close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Burûc Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velyevmi-lmev’ûd(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve vaadedilen güne.
Vaadedilen gün kıyamettir, tanık cuma günüdür, yahut kurban bayramı günüdür. Hz. Muhammed (s.a.a)'dir, arefe günüdür, melektir, Tanrıdır da denmiştir. Görünen, arefe günüdür, kıyamet günüdür, kurban bayramı günüdür; tanık, Ka'be'deki Hacer-i Esved'dir, görünen, hacılardır. Tanık, günlerle gecelerdir, görünen, insanlardır diyenler de olmuştur.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O va’ad edilen (kutlu) güne,
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
vadedilen kıyamet gününe.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Va'd olunan ve tehdit edilen, hesaba çekileceğiniz güne yemin ederim.
Ahmet Varol
swap_vert close
O vaadedilen güne,
Ali Bulaç
swap_vert close
O vadedilen güne,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O vaad edilen güne (kıyamete),
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O vaadedilen kıyamet gününe,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3. Burçlar sahibi göğe; vaad edilen o güne; tanık olan ve tanık olunana yemin olsun ki, [740][741]
[740] Bürûc sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 15.[741] Yemin edilen üç varlık hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 17-20.  
Besim Atalay
swap_vert close
Söz verilen güne ant
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O vaad olunan (kıyamet) gün(ün)e,
Cemil Said
swap_vert close
1,2,3. Burcı hâvî semâ, mev’ûd olan gün şâhid ve meşhûd hakkı içün yemîn iderim.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Söz verilen kıyamet gününe and olsun;
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Va’dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Vaad edilmiş güne,
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Söz verilen güne,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Vaad olunan o güne,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o yevmi mev'uda
Emrah Demiryent
swap_vert close
1-2-3. Burçlarla dolu göğe, vadedilen (kıyamet) gü (nü) ne, şahitlik edene ve şahitlik edilene kasem olsun ki,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Söz verilen güne ant olsun,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
o va'd olunan güne,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Geleceği) va'd edilen güne (kıyâmete)!
İhsan Aktaş
swap_vert close
1,2,3,4, 5. Burçlar (galaksiler, takımyıldızlar) sahibi semaya, o (geleceği) vaad edilen güne (hesap gününe), şahit olana (zatımın varlığına, kudretine, eşsiz ve ortaksız oluşuna tanıklık eden bütün varlık âlemine) ve şahit olunana (bütün varlık âlemi tarafından varlık delilleriyle birliğine, kudretine, eşsiz ve ortaksız oluşuna tanıklık edilen zatıma) kasem ederim ki, (iman edenleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar (rahmetten) dışlanmıştır. (*)
(*) Buruc; uzayda bulunan galaksiler, takımyıldızlar demektir. Yevmi-l mev’ud ise, gerçekleşmesi vaad edilen kıyamet günü demektir. Şahid ve meşhud konusunda ise birçok yorum vardır. Bizce bunlardan en doğrusu şudur: ‘’Şahid’’ varlık delilleriyle yaratıcının varlığına, birliğine ve kudretine tanıklık eden bütün varlık âlemidir/kâinattır. Meşhud ise, varlık âlemi tarafından kendi varlığına, birliğine ve kudretine tanıklık edilen yüce yaratıcı olan Allah’ın zatıdır. Yani burada yüce Allah hem kendi zatına hem de kendi eseri olan kâinata kasem ederek Kendi kudretine ve eşsiz-ortaksız oluşuna “bütün varlık âlemini/kâinatı/kanıt, delil ve tanık olarak göstermektedir. Bkz: (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) (er- Razi tefsiri) (الله اعلم) Ayrıca, Sûrede sözü edilen “ashâbü’l-uhdûd”, İslâmiyet’ ten önceki bir devirde müminleri dinlerinden döndürmek için ateş dolu hendeklere atarak işkence eden kimseleri ifade eder. Ashâbü’l-uhdûd ile ilgili farklı rivayetler olmasına rağmen en meşhur rivayete göre Yemen’de geçmiş bir olaya temas edilir. Yahudi kral Zûnuvas ve adamları, Yahudiliği kabul etmeyen Necran Hıristiyanlarını, Hendek içinde yakılmış bir ateşe atarak yakarlar ve yanmakta olan insanları seyrederler. Bu şekilde işkence ile yakılıp öldürülen kimseler inançları uğrunda ölmüşlerdir. Ayrıca 4. ayette geçen (قتل) ‘’kutile’’ise, edilgen geçmiş fiil kipidir, (لعن) ’’luine’’anlamında olup (rahmetten) dışlanmışlardır, yani haber cümlesidir. Bunun inşa cümlesi ve beddua ile hiçbir alakası yoktur. Bu nedenle bazı meallerde (kahrolsun, kahrolası veya canı çıksın!) gibi ifadeler çok yanlıştır. وقال آخرون: عُنِي بذلك: والسماء ذات النجوم، وقالوا: نجومها: بروجها.(تفسير الطبري) وقال الحسن وقتادة : البروج النجوم ، وسميت بذلك لظهورها . وارتفاعها (تفسير القرطبي) ورابعها: أن يكون الشاهد هو جميع الممكنات والمحدثات، والمشهود عليه واجب الوجود، وهذا احتمال ذكرته أنا وأخذته من قول الأصوليين هذا الاستدلال بالشاهد على الغائب، وعلى هذا التقدير يكون القسم واقعاً بالخلق والخالق، والصنع والصانع (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير - ) وقيل: الشاهد الخلق يشهدون لله عزّ وجلّ بالوحدانية، والمشهود له بالوحدانية هو الله سبحانه، (فتح القدير) القول العاشر: الشاهد جميع المخلوقات والمشهود به وجود خالقها وإثبات صفاته (التسهيل لعلوم التنزيل) وأولي التأويلين بقوله: ( قُتِلَ أَصْحَابُ الأخْدُودِ ) : لُعِنَ أصحاب الأخدود الذين ألقوا المؤمنين والمؤمنات في الأخدود.( جامع البيان في تفسير القرآن - الطبري) أى : وحق السماء ذات البروج ، وحق اليوم الموعود ، وحق الشاهد والمشهود ، لقد قتل ولعن أصحاب الأخدود ، وطردوا من رحمة الله بسبب كفرهم وبغيهم (تفسير الوسيط – تفسير البغوي – ابن كثير – القرطوبي - معنى قُتِلَ في القرآن الكريم) {قُتِلَ أَصْحَـٰبُ ٱلأُخْدُودِ } أي لعن (مدارك التنزيل وحقائق التأويل)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Vaat edilen kıyamet gününe,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O adanan gün hakkı için,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Vaadolunan gün [²] hakkı için,
[2] Bedir veya kıyamet günü.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Vaat edilen güne,
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve o vaat edilen güne.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O vaadedilen Hesap Gününe,
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Vaad Edilmiş Gün’e!
Mehmet Çakır
swap_vert close
1,2. Burçlu göklere, // söz verilen güne,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Size söz verilen kıyamet gününe andolsun! Seyrettiğiniz gökyüzü, burçların gerçekliği gibi, kıyamet günü gerçektir. O gün mutlaka gelecektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Vadedilen o güne,
Mehmet Türk
swap_vert close
O söz verilen, (kıyamet) gününe,
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [tahayyül et] vaad edilen Günü, ¹
1 Yani, Kıyamet Günü’nü.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Vaat edilen güne. 22/1-2, 39/68
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
vaad edilen gün şahit olsun,
Orhan Kuntman
swap_vert close
Va'ad olunan o güne. (Kıyâmet gününe)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve va’dedilmiş O gün...
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve mev'ud olan güne.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Geleceği vâd olunan kıyamet gününe!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Va'dedilen güne andolsun,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Va'd olunan günle (kıyâmetle)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Söz verilen güne,
Şaban Piriş
swap_vert close
Ve vaad edilen güne..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve vaad olunan güne,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O vaat olunan güne,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı gün ḥaķķı-çun va'de olınmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
daḫı va‘de olunan gün ḥaḳḳı‐çun,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun və’d olunmuş günə (qiyamət gününə);
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And by the Promised Day.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
By the promised Day (of Judgment);(6053)
6053 The Day of Judgement, when the Sinner will have to give an account of every deed, open or hidden, is not merely a matter of speculation. It is definitely promised in revelation, and will inevitably come to pass. Woe then to the Sinners for their crimes.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالْيَوْمِ
andolsun güne
الْمَوْعُودِۙ
vaad edilen
(Geleceği kesin olarak) Vaad edilmiş (kıyamet) gü(nü)ne andolsun,
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
مَوْعُود
Edilgen fiil
و ع د
Vaad edilen