumluluğuna inançsızlıktan doğan kibirlenme günahına bir işaret. (Karş. 96:6-7 -“şüphe yok ki insan ne zaman kendisini yeterli görse fütursuzca azar”- ve ilgili not 4.)
Mustafa Çavdar
swap_vertclose
– Şimdi tat bakalım bu azabı! Hani sen hatırlı saygın biri idin! 7/35...40
Mustafa İslamoğlu
swap_vertclose
‘Tat bakalım; çünkü sen, evet sen hatırlı, saygın biri olmalısın (!)
Orhan Kuntman
swap_vertclose
49,50. (Ona ve diğer suçlulara da) "Tad bakalım o azabı, hani sen -zannınca- çok güçlü idin, çok şerefli idin, İşte bu azap sizlerin -dünyadayken- şüphe edip durduğunuz şeydir!" (gerçeğin kendisidir) diye nida olunur.
Osman Fırat
swap_vertclose
Tad azabı hani sen kesinlikle üstündün, ikram edendin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vertclose
(Deyin ki) «Tad! Şüphe yok, sen (zûm ediyordun ki) pek kuvvetli, pek âlicenap olan sensin.»
Suat Yıldırım
swap_vertclose
47, 48, 49, 50. Allah Zebanîlere: “Tutun onu da, buyurur, cehennemin ta ortasına sürükleyin. Sonra da başının üstünden kaynar su dökün! ”ve deyin ki: “Tat bakalım! Hani üstündün, kudretliydin, asildin! ”İşte hakkında şüphe ve mücadele ettiğiniz o gerçek budur. [52, 13-15]
Süleyman Ateş
swap_vertclose
Tad, zira sen kendince üstündün, şerefliydin.
Süleyman Tevfik
swap_vertclose
Zebânîler de kâfirlere: "Bu 'azâbı tad. Sen dünyâda kendini kavminin 'azîz ve kerîmi zu'm iderdin."
Süleymaniye Vakfı
swap_vertclose
Tat bu azabı; hani sen çok üstün ve çok değerlisin ya!
Şaban Piriş
swap_vertclose
-Tat bunu, hani sen güçlü ve şerefliydin.
Ümit Şimşek
swap_vertclose
Tat bakalım; sen çok güçlü, şerefli biriydin!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vertclose
"Tat bakalım! Hani sen onurluydun, seçkindin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vertclose
“đat bayıķ sen sensin 'azįz ḥürmetlü!”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vertclose
Dad bu ‘aẕābı. Sen ‘izzetlü ve ḥürmetlüsin, sen ṣanġan gibi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vertclose
(Və ona belə deyin: ) “(Bu əzabı) bir dad görək! Sən ki (öz aləmində) çox qüvvətli, möhtərəm bir şəxs idin!”
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
(Saying): Taste! Lo! thou wast forsooth the mighty, the noble!
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
"Taste thou (this)! Truly wast thou mighty, full of honour!(4723)
4723 In this particular Surah the besetting sin we are considering is the arrogance born of place or power, wealth or honour, as understood in this world. The punishment of ignominy looks back to the kind of sin which is to be punished.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
ذُقْۙ ۚ
tat
اِنَّكَ
şüphe- siz sen
اَنْتَ
sendin
الْعَز۪يزُ
şerefli
الْكَر۪يمُ
üstün
(Ve ona deyin ki) "Tat bakalım! Hani sen şerefli (kudretli) ve üstündün!"
ذَاقَ
Fiil-I
ذ و ق
Tattı, hissetti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli