close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Câsiye Sûresi 33. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve bedâ lehum seyyi-âtu mâ ‘amilû ve hâka bihim mâ kânû bihi yestehzi-ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve belirir, görünür onlara yaptıkları işlerin kötülükleri ve başlarına gelir alay ettikleri şey.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Artık) Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri (gerçekler) de onları sarıp-kuşatıvermiştir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gün yaptıkları işlerin kötülükleri, günahı onlara apaçık görünecek, alay ve eğlence edindikleri azap da başlarına gelip çatacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Derken, yaptıkları amellerin cezaları ortaya, gözlerinin önüne serildi. Alay edip durdukları şeyin gücü, onları kuşattı, işlerini bitirdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına çıkmış ve alaya aldıkları şey kendilerini kuşatmıştır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve alay konusu edindikleri onları sarıp-kuşattı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Derken yaptıkları amellerin kötülükleri onlara zahir olmuş ve alay edib durdukları şeyin cezası (olan azab) kendilerini kuşatıvermiştir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve (böylece) yaptıklarının kötülükleri onlara göründü ve alaya aldıkları azap, onları kuşatmış oldu.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yaptıklarının kötülükleri onlara gözükecek ve alaya aldıkları gerçek kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
Yaptıkları şeylerin kötülükleri yüz gösterdi onlara, alay ettikleri de kendilerin kavradı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Derken yaptıkları bütün kötü işler karşılarına çıkmış ve alay edegeldikleri (Cehennem gerçeği) her taraftan kendilerini kuşatmıştır.
Cemil Said
swap_vert close
O zamân seyyiâtları gözlerinin önünde tecessüm idecekdir ve istihzâ itdikleri ’azâb her tarafdan ânları ihâta iyleyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İşledikleri kötülükler kendilerine belli oldu ve onları, alaya aldıkları şeyler kuşatıp mahvetti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(İlâhî vaad gerçekleşince) yaptıklarının ne kadar kötü şeyler olduğunu açıkça gördüler, alaya aldıkları gerçek onları kuşatıverdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.  
 Âyet, kâfirlerin işlediklerinin ahirette açığa çıkacağını ve alaya aldıkları azap gerçeğinin kendilerini kuşatıp mahvedeceğini haber vermektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Yaptıkları kötülükler kendilerine görünecek ve alay etmekte oldukları şey onları kuşatıp avlayacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Derken yaptıkları amellerin kötülüğü gözlerinin önüne serildi, alay edip durdukları şey onları kuşatıverdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken onlara yaptıkları amellerin kötülüklerini yüz göstermiş ve o istihza edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Dünyada iken) yaptıkları kötü amellerin sonuçları karşılarına çıkmış ve alaya aldıkları şey (azap) kendilerini kuşatmıştır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onların yapdıkları amel (ve hareket) lerin kötülükleri, kendilerine (âid olmak üzere), açığa çıkmış, istihza edib durdukları şey (azâb) onları çepçevre kuşatmışdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yaptıkları şeylerin kötülükleri onlara görünmüş ve kendisiyle alay edip durdukları(azab) onları kuşatıvermiştir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (o gün gelince) yapmış oldukları kötülükler karşılarına çıkmış ve alaya aldıkları şey (azap) onların üzerine gerçekleşmiş olur.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yapmış oldukları kötülükler açık bir şekilde karşılarına çıkmış ve alaya aldıkları azap onları kuşatmıştır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların ettikleri kötülükler belli olacak, eğlence edindikleri azap da onları her yandan saracaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O gün, onlara amellerinin kötülükleri [¹] görünecek, istihza ettikleri azap etraflarını saracak.
[1] Akıbetlerinin vehametini görecekler,  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böylece yaptıkları kötülük ortaya dökülmüş ve alay edip durdukları şeyler de kendilerini kuşatmıştır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların yapmakta oldukları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve kendisini alay konusu edindikleri de onları sarıp kuşattı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte o Gün, yaptıkları çirkin davranışların kötü sonuçları gözlerinin önüne serilecek ve alay edip durdukları âhiret azâbı, kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara, işledikleri kötülükler belli oldu; alay ediyor oldukları şey onları kuşatarak içine aldı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yaptıkları kötülükler karşılarına çıkacak, bir yandan da alay ettikleri şeylerin kuşatmasına maruz kalacaklar:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yaptıkları kötülükler karşılarına dikilmiş, alay ettikleri cehennemle cezalandırma kendilerini kuşatıvermiştir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların yaptığı kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alay etmiş oldukları şey kendilerini kuşatmış (olacak)tır. [*]
Benzer mesaj: Zümer 39:48.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Dünyada iken) yaptıkları işlerin kötülüğü,¹ (o gün) gözlerinin önüne serilir ve hafife aldıkları (azap) kendilerini kuşatıverir.
1 Yani kâfirlik ve isyan adına yaptıkları ne kadar kötü ve pis iş varsa o gün gözlerinin önüne serilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[O Gün] yaptıkları kötülükler onlara apaçık görünecek ve alay edip durdukları şey onları alt edecektir. ³⁰
30 Lafzen, “ve alay edip durdukları şey onları saracaktır”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nihayet işledikleri günahların kötü sonuçları ortaya çıkacak ve hafife alıp alay ede geldikleri o gerçek kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. 6/26.28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onların yaptığı kötülükler (o gün gelince) ayan açık ortaya serilecek ve alay edip durdukları gerçek kendilerini perişan edecektir.[⁴⁴⁹⁵]
[4495] İlâhî talimatların görünen sebeplerinin altında yatan gerçek sebepler bu talimatların “âhireti”dirler. Talimatların âhiretlerini, ancak âhirette göreceğiz. O zaman Allah’ın bize olan rahmetinin büyüklüğüne ve bizi korumadaki titizliğinin hikmetine şahit olacağız. Eğer “Orada göreceğimize burada görsek olmaz mıydı?” diye sorulacak olursa, cevabımız şöyle olur: Görseydik ölürdük, onun için ölünce göreceğiz. Zaten hayatın imtihan olması da bunu gerektirir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(İşte şimdi) Yaptıkları amellerin kötülüklerinin karşılığı (olan azap) onlara görünmüş alay edip, durdukları şey (cehennem ateşi) onları çepeçevre kuşatmıştır.
Osman Fırat
swap_vert close
İşledikleri O kötülükler (karşılarına çıkmaya ) başlamış ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar için yapmış oldukları şeylerin fenalıkları zuhûra geldi ve kendisiyle istihzâda bulundukları şey, onları kuşattı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Derken, yaptıkları ne kadar kötü, pis iş varsa karşılarına çıktı. Alay ettikleri cehennem azabı, kendilerini her taraftan sardı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yaptıklarının kötülükleri onlara göründü ve alay edip durdukları şey onları kuşattı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara işledikleri 'amellerin fenâlığı zâhir olub istihzâları sebebiyle kendilerine 'azâb lâhik olur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yaptıklarının kötü olanları ortaya çıkacak, hafife aldıkları (hesap verme ve ceza) başlarına gelecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yaptıklarının günahları onlara belli olmuş ve alay ettikleri şey onları kuşatıvermişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yaptıkları işin kötülüğü artık kendilerine görünmüş ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşatmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş, alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bellü oldı anlara yavuzlıķları anuñ kim işlediler daħı indi anlara ol kim oldılar anı yañśularlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yalvara anlara ‘amellerinüñ yamanlıġı, daḫı ine üstlerine masḫara‐lıḳları cezāsı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(O gün dünyada etdikləri) pis əməllərinin cəzası onların gözünə görünəcək və istehza etdikləri (əzab) onları saracaqdır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the evils of what they did will appear unto them, and that which they used to deride will befall them:
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then will appear to them the evil (fruits) of what they did, and they will be(4770) completely encircled by that which they used to mock at!
4770 Cf. 11:8. Their mockery will be turned against themselves, for they will be hemmed in by the very Realities which they had ignored or doubted or laughed at, (see also n. 4806 to 46:26).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَبَدَا لَهُمْ
ve onlara göründü
سَيِّـَٔاتُ
kötülükleri
مَا
o şe- yin ki
عَمِلُوا
yaptılar
وَحَاقَ
ve kuşattı
بِهِمْ
onları
مَا
o şey ki
كَانُوا
idiler
بِه۪
kendi- siyle
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
alay ediyorlar
(O gün) Yaptıkları şeylerin kötülükleri onlara görünmüş ve kendisiyle alay edip durdukları (azap) onları kuşatıvermiştir.
بَدَا
Fiil-I
ب د و
Taştı, açıkladı, zuhur etti, ortaya çıktı, karşılarına çıktı, belirdi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
سَيِّـَٔات
İsim
س و ا
Kötülükler, günahlar, kötü işler
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
حَاقَ
Fiil-I
ح ي ق
Kuşattı
بِهِمْ
Zamir
بِهِمْ
Onlarla, onlar yüzünden, onlar hakkında
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اِسْتَهْزَاَ
Fiil-X
ه ز ا
Alay etti