close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhân Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme tevellev ‘anhu ve kâlû mu’allemun mecnûn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra yüz çevirdiler ondan ve kendisine birşeyler öğretilmiş delinin biri dediler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra Ondan yüz çevirmişler ve "(Bu adam, mevcut düzenimizi bozmak ve huzurumuzu kaçırmak üzere birilerince eğitilip) öğretilmiştir, cinnlenmiş bir delidir" deyip (hakarete kalkışmışlardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama yüz çevirip uzaklaşmışlar ve “O başkalarınca öğretilmiş biridir, bir delidir!” demişlerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sonra onlar, peygamberden uzaklaştılar, halkı yönlendirmek için Peygambere: “Bu, cinlere mahkûm olmuş, öğretilmiş delidir” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve: "(Bu) öğretilmiş bir delidir" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: '(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve şöyle dediler: “- (Bu peygamberlik iddia eden) öğretilmiştir, mecnundur.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve “eğitilmiş bir delidir” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve “Bu, öğretilmiş bir delidir!” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Sonra ondan yüz dönerek: «Öğretilmiş bir delidir!» dediler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
13-14. Artık onlar nasıl düşünüp öğüt alacaklar? Öğüt alma zamanı geçti. Oysa kendilerine gerçeği açıklayan peygamber de gelmişti. Fakat ondan yüz çevirmişler ve: “Bu (kendisine birtakım şeyler) öğretilmiş delinin biridir!” demişlerdi.
Cemil Said
swap_vert close
Ve "Bu âdene öğretmişler, bu âdem mecnûndur" diyerek kendisinden yüz çevirdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
13,14. Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, "Belletilmiş bir deli" demişlerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve “Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
13-14. Kendilerine apaçık bir elçi geldiği, sonra ondan yüz çevirerek, “Bu, kendisine bazı şeyler öğretilmiş bir deli!” dedikleri halde onlar mı bundan ibret alıp akıllarını başlarına toplayacaklar!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve: Bu, öğretilmiş bir deli! dediler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve, "Öğrenim görmüş bir deli!" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra onlar, o peygamberden yüz çevirdiler ve: "Bu öğretilmiş bir delidir." dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra ondan döndüler, öğretilmiş dediler, bir mecnun dediler
Emrah Demiryent
swap_vert close
13-14. (Azabımızı görünce, “Biz îmân ettik” derler ama) onlar için (düşünüp) öğüt almak nerede! Oysa kendilerine (tarafımızdan) hakkı açıklayan bir peygamber gelmişti (de hakkı inkâr ederek öğüt almamışlardı). Sonra (peygamberden) yüz çevirmişler ve (bu peygamberlik iddiâsında bulunan) kendisine bir şeyler öğretilmiş mecnunun biridir demişlerdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Öğretilmiş bir deli.” dediler. Ve ondan yüz çevirdiler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yine ondan yüz çevirdiler. (Ona kimi) «bir öğretilmiş», (kimi) «bir mecnun» dediler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve: “(Bu) öğretilmiş bir mecnun!” demişlerdi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ama daha önce kendilerine o elçi geldikten) sonra yüz çevirip uzaklaşmışlar ve "o (başkalarınca) öğretilmiş bir delidir!" demişlerdi. *
(*) Putperestlerin iddialarından biri de şu idi: “Muhammed aslında saf bir insan. Fakat perde arkasında birileri var kendisine öğretiyorlar, o da gelip bize anlatıyor.” Bellidir ki bu tutarsız bir iddiadır. Çünkü böyle bir özel öğretim olsaydı onun en yakınında olup devamlı temasta bulunduğu Hz. Hatice, Hz. Ebû Bekir, Hz. Ali, Hz. Zeyd (r. anhüm) gibi zatlara bu hâl gizli kalmazdı. Eğer öyle olsaydı, bunların bağlılıkları sarsılmaz mıydı? Oysa bunlar, Hz. Peygamber (a.s.)’a en sadık olanlardı.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra, o elçiden yüz çevirdiler ve ona “Kendisine bir şeyler öğretilmiş delinin birisi” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
yine ondan yüz çevirdiler de: "Ona öğretmişler, delinin biri o!" dediler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ondan yüz çevirip «— O, öğretilmiş bir divanedir» dedilerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve “Bu, öğretilmiş⁴ bir delidir” dediler.
4 Krş. Nahl, 16/103  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: “(Bu,) Öğretilmiş bir delidir!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sonra da onun hakkında, “Bu adam, Yahudi ve Hıristiyan bilginler tarafından eğitilen ve kendisini Peygamber zanneden bir akıl hastasıdır!” diyerek onun getirdiği mesajdan yüz çevirmişlerdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler. “Mecnûn bir öğretilmiş” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
terslediler, kâh: " öğretilmiş ", kâh: " cinli " dediler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Elçimizden yüz çevirdiler. Elçimiz için “Buna bir şeyler öğretilmiş. Üstelik abuk sabuk, saçma sapan şeyler söylüyor. Herhalde delirmiş!” dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirmiş ve “Bu, cinlenmiş, [*] (başkaları tarafından) öğretilmiş [*] biridir!” demişlerdi.
