close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhân Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Rabbenâ-kşif ‘annâ-l’ażâbe innâ mu/minûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rabbimiz, bizden azabı, gider, şüphe yok ki inandık biz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Zalimler ve işbirlikçiler bunu görünce, panik ve çaresizlik içinde) "Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp-gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz" (şeklinde yalvarmaya ve teslim olmaya başlayacaklardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte o zaman insanlar; Ey Rabbimiz! bizden azabı kaldır artık, biz inanıyoruz derler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O gün insanlar felâketi görünce: “Ey Rabbimiz, bu azâbı bizden kaldır. Artık biz iman ediyoruz.” derler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/27; 14/44.  
Ahmet Varol
swap_vert close
"Rabbimiz! Üzerimizden azabı kaldır, çünkü biz artık iman edenleriz."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp-gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Onlar şöyle diyecekler): “- Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır; çünkü biz müminleriz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ey Rabbimiz! Bizden azabı gider, biz gerçekten inandık.” (derler.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnsanlar, “Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz” derler.
Besim Atalay
swap_vert close
«Ey Tanrımız! Kaldır bizden azabı, bizler inananlarız!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnsanlar: “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz” diyecekler.
Cemil Said
swap_vert close
"Ya rabbî bu ’azâbı bizden ref’ it, biz mü’miniz" diyecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnsanlar: "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır; doğrusu artık biz inananlarız" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnsanlar, “Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz” derler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Rabbimiz, üzerimizden azabı kaldır, bizler artık inanmaktayız” (diyecekler).
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).  
 Bu duman hakkında başlıca iki farklı yorum yapılmıştır: 1. Duman, kıtlık ve kuraklıktır. Nitekim Arabistan’da büyük bir kıtlık olmuş, kaldırılması için Kureyş, Hz. Peygamber’e başvurmuştur. 2. Bu duman, kıyamet alâmetlerinden olan ve göğü kaplayacak bulunan dumandır. Peygamberimizden rivayet edildiğine göre, kıyamet alâmetlerinden biri de, doğu ile batı arasını kaplayacak olan duman olayıdır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır; biz inanıyoruz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O gün insanlar: "Ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz" derler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Rabbenâ! bizden bu azâbı aç, çünkü biz mü'minleriz diyecekler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(İşte o zaman kâfirler şöyle feryat ederler:) “Rabbimiz! Bizden (bu) azabı gider, şüphesiz (artık) biz îmân edenleriz!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Rabb'imiz! Azabı bizden kaldır. Kuşkusuz biz inananlarız.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ey Rabbimiz, bizden bu azâbı açıb kaldır. Çünkü biz îman edeceğiz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(O zaman insanlar:) “Rabbimiz! Bizden bu azâbı aç (kaldır); (artık) şübhesiz biz inanan kimseleriz” (derler).
İhsan Aktaş
swap_vert close
10 , 11, 12. O hâlde, (yörüngesinden çıkarak bir gök cisminin diğer bir gök cismiyle veya iki asteroitin birbiriyle çarpışması neticesinde) göğün (o zaman yaşayan) insanları bürüyecek açık bir duhan (gaz ve toz bulutu) getireceği günü gözetle! (O gün geldiğinde o zaman yaşayan insanlar) Bu (gaz ve toz bulutu) ne acı bir azaptır (çünkü güneş sistemini kaplayan o gaz ve toz bulutu nedeniyle güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak). Ey Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (diyecekler).*
(*) Demek ki o zaman yüce Allah gök cisimlerinin dünyaya veya birbirine çarpmalarına engel olmayacaktır. Bu durumda gökyüzünden gelecek böyle büyük bir felaket sonucu çarpmanın şiddetiyle atmosferde yoğun bir duman/gaz ve toz bulutu tabakası meydana gelebilir ve doğal olarak pek çok insan hayatını kaybedebilir. Bu nedenle âyette geçen “duhân”ı “küresel kıyâmet”in bir alâmeti olarak değerlendirmek daha mantıklı ve isabetli olsa gerektir… Ayrıca bu dumanın veya gaz bulutunun dünyanın dışından geleceği mümkündür. Bu duman veya gaz bulutu rahatlıkla dünyamızı kaplayacak, insanları saracaktır. Gaz bulutları konusuna gelince, evrende gaz bulutlarından oluşan kümelerin olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu gaz bulutunun insanlara elem verici bir felaket olacağını söylüyor doğruların kitabı. Eğer bu dumanın bir gaz bulutu olarak ele alırsak, dünya bu gaz bulutunun içinde geçici olarak bulunacaktır. Birazcık kaldırmakla bahsedilen ise azabın dumanın geçmesiyle bitmediği, daha büyük felaketlerin insanları beklediğini bir sonraki ayetten anlayabiliyoruz. İşte o gün yaşayan insanlar inandıkalarını söyleyeceklerdir. Ama bu olayı gördükleri için o gün inanıyoruz deseler de kendilerine fayda vermeyecektir. Artık bundan sonra kıyamet süreci başlamıştır. Çünkü o gün Kıyametin büyük alametlerinin art arda gerçekleşeceği gündür. (alıntı) Uzayda 2 göktaşının çarpışması. Yeni yapılan bilimsel çalışmalarda (‘Birger Schmitz of Lund University, Sweden, published in Science Advances’) bunun da olabileceği kanıtlandı. Hatta 470 milyon yıl önce gerçekleştiği yönünde deliller elde edildi. 470 milyon yıl önce dinazorları yok eden 10 km çapındaki asteroitten 3000 kat daha büyük bir asteroid Mars yörüngesi dolaylarında başka bir asteroit ile çarpışarak parçalandı. Güneş sistemini ve Dünya’yı da gaz ve toz bulutları ile kapladı. Duman nedeni ile güneş ışınları Dünya’ya ulaşamadı ve Dünya buzul çağına girdi. Kaynak: Kuran’ın bilimsel mucizeleri, 19 sistemi) Gökbilimciler son zamanlarda Dünya’nın birçok kez geçtiğini ve gelecekte kaçınılmaz olarak geniş kozmik uzaya geniş bir alana yayılan çeşitli boyut ve türlerdeki duman bulutlarından geçeceğini keşfettiler. Dünya, bu duman bulutlarının arasından geçerken, canlıların yaşamını tehdit eden çeşitli iklim değişikliklerine maruz kalıyor. Dünya’nın yüksek yoğunluklu parçacık bulutları halinde geçişi, birçok canlı organizma türünün yok olmasına yol açan kısmi veya tam buzul çağlarının ortaya çıkmasına neden oldu. Ayrıca Dünya’nın defalarca bazı kuyruklu yıldızların kuyruklarından ve halelerinden geçtiğini, bunun da 13 bin yıl önce Kuzey Amerika’da olduğu gibi canlı organizmalar için ölümcül çevresel felaketlere yol açtığını keşfettiler Ayrıca Güneş Sistemi galaksinin merkezi etrafında dönüşü sırasında çeşitli türdeki nebulaların ve kozmik bulutların içinden geçer ve bazı yüksek yoğunluklu bulutların içinden geçişi bu bulutların bileşenlerinin heliosfere girmesine neden olabilir ve kendisiyle çarpışabilir. Bu olay gezegenler, özellikle de Dünya, üzerindeki yaşamı tehdit ediyor. Gökbilimciler, Dünya’nın dev bir moleküler bulutun ( GMC) içinden geçebileceğini keşfettiler. (Orta yoğunluk)≥330 H atomu cm-3 (her yüz milyon yılda bir ve yüksek yoğunluk)∼ 2 × 10 3 H atomu cm −3) Bir dizi jeofizikçi de, Dünya’nın bu tür moleküler bulutlardan geçişinin Dünya üzerindeki yaşam üzerindeki etkilerini inceledi. Bu çalışmalardan birinde araştırmacılar, onun orta yoğunlukta bir buluttan geçtiğini buldular (330–10 3 H atomu/ cm3 (Önemli iklim değişikliğine neden olabilir.) En önemli biçimlerinden biri buzullaşmadır. Dünyanın kutuplarını çevreleyen bölgeler (50–60° enlemindeki buz çizgisi)). Yüksek yoğunluklu bir bulutun içinden geçerse dramatik iklim değişikliğine neden olabilir) buzul çağının ortaya çıkışı gibi) veya (küresel kartopu buzullaşmaları). Bu çalışmada araştırmacılar, Dünya’nın muhtemelen en az iki kez yüksek yoğunluklu moleküler bulutların içinden geçtiği ve bunun sonucunda da ikisi 600 ve 750 milyon yıl önce meydana gelen buzul çağlarına maruz kaldığı sonucuna vardı. ( ∼600 Myr önce ve ∼750 Myr önce)... Bilim insanı, yaptığı araştırmada, 13 bin yıl önce Dünya’nın bir kuyruklu yıldızın kuyruğundan geçtiğini, Dünya’yı kaplayan ve Güneş’i engelleyen dumanın, Dünya’nın sıcaklığının 8 derece düşmesine yol açtığını belirtti. Kuzey Amerika’ya sızdı ve birçok canlı organizma türünün yok olmasına yol açtı (modeline göre, Dünya büyük bir parçalanan kuyruklu yıldızdan gelen yoğun bir malzeme izine rastladı)). Kuyruklu yıldızlar, çoğu Kuiper Kuşağı’ndan kaynaklanan, güneş etrafında eliptik yörüngelerde dönen, çekirdek çapı 50 kilometreyi geçmeyen buzlu cisimlerdir.) Neptün gezegeninin yörüngesinden sonra yer alır. Kuyruklu yıldız güneşe yaklaştığında su, amonyak, metan ve tozdan oluşan buz buharlaşmaya başlar ve güneş büyüklüğüne ulaşabilen devasa bir buhar halesi oluşturur. Ayrıca ikiye ulaşabilen uzun bir kuyruk da yayar, yüz milyon kilometre uzunluğunda ve binlerce kilometre kalınlığında. Önemli sayıda kuyruklu yıldızın yörüngesi Dünya’nın yörüngesi ile kesiştiğinden, Dünya’nın zaman zaman kuyruklu yıldızlardan birinin halesinden veya kuyruğundan geçmesi mümkündür… İşte Kur’an-ı Kerim bu gerçeği, insanlardan bin dört yüz yıl önce bildirmiştir. Kur’an-ı Kerim’de bu dumanın adını taşıyan bir sure vardır ve bu surede dünyanın bu duman bulutlarından birinden veya kuyruklu yıldızların kuyruklarından geçmesinin kaçınılmaz olduğunu ve bunun insanlara acı bir azap yaşatacağını teyit eden ayetler bulunmaktadır… Bu ayetler, bu Kuran’ın insanlar tarafından yazılmasının imkansızlığını teyit etmektedir; peki 1400 sene önce yaşamış bir insan, nasıl olur da bu ayeti kullanarak, insanlara gökten gelen dumanın azabına uğrama ihtimalini hayal edip onları uyarabilir? Dr. Mansour Abu Sharia Al-AbadiÜrdün Bilim ve Teknoloji Üniversitesi. 1- (KUYRUKLU YILDIZ KUYRUĞUNUN ÖLÜMCÜL İĞNESI) Astrobiyoloji Dergisi, Nisan, 2010 2- Bill Napier,"MÖ 11.000 yılında Kuzey Amerika’da yaşanan felaketin sorumlusu dev bir kuyruklu yıldız mıydı?" Kraliyet Astronomi Topluluğu (RAS),Nisan - 2010. 3- Alexander A. Pavlov ve diğerleri “Devasa bir moleküler bulutun içinden geçmek: Yıldızlararası tozun ürettiği “kartopu” buzullaşmaları" Jeofizik Araştırma Mektupları, Cilt. 32, sayı 3, 2005. واختلف المفسرون في المراد بهذا الدخان ... والقول الثاني والصحيح : في الدخان أنه دخان يظهر في العالم وهو إحدى علامات القيامة،...وهذا القول هو المنقول عن علي بن أبي طالب عليه السلام وهو قول مشهور لابن عباس واحتج القائلون بهذا القول بوجوه الأول: أن قوله {يَوْمَ تَأْتِي ٱلسَّمَاءُ بِدُخَانٍ } يقتضي وجود دخان تأتي به السماء وما ذكرتموه من الظلمة الحاصلة في العين بسبب شدة الجوع فذاك ليس بدخان أتت به السماء فكان حمل لفظ الآية على هذا الوجه عدولاً عن الظاهر لا لدليل منفصل، وإنه لا يجوز الثاني: أنه وصف ذلك الدخان بكونه مبيناً، والحالة التي ذكرتموها ليست كذلك لأنها عارضة تعرض لبعض الناس في أدمغتهم، ومثل هذا لا يوصف بكونها دخاناً مبيناً والثالث: أنه وصف ذلك الدخان بأنه يغشي الناس، وهذا إنما يصدق إذا وصل ذلك الدخان إليهم واتصل بهم والحال التي ذكرتموها لا توصف بأنها تغشي الناس إلا على سبيل المجاز وقد ذكرنا أن العدول من الحقيقة إلى المجاز لا يجوز إلا لدليل منفصل (مفاتيح الغيب ،)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnsanlar “Ey Rabbimiz azabı bizden kaldır, biz inananlardanız” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Ey çalabımız! Bu azabı üzerimizden kaldır. Çünkü biz inannanlarız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Birbirlerine diyecekler ki: «— İşte acıklı bir azap. Ey Rabbimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır. Bizler mü/min olacağız».
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, “Rabbimiz! Azabı üzerimizden kaldır³. Muhakkak ki biz de inananlardanız.” (derler).
3 Krş. A’râf, 7/134-135; Yûnus, 10/22; Zuhruf, 43/49-50  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Rabbimiz! Azabı üstümüzden açıp gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
O zaman zâlimler, “Ey Rabb’imiz!” diye yalvaracaklar, “Ne olur, başımızdan kaldır bu felaketi! Çünkü artık, senin ayetlerine yürekten iman ediyoruz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Rabbimiz! Azab’ı bizden kaldır! Biz, inanmışlar’ız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ya Rab! kaldır artık cezamızı, artık gerçekleri gördük diyecekler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanlar feryadı figan; "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz!" derler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(İşte o zaman inkârcılar:) “Rabbimiz! Bizden azabı kaldır! Şüphesiz ki biz (artık) inanıyoruz.” (diyecekler).
Mehmet Türk
swap_vert close
(Duman kendilerini kuşatınca): “Ey Rabbimiz! Şu azabı üzerimizden kaldır. Artık biz, îman ediyoruz.”¹ (derler.)
1 Kureyş, Efendimize isyanda ileri gidince Peygamberimiz, onların, “Yusuf’un seneleri gibi kıtlık seneleriyle cezâlandırılmaları” için beddua etti. Bunun üzerine müthiş bir kıtlık oldu, insanlar kemik hattâ leş yemek zorunda kaldılar. Yağış, olmadığı için yer ile gök arasını kaplayan toz bulutlarını duman halinde görmeye ve “bu çok kötü bir azap” demeye başladılar. Ebû Süfyân bir kaç kişi ile beraber Peygamberimize gelip, “eğer onlar için duâ eder de Allah bu hali üzerlerinden kaldırırsa” kendisine îman edeceklerini söylediler. Peygamberimiz duâ etti ve bu kıtlık bitti. Ama onlar, yine kâfirliklerine devam ettiler. Bu olay üzerine de bu âyetler indirildi. (Buhari)  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ey Rabbimiz, bizi azaptan uzak tut, çünkü biz [artık Sana] inanıyoruz!” [dedirten].
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar “Rabbimiz ne olur bu azabı bizden kaldır, biz artık iman edeceğiz” diye yalvaracaklar. 23/99...108, 32/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanmış bulunuyoruz!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(O zaman onlar) "Ey Rabbimiz, bu azabı üzerimizden kaldır, iman edeceğiz" diye yalvarırlar. (Oysa onlar yalan söylerler)
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbimiz, bizden azâbı kaldır, çünkü biz kesinlikle iman ediyoruz..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ey Rabbimiz! Bizden bu azabı açıver, şüphe yok ki, biz mü'minleriz,» diyeceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte o zaman insanlar: “Ey ulu Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır, çünkü artık iman ediyoruz! ” derler. [6, 27; 14, 44]
Buradaki “duman” iki türlü tefsir edilmiştir: a-Kureyş Hz. Peygambere isyanda ileri gidince o, Yusuf (a.s.)’ın yedi kıtlık yılı gibi kıtlığa mâruz kalmaları için beddua etti. Kıtlık oldu. Öyle ki köpek leşlerini bile yediler. Peygamberimize gelip, bunun kaldırılması için duasını istirham ettiler. Bu kıtlık sırasında, açlığın etkisiyle, onlar yer gök arasını duman halinde görüyorlardı. b-Kıyamet alametlerinden olarak doğu - batı arasını kaplayacak duman.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbimiz, bizden azabı kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz derler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Yâ Rabbî! Bizden 'azâbı def' it, biz îmân idenlerdeniz" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Sahibimiz! Bu azabı üzerimizden kaldır; artık biz gerçekten inanacağız.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Rabbimiz, azabı bizden kaldır, biz iman eden kimseleriz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Rabbimiz, bizden azabı kaldır; iman edeceğiz” derler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ey Rabbimiz, kaldır bizden bu azabı. Biz gerçekten müminleriz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“iy çalabumuz! gider bizden 'aźābı bayıķ biz inanıcılaruz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: Yā Rabbenā, gider bizüm üstümüzden ‘aẕābı. Biz inanduḳ, diyeler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Belə bir bəlaya uğrayan müşriklər deyəcəklər: ) “Ey Rəbbimiz! Bizi bu əzabdan qurtar. Biz, həqiqətən iman gətirəcəyik!” (Məkkə müşriklərinin bu yalvarışından sonra Peyğəmbər əleyhissəlam Allaha dua etmiş, Allah da onları həmin bəladan qurtarmışdı. Lakin müşriklərin çoxu öz sözünün üstündə durmamışdı).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(Then they will say): Our Lord relieve of the torment. Lo! we are believers:
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(They will say:) "Our Lord! remove the Penalty from us, for we do really believe!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
رَبَّـنَا
Rabb- imiz
اكْشِفْ
aç
عَنَّا
bizden
الْعَذَابَ
azabı
اِنَّا
şüphe- siz biz
مُؤْمِنُونَ
iman
edenleriz
(İşte o zaman insanlar) "Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Artık biz (senin gönderdiğin resule ve âyetlerine) iman ediyoruz" (derler).
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
كَشَفَ
Fiil-I
ك ش ف
Keşfetti, açtı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan