21,22. Hayır! (Kâfirler yalanlasalar bile) o, Levh-i Mahfuz’dan¹ indirilen çok şerefli bir Kur’ân’dır.
1 Levh-i Mahfûz: Arapça’da “korunmuş levha” demektir. İslâm’da; “olmuş ve olacak her şeyin yazılmış olduğu manevî levhaya” bu ad verilir. Olmuş ve olacak şeyler Allah’ın bilgisine bağlı olduğundan Levh-i Mahfuz doğrudan Allah’ın ilim sıfatı ile ilgilidir. Korunmuş olarak nitelenmesinin nedeni, burada yazılı olan şeylerin herhangi bir müdahale ile değiştirilmekten, bozulmaktan uzak olmasıdır. Levh-i Mahfuz, Kur’an’da Ümm’ül-Kitap (Kitapların Anası), Kitab’un-Hafîz (Koruyan Kitap), Kitab’un-Mübin (Apaçık Kitap), Kitab’un Meknun (Saklanmış Kitap), İmam’un-Mubin (Apaçık Kitap) ve sadece “kitap” olarak da anılır. İnsanların başlarına gelecek şeyleri de ihtiva ettiği için Kitab’ul-Kader (Kader Kitabı) de denir. Levh-i Mahfuz adı Kur’an’da yalnız Bu ayette geçer. Bu ayette Kur’an’ın Levh-i Mahfuz’da bulunduğu bildirilir ancak hiçbir tanım getirilmez. Buna karşılık birçok ayette nitelikleri belirtilerek tanımlanır. Buna göre Levh-i Mahfuz içinde hiçbir şeyin eksik bırakılmadığı (En’âm: 59), olacak şeylere ait bilgileri saklayan (Kaf: 4), yeryüzüne ve insanlara gelecek tüm belaların yazılı bulunduğu (Hadid: 22) her şeyin sayılıp tespit edildiği (Yasin: 12), gökte ve yerdeki tüm gizliliklerin açıkça belirtildiği (Neml: 75), temiz yaratılan meleklerden başka kimsenin dokunamayacağı apaçık, korunmuş, koruyan, saklanmış ve ana kitap’tır.