close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhân Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve lekadi-ḣternâhum ‘alâ ‘ilmin ‘alâ-l’âlemîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun ki İsrailoğullarını, bilerek bütün alemlerden üstün olmak üzere seçtik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun Biz onları (İsrailoğullarını Tevrat sayesinde), bir ilim üzere (belki de yeni bilimsel keşiflerle) âlemler içinden seçip üstün hale getirmiştik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun ki, İsrailoğullarının durumunu bilerek, onları dünya milletlerinin üzerine seçip tercih ettik, onlar o devrin lider toplumu idiler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun biz, İsrâiloğulları'na, bilerek, âlemlerin, ilâhî emirlere itaatkâr oldukları çağda ve bölgedeki insanların üstünde bir imtiyaz vermiştik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki biz onları bir bilgi üzere alemlere üstün kıldık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Celâlim hakkı için, biz İsraîloğullarına, bildiğimiz gibi, âlemlerin üstünde hayır vermiştik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz, bir bilgi üzere o İsrailoğullarını insanlardan üstün kıldık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun, biz bilerek İsrâiloğulları'nı çağların insanlarına tercih ettik.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz bilgi üzerine, âlemlerin üstüne onları seçtik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Musa'ya bağlı olan (İsrailoğullarını gönderdiğimiz vahiy ile) o devirdeki diğer bütün insanlara üstün kıldık. 
Bkz. 2/40, 47, 122, 45/16 ve dipnotu  
Cemil Said
swap_vert close
32,33. Biz ânları dünyânın tekmîl akvâmı meyânında bilerek intihâb iyledik ve mu’cizeler izhâr iyledik ki ânlar içün âşikâr bir delîl idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, onların durumunu bilerek dünyaların üzerinde seçkin kıldık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
32-33. Bunları, bilerek (çağdaşları olan) diğer topluluklara göre seçkin kıldık ve onlara, kendileri için apaçık imtihan içeren mûcizeler verdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek, (kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Tüm halkın arasından özellikle onları seçtik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki biz onları bilerek o zamanki alemlere üstün kıldık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve şanım hakkı için: biz onları bir ılim üzere âlemîne karşı ıhtıyar eylemiştik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz onları (İsrâiloğullarını) bir ilim üzere, kendi dönemlerindeki milletlere üstün kıldık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki onları¹ bilerek diğer âlemler üzerine tercih ettik.²
1- İsrâîloğulları. 2- Vahye onları muhatap kıldık.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki biz onlara — (hallerini) bilerek — (zamanlarındaki) âlemlerin üstünde bir imtiyaz vermişdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, onları (İsrâiloğullarını kendi asırlarındaki) âlemlerin üzerine (lâyık olduklarını) bilerek seçtik (de onlara üstünlük verdik).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten (bizde olan) bir bilgi üzerine, onları, (esaretten kurtardığımız İsrailoğullarını bize itaatkâr ve doğru yolda oldukları dönemde çağdaşları olan) diğer topluluklara göre seçkin kıldık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bizde olan bir bilgi üzerine, İsrail oğullarını yeryüzündeki diğer insanlara tercih ettik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Biz İsrailoğullarını bile bile bütün uluslardan üstün kıldık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz, İsrail oğullarını hallerini bilerek cihana ihtiyar etmiştik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz, onları bilerek âlemler üzerine seçkin kılmıştık.¹²
12 Krş. Bakara, 2/122  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz onları bir ilim üzere âlemlere karşı üstün kıldık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İsrail Oğulları’nı kurtarmakla kalmadık, bu dâvâyı omuzlayıp insanlığa yol göstermeleri için onları bilerek seçtik ve kendi zamanlarındaki bütün diğer toplumlardan üstün kıldık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun onları Âlemler’e bilgi üzere (bilerek) seçtik!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Halbuki biz Firavunları, sahip oldukları bilgi gücü sayesinde dünyaya egemen kılmıştık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! İsrailoğullarını özgürlüklerine kavuşturarak ayetlerimizle güçlendirdik. Önlerini açarak âlemler içinde üstün bir yere getirdik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki biz bir bilgiye göre onları (İsrailoğullarını) âlemlere (kendi zamanlarının inkârcılarına) seçkin kılmıştık. [*]
Bu ayet “Yemin olsun ki biz ‘bilerek’, onlara (İsrailoğulları’na kendi zamanlarında) âlemlerin üzerinde bir imtiyaz vermiştik” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz, onları (kendi zamanlarında)¹ bilerek âlemlere üstün kıldık.
1 “Kendi zamanlarında” ifâdesi hemen hemen bütün müfessirlerce benimsenmiştir. İsrâil oğullarının tüm zamanlarda âlemlere üstün kılınması, Âlu İmrân: 110’a göre de mümkün değildir. Zîrâ Allah Muhammed ümmeti için “İnsanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmet, sizsiniz…” buyurmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve Biz onları bilerek bütün diğer toplumlardan üstün kıldık, ¹⁵
15 Yani, bütün müfessirlere göre, kendi zamanlarının bütün toplumlarından; çünkü o dönemde İsrailoğulları tek Allah’a ibadet eden biricik topluluktu: onların kölelikten kurtulmaları kıssasına Kur’an’ın sık sık atıfta bulunmasının sebebi budur. Allah’ın “onları bilerek üstün kılması”nın vurgulanması, onların daha sonraki dönemlerde ahlakî olarak bozulacaklarını ve böylece O’nun rahmetinden kovulacaklarını önceden bilmesi anlamına gelir (Zemahşerî ve Râzî) .  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
And olsun ki biz onları ilahi bir bilgiyle/vahiyle diğer milletlerin içerisinden seçmiştik. 7/104...110, 10/88.92, 44/19...33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu onları, akıl sır ermez ilâhî bir bilgiye istinaden[⁴⁴⁵¹] çağdaşları olan tüm toplumlar içerisinden böyle seçmiştik;
[4451] ‘Alâ ‘ilmin ibaresindeki belirsizlik çeviriye böyle yansımıştır. Bunun, “Bizler Allah’ın cocukları ve can dostlarıyız” (5:18) böbürlenmelerine istinaden “İstismar edeceklerini bile bile” şeklinde anlaşılması mümkündür. Bu pasajda hem inkârcı muhataplara “firavunlaşmayın” uyarısı hem de imanlı muhataplara “yahudileşmeyin” uyarısı yapılıyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve yine Andolsun ki biz onları, -bir hikmet ile- o zamanki âlemlere (kavimlere) üstün de kıldık.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve biz, onları bir bilgi üzere âlemlere tercih ettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Celâlim hakkı için onları (Benî İsrâil'i) bilerek âlemler üzerine mümtaz kılmıştık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mûsâ'ya bağlı olanları da, durumlarını bilerek, o devirdeki bütün insanlara üstün kıldık.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun biz, onları bir bilgiye göre alemlere üstün kıldık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onları, istihkâklarını bildiğimiz cihetle zamânlarındaki 'âlemler üzerine mümtâz kıldık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Aslında onları(Firavun ve halkını), kendilerindeki bir ilimden dolayı herkese tercih de etmiştik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onları bir ilim üzerinde toplumlar üzerine seçkin kıldık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz onları bilerek o zamanın milletlerine üstün kıldık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, biz onları bir ilim sayesinde âlemlere üstün kılmıştık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ üyürdük anları bilmeg-ile ya'nį Tañrı bildügi-y-ile 'ālemler üzere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz iḫtiyār itdük Benī İsrā’īl nebīlerini ‘ilmümüz‐ile ‘ālemler üstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun ki, Biz onları (İsrail övladını) Özümüz bilə-bilə aləmlərdən (bir hikməti-ilahi ilə zəmanələrindəki bəşər əhlindən) üstün tutduq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We chose them, purposely, above (all) creatures.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We chose them aforetime above the nations, knowingly,(4712)
4712 From degrading servitude, Israel was delivered, and taken, in spite of many rebellions and backslidings on the way, to "a land flowing with milk and honey", where later they established the glorious kingdom of David and Solomon. This was not merely fortuitous. In Allah's prescience it was to be a link in furthering the great universal Plan. But their being chosen did not mean that they could do what they liked. In that sense there is no "chosen race" before Allah. But Allah gives every race and every individual a chance, and when the race or individual fails to live up to it, he or it must fall and give place to others.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدِ
ve and- olsun
اخْتَرْنَاهُمْ
onları hayırlı kıldık
عَلٰى عِلْمٍ
bir bilgi üzerine
عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ
âlemlerin üzerine
Andolsun Biz onları (İsrâîloğulları'nı, katımızdan) bir bilgiyle (kendi zamanlarında) âlemler üzerine hayırlı kıldık.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اِخْتَارَ
Fiil-VIII
خ ي ر
Seçti, hayırlı kıldı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler