close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Câsiye Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve terâ kulle ummetin câśiye(ten)(c) kullu ummetin tud’â ilâ kitâbihâ-lyevme tuczevne mâ kuntum ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve görürsün ki her ümmet, diz çökmüş, kendi kitabına çağrılmada. O gün, ne yaptıysanız onun karşılığını bulur, ona göre mücazata ve mükafata erişirsiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O gün Sen, her ümmeti diz üstü çökmüş (veya toplanmış) olarak göreceksin. Her ümmet kendi kitabına (kutsal kaynaklarına ve amel kayıtlarına göre) çağrılıp (hesaba çekilecek ve onlara:) "Bugün (dünyada iken) yaptıklarınızla karşılık göreceksiniz" (denilecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve o gün bütün insanları, o günün dehşetinden dolayı, zillet içinde diz üstü çökmüş, perişan bir halde görürsün. Herkes kendisi hakkında tutulan kitabıyla, kayıtlarıyla yüzleşmeye çağrılır. O gün ne yaptıysanız mutlaka karşılığını bulacaksınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O gün, her milleti diz çökmüş görürsün. Her millet, kendilerine gönderilen ilâhî kitabı yeniden görmeye ve amel defterlerini okumaya sevk edilir. “Bugün amellerinizin karşılığını göreceksiniz” denilir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 17/14; 18/49; 75/13-15.  
Ahmet Varol
swap_vert close
(O gün) her ümmeti dizüstü çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. "Bugün yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz."
Ali Bulaç
swap_vert close
O gün sen, her ümmeti diz üstü çökmüş (veya toplanmış) olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır. 'Bugün yaptıklarınızla karşılık göreceksiniz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve (Ey Rasûlüm), sen her ümmeti toplanmış bir halde göreceksin. Her ümmet (her din sahibi) amelinin yazılı bulunduğu deftere çağrılacak. (Onlara denir ki:) Bugün o işlediğiniz amellerin cezası size verilecek.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O gün her toplum toplanıp diz çökerler. Her toplum kendi kitaplarına çağrılacaklar. (O kitap:) “İşte bugün yaptıklarınızın karşılığı(*) size verilecektir.” (der.)
(*) İyi olanlara iyilik, kötü olanlara kötülük verilecektir.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O gün bütün insanları diz çökmüş görürsün. Herkes kendi kitabına çağrılır. Onlara şöyle denir: “Bugün yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Her ümmetin, diz çöktüğün görürsün, her ümmet çağrılır öz defterine, işlemiş bulunduğunuz şey yüzünden o gün ceza görürsünüz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O gün bütün ümmetleri/insanları, bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette (zillet içinde) görürsün. Herkes, kendi hesabıyla yüzleşmeye çağrılır. (Onlara:) “Daha önce ne yaptıysanız bugün sadece onun karşılığını alacaksınız” (denir).
Bkz. 18/49  
Cemil Said
swap_vert close
O gün tekmîl kavimlerin diz çökmüş oldığını göreceksin. (Herkes) kitâb-ı a’mâlinin önüne çağırılacakdır. O gün a’mâlinize göre mu’âmele göreceksiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Her ümmeti diz üstü çökmüş olarak görürsün. Her ümmet kitabına çağrılır. Onlara denir ki: "Bugün, size işlediğinizin karşılığı verilecektir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bütün toplulukları diz çöküp boyun eğmiş olarak göreceksin. Her topluluk kendine ait defterin başına çağrılacak, o gün yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O gün her ümmeti, diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağırılır, (onlara şöyle denilir:) «Bu gün, yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!»  
 Âyette belirtildiği gibi her dinin bağlıları, Allah’ın huzuruna toplanacak ve davranışlarının yazıldığı «amel defterleri» verilmek üzere çağırılacak, ayrıca yaptıklarının karşılığı da kendilerine verilecektir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Her toplumu diz çökmüş halde görürsün. Her toplum kendi kitabına çağrılır: "Bugün size, yaptıklarınızın karşılığı ödenecektir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O gün her ümmeti, diz çökmüş görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağırılır, onlara: "Bugün yaptığınız amellerin cezası verilecektir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve her ümmeti görürsün ki diz çökmüştür, her ümmet kitabına da'vet olunuyordur, bu gün o yaptığınız amellerin cezâsı verilecek
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve (o hesap gününde,) bütün ümmetleri/insanları, (bir araya toplanmış ve) diz çökmüş bir halde görürsün. Her ümmet/her insan (amellerinin yazıldığı) kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle buyurulur:) “Bugün size (dünya hayatında iken) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Her ümmeti toplanmış görürsün. Her ümmet, amel defteriyle yüzleşmeye çağrılır: “Bugün, yaptıklarınızın karşılığı size verilecektir.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ve sen (Habîbim) her ümmeti diz çökmüş bir halde göreceksin. Her ümmet kitabı (nın başı) na çağırılacak (ve onlara şöyle denilecekdir:) «Bu gün (dünyâda) yapmış olduklarınızın karşılığı verilecek».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (o gün) her ümmeti câsiye (diz çökmüş) olarak görürsün! Her ümmet, kendi kitâbına (amel defterlerine) çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün, yapmakta olduklarınızlakarşılık göreceksiniz!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(O gün) her ümmeti (yaptıklarının hesabını vermek üzere zatım olan Allah’ın huzurunda) toplanmış görürsün. Her ümmet, kendi kitabına (yaptığı işlerin tutanağı olan amel defterine) çağırılır: (Onlara şöyle denecektir:)"Bugün size yaptıklarınızın karşılığı verilmektedir.*
(*) Câsiye: İki anlama gelir. Birisi; “diz çökmüş” manasınadır. Diğeri de;“toplanmış cemaat” manasınadır ki, “bir araya gelmiş taş yığını” anlamına gelen (جثوة) den alınmıştır. Burada asıl kastedilen, Yasin: 32 de: “Çünkü onların hepsi, (canları istese de istemese de) huzurumuza toplanıp (âhirette hesaba çekilmek üzere) getirilmişlerdir.” buyurulduğu üzere hakkın huzurunda hesap için toplanmaktır. Biz de casiye için toplanma manasını uygun buluyoruz. Çünkü o gün muttaki olan ve yüce Allah’ın rızasını kazanıp cennetlik olanların zillete düşmemeleri gerekir. Eğer bu ayetteki casiye zillet içinde diz çökme anlamında ise, o zaman cennetlik olanlar da, olmayanlar da hepsi zillet içinde diz çökmüş olacaktır. Bu nedenle burada casiye kelimesinin hesap vermek üzere toplanmış anlamında olması daha isabetli olur. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bugün bütün inanç sahibi gurupları, diz çökmüş olarak görürsün. Her inanç gurublarından her biri, kendi yaptıklarının kayıtlarına davet edilir. “Bugün yalnızca yapmış olduklarınızın karşılıkları ile cezalandırılacaksınız.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün her din bölüğünü diz çökmüş görürsün. Her bölük kendi kitabının başına çağrılacak. O gün sizler ettiğinizi bulacaksınız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O gün her ümmeti dehşetinden diz çökmüş bir halde [³] görürsün. Her ümmet defter-i âmaline dâvet olunur: Denir ki «— Bugün dünyada ne yapmışsanız onunla cezalanacaksınız»;
[3] Veya topluca, boyun eğmiş bir halde.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sen o gün her ümmeti diz çökmüş [câsiye] bir hâlde görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. Onlara, “Bugün yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız” denir.
Kadri Çelik
swap_vert close
O gün sen, her ümmeti diz üstü çökmüş olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denir) “Bugün yaptığınız amellerin cezası verilecektir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Gün, Allah’a başkaldıran bütün insanların zillet içinde diz üstü yere çökmüş olduklarını göreceksin. Böylece her toplum, kendigünah ve sevaplarının kaydedildiği kitabı görmek için çağrılacak.Ve Allah şöyle buyuracak: “Ey zâlimler! Bugün, dünyadayken yaptığınız her şeyin karşılığını tam olarak göreceksiniz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Her ümmeti CÂSİYE / Çökmüş / Hesaba Oturmuş görürsün. Her bir ümmet kendi kitabına çağrılır. İşliyor olduğunuz şeylere O Gün karşılık alırsınız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün her milleti diz üstü çökmüş göreceksin. O gün her millete kitabıyla hitap edilecek. O gün yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü inkâr eden her topluluğu diz çökmüş görürsün. Her topluluk kendi kitabına çağrılır. Onlara; "Bugün dünya hayatında yaptıklarınızın karşılığı verilecektir." denilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O gün her ümmeti, diz çökmüş olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılacaktır. (Onlara şöyle denecektir:) “Bugün size (dünyada) yaptıklarınızın karşılığı verilmektedir!
Mehmet Türk
swap_vert close
Sen o gün her ümmeti itinalı bir şekilde¹ toplanmış olarak görürsün. Sonra her ümmet, kendi kitabıyla (yüzleşmeye) çağrılır² ve onlara: “Bugün yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!”
1 Câsiye: İki mana ile tefsîr edilmiştir. Birisi; “diz çökmüş” manasınadır ki burada kast olunan bu olsa gerektir. Zira diz çökmek; derli toplu en itinalı ve en hürmetli vazıyettir. Birisi de; “toplanmış cemaat” manasınadır ki, “bir araya gelmiş taş yığını” anlamına gelen (جثوة) den alınmıştır. Burada asıl kastedilen, Yasin: 32 de: “Çünkü onların hepsi, (canları istese de istemese de) huzurumuza toplanıp (âhirette hesaba çekilmek üzere) getirilmişlerdir.” buyurulduğu üzere hakkın huzurunda hesap için toplanmaktır.2 Bu ayetten, insanların bireysel olarak hesaba çekilmelerinin dışında ayrıca ümmet olarak da hesaba çekileceklerini anlamak mümkündür. Bu sebeple her Müslüman “İslam Ümmeti” içindeki görev ve sorumluluklarını bilerek bu hesaba da hazırlanmalıdır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [o Gün] bütün insanları [zillet içinde] diz çökmüş görürsün; herkes kendi sicili ile [yüzleşmeye] çağrılır: “Bugün, yaptığınız her şeyin karşılığını göreceksiniz!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve o gün, her toplumu korkudan diz üstü çökmüş göreceksin. Her toplum kendi kitabı/amel defteriyle yüzleşmeye çağrılacak ve işte o gün hepiniz yaptıklarınızın karşılığını tastamam alacaksınız. 18/49, 39/69
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve o gün her toplumu zillet içinde diz çökmüş bir halde göreceksin; her toplum kendi hesabını (görmeye) çağrılacak: “Bugün yapageldiğiniz her şeyin karşılığını bulacaksınız.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) O gün her ümmeti diz çökmüş olarak görürsün. (Rablerinin huzurunda hesap için toplanmışlardır) Her ümmet kendi kitabına (herkes amel defterine) çağırılır. Onlara: "Bu gün -dünyadayken-yapmış olduğunuz amellerin karşılığı verilecektir.
Osman Fırat
swap_vert close
O gün her topluluğu diz çökmüş görürsün. Her topluluk kendi kitabına(kendisi için tutulan tutanağa) çağrılır. Ve "Bugün işlediklerinize karşılığı verilecektir. " (denilir)
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve her ümmeti diz çökmüş bir halde göreceksin. Her ümmet, kitabına çağırılacaktır. «Yapmış olduğunuz şey ile bugün cezalandırılacaksınız (denilecektir).»
Suat Yıldırım
swap_vert close
O gün bütün ümmetleri, bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette görürsün. Her ümmet, hesap defterlerini okumaya çağırılır. Daha önce ne yaptıysanız bugün sadece onun karşılığını alırsınız. [17, 14; 75, 13-15; 18, 49]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(O gün) Her ümmeti (Allah'ın huzurunda) toplanmış görürsün. Her ümmet, kendi Kitabına (yaptığı işlerin tutanağı olan amel defterine) çağırılır: "Bugün yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!"
Veya: "diz çökmüş görürsün..." ÌËèÉ (cesve), toplanma ve diz çökme anlamlarına gelir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O günde, her kavmin, diz çökerek hakkındaki hükme intizâr iylediklerini görirsin. Her ümmet kendi defter-i a'mâlini ahz ve kırâate da'vet olunur. Ve: "Bugün dünyâdaki 'amellerinizle mücâzât olunursunuz."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dini toplumların(ümmetlerin) her birini diz çökmüş olarak göreceksin. Her toplum (ümmet) kendi kitabına çağrılacak; o gün hepiniz yaptığınızın karşılığını bulacaksınız.
Şaban Piriş
swap_vert close
O gün, her ümmeti diz üstü çökmüş görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır:-Bugün, yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz! denir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O gün herbir ümmeti diz çökmüş halde görürsün. Herbir ümmet, hesap defterinin başına çağırılır. O gün, yaptıklarınızın karşılığını bulursunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O gün tüm ümmetleri, toplanıp diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına davet edilir. Bugün, yapıp-ettiklerinizin karşılığıyla yüz yüze getirileceksiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı göresin her bölügi dizi üzere oturıcı. her bölük oķına kitābındın yaña. “ol gün cezā virilesiz anı kim işlerdüñüz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı görürsin her ümmeti dizi üstine çökmiş.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! O gün) hər ümməti diz çökmüş (yaxud bir yerə yığılmış) görəcəksən. Hər ümmət öz (əməl) dəftərinə tərəf çağırılacaqdır. (Onlara belə deyiləcəkdir: ) “Bu gün sizə (dünyada) etdiyiniz əməllərin əvəzi (mükafatı və ya cəzası) veriləcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And thou wilt see each nation crouching, each nation summoned to its record. (And it will be said unto them): This day ye are requited what ye used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And thou wilt see every sect bowing the knee:(4766) Every sect will be called to its Record: "This Day shall ye be recompensed for all that ye did!
4766 Bowing the knee: the key phrase of the Surah, and its title, Cf. 19:72. Whatever the arrogance of the wicked may be in this life, whatever exclusive sects and divisions they may form in this life, the time will come when they will humbly submit and bow the knee of the Truth. Before the Judgement Seat, when their Record is produced, they must necessarily be dumb.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَتَرٰى
ve görür- sün
كُلَّ
her
اُمَّةٍ
ümmeti
جَاثِيَةً۠قف
diz çök- müş olarak
كُلُّ
her
اُمَّةٍ
ümmet
تُدْعٰٓى
çağırılır
اِلٰى كِتَابِهَاۜ
kendi kitabına
اَلْيَوْمَ
bugün
تُجْزَوْنَ
karşılık gö- receksiniz
مَا
o şey ile ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
(O gün) Her ümmeti diz üstü çökmüş olarak görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağırılır (onlara şöyle denilir), "bugün, yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz!"
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
جَاثِيَة
Etken fiil
ج ث و
Diz çökmüş
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı