close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Burûc Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Beli-lleżîne keferû fî tekżîb(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kafir olanlar, zaten de yalanlamaya dalmışlardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edenler, (hâlâ sürekli) bir yalanlama içinde (bocalamaktadırlar).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Doğrusu Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler zaten yalanlamaya dalmışlardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Asıl inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin, Kurân'ı ve peygamberi yalanlama içinde bocaladıklarının haberi sana geldi mi?
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu inkar edenler bir yalanlama içindedirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır; inkâr edenler, (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat o kâfir olanlar, hâlâ inkârdadırlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Evet, geldi.) Fakat o kâfirler, (bile bile) yalanlıyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Doğrusu, inkârcılar hakikati yalanlayıp durmaktalar.
Besim Atalay
swap_vert close
Hayır, kâfir olanlar yalanlamadılar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Doğrusu (o felâket haberlerine rağmen), inkârcılar hala (Hakk'ı) yalanlamaktadır.
Cemil Said
swap_vert close
19,20. Lâkin kâfirler her şeyi inkâr iderler. Lâkin Allâh ânları arkalarından ihâta itmişdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hayır, inkâr edenler, hâlâ yalanlamaktadırlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğrusu inkârcılar bir yalanlama içindedirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Doğrusu inkârcılar (gerçeği) yalanlayıp dururlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkarcılar, kronik yalanlayıcılardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat o inkarcılar hâlâ bir yalanlama içinde.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat o küfredenler hâlâ bir tekzibe
Emrah Demiryent
swap_vert close
Fakat (hakkı) inkâr edenler (geçmiş kavimlerin yapmış oldukları inkâr ve isyan sebebiyle başlarına gelmiş olan azaplardan ibret almak yerine, hâlâ) hakkı yalanlamaya devam ediyorlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Doğrusu gerçeği yalanlayan nankörler, hâlâ bir yalanlama içindedirler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hayır, o küfredenler (haalâ) tekzîbdedirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
19,20. Hayır! O inkâr edenler (hâlâ) bir yalanlama içindedirler! Hâlbuki Allah, onları arkalarından kuşatıcıdır. (Geriye dönüşleri yoktur.)
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bilakis o (gerçeği) inkâr etmiş olanlar bir yalanlama içindedirler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar, gelen mesajları yalanlamak suretiyle inkâr eden kimselerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yok, tanımazlar yalan sayıp durmaktadırlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hayır, kâfir olanlar seni ve Kur/an/ı yalan saymadadırlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bilakis, inkâr edenler hâlâ yalanlamaktadırlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hayır! Küfre sapanlar, (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ama gel gör ki, geçmişten ibret almayan çağdaş kâfirler de, öncekiler gibi ayetlerimi yalanlamaktadırlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Aksine, inkâr etmiş olanlar yalanlama içindedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hani bizim inkarcıların inkar edip durduğu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar Rabbinin gücünü inkâr etmişler. Güçlerinin karşısında hiçbir gücün duramayacağını sanmışlardı. Resullerimizi yalanlamışlar. Gönderdiğimiz gerçekleri inkâr etmişlerdi. Yalanlarının peşine düşerek inananlara karşı çıkıyorlardı. İnsanların haklarını alıyorlar, onlara zulmediyorlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Doğrusu, kâfir olanlar bir yalanlama içindedir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Doğrusu, (bunlar anlatıldığı halde) kâfirler, hâlâ inkâr edip duruyorlar.¹
1 Buradaki (بَلْ) çağdaş kâfirlerin halini beyana intikal içindir. Yani, kâfirler, hâlâ Allah’ın kudretine ve Kur’an’ın doğruluğuna inanmıyorlar! (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama, hakikati inkara şartlanmış olanlar onu yalanlamakta ısrar ederler:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Doğrusu bu kâfirlerin onlardan haberi olduğu halde yalanlamaya devam ediyorlar. 18/53...58, 67/6...12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Maalesef[⁵⁶⁶⁵] inkârı önyargı haline getirenler yalanlamakta ısrar etmişlerdir;
[5665] Bel edatının bu bağlamdaki en uygun karşılığı budur. Çevirimiz boyunca edatların farklı vurgularına atıf yaptık. Bu, edatların, Rummâni’nin iddia ettiği gibi birbirinin eşanlamlısı olduğu anlamına asla gelmez, fakat çokanlamlı edatların varlığı da bir gerçektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Buna rağmen küfredenler (Kur'an’da yaptığımız her uyarıyı) yalan sayarlar,
Osman Fırat
swap_vert close
Hayır, inkâr edenler, bir yalanlama içindeler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fakat kâfir olan kimseler, tekzîp etmektedirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Fakat kâfirler yine de dini yalan saymaya devam ediyorlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Doğrusu, nankörler bir yalanlama içindedirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Evet, bu kâfirler (Onları işitmiş ve yerlerini görüb helâklerini bilmiş oldukları halde) tekzîb ve inkârdadırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Aslında bu kâfirler (de onlar gibi) yalan içinde yüzmektedirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kafir olanlar, yalanlayıp duruyorlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr edenler bir yalanlayış içindeler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gerçek şu ki, inkâr edenler bir yalanlama içindedirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
belki anlar kim kāfir oldılar yalan dutmaķ içindedür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bel ki kāfirler yalanlamaḳdadurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr, kafir olanlar (səni və Qur’anı) elə hey təkzib etməkdədirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nay, but those who disbelieve live in denial
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And yet the Unbelievers (persist) in rejecting (the Truth)!(6064)
6064 In spite of the great examples of the past, by which human might and skill were shown to have availed nothing when the law of Allah was broken, the unbelievers persist (in all ages) in defying that law. But Allah will know how to deal with them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
بَلِ
bila-kis
الَّذ۪ينَ
o kimseler ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
ف۪ي تَكْذ۪يبٍۙ
bir yalanlama içindedir
Fakat o kâfirler, hâlâ bir yalanlama içindedirler.
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
تَكْذِيب
Fiilimsi-II
ك ذ ب
Yalanlama