Benzer mesajlar: Hicr 15:6; Mü’minûn 23:70; Sebe’ 34:8; Sâffât 37:36; Tûr 52:29; Kalem 68:51 Ayette geçen [mu‘allem] kelimesi bir suçlamadır ve vahyin Hz. Peygamber’e birileri tarafından öğretildiğini içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra, ondan yüz çevirdiler ve: “Bu, (ya) öğretilmiş (ya da) delidir.”¹ dediler.
1 Tuttular bir de; o Muhammed, (muallem) yani Sakîf Kabilesinden birinin Arap olmayan bir kölesi tarafından öğretilmiş ya da mecnun (deli) dediler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ama yüz çevirip uzaklaşmışlar ve “O [başkalarınca] öğretilmiş biridir, ⁸ bir delidir!” demişlerdi.
8 Hz. Peygamber’in muhaliflerinin, Kur’an’da ifade edilen fikirleri birinin o’na “öğrettiği” (bkz. 16:103 ve ilgili notlar 129 ve 130), yahut en azından mesajını oluşturmasında o’na “yardım ettiği” (karş. 25:4 ve notlar 5 ve 6) iddialarına atıf.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirmişler ve: – Öğretilmiş deli! Demişlerdi. 7/184-185, 23/68.70
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ondan yüz çevirmiş ve demişlerdi ki: “O (başkalarınca) öğretilmiş[⁴⁴³⁹] delinin teki.”
[4439] “Başkalarını” îmâ, iftiradaki tutarsızlığı örtme telaşının bir ürünü (Bkz: 16:103 ve 25:4).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gene de ondan (hak davetinden) yüz çevirdiler ve, "O belletilmiş bir divane" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş cincidir" dediler. ?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler ve «Öğretilmiş bir mecnûndur,» dediler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
13, 14. Onlar nerede, iman nerede! Onlar ibret alan, hisse kapan insanlar değil. Böyle olmadıkları için, gerçekleri apaçık anlatan Peygamber geldiği halde ona sırtlarını döndüler de: “Bu, başkaları tarafından bir şeyler belletilmiş delinin teki! ” dediler.
Müşriklerin iddialarından biri de şu idi: “Muhammed aslında saf bir insan. Fakat perde arkasında birileri var kendisine öğretiyorlar, o da gelip bize anlatıyor.” Bellidir ki bu tutarsız bir iddiadır. Çünkü böyle bir özel öğretim olsaydı onun en yakınında olup devamlı temasta bulunduğu Hz.Hatice, Hz.Ebû Bekir, Hz. Ali, Hz. Zeyd (r.anhüm) gibi zatlara bu hal gizli kalmazdı. Eğer öyle olsaydı, bunların bağlılıkları sarsılmaz mıydı? Oysa bu zatlar, Hz.Peygamber (a.s.)’a en sadık olanlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ondan yüz çevirdiler: "Bu, öğretilmiştir, cinlenmiştir" dediler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra rasûlden i'râz idüb: "Bu Kur'ân'ı diğerinden öğrenir mecnûndur" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirdiler de “Onu birisi yetiştirmiş; cinlerin etkisine girmiş!” dediler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra ondan yüz çevirmişler ve:-Öğretilmiş bir mecnun/deli demişlerdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Fakat onlar peygamberden yüz çevirmiş, “Bu, kendisine belletilmiş delinin biri” demişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ama ondan yüz çevirdiler ve şöyle dediler: "Eğitilmiş bir mecnun!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan yüz döndürdiler andan daħı eyittiler “ögredinilmişdür delüdür.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan i‘rāż itdiler ve eyitdiler: Bu ögredilmiş delüdür, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar isə ondan üz çevirib belə dedilər: “(Bu başqası tərəfindən) öyrədilmiş bir divanədir! (Özü heç bir şey bilmir, Qur’anı kimsə ona öyrədir)”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they had turned away from him and said: One taught (by others), a madman?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Yet they turn away from him and say: "Tutored (by others), a man possessed!"(4698)
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
son- ra
تَوَلَّوْا
yüz çe- virdiler
عَنْهُ
ondan
وَقَالُوا
ve dediler
مُعَلَّمٌ
öğretilmiş
مَجْنُونٌۢ
bir mecnun
Sonra ondan yüz çevirdiler ve "(bu kendisine bir şeyler) öğretilmiş bir mecnundur!" dediler.
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مُعَلَّم
Edilgen fiil-II
ع ل م
Öğretilmiş
مَجْنُون
Edilgen fiil
ج ن ن
Mecnun