close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Burûc Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vehum ‘alâ mâ yef’alûne bilmu/minîne şuhûd(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananlara yaptıklarını seyrediyor onlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onlar mü’minlere yaptıklarını (şeytani duygularla şahitlik edip) seyrediyorlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
mü'minlere yaptıkları azap ve işkenceyi seyrederlerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Dinlerinden döndürmek için acımasızca şuurlu ve kâmil mü'minlere yaptıkları işkence ve zulmü de seyrediyorlardı, yaptıkları işkence ve zulüm sebebiyle kendi aleyhlerine şâhitlik de edecekler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve müminlere yaptıklarına, (onları yakmalarına) şahid bulunuyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve inananlara ne yaptıklarını görüyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
6,7. Onlar da o ateş çukurunun etrafında oturmuş, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.[742]
[742] Uhdûd halkı ve yaptıklarının günümüzde algılanma biçimi hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 20-24.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ateşin, inanlı olanlara yaptıkların seyrederlerdi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
6-7. Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş, (ateşe attıkları) mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Cemil Said
swap_vert close
4,5,6,7. Âteş ile memlû uçurumun ashâbına la’net olsun. Ânlar da vaktiyle mü’minleri âteşe atub hendek’in kenarında seyir iderler idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
4,5,6,7. Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
6,7. O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
6-7. Hani o sırada ateşin başında oturmuşlar, inananlara yaptıklarını seyrediyorlardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve inananlara yaptıkları işkenceyi seyrediyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Mü'minlere yaptıklarına karşı şâhid de oluyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
6-7. Hani, onlar (ateşle doldurdukları hendeğin) çevresinde oturmuş, (ateşe attıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mü'minlere yaptıklarını izliyorlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar (Allaha) îman edenlere yapacakları (işkenceler) hususunda (hükümdarları nezdinde) şâhidlik edeceklerdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
6,7. O vakit onlar, onun üzerine (ateşin etrâfında) oturmuş kimseler idiler. Ve onlar, mü'minlere yapmakta olduklarını seyredicilerdi!(2)
(2)Rivâyetlere göre, zâlim bir kralın memleketinde, îmanlı bir râhibin yetiştirdiği bir çocuk, Cenâb-ı Hakk’ın kendisine verdiği hârika hâl ile kendisine gelen her türlü hastaların derdlerine, îmân etmeleri şartı ile derman oluyordu. Bunu öğrenen kral o râhibi ve sonunda da o çocuğu öldürttü. Ama insanlar çocukdaki harikulâdeliği görerek Allah’a îmân ettiler. Bunun üzerine kral onları içi ateş dolu hendeklerle çevrili bir meydana topladı. Îmânından dönmeyenleri teker teker ateşe attı. En sonunda bu dehşetli zulmü seyretmek için kurduğu iskelelerin tutuşmasıyla o zâlim kral ve avanesi de helâk oldular. (Celâleyn Şerhi, c. 8, s. 284)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
6, 7. Hani o vakit kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuş, (ateşe attıkları) müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnanan insanlara yapılanlara şahitler olarak,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İnananlara yapılanları gözleriyle görmüşlerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minlere yaptıkları işkenceyi temaşa etmişlerdi de yine acımamışlardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnananlara yaptıkları (işkenceyi) seyrediyorlardı [şuhûd].
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Müminlere yaptıkları korkunç işkenceleri keyifle seyrediyorlardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Müminler’e yapacaklarına şahid olmuşlar;
Mehmet Çakır
swap_vert close
müminlere yapılan işkenceleri seyrediyorlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnananları ateşe atıp yanışlarını seyrederek zevkle gülüp eğleniyorlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
6,7. Hani onlar o (ateşli çukur)un başında oturmuş, müminlere yaptıkları (işkenceyi) seyrediyorlardı. [*]
Bu katiller hem inananları bilinçli ve planlı bir şekilde ateşte yakıyorlar, hem de çevrelerinde oturup seyrediyorlardı. Kin ve öfkeleri öylesine derinlere sirayet etmişti ki yaptıkları bu canavarlığı seyredip ondan keyif alabiliyorlardı. Dahası, bu cinayeti işleyenlerin yanında, fiilen buna katılmasalar da çevrede oturup, olup biteni seyredenler de o fiili işleyenler gibi sorumluydular. Ayetteki kınayıcı ifadeler, elbette bu türden insanları da içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
6,7. Bir zamanlar onlar,¹ o (ateşin) çevresine oturmuşlar ve Müslümanlara yaptıklarını² seyrediyorlardı.
1 Ashâb’ül Uhdûd: Allah’a inananları, ateş dolu hendeklere atarak cezâlandıran kâfir bir topluluktur. Bunların kimler olduğu ve ne zaman nerede yaşadığı hakkında birçok rivâyet varsa da bu rivâyetlerin doğruluğu kesin değildir. Bu olayın sadece Kur’an’da anlatıldığı kadarıyla bilinmesi en doğrusudur.2 Yani, hem Müslümanları ateşe atıyorlar, hem de oturup onları seyrediyorlardı.  
Muhammed Esed
swap_vert close
müminlere ne yaptıklarının bilincinde olarak; ⁵
5 Lafzen, “etrafında otururlarken onların yaptıkları her şeyi gözlerler”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Müminlere yaptıkları zulmü seyrediyorlar. 3/146, 16/41
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
zira mü’minlere yaptıkları kendi başlarına gelmiştir.[⁵⁶⁵⁶]
[5656] Yani: kendileri yaptıklarını yaşamış ve şahit olmuşlardır. Bizce, tarihî rivayetlerin bağlamına bu âyetle dönülmekte, bu ve müteakip âyetle muhtemelen Necran’da Zunüvas’ın mü’minleri imanından döndürmek için yaptığı işkenceye atıfta bulunulmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
6,7. O kâfirler (o ateşin) başına oturmuşlar; müminlere yaptıkları işkenceyi seyrediyorlardı.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onlar, (yaktıkları) mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar, mü'minlere yapar olduklarını seyrediciler idi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
6, 7. Hani onlar ateşin başında oturur, müminlere yaptıklarını acımasızca seyrederlerdi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve onlar, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Yemen'de yahûdî Zûnüvâs ve adamları, yahûdî dînine dönmeyen Necrân hırıstiyanlarını ateş dolu hendeklere atıp yakmış ve onların cayır cayır yanmalarını seyretmişlerdir. Âyet bu olaya işâret etmektedir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
6,7. O vakit ki onlar o ateşin kenarında oturmuş mü'minlere yapdıklarını temâşâ iderlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Müminlere yaptıklarını seyrederlerdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Müminlere yaptıklarını seyretmekteler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve mü'minlere yaptıkları işkenceyi seyrederlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve hepsi, müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar anuñ üzere kim işlerler mü’minlere ḥāżırlardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlar işledügine mü’minleri ṭanuḳ iderlerdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Öz əsgərlərinin) mö’minlərin başlarına gətirdiklərinə (müsibətlərə) tamaşa edirdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And were themselves the witnesses of what they did to the believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And they witnessed (all) that they were doing against the Believers.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَهُمْ
ve onlar
عَلٰى مَا
o şeyleri ki
يَفْعَلُونَ
yapıyorlar
بِالْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlere
شُهُودٌۜ
seyre-denlerdi
Mü'minlere reva gördükleri şeyi (keyifle) seyrediyorlardı.
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
شَاهِد
Etken fiil
ش ه د
Şahidlik eden, göz önünde