close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhân Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fertakib yevme te/tî-ssemâu biduḣânin mubîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık gözetle gökyüzünden apaçık, gözle görünür bir dumanın geleceği günü.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) O halde artık Sen göğün açıkça (İslami adalet devrimi ve kıyamet alâmeti olarak ürkütücü) bir duman (belki de nükleer patlama cinsinden, veya binlerce tonluk kimyasal infilak şeklinde ve zalim bir kavmi yerin dibine geçirecek biçimde aynı anda televizyonlarla her yerden seyredilecek ve dehşete düşürecek suni ve kahredici kara bulutlar) getireceği günü gözleyip (bekle ki, o ne zorlu bir imtihandır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Artık gözetle… Gökyüzünde apaçık gözle görülür bir dumanın geleceği günü.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şimdi sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
Ahmet Varol
swap_vert close
Artık sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
10.Buhari`nin Abdullah bin Mes`ud (r.a.)`dan rivayet ettiğine göre Kureyşiler Resulullah (a.s.)`a karşı gelince, Resulullah (a.s.), Allah`tan onlara Yusuf (a.s.) kavminin başına gelen kıtlık gibi bir kıtlık vermesini diledi. Bunun üzerine büyük bir kıtlık oldu. Öyleki insanlar kemikleri ufatıp yiyorlardı. İnsanlar göğe doğru baktıklarında açlıktan gözlerini bürüyen bir karartıyı göğü saran bir duman gibi görüyorlardı. Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi. İnsanlar daha sonra Resulullah (a.s.)`a gelerek kendileri için yağmur dilemesini istediler. Resulullah (a.s.) da yağmur diledi ve yağmur yağdı. Ama müşrikler yine insafa gelmediler.Bu ayeti kerimeyi izleyen ayeti kerimelerde de müşriklerin inatçılıklarına ve üzerlerindeki azabın kaldırılması halinde iman edecekleri sözlerinde durmamalarına işaret edilmekte; 16. ayeti kerimede de asıl büyük azabın gelmesinden sonra artık dönüş olmadığına dikkat çekilmektedir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O halde (Ey Rasûlüm), semanın aşikâre bir duman (kıtlık ve açlık) getireceği (azab) gününü gözle.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık göğün apaçık bir duman ile geleceği günü bekle!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
10,11. Artık sen, göğün, insanları bürüyecek apaçık bir duman çıkaracağı günü bekle! Bu, elem verici bir azaptır.[542]
[542] Duman azabı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 393-398.  
Besim Atalay
swap_vert close
10,11. Gözet imdi gökyüzünü, koyu bir dumanın sardığı günü; insanları saracaktır, bu bir acı azaptır!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Öyleyse sen, gökyüzünde (son saatin yaklaştığını) haber veren bir duman tabakasının belireceği günü bekle!
Cemil Said
swap_vert close
Semâdan herkese mer-î olacak bir duman husûle geldiği gün ânlara dikkat it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
10,11. Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Göğün açık bir duman[486] getireceği günü bekle.
Tefsir bilginlerinin çoğunluğu, bu dumanın, kıyametin alametlerinden biri olarak göğü kaplayacak olan duman olduğunu ifade etmişlerdir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
10-11. Göğün bütün insanları kuşatan belirgin bir dumana bürüneceği günü bekle. Bu acı veren bir azaptır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
10, 11. Şimdi sen, göğün, insanları bürüyecek açık bir duman çıkaracağı günü gözetle. Bu, elem verici bir azaptır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Göğün apaçık bir dumanı getireceği günü gözetle.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
10,11. Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azabdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O halde gözet o Semânın açık bir duman ile geleceği günü
Emrah Demiryent
swap_vert close
Göğün, apaçık bir duman getireceği günü gözetle (bekle).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Artık göğün, apaçık bir duman getireceği günü bekle.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O halde semânın apâşikâr bir duman getireceği günü gözetle (Habîbim).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
10,11. O hâlde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhân (bir duman) getireceği günü gözetle! Bu (pek) elemli bir azabdır.(3)
(3)Rivâyetlere göre bu duman, kıyâmet yaklaştığı sırada, doğu ile batı ve yer ile gök arasını kaplayacak olan bir duman olup, kıyâmet alâmetlerindendir. İbn-i Mes‘ûd (ra)’dan bir rivâyette ise, şöyle denmiştir: “Kureyş şirk üzere kalmakta ısrâr edip Resûlüllah (asm)’a karşı isyânlarını ortaya koydukları vakit Hz. Peygamber(asm), Yûsuf (as)’ın zamanındaki kıtlık yıllarına ma‘ruz kalmaları husûsunda onlara bedduâ etti. Bunun üzerine öyle bir kıtlık ve meşakkate uğradılar ki, kemik yemek mecburiyetinde kaldılar. İçlerinden biri göğe bakardı da hâlsizlikten kendisi ile gök arasında duman tabakası gibi bir şey görürdü.” Âyet buna işâret etmektedir. (Celâleyn Şerhi, c. 7, 119)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
10 , 11, 12. O hâlde, (yörüngesinden çıkarak bir gök cisminin diğer bir gök cismiyle veya iki asteroitin birbiriyle çarpışması neticesinde) göğün (o zaman yaşayan) insanları bürüyecek açık bir duhan (gaz ve toz bulutu) getireceği günü gözetle! (O gün geldiğinde o zaman yaşayan insanlar) Bu (gaz ve toz bulutu) ne acı bir azaptır (çünkü güneş sistemini kaplayan o gaz ve toz bulutu nedeniyle güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak). Ey Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (diyecekler).*
(*) Demek ki o zaman yüce Allah gök cisimlerinin dünyaya veya birbirine çarpmalarına engel olmayacaktır. Bu durumda gökyüzünden gelecek böyle büyük bir felaket sonucu çarpmanın şiddetiyle atmosferde yoğun bir duman/gaz ve toz bulutu tabakası meydana gelebilir ve doğal olarak pek çok insan hayatını kaybedebilir. Bu nedenle âyette geçen “duhân”ı “küresel kıyâmet”in bir alâmeti olarak değerlendirmek daha mantıklı ve isabetli olsa gerektir… Ayrıca bu dumanın veya gaz bulutunun dünyanın dışından geleceği mümkündür. Bu duman veya gaz bulutu rahatlıkla dünyamızı kaplayacak, insanları saracaktır. Gaz bulutları konusuna gelince, evrende gaz bulutlarından oluşan kümelerin olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu gaz bulutunun insanlara elem verici bir felaket olacağını söylüyor doğruların kitabı. Eğer bu dumanın bir gaz bulutu olarak ele alırsak, dünya bu gaz bulutunun içinde geçici olarak bulunacaktır. Birazcık kaldırmakla bahsedilen ise azabın dumanın geçmesiyle bitmediği, daha büyük felaketlerin insanları beklediğini bir sonraki ayetten anlayabiliyoruz. İşte o gün yaşayan insanlar inandıkalarını söyleyeceklerdir. Ama bu olayı gördükleri için o gün inanıyoruz deseler de kendilerine fayda vermeyecektir. Artık bundan sonra kıyamet süreci başlamıştır. Çünkü o gün Kıyametin büyük alametlerinin art arda gerçekleşeceği gündür. (alıntı) Uzayda 2 göktaşının çarpışması. Yeni yapılan bilimsel çalışmalarda (‘Birger Schmitz of Lund University, Sweden, published in Science Advances’) bunun da olabileceği kanıtlandı. Hatta 470 milyon yıl önce gerçekleştiği yönünde deliller elde edildi. 470 milyon yıl önce dinazorları yok eden 10 km çapındaki asteroitten 3000 kat daha büyük bir asteroid Mars yörüngesi dolaylarında başka bir asteroit ile çarpışarak parçalandı. Güneş sistemini ve Dünya’yı da gaz ve toz bulutları ile kapladı. Duman nedeni ile güneş ışınları Dünya’ya ulaşamadı ve Dünya buzul çağına girdi. Kaynak: Kuran’ın bilimsel mucizeleri, 19 sistemi) Gökbilimciler son zamanlarda Dünya’nın birçok kez geçtiğini ve gelecekte kaçınılmaz olarak geniş kozmik uzaya geniş bir alana yayılan çeşitli boyut ve türlerdeki duman bulutlarından geçeceğini keşfettiler. Dünya, bu duman bulutlarının arasından geçerken, canlıların yaşamını tehdit eden çeşitli iklim değişikliklerine maruz kalıyor. Dünya’nın yüksek yoğunluklu parçacık bulutları halinde geçişi, birçok canlı organizma türünün yok olmasına yol açan kısmi veya tam buzul çağlarının ortaya çıkmasına neden oldu. Ayrıca Dünya’nın defalarca bazı kuyruklu yıldızların kuyruklarından ve halelerinden geçtiğini, bunun da 13 bin yıl önce Kuzey Amerika’da olduğu gibi canlı organizmalar için ölümcül çevresel felaketlere yol açtığını keşfettiler Ayrıca Güneş Sistemi galaksinin merkezi etrafında dönüşü sırasında çeşitli türdeki nebulaların ve kozmik bulutların içinden geçer ve bazı yüksek yoğunluklu bulutların içinden geçişi bu bulutların bileşenlerinin heliosfere girmesine neden olabilir ve kendisiyle çarpışabilir. Bu olay gezegenler, özellikle de Dünya, üzerindeki yaşamı tehdit ediyor. Gökbilimciler, Dünya’nın dev bir moleküler bulutun ( GMC) içinden geçebileceğini keşfettiler. (Orta yoğunluk)≥330 H atomu cm-3 (her yüz milyon yılda bir ve yüksek yoğunluk)∼ 2 × 10 3 H atomu cm −3) Bir dizi jeofizikçi de, Dünya’nın bu tür moleküler bulutlardan geçişinin Dünya üzerindeki yaşam üzerindeki etkilerini inceledi. Bu çalışmalardan birinde araştırmacılar, onun orta yoğunlukta bir buluttan geçtiğini buldular (330–10 3 H atomu/ cm3 (Önemli iklim değişikliğine neden olabilir.) En önemli biçimlerinden biri buzullaşmadır. Dünyanın kutuplarını çevreleyen bölgeler (50–60° enlemindeki buz çizgisi)). Yüksek yoğunluklu bir bulutun içinden geçerse dramatik iklim değişikliğine neden olabilir) buzul çağının ortaya çıkışı gibi) veya (küresel kartopu buzullaşmaları). Bu çalışmada araştırmacılar, Dünya’nın muhtemelen en az iki kez yüksek yoğunluklu moleküler bulutların içinden geçtiği ve bunun sonucunda da ikisi 600 ve 750 milyon yıl önce meydana gelen buzul çağlarına maruz kaldığı sonucuna vardı. ( ∼600 Myr önce ve ∼750 Myr önce)... Bilim insanı, yaptığı araştırmada, 13 bin yıl önce Dünya’nın bir kuyruklu yıldızın kuyruğundan geçtiğini, Dünya’yı kaplayan ve Güneş’i engelleyen dumanın, Dünya’nın sıcaklığının 8 derece düşmesine yol açtığını belirtti. Kuzey Amerika’ya sızdı ve birçok canlı organizma türünün yok olmasına yol açtı (modeline göre, Dünya büyük bir parçalanan kuyruklu yıldızdan gelen yoğun bir malzeme izine rastladı)). Kuyruklu yıldızlar, çoğu Kuiper Kuşağı’ndan kaynaklanan, güneş etrafında eliptik yörüngelerde dönen, çekirdek çapı 50 kilometreyi geçmeyen buzlu cisimlerdir.) Neptün gezegeninin yörüngesinden sonra yer alır. Kuyruklu yıldız güneşe yaklaştığında su, amonyak, metan ve tozdan oluşan buz buharlaşmaya başlar ve güneş büyüklüğüne ulaşabilen devasa bir buhar halesi oluşturur. Ayrıca ikiye ulaşabilen uzun bir kuyruk da yayar, yüz milyon kilometre uzunluğunda ve binlerce kilometre kalınlığında. Önemli sayıda kuyruklu yıldızın yörüngesi Dünya’nın yörüngesi ile kesiştiğinden, Dünya’nın zaman zaman kuyruklu yıldızlardan birinin halesinden veya kuyruğundan geçmesi mümkündür… İşte Kur’an-ı Kerim bu gerçeği, insanlardan bin dört yüz yıl önce bildirmiştir. Kur’an-ı Kerim’de bu dumanın adını taşıyan bir sure vardır ve bu surede dünyanın bu duman bulutlarından birinden veya kuyruklu yıldızların kuyruklarından geçmesinin kaçınılmaz olduğunu ve bunun insanlara acı bir azap yaşatacağını teyit eden ayetler bulunmaktadır… Bu ayetler, bu Kuran’ın insanlar tarafından yazılmasının imkansızlığını teyit etmektedir; peki 1400 sene önce yaşamış bir insan, nasıl olur da bu ayeti kullanarak, insanlara gökten gelen dumanın azabına uğrama ihtimalini hayal edip onları uyarabilir? Dr. Mansour Abu Sharia Al-AbadiÜrdün Bilim ve Teknoloji Üniversitesi. 1- (KUYRUKLU YILDIZ KUYRUĞUNUN ÖLÜMCÜL İĞNESI) Astrobiyoloji Dergisi, Nisan, 2010 2- Bill Napier,"MÖ 11.000 yılında Kuzey Amerika’da yaşanan felaketin sorumlusu dev bir kuyruklu yıldız mıydı?" Kraliyet Astronomi Topluluğu (RAS),Nisan - 2010. 3- Alexander A. Pavlov ve diğerleri “Devasa bir moleküler bulutun içinden geçmek: Yıldızlararası tozun ürettiği “kartopu” buzullaşmaları" Jeofizik Araştırma Mektupları, Cilt. 32, sayı 3, 2005. واختلف المفسرون في المراد بهذا الدخان ... والقول الثاني والصحيح : في الدخان أنه دخان يظهر في العالم وهو إحدى علامات القيامة،...وهذا القول هو المنقول عن علي بن أبي طالب عليه السلام وهو قول مشهور لابن عباس واحتج القائلون بهذا القول بوجوه الأول: أن قوله {يَوْمَ تَأْتِي ٱلسَّمَاءُ بِدُخَانٍ } يقتضي وجود دخان تأتي به السماء وما ذكرتموه من الظلمة الحاصلة في العين بسبب شدة الجوع فذاك ليس بدخان أتت به السماء فكان حمل لفظ الآية على هذا الوجه عدولاً عن الظاهر لا لدليل منفصل، وإنه لا يجوز الثاني: أنه وصف ذلك الدخان بكونه مبيناً، والحالة التي ذكرتموها ليست كذلك لأنها عارضة تعرض لبعض الناس في أدمغتهم، ومثل هذا لا يوصف بكونها دخاناً مبيناً والثالث: أنه وصف ذلك الدخان بأنه يغشي الناس، وهذا إنما يصدق إذا وصل ذلك الدخان إليهم واتصل بهم والحال التي ذكرتموها لا توصف بأنها تغشي الناس إلا على سبيل المجاز وقد ذكرنا أن العدول من الحقيقة إلى المجاز لا يجوز إلا لدليل منفصل (مفاتيح الغيب ،)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Takip et gözle, o kıyamet günü gök, açık bir duman haline geldiğinde,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öyleyse gökyüzünün katı bir duman savuracağı o günü gözle.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık göğün açık bir duman savuracağı günü [⁷] gözetle,
[7] Açlıktan yer ile gök arasında bir duman kaplamış görecekleri, başlarına büyük bir felâket geleceği günü bekle.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Öyleyse sen gökyüzünü apaçık bir dumanın [duhân] kaplayacağı² günü bekle!
2 Duhân: Kelime olarak duman, gaz bulutu anlamına gelir. İki şekilde tefsir edilmiştir: klasik ve modern. Klasik olarak, Mekke’de meydana gelecek büyük bir kıtlığa işarettir ki, daha sonra vâki olmuştur. Açlıktan herkes gökyüzünü bulanık görmüştür. Bazıları da kıyamet arefesinde göğü kaplayacak olan dumandan bahsetmektedir. Modern yorumcular ise, bu dumanın kıyamet koparken kozmik kargaşada atomların parçalanmasıyla ortaya çıkacak olan akla durgunluk veren bir duman olabileceği kanaatindedirler. Buna delil olarak da Hiroşima’ya atılan atom bombasının  
Kadri Çelik
swap_vert close
Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse, ey Müslüman! Kur’an’ı hayatın dışına iten toplumlar için,göğün apaçık bir duman getireceği günü, yani yeryüzüne peş peşe belâların yağacağı zamanı bekle!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Göğün açıkça bir DÜHÂN / Gaz / Duman getireceği günü gözetle!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! gökyüzünün sıkıntıdan toz duman olacağı günler yakındır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bir gün gökyüzünü açık renkte duman kaplayacak. Onu bekleyin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Şimdi) sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle! [*]
Buradaki “apaçık duman”, “Son Saat’te her yeri ve herkesi kaplayacak olan felaket” veya “Mekke’de gerçekleşen bir olay” şeklinde yorumlanmaktadır.   
Mehmet Türk
swap_vert close
10,11. (Ey Muhammed!) Sen, göğün gözle görülecek ve insanları kuşatıverecek bir duman¹ çıkaracağı günü bekle. İşte bu, çok acıklı bir azaptır.
1 (دُخَانٌ مُّبِينٌ) Arapçada istiâre olarak, “açıkça görülen sıkıntı ve şer” anlamında kullanılan bir tabir olup, bunun Türkçe karşılığı “dumanlı hava” olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ÖYLEYSE, gökyüzünde [Son Saat’in yaklaştığını] haber veren bir duman tabakasının belireceği Gün’ü bekle,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öyleyse sen, gökyüzünü yoğun bir dumanın kaplayacağı o günü bekle! 21/97, 54/1.4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ŞU halde, göğün (felaket) taşıyan bir dumanla kaplanacağı günü bekle![⁴⁴³⁷]
[4437] Âyetteki tehdidin o dönemde mi gerçekleştiği yoksa Son Saat öncesi mi gerçekleşeceği konusunda ilk nesiller arasında polemiğe kadar varan hararetli tartışmalar yaşanmıştır. Bu âyetleri, İbn Mes’ud ve onu izleyenler Rasulullah’ın bedduası üzerine Mekke’de 7. hicrî yılda ortaya çıkan kısa süreli kıtlığa, “duman”ı ise “açlıktan gözlerin kararmasına” yormuşlardır. Bu kıtlık Mekkelileri leş ve kemik yemek zorunda bırakmıştı. Ebu Süfyan bu kıtlıkla başa çıkamayınca Medine’ye gelip durumu şikâyet etmiş, Rasulullah da Hayber ganimetleri arasında bulunan külçe gümüşü Mekke yoksullarına dağıtılmak üzere yollamıştı. Mekke’nin tahıl tedarik ettiği Necran’ın reislerinden Sümame b. Usal’in Müslüman olması, Mekke’deki gıda sıkıntısını daha da artırmış, bu durum Fethin önünü açmıştı. Hz. Ali, İbn Abbas ve İbn Ömer’e göre bu âyetler kıyameti haber vermektedir (Taberî). Her iki yorumu da destekleyen rivayetler mevcuttur (Rivayetlerin farklı açılardan eleştirisi için bkz: Taberî ve İbn Kesir). Bizce pasaj, hem toplumsal hem kozmik kıyamet öncesiyle yorumlanmaya müsait bir açık uçluluğu bünyesinde barındırır. Üçüncü bir ihtimal daha var: bu azap mânevî de olabilir. Şöyle ki: Bir önceki sûrede geçtiği üzre (43:36) Rahmân’ın uyarısına tavuk karası bir gözle bakanlar, bulanık görmeye mahkûm olacaklar. Tıpkı dumandan gözün gözü görmediği ve güç belâ nefes alınan bir ortama mahkûm olduğu gibi. Buna göre dumanla kaplanan gök, görüş ufkunun net olmayışına delâlet eder. Bu da, muhatapların zihin ekranının kirliliğinin ifadesidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
10,11. (Ey Muhammed) O halde sen, semanın apaşikar bir duman getireceği günü gözetle, (ki o duman) onların tümünü sarıp kavrayacak çok çetin bir azaptır.
Osman Fırat
swap_vert close
Öyle ise göğün, apaçık bir duman getireceği günü gözetle.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık gözet bir günü ki, gök, bir apaçık duman ile gelecektir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
10, 11. O halde sen göğün, bütün insanları saracak olan aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle. Bu, gayet acı bir azaptır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Göğün, açık bir duman getireceği günü gözetle.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Semâda âşikâr, muzlim ve kesîf bir 'azâb dumanı hâsıl oldığı güne intizâr it.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunların dünyasının, işin aslını gösteren bir dumanla kararacağı günü bekle.
Şaban Piriş
swap_vert close
Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen göğün aşikâr bir duman çıkaracağı günü gözle.(1)
(1) Âyette haber verilen duman iki şekilde yorumlanmıştır. İbni Mes’ud’a dayanan birinci yoruma göre, bu hadise, Peygamberimizin bedduası üzerine müşriklerin maruz kaldığı kıtlık yıllarıdır ki, açlığın şiddetinden, göğü duman içinde görecek hale gelmişlerdi. (Buhârî, Tefsir 44:2-5; Tirmizî, Tefsir 44:1.) İbni Abbas’a dayanan ikinci yorum ise, bu hadisenin kıyamet alâmetlerinden olduğu yönündedir. (Müslim, Fiten: 128-129.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Artık sen göğün açıkça izlenen bir duman getireceği günü gözle.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
göz dut ol güne kim getüre gök dutun bellü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes muntaẓır ol güne ki gökler tütün gibi gözüke āşikāre.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Sən göyün aşkar bir dumana bürünəcəyi günü gözlə! (O gün müşriklərə elə bir aclıq üz verəcəkdir ki, gözləri qaranlıq gətirib yerlə göyün arasını, sanki bir duman bürüdüyünü görəcəklər!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But watch thou (O Muhammad) for the day when the sky will produce visible smoke
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then watch thou for the Day(4695) that the sky will bring forth a kind of smoke (or mist)(4696) plainly visible,
4695 What Day is this? It obviously refers to a great calamity, and from the wording it is to be a great calamity in the future, seen with the prophetic eye. The word yaghsha in verse 11 may be compared to al ghashiyah in 88:1, which obviously refers to the final Day of Judgement. But verse 15 below ("We shall remove the Penalty for a while") shows that it is not the final Judgement referred to here, but some calamity that was to happen soon afterwards. Perhaps it was a famine, about which see the next note. 4696 The "smoke" or "mist" is interpreted on good authority to refer to a severe famine in Makkah, in which men were so pinched with hunger that they saw mist before their eyes when they looked at the sky. Ibn Kathir in his Tarikh mentions two famines in Makkah, one in the 8th year of the Mission , say the fourth year before the Hijrah, and another about the 8th year after the Hijrah. But as either or both of these famines lasted as many as seven years, the dates are to be taken very roughly. It is even possible that the two famines were continuous, of varying severity from year to year. Bukhari mentions only the post-Hijrah famine, which was apparently so severe that men began to eat bones and carrion. Abu Sufyan (about 8 A.H.) approached the Prophet to intercede and pray for the removal of the famine, as the Pagans attributed it to the curse of the Prophet. Surah 23, which is also Makkan, but of later date than the present Surah, also refers to a famine: see 23:75, and n. 2921. As Surahs were not all revealed entire, but many came piecemeal, it is possible that particular verses in a given Surah may be of different dates from the Surah as a whole.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَارْتَقِبْ
o hâlde gözetle
يَوْمَ
o gü- nü ki
تَاْتِي
gelir
السَّمَٓاءُ
gök
بِدُخَانٍ
bir du- man ile
مُب۪ينٍۙ
apaçık
(Resulüm!) Şimdi sen, göğün apaçık (felaket taşıyan) bir duman getireceği günü gözetle!
اِرْتَقَبَ
Fiil-VIII
ر ق ب
Bekledi, gözetledi
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
دُخَان
İsim
د خ ن
Duman
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan