close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Burûc Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ennâri żâti-lvekûd(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öylesine ateş ki odunları var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Tutuşturulmuş yakıt (malzemeleriyle) dolu o ateş (sahipleri ki; ateş çukurlarını masum mü’minlere işkence için hazırlamışlardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öylesine ateş ki, alev alev yanar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yığın yığın odunlarla ateş yakıp işkence edenler kahrolsun.
Ahmet Varol
swap_vert close
Tutuşturucu yakıt dolu ateş (hendeğinin)
Ali Bulaç
swap_vert close
'Tutuşturucu-yakıt dolu o ateş,'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşkenceleri (Uhdûd'un), alevli ateştendi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki bol yakıtlı bir ateşin (ateşli bir hendeğin) sahibidirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
4,5. Kahrolsun! Ateşi olan o çukuru kazanlar.
Besim Atalay
swap_vert close
4,5. Yok olsunlar, alevli ateş dolu çukur kazmış olanlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
4-5. (İnananları yakmak için) hendek kazıp (içini) ateşle dolduranlar kahrolmuş ve lanetlenmiştir.
Rivayet olunur ki; putperestler, mü’minleri kazdıkları uzunca hendeklere atıp oralarda diri diri yakarak onlara işkence ederlerdi. Ve bu işkenceyi de kenarda oturarak seyrederlerdi.Tarih ve tefsir kitaplarında “ashabü’l- uhdûd-çukurlar halkı” ile ilgili farklı yorumlar yapılmış olsa da bu olayın geçtiği zaman ve bölge hakkında Kur’an’da herhangi bir bilgi yoktur.  
Cemil Said
swap_vert close
4,5,6,7. Âteş ile memlû uçurumun ashâbına la’net olsun. Ânlar da vaktiyle mü’minleri âteşe atub hendek’in kenarında seyir iderler idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
4,5,6,7. Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
3,4,5. Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü’minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lânetlenmiştir.[576]
Rivayete göre Necrân halkı Hıristiyanlığı kabul edince, Himyer Kralı Yahudi Zû Nuvâs onlara savaş açmış, dinlerinden dönmeyenleri açtığı hendeklerde yaktığı ateşlere atmıştı. Tefsir kaynaklarında bu âyetler başka olaylarla da açıklanmaktadırlar. Bu âyetler Mekke müşriklerinin işkencesine maruz kalan müslümanlara, geçmişte de inananların nasıl baskı altında kaldığını, ancak Allah’ın yardımının onlarla beraber olduğunu hatırlatmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
4-5. O çukurları, alev alev yanan ateş çukurlarını hazırlayanlar mahvolmuşlardır!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Tutuşturulmuş ateşin-
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O çıralı ateşin,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O çıralı ateşin
Emrah Demiryent
swap_vert close
4-5. (Mü’minleri yakmak için) hendek kazıp (içini) ateşle dolduranlar kahrolsun!
Erhan Aktaş
swap_vert close
O şiddetli ateşin sahipleri.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
4,5. tutuşdurucu (malzeme ile hazırladıkları) o ateş(den) hendeklerin saahibleri gebertilmişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
4,5. (Ki mü'minlere işkence yapan) o Ashâb-ı Uhdûd, çırayla tutuşturulmuş o (çok şiddetli) ateş (hendeklerinin sâhibleri) kahrolsun!
İhsan Aktaş
swap_vert close
1,2,3,4, 5. Burçlar (galaksiler, takımyıldızlar) sahibi semaya, o (geleceği) vaad edilen güne (hesap gününe), şahit olana (zatımın varlığına, kudretine, eşsiz ve ortaksız oluşuna tanıklık eden bütün varlık âlemine) ve şahit olunana (bütün varlık âlemi tarafından varlık delilleriyle birliğine, kudretine, eşsiz ve ortaksız oluşuna tanıklık edilen zatıma) kasem ederim ki, (iman edenleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar (rahmetten) dışlanmıştır. (*)
(*) Buruc; uzayda bulunan galaksiler, takımyıldızlar demektir. Yevmi-l mev’ud ise, gerçekleşmesi vaad edilen kıyamet günü demektir. Şahid ve meşhud konusunda ise birçok yorum vardır. Bizce bunlardan en doğrusu şudur: ‘’Şahid’’ varlık delilleriyle yaratıcının varlığına, birliğine ve kudretine tanıklık eden bütün varlık âlemidir/kâinattır. Meşhud ise, varlık âlemi tarafından kendi varlığına, birliğine ve kudretine tanıklık edilen yüce yaratıcı olan Allah’ın zatıdır. Yani burada yüce Allah hem kendi zatına hem de kendi eseri olan kâinata kasem ederek Kendi kudretine ve eşsiz-ortaksız oluşuna “bütün varlık âlemini/kâinatı/kanıt, delil ve tanık olarak göstermektedir. Bkz: (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) (er- Razi tefsiri) (الله اعلم) Ayrıca, Sûrede sözü edilen “ashâbü’l-uhdûd”, İslâmiyet’ ten önceki bir devirde müminleri dinlerinden döndürmek için ateş dolu hendeklere atarak işkence eden kimseleri ifade eder. Ashâbü’l-uhdûd ile ilgili farklı rivayetler olmasına rağmen en meşhur rivayete göre Yemen’de geçmiş bir olaya temas edilir. Yahudi kral Zûnuvas ve adamları, Yahudiliği kabul etmeyen Necran Hıristiyanlarını, Hendek içinde yakılmış bir ateşe atarak yakarlar ve yanmakta olan insanları seyrederler. Bu şekilde işkence ile yakılıp öldürülen kimseler inançları uğrunda ölmüşlerdir. Ayrıca 4. ayette geçen (قتل) ‘’kutile’’ise, edilgen geçmiş fiil kipidir, (لعن) ’’luine’’anlamında olup (rahmetten) dışlanmışlardır, yani haber cümlesidir. Bunun inşa cümlesi ve beddua ile hiçbir alakası yoktur. Bu nedenle bazı meallerde (kahrolsun, kahrolası veya canı çıksın!) gibi ifadeler çok yanlıştır. وقال آخرون: عُنِي بذلك: والسماء ذات النجوم، وقالوا: نجومها: بروجها.(تفسير الطبري) وقال الحسن وقتادة : البروج النجوم ، وسميت بذلك لظهورها . وارتفاعها (تفسير القرطبي) ورابعها: أن يكون الشاهد هو جميع الممكنات والمحدثات، والمشهود عليه واجب الوجود، وهذا احتمال ذكرته أنا وأخذته من قول الأصوليين هذا الاستدلال بالشاهد على الغائب، وعلى هذا التقدير يكون القسم واقعاً بالخلق والخالق، والصنع والصانع (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير - ) وقيل: الشاهد الخلق يشهدون لله عزّ وجلّ بالوحدانية، والمشهود له بالوحدانية هو الله سبحانه، (فتح القدير) القول العاشر: الشاهد جميع المخلوقات والمشهود به وجود خالقها وإثبات صفاته (التسهيل لعلوم التنزيل) وأولي التأويلين بقوله: ( قُتِلَ أَصْحَابُ الأخْدُودِ ) : لُعِنَ أصحاب الأخدود الذين ألقوا المؤمنين والمؤمنات في الأخدود.( جامع البيان في تفسير القرآن - الطبري) أى : وحق السماء ذات البروج ، وحق اليوم الموعود ، وحق الشاهد والمشهود ، لقد قتل ولعن أصحاب الأخدود ، وطردوا من رحمة الله بسبب كفرهم وبغيهم (تفسير الوسيط – تفسير البغوي – ابن كثير – القرطوبي - معنى قُتِلَ في القرآن الكريم) {قُتِلَ أَصْحَـٰبُ ٱلأُخْدُودِ } أي لعن (مدارك التنزيل وحقائق التأويل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yakıtı (odunu) bol olan ateşi hazırlayanlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Odunu bol ateşle dolu olan o hendekleri.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
4, 5. Çırayla tutuşmuş ateşlerle dolu hendek yapanların canları çıksın,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ateşle dolu hendeğe
Kadri Çelik
swap_vert close
Tutuşturucu yakıt dolu o ateş ehline!
Mahmut Kısa
swap_vert close
O alevli ateşlerle dolu hendeklerde!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yakıt’lı / Yanan Ateş’in!
Mehmet Çakır
swap_vert close
5,6. Bol yakıtlı ateş yakıp // etrafına oturmuşlar,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani onlar kazdıkları hendekleri ateşe vermişler, tutuşturulan ateşler hendeğin içini kavuruyordu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
4,5. Tutuşturulmuş yakıt(la) dolu o ateş(li) çukur(un) halkı kahrolsun! [*]
Tefsirlerimizde konuyu, Yemen, Irak, Necran, Suriye, Sümer, Babil, Filistin, Habeşistan veya Anadolu ile dolayısıyla Hz. İbrahim dönemi, Nebukadnezar veya Zerdüşt kralı ya da Himyer kralı Zûnüvâs ile ilişkilendiren yaklaşımlar vardır. Ayette isim kullanılmaması, mesajın evrensele taşınması içindir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
4,5. Kahrolsun o tutuşturulan alevli ateşle doldurulmuş, hendek¹ sahipleri.²
Muhammed Esed
swap_vert close
[imana ermiş olanlara karşı] şiddetle yanan ateş (çukurunu)! ⁴
4 Lafzen, “şu yanıp tutuşan ateş çukurundan sorumlu olanlar (ashâb)”. Bu temsîlî pasajı açıklamak için müfessirler, onu -gereksiz bir biçimde- geçmiş zaman kipinde alarak yorumlamışlar ve bu zalimlerin tarihsel “kimliklerini tesbit” etmek amacıyla en zayıf ve çelişkili menkıbeleri nakletmişlerdir. Bu yorumların ürünü olarak, Hz. İbrahim’in putperest çağdaşlarıyla yaşadığı tecrübeden (karş. 21:68-70) Nebukadnezar’ın İsrailoğulları’ndan üç dindar kişiyi yanan bir ocakta yakma teşebbüsünü anlatan Kitâb-ı Mukaddes efsanesine (Daniel’in Kitabı iii, 19 vd.), yahut 6. yüzyılda Necrân Hristiyanları’nın Yemen Kıralı Zû Nevâs (ki Yahudi dinine mensup idi) tarafından idam edilmelerine, yahut tamamen uydurma bir hikaye olan, bir Zerdüşt kralının erkek kardeş ile kız kardeşin evlenmelerine “Allah’ın müsaade ettiği” şeklindeki hükmünü kabul etmeyen teb‘asını ateşe atarak öldürdüğüne vd. kadar uzanan bir hikayeler antolojisi meydana gelmiştir. Bu menkıbelerin hiç biri, elbette bu bağlamda ciddî bir araştırmaya değecek nitelikte değildir. Ancak yukarıdaki Kur’an pasajında atıfta bulunulan zalimlerin anonimliği, burada bir darb-ı mesel (parable) karşısında bulunduğumuzu ve “tarihî” yahut efsanevî olayların sözkonusu olmadığını göstermektedir. İşkenceciler, kendileri hiçbir şekilde iman etmeyen ve başkalarının da iman etmesini nefretle karşılayan (bkz. aşağıda 8. ayet) kimselerdir; “ateş çukuru”, zalimlerin inananlara işkencelerinin mecazî bir ifadesidir: belli bir dönemle veya belli insanlarla sınırlı olmayıp yazılı tarih içinde çeşitli biçimlerde ve değişen yoğunluk derecelerinde tekrarlanan bir olgu.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Tutuşturulmuş ateşle doldurulmuş çukurlar. 2/191-217
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O ateş (hendekleri),[⁵⁶⁵⁴] ağzına kadar doldurulup tutuşturulmuştur.
[5654] en-Nâr kavramı Kur’an’da kahir ekseriyetle cehennem için kullanılır. Davetin ilk yıllarında yeminle gelen tüm sûrelerde olduğu gibi bu âyetler de âhiretten söz ediyor olsa gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
4,5. Ateşle dolu o hendeğin sahipleri (müminleri bir hendeğe sokup ateşte yakan kâfirler) kahr olmuşlardır. (Günahlarıyla yakalanıp katle ve ilahi lânete uğramışlardır)
Osman Fırat
swap_vert close
Yakacak sahibi O ateş
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şiddetli tutuşturulmuş ateş (sahipleri).
Suat Yıldırım
swap_vert close
4, 5. Tıpkı kahrolası Ashab-ı uhdud'un, o tutuşturulmuş ateşle dolu hendeği hazırlayanların mel'un oldukları gibi. . .
Ashab-ı uhdud hakkında tefsirlerde dört kadar hadise zikredilir. Bunlar arasında en meşhuru, Yemen hükümranlığını ele geçiren Zû Nuvas hakkında olmasıdır. Dördüncü asırda Yemen’e hakim olan bu kral Yahudi dinini benimseyip Hıristiyan olan Necran ahalisini de Yahudiliği kabule zorlar. Halk direnince, birçok insanı ateş dolu hendeklere attırır. Böylece öldürülenlerin 20.000 kadar olduğu söylenir. Yahudi hakimiyeti 340-378 yılları arasında yer almaktadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
O yakıt doldurulup tutuşturulmuş ateş (hendeğinin adamları)!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
4,5. Alevli ateşle doldırılmış hendeklerin sâhibi kâfirlere la'net olundı. [¹]
[1] Necran'da Himyer mülûkünden Yûsuf Zû Nuvas zamânında 'Îsâ 'aleyhisselâmın dînine mensûb bir râhib-i münzevî vardı. Pâdişâhın bendegânından bir genç ara sıra bu râhibin nezdine gider ve onunla görüşürdi. Nihâyet mazhar-i hidâyet olub îmân itdi. Müstecâbü'd du'â oldığından bir çok hastaları şifâyâb iyledi. Bir kaç a'mânın gözlerini açdı. Melik onı irtidaada devât itdi. Genç kabûl itmediğinden onı katl itdi. Gencin kirâmâtı sebebiyle ahâlîden bir haylisi îmân itmişlerdi. Melik cesîm bir heendek kazdırubiçinde ateş yakdırdı. Mü'minleri birer birer tutub o ateşe atdırır ve kendisi bendegânıyla berâber yandıklarını seyr iderdi. Ashâb-ı Uhdûd bunlardır.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yakıt dolu ateş çukurunun sahipleri
Şaban Piriş
swap_vert close
Tutuşturulmuş ateş,
Ümit Şimşek
swap_vert close
5,6. Tutuşturdukları ateşle dolu hendeklerin karşısına otururlar,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O tutuşturulan ateşin adamları,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
4-5. la'net olındı ķazılmış yir isleri od yandurası nesene issi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol ḳatı yalıñlu od‐ıdı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O xəndəklər ki, çırpı ilə alovlandırılmışdı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Of the fuel fed fire,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Fire supplied (abundantly) with fuel:
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلنَّارِ
o ateşin ki
ذَاتِ
sahibidir
الْوَقُودِۙ
tutuşturucu
(4-5) (Mü'minleri yakmak için bir hendek kazıp onları içi) Alev dolu (o ateşe atan) hendek sahipleri kahrolsun!
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
وَقُود
İsim
و ق د
Yakıt, tutuşturucu